Gülistan Doku dosyasında son gelişmeler: Whatsapp yazışmaları, kaybolan SİM kart, deliler çin 10 bin dolar iddiası
Kısa Dalga- Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de Tunceli'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. 2024 yılında dosyanın yeniden açılması ardından başlatılan operasyon sonucu aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Vali Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Abarakov'un annesi Cemile Yücer ile Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal'ın da bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan diğer isimlerin Sonel'in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, o dönem Tunceli İl Özel İdaresi'nde çalışan Erdoğan Elaldı, dönemin Tunceli Valisi ve korumasıyla irtibatı tespit edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile Celal Altaş ve Nurşen Arıkan olduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz ile yakın ilişkisi olduğu ifade edilen Umut Altaş hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Altaş’ın ABD’de olduğu öğrenildi.
“ABD’ye giden Umut Altaş ile görüştüm”
Soruşturma devam ederken yeni belge ve iddialar da gündeme geldi. Anka’nın haberine göre, Tunceli Adliyesi önünde açıklama yapan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, şu an ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını anlatarak şu sözleri kullandı:
“Umut Altaş beni aradı. Ailesinin Nurşen Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler.
Umut Altaş ile bizzat görüştüm. Daha önce kardeşimin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşünüyordum ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Olası bir durumda suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü kendisi yurt dışına gitmişti.”
“10 bin dolar karşılığında deliller yok edildi”
Açıklamasında delil karartma iddiasına da değinen Doku sözlerine şöyle devam etti:
“Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti. Hastane kayıtlarının silindiğini de Celal Altaş’tan öğrendik. Kamera kayıtlarının da değiştirildiği ifade edildi. Tüm bunların Tuncay Sonel tarafından yapıldığı söylendi.”
Dosyanın geldiği noktaya dikkati çeken Doku, “Bu dosya artık çok kritik bir aşamada. Cinayetin çözüldüğünü düşünüyoruz. Bu bilgileri belgeye dayalı olarak paylaşıyorum. Aile olarak can güvenliğimizden endişeliyiz. Yetkililerin bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Siber çetelerle iş birliği yapılarak deliller silindi”
Adliye önünde konuşan aile avukatı Ali Çimen ise, "Geldiğimiz noktada dosyanın örtbas edilmesine ilişkin sürekli bahsettiğimiz kamu görevlisi (Eski Tunceli Valisi) Tuncay Sonel’dir. Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartı, soruşturma birimlerine teslim edilmek üzere kendisine verilmiş, ancak bu sim kart siber çetelerle iş birliği yapılarak Ankara’da bulunan ve şu an gözaltında olan bir polis memuruna teslim edilmiştir. Bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel ile yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri silmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Çimen bu iddiaların delillere dayandığını bildirerek, “Bu eylemi gerçekleştiren kişiyle Tuncay Sonel’in HTS kayıtları dosyaya girmiştir. Ayrıca bu kişiye para verildiği, paranın da Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir” diye konuştu.
“Görevden alınmalı”
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Çimen, Tuncay Sonel’in görevde kalmasının süreci olumsuz etkilediğini savundu. Sonel’in delilleri kararttığına dair bulgular olduğunu öne süren Çimen, görevden alınarak gözaltına alınması gerektiğini dile getirdi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişilerin daha alt kademede olduğunu belirten Çimen, dosyada yıllardır süren bir örtbas olduğunu iddia ederek, asıl sorumlunun üst düzeyde bulunduğunu ifade etti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmayı sürdürdüğünü hatırlatan Çimen, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için ilgili kişinin görevden alınmasının önemli olduğunu ve savcılığın yetkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gizli tanık: Cesedin yeri birden fazla kez değiştirildi
Kamuoyunda olayın aydınlatılması beklenirken soruşturmaya dair yeni detaylar ortaya çıktı. Dosyadaki gizli tanık, Gülistan'ın cesedinin birden fazla kez yerinin değiştirildiğini öne sürdü. Yapılan incelemede, gizli tanığın işaret ettiği bölgede mezar görünümünde bir boşluk tespit edildiği dosyaya girdi.
Sabah Gazetesi’nin haberine göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. Geçen yıl JASAT'a ulaşan gizli tanık "Şubat", Gülistan Doku'nun olay günü köprü civarından alınarak öldürüldüğünü, cesedinin yerinin de bulunmaması için birden fazla kez değiştirildiğini öne sürdü. Gizli tanığın tarif ettiği bir noktada yer altı arama cihazlarıyla yapılan incelemede de mezar görünümünde bir boşluk tespit edildi. Bu boşluğa bir kişinin gömülüp 1-2 yıl sonra çıkarıldığı, cesetle birlikte bir sırt çantası ve silahın da gömülüp sonra çıkarıldığı anlaşıldı. Bunun üzerine başka noktalarda yeraltı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı işlemleri yapıldı. JASAT, 700 saatlik yeni MOBESE görüntülerini de inceleyerek, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlar doğrultusunda olay gününü yeniden mercek altına aldı.
SİM kartın alındığı iddia edildi
Soruşturma kapsamında dikkat çeken bir diğer iddia ise SIM kart sürecine ilişkin oldu. Doku’nun kaybolmasının ardından Gülistan Doku'nun annesinin adına kayıtlı olan SIM kartı yeniden çıkarıldı. Yeni SIM kartın Tuncay Sonel tarafından alındığı ancak savcılığa teslim edilmediği öne sürüldü.
Şüpheli sıfatıyla dosyaya dahil edilerek operasyonla gözaltına alınan Ertok’un HTS kayıtları ve banka hareketleri incelendi. Bu incelemede, dönemin valisi Tuncay Sonel ile yine gözaltındaki eski koruma Şükrü Eroğlu ile iletişim trafiği bulunduğu ve aralarında birden fazla para transferi gerçekleştiği saptandı.
Savcılık ayrıca, Ertok’un Gülistan Doku’ya ait sosyal medya hesabına “şifremi unuttum” yöntemiyle tek kullanımlık şifre alarak erişim sağladığını belirledi. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının incelemesine göre, şüphelinin hesaba giriş yaptıktan sonra arkadaş listesinden iki kişiyi sildiği ve yaklaşık üç saat boyunca veri transferi gerçekleştirdiği tespit edildi.
Ankara’da JASAT ekipleri tarafından gözaltına alınarak Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen Gökhan Ertok’un ilk ifadesinde, Doku’nun sosyal medya hesabına girdiğini kabul ettiği, ancak SIM kartı bir cihaza taktığını hatırlamadığını öne sürerek avukat talebinde bulunduğu öğrenildi. Tunceli Barosu’nun dosyadaki şüphelilere avukatlık yapmama kararı üzerine, şüpheliye Elazığ’dan bir avukat görevlendirildi.
Whatsapp yazışmaları dosyaya girdi
Öte yandan Gülistan’ın kaybolmadan önce yabancı uyruklu sevgilisi Zeinal Abarakov ile yaptığı son WhatsApp yazışmaları da dosyaya girdi. Kaybolmasından bir gece önce 4 Ocak 2020’de saat 00.34’te Gülistan’ın Abarakov ile yaptığı konuşma şöyle:
Gülistan Doku: Korkuyorum sadece
Zeinal Abarakov: Yurda geç. Yoksa Kuba’nın yanına
Gülistan: Benden nefret ediyorsun
Zeinal Abarakov: Ben çok seviyorum seni
Gülistan: Konuşmuyorsun di mi
Zeinal Abarakov: Yurda geç. Yoksa Kuba’nın yanına. Bunu yapmadın zmn kadar. Ben de konuşma
Gülistan: Zaman yok artık bizim için. Bitti zaman
Zeinal Abarakov: Herkes arıyor. Seni soruyor
Soruşturma birimlerinin tespitlerine göre Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce en son görüştüğü kişinin sevgilisi olduğu değerlendiriliyor. Bu yazışmalar radından ardından Doku’dan haber alınamadı.
Adalet Bakanı Gürlek: Yoğun şüpheler var, sonuna kadar gidilmeli
Soruşturma devam ederken Adalet Bakanı Akın Gürlek konuştu. Gürlek, soruşturmanın 'kendi talimatıyla başladığı' tartışmalarıyla ilgili şöyle dedi:
"Bizim talimatımızla değil. 2020 yılında işlenmiş, vicdanları tatmin etmeyen bir olaydı, faili meçhule alınmıştı... Başsavcımız bana geldi, bizim takdir hakkımız yok, başsavcılık yürütüyor. Başsavcımız delilleri topladığını söyledi. Yoğun şüpheler var. Bir kız çocuğunun öldürülüp öldürülmediği de belli değil. Başsavcımız çok ince çalıştı, gerekenler yapıldı. Kamu vicdanını yaralayan bir davranıştı. Soruşturmanın sonuna kadar gidilmesi gerekiyor. Şu anda soruşturma devam ediyor, gözaltında kişiler var. Muhtemelen deliller toplanma aşamasında. Bizim Adalet Bakanlığı olarak soruşturmaya müdahale etme veya talimat verme yetkimiz yok. Bu soruşturmanın üzerine gidilmesi çok önemli.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.