Kemal Kılıçdaroğlu: Çok şükür arınma büyük ölçüde gerçekleşti
Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi şerefli bir partidir, onurlu bir partidir, kirlenmemiş bir partidir. Arınmak zorunda olan bir partidir. Çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti. Biz bunları yapmak zorundayız. Ahlaklı, erdemli insanların partisiyiz" dedi.
Kısa Dalga - İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nın Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde düzenlediği üye katılım törenine katıldı.
Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, "Siyaset hesap verme sanatıdır. Hesap verme sanatıdır. Hesap verebiliyorsanız siyaset yapacaksınız. Hesap veremediğiniz andan itibaren size hesap soracak kişinin esiri olursunuz. Hesap verecek konumda değilseniz, iyi de meydana çıkıp herkesten hesap soruyorsanız sizden değerli kimse yoktur. Ama hesap soran, açığınız varsa, açığınızı keşfeden insanın esiri olursunuz. Tutsak olursunuz. Söz edemezsiniz, konuşamazsınız. Olmaz. Siyasetçi öyle değil. Siyasetçi temiz ve ahlaklı olmak zorunda" dedi.
"Susuyorsak edebimizden susuyoruz"
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Yolsuzluklara karşı çıkacağız. Ben siyasette yolsuzluklara karşı çıktığım için, yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım. Bana bir ara dediler ki, 'Ya şu adam çok değerli. Bak, hapse atıldı. Sen de bunun yanında dur.' Yolsuzluğu varsa durmam. Hırsızlığı varsa durmam. Durmam. Ahlaklı insanın başımın üstünde yeri vardır. Temiz insanın başımın üstünde yeri vardır. Düzgün insanın başımın üstünde yeri vardır. Peki, siyaset ne için yapılır? Halk için yapılır. Halkın sorunlarını çözmek için yapılır. Halkın dertlerini dile getirmek için yapılır. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık şerefli, onurlu, dik duran, hiç kimseye boyun eğmeyen bir partidir.
Biz mücadele alanlarımızda yolsuzluklarla mücadele ettik, değil mi? Beşli çeteleri Allah aşkına niye dillendirmiyorlar? Niye 'beşli çeteler' demiyorlar? Devleti soyanlarla niye mücadele etmiyorlar? Üzerine yürüdüm. Her türlü mücadeleyi yaptım. Onların dağıttıkları paralarla, onların satın aldığı gazetelerle, onların satın aldığı televizyon kanallarıyla birebir mücadele ettim. Etmeye de devam edeceğim. Hiç kimse endişe etmesin. Eğer bugüne kadar susuyorsak edebimizden susuyoruz."
"Uyuşturucu baronlarıyla mücadele edeceğim"
Türkiye'nin en temel sorunlarından birinin de uyuşturucu olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Uyuşturucu baronlarıyla mücadele edeceğim. O baronların kimliğini de, adını da, soyadını da şirketlerini de hepsini açıklayacağız. Yeri geldiğinde. Devletin içine çöreklenen, siyasetten destek alan uyuşturucu baronları var. Uyuşturucu... Çocuğu uyuşturucu kullanan ailelerle ilk toplantıyı yapan gene Cumhuriyet Halk Partisi. Gene o aileleri dinleyen Cumhuriyet Halk Partisi. O mücadeleyi yapan Cumhuriyet Halk Partisi. Türkiye'nin önündeki işsizlikten çok daha büyük bir sorun olarak önümüze doğuyor. İşsizlikten çok daha büyük. Uyuşturucunun nereden geldiğini biliyoruz. Nerede gemilerin değiştirildiğini biliyoruz. Hangi limanlara getirildiğini biliyoruz. O baronların adını biliyoruz. Ne kadar uyuşturucunun Türkiye'de, ne kadarının da Türkiye üzerinden Avrupa'ya gittiğini biliyoruz. Kim biliyor? CHP biliyor. Ama devletin bütün duyarlı organları biliyor. Ama siyasi otorite onlara mahkum. Paralarına mahkum. Çünkü istediği kişiyi satın alabiliyor. Parayla satın alınmayacak adamların Cumhuriyet Halk Partisi'nde olması lazım. Bir daha ifade edeyim. Parayla, pulla, rüşvetle satın alınmayacak adamların Cumhuriyet Halk Partisi'nde olması lazım. Bizim görevimiz budur. Biz bunu yapacağız. İster uyuşturucu baronu olsun, ister bakan olsun, ister milletvekili olsun, kim olursa olsun. Hesabını sormazsam bana da Kılıçdaroğlu demesinler. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yargı bağımsızlığı olmazsa olmaz diyoruz. Yargı bağımsızlığı olmazsa olmaz. Tek adam rejiminde demokrasi olmaz."

"Tek adam rejimini değiştireceğiz"
"Tek adam rejimiyle mücadele eden Kılıçdaroğlu'dur. Hiç kimse unutmasın. Tek adam rejimi olmaz. Yürümez. Devleti, koca devleti bir kişiye teslim edemezsiniz. Parlamentonun güçlü olması lazım. Güçlü bir parlamentoya ihtiyacımız var" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Bu Meclis, Mustafa Kemal Atatürk'e Başkomutanlık yetkisini sınırlı süreyle vermiş. Süre tamamlandığında bir daha yetki istemiyor. 600 milletvekilliğinden söz etmiyorum. İşi gücü olmayan 600 milletvekilliğinden söz etmiyorum. Bu ay Meclis'te oylama yapılıyor. 74 milletvekili AK Parti'den, milletvekili yok ama onlara sahte oy pusulası götürdüler. 74 milletvekili... Kendisi nerede? Ya bir kahvede, ya başka bir yerde, ya Ankara dışında. Ama hem Meclis'te görünüyor hem de bunun için olumlu oy kullanıyor. Sahtekarlığın dik alası. O sahtekarlığın dik alasıyla mücadele edeceğiz. Meclis Başkanına söyledim. Televizyonda da söyledim. Sen onurlu bir Meclis Başkanıysan o 74 kişiye hesap sorarsın. Hesap sormuyorsan sen de aynı yolun yolcususun. Kim hesabı soracak? Cumhuriyet Halk Partisi soracak. Sahtekarlık yapan bir milletvekilinden bu memlekete hayır mı gelir ya? Hayır mı gelir ya? AK Partili kardeşlerime de sesleniyorum. Diğer kardeşlerime de sesleniyorum. Sahtekarlık yapanlara oy vermeyin. Onların size bir faydası olmaz. Onların memlekete de faydası olmaz. Onurlu insan, yiğit insan, temiz insan, düzgün insan sahtekarlık yapmaz. Niye sahtekarlık yapıyor? Hangi gerekçeyle sahtekarlık yapıyor? Bunlarla mücadele edeceğiz. Kim? Cumhuriyet Halk Partisi mücadele edecek. Atatürk'ün partisi mücadele edecek.
Dolayısıyla biz tek adam rejimini de değiştireceğiz. İnşallah göreceksiniz, değiştireceğiz. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Gerçek anlamda. Türkiye gündeminden son 2,5 yıldır koptuk. Türkiye gündeminden, halkın gündeminden koptuk. Halkın gündemiyle siyasetin gündemi farklı olur. Bizim gündemimiz halkın gündemi. Bizim kavgamız ekmek kavgasıdır. Bizim kavgamız ahlak kavgasıdır. Bizim kavgamız devlette liyakat kavgasıdır. Bizim kavgamız iş bulamayan üniversite mezununa iş bulma kavgasıdır. Bizim kavgamız helal lokmanın, helal sofranın her evde kurulması kavgasıdır. Bizim kavgamız budur. Biz siyasetten başka bir şey istemiyoruz. Zenginleşme gibi bir niyetimiz yok. Çok şükür öyle bir niyetimiz de yok. Dünyada hiç kimse bugün sahip olduğu mal varlığının gerçek sahibi değil. Hepimiz faniyiz, hepimiz faniyiz. Önemli olan nedir? Geride hoş bir seda bırakmak. Bu ahlak demek. Bu erdem demek. Her gittiğiniz yerde bunları konuşacaksınız. Yok bu oldu, yok şöyle oldu... Bunları bırakın kardeşim. Türkiye'nin gerçek gündemine dönün kardeşim. Türkiye'nin gerçek gündemine dönün. Ona bakın kardeşim. Çocuğu işsiz, uyuşturucu belası, tefeciler, kumarhaneler... Ya Türkiye'yi kumarhaneye çevirdiler. Türkiye bütün bunları aşma kapasitesine sahip.
Bunları gerçekleştirecek olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, halkın partisi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi geleceğin partisi. Dünyada 100 yılı aşkın süredir ayakta kalan 4-5 partiden birisi de Cumhuriyet Halk Partisi. Şerefli bir partidir. Onurlu bir partidir. Kirlenmemiş bir partidir. Arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse, çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti. Biz bunları yapmak zorundayız. Ahlaklı, erdemli insanların partisiyiz. Biz bunları yapmak zorundayız."
İmamoğlu'ndan "Yeni Parti" açıklaması: Yeni nesil siyaset, tercih değil zorunluluk
Özel, Anıtkabir'de: Kuşatılan mirasınızı koruma görevi, Yeni Parti’nin kadrolarına emanet
Kaynak: ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.


