İliç’te 7. duruşma: Cengiz Holding madende
GÜLSEVEN ÖZKAN
Erzincan İliç’te Anagold Madencilik A.Ş.’ye ait Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te 10 milyon metreküp siyanürlü toprak kaydı ve 9 işçi toprak altında kalarak hayatını kaybetti. 17 Mart 2024’te başlayan davanın 7. duruşması Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülecek.
22 yıla kadar hapis
Davada 5’i tutuklu 43 sanık, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” ve “çevreyi taksirle kirletme” suçlamalarıyla yargılanırken Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada 13 sanığın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan cezalandırılmasını talep edilirken sanıklardan birine ayrıca “çevrenin taksirle kirletilmesi” suçundan da ceza verilmesi istendi.
Mütalaada ayrıca 23 sanık hakkında beraat, firari 7 sanığın dosyasının ise ayrılması talep edildi. Şirketin Türkiye’deki en yetkili yöneticisi konumundaki tutuklu sanıklar Iain Ronald Guille ve kıdemli jeoteknik mühendisi Ali Rıza Kalender’in “asli kusurlu” olduğu ifade edildi. Sanıklar Iain Ronald Guille, Ali Rıza Kalender, Selçuk Çiftlik ile Shaun Keady S., Karabey T, İshak A, Berkay M, Abdulkadir C, Murat B, Osman B, Bürgehan A, Mehmet Alperen T. ve Kaan T’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak iş kazasına neden oldukları, 9 kişinin hayatını kaybettiği ve bir kişinin yaralandığı belirtilen mütalaada sanıkların eylemlerini bilinçli taksirle işledikleri gerekçesiyle 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapsi istendi.

Sanık Iain Ronald Guille’nin ayrıca “çevrenin taksirle kirletilmesi” suçundan para cezası ile 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edilen mütalaada, sanıklar Ali Rıza Kalender ve Iain Ronald Guille’nin tutukluluk hallerinin devamı, tutuklu sanık Selçuk Çiftlik hakkında ise tahliye kararının verilmesi talep edildi. Mütalaada, yakalama kararı bulunan SSR firmasının yöneticisi William Keith M., operasyon direktörü Kenan Ö., tasarım mühendisleri Luis Q. ve Vinh Luu D. L., kontrol mühendisi Kevin James G., proje sorumlusu Kevin Joseph R. ve üst düzey yönetici John H. hakkındaki dosyaların ayrılması talep edildi.
Mahkeme sürecinin sonuna yaklaşılırken madene yönelik yeni gelişmeler yaşandı.
1,5 milyar dolara satıldı, diğer ortak ne olacak?
Madenin büyük ortağı SSR Mining, Türkiye’deki Çöpler Altın Madeni ve ilgili varlıklardaki yüzde 80’lik hissesini 1,5 milyar dolar karşılığında Cengiz Holding’e sattığını geçtiğimiz haftalarda duyurdu. Şirket açıklamasında, satışın 4 Mart 2026’da kamuoyuyla paylaşılan mutabakat zaptına uygun şekilde gerçekleştirildiği belirtilirken işlemin tamamlanmasının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlardan alınacak onaylara bağlı olduğu kaydedildi. Satışın 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanmasının beklendiği ifade edildi. Öte yandan, sahadaki kalan yüzde 20’lik pay ise Çalık Holding’e bağlı Lidya Madencilik’e ait. Bu satışla birlikte maden sahasındaki ortaklık yapısında önemli bir değişim yaşanırken Anagold’daki ortaklık modelinin sürüp sürmeyeceği belirsizliğini koruyor. Lidya Madencilik’in sahip olduğu yüzde 20’lik ortaklık ve hisse değerlerinde olası bir devir ihtimali de konuşulanlar arasında yer alıyor.
Cengiz Holding’den Şeref Cengiz madene gitti
Satış süreciyle birlikte madenin yeniden üretime geçeceği gündeme gelirken Cengiz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Cengiz, Anagold Madencilik Genel Müdür Vekili Ali Sert ve İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi ile geçtiğimiz hafta madende bir araya geldi. İliç Belediye Başkanlığı’nın Instagram hesabında paylaşılan gönderide şu ifadeler yer aldı:
“İliç Belediye Başkanımız Sn. Mehmet Elçi, ilçemizdeki madencilik yatırımı kapsamında Cengiz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Cengiz ve Anagold Madencilik Genel Müdür Vekili Ali Sert ile bir araya geldi. Görüşmede ilçemizde gerçekleştirilmesi planlanan faaliyetler ve devam eden süreçler hakkında karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Yeni sürecin ilçemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.”

Görüşmeyle birlikte İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi’nin siyasi geçmişi ve temasları da dikkat çekti. Siyasi kariyerine AK Parti’de başlayan, gençlik kollarından ilçe başkanlığına kadar çeşitli görevlerde bulunan ve 2024 yerel seçimlerinde MHP’den aday olarak seçilen Elçi’nin sosyal medya hesabında yer alan paylaşımlarda geçtiğimiz yıl Ankara’da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile MHP’li milletvekilleriyle bir araya geldiği görüldü.
Eski muhtar: Yeni yönetimin kararları merak ediliyor
Madenin yeniden faaliyete başlaması beklenirken bölge halkı ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya. 31 Mart 2024’te görevini devreden Çöpler Köyü eski muhtarı Mahmut Öz, maden öncesinde geçim kaynağının tarım, hayvancılık ve arıcılık olduğunu, ancak köylülerin büyük bölümünün zamanla madende çalışmaya başladığını söyledi. Öz, madenin kapanmasıyla birlikte işsizliğin arttığını belirterek madenin Cengiz Holding’e satılmasıyla halk arasında soru işaretlerinin arttığını dile getirdi. Bölge halkının geçim kaynaklarında madene bağımlı olarak hayatını sürdürdüğünü anlatan Öz, ilçe ve köylerde halkın ekonomik nedenlerle kaygı yaşadığını söyledi. Özellikle bölgeye olan yatırımların azalması, işçilerin ücretlerinin düşük tutulması gibi endişelerin olduğunu, bölge sakinlerinin bu konuda sık sık konuştuğunu dile getirdi, herkesin merak içinde beklediğini vurguladı.
İşten çıkarılan işçiler madene dönmek istiyor
Cengiz Holding’in süreci devralmasının ardından sahada taşeron işçilere ilişkin belirsizlik sürüyor. İliç’te yaşayan ve 10 yılı aşkın süre madende çalışmasına rağmen facianın ardından işten çıkarılan, adının açıklanmasını istemeyen bir taşeron işçisi yeni yönetimin özellikle bölgede yaşayan işçilerin mağdur edilmemesi yönünde bir yaklaşım sergileyeceğine dair bilgi edindiklerini söyledi. Yetkililerin taşeron firmalara tamamen son verilmeyeceğini ifade ettiğini aktaran işçi, bazı firmalarla ise çalışılmayacağı yönünde iddialar bulunduğunu söyledi. Bu durumun taşeron firma yöneticileri arasında endişe yarattığını dile getiren işçi, Anagold döneminde işten çıkarılanların büyük bölümünün yeniden işe dönmek istediğini anlattı. Kendisinin de işten çıkarılanlar arasında olduğunu belirten işçi, yeniden işe alım olması halinde madende çalışmaya döneceğini ifade etti. Bazı işçilerin satışı desteklemediğini de vurgulayan işçi, sahada yeni ek tesislerin kurulacağına dair iddiaları dile getirdi.
"AİHM'e kadar gideceğiz"
Cengiz Holding’in çoğunluk hissesini devraldığı madende Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu beklenirken tepkiler devam ediyor.

Madende yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız yargı sürecine sert tepki gösterdi. Aile hazırlanan mütalaada yalnızca bazı isimlere ağır kusur atfedildiğini, diğer sorumluların ise yurt dışında bulunan ya da kaçak kişiler olarak gösterildiğini belirtti. Yargı sürecine dair güvenlerinin olmadığını vurgulayan Yıldız, “Biz zaten mahkemenin adil olmadığını, tarafsız olmadığını biliyorduk ama bu kadar da pervasızca davranacaklarını düşünmedik. Bu insanlar kamu kurumlarının her birini nasıl bu kadar kolaylıkla etkileyebiliyor ve istediğini yapabiliyorlar, şaşkınlık içerisindeyiz. Adaleti görüyoruz. Görüyoruz ki ne yazık ki adalet yok. Adil yargılama yok” dedi. Sürecin devamında tüm hukuki yolları kullanacaklarını belirten aile, “Bu karara itiraz edeceğiz. İstinafa, gidebileceğimiz bütün yerelere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar gideceğiz” diye konuştu. Madenin yeniden açılacağı yönündeki iddialara da tepki gösteren Yıldız şu sözlerle durumu eleştirdi:
“Daha kimin suçlu olduğu, hangi üretim prosesinin hatalı olduğu kanıtlanmadan mayıs ayında maden açılacak” diyorlar. Bu ülkedeki madenciye, işçiye, toprağa, insana verdiğiniz saygı bu mudur? İnsan hayatının bir sınırı yok mu? Acı çeken ailelere saygı yok? Suçsuz insanları alıp hapse atın değil; suçluların cezasını çekmesini istiyoruz. Bir daha İliç, Soma, Hendek gibi olaylar yaşanmasın istiyoruz.”
CHP’li Yavuzyılmaz: İliçte varlıklar en az 2 milyar dolar, satış 1.5 milyar dolar
Çöpler Altın Madeni’ndeki hisse devrine ilişkin en sert eleştirilerden biri CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’dan geldi. Yavuzyılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, SSR Madencilik’in söz konusu maden sahasındaki paylarını gerçek değerinin altında Cengiz Holding’e sattığını ileri sürdü. Bu değerlendirme, satışın yalnızca ekonomik bir işlem olmanın ötesinde kamuoyunda tartışmalı bir konu haline gelmesine neden oldu.
Yavuzyılmaz, SSR Madencilik’in İliç’teki varlıklarının 2024 yıl sonu itibarıyla yaklaşık 2 milyar 688 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. Altın fiyatlarındaki yükseliş ve şirket hisselerindeki artışa rağmen satışın 1,5 milyar dolar üzerinden yapıldığı gündeme gelen ve Cengiz Holding’in ödediği ifade edilen tutarı eleştiren Yavuzyılmaz, önemli bir değer kaybı oluştuğunu öne sürdü. Bu değerin 52 milyar 307 milyon Türk lirası olduğunu anlatan Yavuzyılmaz, Anagold Madencilik’in ruhsat süresinin yıl sonunda biteceğini belirterek satışın bu nedenle hükümete yakın bir gruba satıldığını iddia etti.
Ayrıca ruhsat süresi, çevresel onaylar ve üretim yöntemlerine ilişkin soru işaretlerinin şirket değişikliğiyle birlikte ortadan kalktığını iddia eden Yavuzyılmaz, sürecin ekonomik gerekçelerden ziyade siyasi güvencelerle ilerlediğini savundu.
Çevreciler üretime karşı çıkıyor
Maden sahasındaki ekonomik boyuta dikkat çeken çevreci Sedat Cezairlioğlu, “Bakanlığın verilerine göre kayan kütlenin içinde 6 ton 650 kilogram altın var. Sadece o altın bile o parayı karşılıyor” ifadelerini kullandı. Cezairlioğlu, “Davadan bir şey çıkacağını sanmıyorum. Dava başından beri bir kurgu. Eğer gerçek bir yargılama olsaydı kamu görevlilerinin de yargılanması gerekirdi” dedi.
Bölge halkının ekonomik ve sosyal durumuna da değinen Cezairlioğlu, madenin yarattığı yapay refahın sona erdiğini belirterek, “Halk belirsizlik içinde. Daha önce Amerikan şirketi döneminde hizmetler yüksek fiyatlarla alınıyordu. Cengiz döneminde bunu bulamayacakları için karamsarlar” dedi. Çevresel risklere dikkat çeken Cezairlioğlu, bölgede ciddi kirlilik yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kirlenmeye devam ediyoruz. Sülfürik asit, siyanür, nitrik asit kullanılıyor. 40’tan fazla kanserojen kimyasal kullanılıyor ve kullanılmaya devam edecek. Dünyadaki 8 jeoloji profesörü, atık barajının yılda 85 milimetre Fırat Nehri’ne doğru kaydığını raporladı ama kimsenin umurunda değil. İliç merkezli 11 aktif fay hattı var, ancak önemseyen yok. Yeni izinler alınıyor, yeni ihaleler yapılıyor. Bu süreç genişleyerek devam edecek. Buranın kapatılması gerek.”
Bilirkişinin kurucusu olduğu şirket Anagold ile proje yapıyor
Öte yandan, gazeteci Elif Ekin Saltık’ın aktardığı bilgilere göre, son bilirkişi raporunda imzası bulunan Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin, faciadan sorumlu tutulan Anagold Madencilik ile ticari bağlantısının bulunduğu ortaya kondu. Maden mühendisi olan Prof. Dr. Ekmekçi’nin kurucusu ve halen müdürlüğünü yürüttüğü Hacettepe Mineral Teknolojileri Ltd. Şti.’nin resmi referans listesinde, davanın sanıkları arasında yer alan Anagold ile alt yüklenici Çiftay firması ve Çöpler Altın Madeni’nin yüzde 20'lik payı olan Çalık Holding bünyesindeki Lidya Madencilik, Çiftay İnşaat Taahhüt ve Tic. A.Ş. de yer aldığı görüldü. Bu tablo bilirkişinin daha önce iş ilişkisi kurduğu bir şirket hakkında yargıya rapor sunduğu yönünde değerlendirmelere yol açtı. Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ Teknik Servisler Müdürü Ali Sert 24 Mayıs 2024 tarihli Bilirkişi Raporu’nda asli kusurlu kişiler arasında yer almazken, şirketin internet sitesinde 2018 yılında “Çöpler Altın Madeni’nde şev (yamaç) stabilitesini optimize etmek için su boşaltımı (drenaj) ve yeraltı suyu kontrolü” projesinin yapıldığı ifade edildi.
Yargı sürecinden ne bekleniyor?
Yaşanan son gelişmelerle birlikte, mahkeme heyetinin vereceği karar öncesinde Yıldız ailesinin avukatı Akçay Taşçı konuştu. Taşçı, yargılama sürecine ilişkin en temel sorunlardan birinin, mahkeme heyetinin sanıkları doğrudan dinlememesi olduğunu belirterek, “Mahkeme heyeti yargıladığı kişilerin yüzlerini dahi tanımıyor. Talimatla sanıkları dinlediler. Mahkeme heyeti hakkında ceza vereceği kişinin yüzünü yolda görse tanımaz” dedi. Anagold Ülke Müdürü Cengiz Demirci’nin duruşmalara katılmadığını ifade eden Taşçı, bu durumun yargılamanın ciddiyetini zedelediğini belirtti.
Facianın şirket yönetiminin doğrudan kararlarıyla meydana geldiğini savunan Taşçı, “Bu yönetimi sorgulayamadık. Bu kararları nasıl aldınız, kim aldı, neden bu kadar uyarıya rağmen üretime devam ettiniz sorularını sorma şansımız olmadı. Bunun en büyük müsebbibi mahkeme heyetidir” ifadelerini kullandı.
“Çok basit bir bilirkişi değişikliğiyle, özellikle kamu görevlilerinin sorumluluğu ortadan kaldırıldı ve takipsizlik kararı verildi” diyen Taşçı, yargılama sürecinde keşif yapılmadığını da “Mahkeme heyetini buna bile ikna edemedik” diyerek anlattı.
Savcılık mütalaasına da eleştiriler yönelten Taşçı, “Savcılık mütalaasında olayın oluşuna dair tek bir tespit yok. İşçilerin vefat ettiği yerler dahi belirlenmemiş. Sadece isimler sıralanarak sorumluluk tarif edilmiş” dedi. Bu durumun işçi hayatına verilen değeri ortaya koyduğunu savunan Taşçı, yargılamanın “özensiz ve umursamaz” şekilde yürütüldüğünü iddia etti.
Ek süre talep edilecek
Davanın sona yaklaştığını belirten Taşçı, duruşmada tarafların süre talebinde bulunmasının beklendiğini söyledi. “Bu duruşmada karar çıkmasın, bir sonraki celseye kalsın diye süre isteyeceğiz. Bir sonraki duruşmada dosyanın kapatılması ihtimalini yüksek görüyoruz” dedi. Şu ana kadar kabul edilen tek talebin yurt dışındaki sanıklar hakkında kırmızı bülten çıkarılması olduğunu da ekledi. Taşçı, davanın mevcut haliyle sonuçlanması durumunda dosyanın düşük cezalarla kapatılabileceği endişesini dile getirerek “Bu dosyanın üstünün kapatılması ihtimalini maalesef yüksek görüyoruz” ifadelerini kullandı. Adalet taleplerinin altını çizen Taşçı, “Türkiye’de çalışma rejiminin işçilerin canı pahasına sürdürülmesi anlayışının değişmesini istiyoruz” dedi.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.