İstanbul Barosu'ndan İBB davası raporu: Hak ihlalleri sürüyor

İstanbul Barosu'ndan İBB davası raporu: Hak ihlalleri sürüyor
İstanbul Barosu, İBB davasına ilişkin hazırladığı ikinci ön raporunda, yargılama sürecindeki hak ihlallerinin devam ettiğine dikkat çekti. Raporda, sanıkların neyle suçlandığını bilmediğine ve tutukluluğa ilişkin taleplerin üç güne sıkıştırıldığı belirtildi.

Kısa Dalga - İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki cezaevi kampüsünde gördüğü İBB davasını takip eden İstanbul Barosu, 16 Mart - 2 Nisan 2026 tarih aralığını kapsayan gözlemlerini kamuoyuyla paylaştı. Hazırlanan raporda, savunma hakkının kısıtlanmasından basın özgürlüğüne yönelik engellere kadar pek çok başlıkta tespitler yer aldı.

Baronun tespitlerine göre, sanıkların delillere erişememesi ve haklarındaki iddiaların somutlaştırılmaması sorunların başında geliyor. Tutuklu sanıkların dijital delillere hâlâ ulaşamadığı belirtilen raporda, savcılığın tutukluluğun devamına ilişkin genel ifadeler kullanmasının savunma yapmayı zorlaştırdığı vurgulandı. Özellikle soruşturma aşamasında sanıklara psikolojik baskı yapıldığı, "itirafçı olmazsan ailen tutuklanır" şeklinde tehditler savrulduğu ve bazı sanıkların avukatlar aracılığıyla ifade vermeye zorlandığı iddiaları raporda geniş yer buldu.

Gazetecilere “turkuaz kart" ve mesafe engeli

Yargılamanın açıklığı ilkesinin de zedelendiği ifade edilen raporda, mahkeme heyetinin duruşma salonuna yalnızca "turkuaz kart" sahibi gazetecileri alma eğiliminde olduğu eleştirildi. Baro, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yaparak, gazetecilik faaliyetinin sadece resmi kartla sınırlanamayacağını hatırlattı. Duruşma salonundaki fiziksel koşulların da haber takibini imkânsız hale getirdiği belirtildi. Gazetecilerin, mahkeme heyetine ve avukatlara yaklaşık 100 metre uzaklıkta, salonun en arkasına oturtulduğu, canlı yayın ekiplerinin içeri alınmadığı için dışarıda, inşaat tozu ve kötü hava koşulları altında çalışmak zorunda kaldığı aktarıldı. Salonda görüntü almanın ve sanıklara soru sormanın da yasaklandığı hatırlatıldı.

12 saatlik duruşmalarda 15 dakikalık savunma

Yargılama hızının savunma hakkının önüne geçtiği belirtilen raporda, tutukluluk incelemelerinin 3 güne sıkıştırıldığı ifade edildi. Avukatlara her sanık için sadece 15 dakika süre verilmesi ve duruşmaların günde 12 saat sürmesi, sanıkların temel ihtiyaçlarını gidermesini ve sağlıklı savunma yapmasını engellediği vurgulandı.

Ayrıca, avukatların oturduğu bölümün arkasına, bilgisayar ekranlarını ve notlarını görecek şekilde yeni güvenlik kameralarının yerleştirilmesi "savunma hakkına müdahale" olarak değerlendirildi. İstanbul Barosu, davanın tüm aşamalarını izlemeye devam edeceğini ve yargılama sonunda kapsamlı bir nihai rapor hazırlayacağını duyurdu.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.