Halkbank davasında sona doğru: ABD, neyin karşılığında Halkbank kozunu sahaya sürdü?
Kısa Dalga: ABD’de 2019 yılından bu yana devam eden ve Türkiye-ABD ilişkilerinde uzun süre tartışma konusu olan Halkbank davasında yeni bir aşamaya geçildi. Halkbank ile ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı arasında imzalanan “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” Manhattan’daki ABD Güney New York Bölge Mahkemesi’nde görüşülerek yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında dava 90 gün süreyle askıya alınırken bankanın uluslararası finansal işlemlerinin ABD yaptırımları ve kara para aklama kurallarına uyum açısından bağımsız bir denetçi tarafından izlenmesi öngörülüyor. Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek ise anlaşmanın Türkiye açısından olumlu sonuçlandığını belirterek sürecin beklendiği şekilde ilerlediğini söyledi.
Davada son gelişmeler neler?
Halkbank’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada “ABD'de Bankamıza karşı açılan ceza davasının uzlaşma yoluyla sonlandırılması için ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Bankamız arasında imzalanan Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması ABD Güney New York Bölge Mahkemesi'nde bugün görüşülmüş ve yürürlüğe girmiştir. Bahse konu anlaşma hem ABD Adalet Bakanlığı hem de Banka üzerinde bağlayıcıdır” ifadelerine yer verildi.
Batı medyasına yansıyan bilgilere göre anlaşma kapsamında dava 90 gün süreyle askıya alındı. Bu süre boyunca Halkbank’ın herhangi bir para cezası ödemeyeceği ve yöneltilen suçlamaları resmen kabul etmeyeceği belirtiliyor. Ancak anlaşmanın önemli şartlarından biri olarak bankanın uluslararası finansal işlemlerinin ABD yaptırımlarına uyum açısından ABD onaylı bağımsız bir izleme uzmanı tarafından denetlenmesi öngörülüyor.
90 gün belirleyici olacak
Savcılığın söz konusu denetçinin özellikle yaptırımlar ve kara para aklama kurallarına uyumu inceleyeceğini, bankanın uluslararası finansal işlemlerini belirli bir süre boyunca izleyeceğini ifade ettiği aktarılıyor. Görevlendirilecek uzmanın hazırlayacağı raporun 90 gün sonunda mahkeme süreci açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.
Öte yandan, anlaşmaya ilişkin gelişmeler finans piyasalarında da hızlı bir karşılık buldu. Uzlaşma haberlerinin ardından yükselişe geçen Halkbank hisseleri bağımsız denetçi şartının gündeme gelmesiyle birlikte sert satışlarla karşılaştı. Borsa İstanbul’da banka hisseleri yaklaşık yüzde 8 düşerek devre kesici uygulamasına girdi.
“Türkiye süreçten memnun”
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre Adalet Bakanı Akın Gürlek anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde sürecin Türkiye açısından olumlu ilerlediğini söyledi. Gürlek, “Anlaşmaya varıldı, şu an metin tercümesi yapılıyor. Süreç çok olumlu. Her şey bizim istediğimiz gibi tamamlandı. Özellikle burada Halkbank’ın suçsuz olduğu ortaya çıkmış oldu. Bir idari işlem olduğu, adli bir vaka boyutu olmadığı anlaşıldı” dedi.
CHP’li Yavuzyılmaz: “ABD Halkbank davası konusunu sahaya sürdü”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ise kararın siyasi yönüne dikkat çekti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada davanın 90 günlüğüne askıya alınmasının belirli yükümlülükler karşılığında gerçekleştiğini öne süren Yavuzyılmaz, bankanın kara para aklamayla mücadele ve uyum alanında bir uzman görevlendireceğini belirtti. Yavuzyılmaz, bu uzmanın ABD’li yetkililerle iletişimi sağlayacağını, bankanın hesaplarını inceleyebileceğini ve talep ettiği tüm bilgi ve belgelere erişebileceğini ifade etti.
Yavuzyılmaz ayrıca Halkbank’ın İran hükümeti, İranlı kişi ve kurumlarla bağlantılı finansal işlemlerden uzak durmasının beklendiğini, İran kaynaklı herhangi bir finans talebinin ABD’ye bildirileceğini kaydetti. Yavuzyılmaz, görevlendirilecek uzmanın hazırlayacağı raporda olumsuz tespitler yer alması halinde bankadan açıklama isteneceğini, açıklamanın yeterli bulunmaması durumunda ise anlaşmanın iptal edilerek davanın yeniden başlayabileceğini belirtti.
Yavuzyılmaz açıklamasında ayrıca, “ABD, Halkbank davası kozunu sahaya sürdü. Bu doğrultuda AKP, Amerika’nın Ortadoğu politikasının yürütücülüğüne devam edecek” ifadelerini kullandı.
"İki ülkenin dışişleri bir noktada belli konularda bir anlaşmaya varmışlar"
Halkbank davası kapsamında ABD’de yargılanarak 28 ay hapis yatan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla da uzlaşma sonrası dikkat çekici açıklamalar yaptı. Patronlar Dünyası’na konuşan Atilla sürecin yalnızca hukuki değil, siyasi boyutları da olabileceğini savundu.
Atilla, “Anladığım kadarıyla iki ülkenin dışişleri bir noktada belli konularda bir anlaşmaya varmışlar. Artık hangi ülkenin menfaatine o detaya vakıf değiliz. Uzlaşma kararında İsrail’in de payının olduğunu düşünüyorum. Çünkü davaya müdahil olan tüm tarafların çok net görebileceği üzere sürecin her yerinde İsrail’in parmak izleri var” dedi. Atilla sözlerini “Başında da onlar vardı, sonunda da” ifadeleriyle sürdürdü.
Halkbank davası nedir?
Halkbank hakkında ABD’de açılan dava bankanın İran’a yönelik ABD yaptırımlarını delmeye yardımcı olduğu iddialarına dayanıyor. ABD’li savcılar bankanın İran’ın petrol gelirlerinin altın ve nakde çevrilmesini sağlayan bir finansal mekanizma kurduğunu ve bu işlemler için sahte gıda ticareti belgeleri kullanıldığını öne sürmüştü.
İddianamede İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki paravan şirketler ile para servis sağlayıcılarının kullanıldığı bir sistem üzerinden milyarlarca dolarlık işlemlerin gerçekleştirildiği iddia edilmişti. Halkbank ise hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.
Dava, Türk-İranlı iş insanı Reza Zarrab ve eski Halkbank yöneticisi Mehmet Hakan Atilla hakkında açılan dosyaların devamı niteliğinde görülüyordu.
Zarrab 2017 yılında suçlamaları kabul ederek ABD’de savcılıkla işbirliği yapmış, Atilla ise 2018 yılında mahkûm edilerek 32 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Atilla cezasının 28 ayını ABD’de geçirdikten sonra 2019 yılında Türkiye’ye dönmüştü.
Halkbank davası Türkiye ile ABD arasında uzun süre diplomatik gerilim konusu olmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce davayı “hukuksuz” ve “çirkin” olarak nitelendirirken, Washington yönetimi sürecin tamamen hukuki bir dava olduğunu savunmuştu.
2019 yılında açılan dava ABD mahkemelerinde uzun süre tartışılmış, Halkbank “Yabancı Devlet Dokunulmazlık Yasası” kapsamında yargılanamayacağını savunsa da ABD Yüksek Mahkemesi ve alt mahkemeler bu itirazı kabul etmemişti.
Son olarak, taraflar arasında imzalanan Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması ile davanın geçici olarak askıya alınması hem hukuki sürecin hem de Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından yakından izleniyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.