Kartalkaya ailelerinden otelin önünde eylem: Bakanlık yetkilileri yargılansın

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bütçesi görüşülürken Kartalkaya Aile Platformu, Bakanlık yetkililerinin yargılanması talebiyle otelin önünde bir araya geldi.

·

Kısa Dalga - Bolu Kartalkaya Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025 gecesi çıkan yangında 36'sı çocuk, 78 kişi yaşamını yitirmişti.

Kartalkaya Aile Platformu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken, "Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle Grand Kartal Otel önünde bir araya geldi.

Yangında yakınlarını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyan aileler, "Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy istifa" ve "Grand Kartal Otel kötülük müzesine dönüştürülsün" yazılı dövizler taşıdı.

"Turizm Bakanı istifa etsin"

Aileler adına açıklama yapan Hilmi Altın, acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, "6 Kasım 2026 sizin için öyle, bizim için değil; bizim için hala 21 Ocak 2025. Ben, bu otelden şans eseri çıkan Hilmi Altın. Eşimi ve kızımı burada bıraktım. Bunun sebebi olan kişiler malum. Beni ve bu kadar aileyi bu acıyla buraya çıkmak zorunda bırakanlar utansın. Biz yana yana çıkıyoruz bu yollara. Acımızı görmek istiyorsanız gözümüzün içine bakın. İlk günden beri yasımızı içimize gömüp 'Adalet, adalet' diye bağırarak koşturuyoruz. Yollardayız. Adliye kapılarındayız. Danıştay kapılarındayız. Yargıtay peşindeyiz. Cumhuriyet Başsavcılığındayız. Bu acımızla bizi buraya sürüklemeye kimin hakkı var? Bu kadar aileyi, 78 canın ailesini sürüklemeye kimin hakkı var" dedi.

Altın, ilk dosyada verilen emsal kararın Yargıtay sürecinde olduğunu kaydederek, kararın takipçisi olacaklarını söyledi. Hilmi Altın, bakanlık yetkililerinden hesap sorulmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ama beklediğimiz başka şeyler var: Turizm Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı... Bunlardan daha hesap sorulmadı. Turizm Bakanı televizyonlara çıkıp yıllar önce, ne kadar güzel denetlediklerini anlatıyordu. Hatırlıyor musunuz? Ama yangından sonra çıkıp ne diyordu? 'Bizim denetleme yetkimiz yok.' Halbuki 2023 yılında Turizm Bakanlığı, yayımladığı genelgeyle oteller için yangın denetim belgelerini istemişti. Sonra ne yaptı? Mayıs 2024'te bunu erteledi. Kimin imzasıyla? Neşe Çıldık'ın imzasıyla. Bakanın ETS Tur'dan getirdiği o yancısının imzasıyla.

Temmuz ayında 2 bin 500 küsur otel için kapatma yazısı çıkardılar. O otellerden biri hangisiydi, biliyor musunuz? İşte bu oteldi. Kapatmadılar. O oteli kapatmadılar. Eylül ayında o yazıyı da iptal ettiler. Neymiş efendim, turizm sezonu başlamış. Biz bu otelde cayır cayır yandık. Bu oteli 16 Aralık'ta denetlemeye adam yolladılar. Bu otelin sahiplerinin aşağıdaki otelinde konakladılar. Mahkemede sorduk, nasıl ödediler diye. Bedavaya kalmışlar. Bedavaya kalıp bu oteli denetleyip ondan sonra raporu yazmadılar. Rapor ne zaman yayımlandı? Yangından sonra. Sizin aklınız alıyor mu ya? Ve bu insanlar, Danıştay'ın verdiği karara rağmen Turizm Bakanı'nın altında hala görevdeler. Bu kanıtlara kim sahip çıkıyor? Cevap ver, Turizm Bakanı. Cevap ver. Artık dayanacak gücünüz kalmadı. Turizm Bakanı istifa etsin. Söyleyecek başka sözüm yok."

"Bakanlık yetkilileri soruşturma izni gerekçesiyle sorumluluktan kaçamaz"

Yeni Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da yaptığı açıklamada, "eksiksiz adalet" istediklerini belirterek, "Bakanlık yetkililerinin soruşturma izni gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacağını" savundu.

"Suçüstü ve ağır cezalık suç durumunda soruşturma iznine gerek olmadığını" ifade eden Tanal, yetkilileri göreve çağırarak sorumluların derhal görevden alınmasını ve haklarında soruşturma başlatılmasını istedi.

12

"Burası bir utanç yeridir" diyen Tanal, otelin ailelerin de muvafakati alınarak insanlık müzesine dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Tanal, "Bu yetkililer yargılanmadığı müddetçe bu adalet yarım kalmış olur, eksik kalmış olur. Biz eksik kalmayan, eksiksiz bir adaletin tecellisini istiyoruz" dedi.

"İlgili tüm kamu görevlileri hakkında yasal ve idari tüm tedbirler uygulanmalı"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yangında 36'sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Bugün, üzerinden yaklaşık 2 yıl geçen bu faciada hala tam anlamıyla adaletin tesis edilmemiş olması nedeniyle ailelerin feryatlarının görünür olması için burada bulunuyoruz. Ailelerin adalet çığlığına ses olmak, onların sesinin görünür olması için uğraşıyoruz. Burada gördüğünüz fotoğraflarda bir yaşam hikayesi var. Her birinin geleceğe dönük hayalleri vardı. Bu hayaller bu insanların ellerinden göz göre göre alındı. Öyle bir ihmalle değil, göz göre göre gelen bir denetimsizlikle alındı."

11

Sağkan, bilirkişi raporunda kamu görevlilerinin sorumluluklarının ortaya konmasına rağmen ilgili bakanlıkların yargı sürecinin başlamasına yönelik engelleyici tutum sergilediğini, henüz kamu davası açılmamasının ve sorumluların görevlerine devam etmesinin ailelerin adalet duygusunu ve toplumsal adalete güveni zedelediğini söyledi.

Ailelerin Ankara'ya adalet yürüyüşü yaptığını, Anıtpark'ta adalet nöbeti tuttuğunu ve Barolar Birliği'ne ziyarete geldiğini söyleyen Sağkan, "Emin olun, kimse bu otelin önünde böyle bir açıklama yapmak zorunda kalmak istemezdi. Ancak burada bu açıklamayı yapmak zorunda bırakıldılar. Şimdi buradan tüm yetkililere seslenmek hepimizin borcu. Bir an önce ilgili tüm kamu görevlileri hakkında acilen kovuşturma süreçlerinin açılmasını, yasal ve idari tüm tedbirlerin uygulanmasını talep ediyoruz. Kimse şunu unutmasın ki hiçbir makam, hiçbir mevki, hiçbir koltuk hukukun üstünde değildir" dedi.

Kaynak: ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.