Savcı “Hürrem, Kanuni’nin f..k buddy’siydi” esprisini “kadını aşağılayıcı ve kamu barışına tehdit” saydı

Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanması gündemde iken yine bir komedyenin davasındaki savcının görüşü tartışma yarattı. Komedyen Tuba Özlem Ulu hakkında stand-up gösterisindeki Kanuni-Hürrem esprisi nedeniyle açılan davada savcı, “f..k buddy” (duygusal bir bağ ve ilişki olmadan sadece cinsel ilişki yaşayan kişiler) göndermesinin kadın cinsiyetini aşağıladığı ve kamu barışını bozmaya elverişli olduğu gerekçesiyle ceza verilmesini istedi.

·

Kısa Dalga - Komedyen Tuba Özlem Ulu’nun stand-up gösterisinde yaptığı “f..k buddy” esprisi yargı konusu oldu. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada savcı, Ulu’nun “halkın bir kesimini cinsiyet farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçundan cezalandırılmasını istedi.

Komedyen Tuba Ulu’nun, stand-up gösterisi sırasında Kanuni Sultan Süleyman'la ilgili yaptığı “F... buddysiyle evlendi” şeklindeki sözleri sosyal medyada dolaşıma sokulmuştu. Hemen ardından gözaltına alınan Ulu ‘tarihi milli manevi değerlere hakaret’le suçlanmıştı. Adli kontrolle de serbest bırakılmıştı.

Ulu’nun yargılandığı davanın 2. duruşması dün görüldü. Savcının esas hakkındaki mütalaasında, Ulu’nun 9 Nisan 2026 tarihli gösterisinde Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan üzerinden yaptığı “f..k buddy” ((duygusal bir bağ ve ilişki olmadan sadece cinsel ilişki yaşayan kişiler) esprisi hatırlatıldı. Savcı, bu sözlerin “kadın vücudu üzerinden cinsel mahiyette aşağılayıcı nitelikte” olduğunu savundu. Mütalaada, Ulu’nun kadınların “kişiliğini ve karakterini ortaya koymadan, sadece cinsiyetçi yaklaşımla istediklerini elde edebileceği” yönünde ifadeler kullandığı ileri sürüldü. Savcı, bu nedenle sözlerin “kadın cinsiyetini aşağılayıcı mahiyette” olduğunu ve “kamu barışını bozmaya elverişli” bulunduğunu belirterek Ulu’nun TCK 216/2 uyarınca cezalandırılmasını talep etti.

Savcı: “Düşünce özgürlüğü sınırsız değil”

Duruşma tutanağına göre savcının mütalaası şöyle:

“Sanığın 09.04.2026 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu stand up gösterisinde söylemiş olduğu sözler nedeniyle cezalandırılması maksadıyla 13.04.2026 tarihinde mahkememize yönelik olarak iddianame tanzim edil(miştir).

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce özgürlüğünü düzenleyen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde düşünce özgürlüğünün sınırlarının olduğu, düşünce açıklamalarının hiçbir şekilde suç unsuru içerecek şekilde olamayacağı, bu cümleden hareketle düşünce özgürlüğünün sınırlarının suç unsuru içerdiği yerde biteceği bilinmektedir.

Savcıya göre espri “Kadın cinsiyetini aşağılayıcı”

Buradan hareketle sanığın stand up gösterisinde söylemiş olduğu “Tarih f..k buddylerin zaferleri ile dolu arkadaşlar, Kanuni Sultan Süleyman bile f..k buddy’si ile evlendi,onlarda ilk başta Hürrem’le sadece sevişmek için bir araya geliyorlardı, sonra şak kadın bastırdı nikahı bütün dünyaya hükmetti, muhteşem f..k buddy” şeklindeki beyanlarının niteliği değerlendirildiğinde; sanığın kadın vücudu üzerinden cinsel mahiyette aşağılayıcı nitelikte bir düşünce açıklamasında bulunduğu, bu hususun suç unsuru barındırdığı anlaşılmaktadır.

“Kamu barışını bozmaya elverişli”

Şöyle ki; sanığın yukarıda açıklanan sözleri toplumumuzun doğal bileşenlerini oluşturan kadınların vücudunu f..k buddy tarzında bir eylem ile kullandırttırarak istediği yere gelebileceği, “Kadın bastırdı nikahı” şeklindeki ifadesinin de kadının menfaat temini amacıyla evlilik yaptıran, erkeği yönlendiren, bu şekilde kişiliğini ve karakterini ortaya koymadan sadece cinsiyetçi yaklaşım ile istediklerini elde edebileceği yönündeki ifadelerin kadın cinsiyetini aşağılayıcı mahiyette olduğu ve bu söylemlerin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu sebeple de TCK 216/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, TCK 53 ve 63/1 maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.”

6 aydan 1 yıla kadar hapis

Savcının bu davada işletilmesini istediği Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 216/3 maddesi, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu düzenliyor. Bu suçun oluşması için eylemin kamu barışını bozmaya elverişli olması şartı aranıyor. Suçun cezası ise 6 aydan 1 yıla kadar hapis.

Ulu’nun savunması

İddianame, Ulu’nun 9 Nisan’daki gösterisinden dört gün sonra, 13 Nisan 2026’da düzenlendi. Ulu, duruşmada önceki savunmalarını tekrar ederek suçlamayı kabul etmedi. “Türkiye’de komedyen olarak birçok kişiye dokundum, kimseyi incitmek, kimsenin değerlerine yönelik aşağılayıcı söylemlerde bulunmak gibi bir kastım yoktu” diyen Ulu, beraatini istedi.

Ulu’nun avukatı Alp Eren Şermet de sözlerin hiciv sanatı sınırları içinde kaldığını savundu. Şermet, müvekkilinin söylemlerinde aşağılama ya da halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bir unsur bulunmadığını belirterek beraat talep etti. Savunmada ayrıca TCK 130 yönünden verilen ek savunmaya karşı, şikâyet koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle düşme kararı verilmesi istendi.

Avukatlar Jiyan Tosun ve Mehmet Kartal da savunmaya katıldıklarını, savcının mütalaasına karşı ayrıntılı beyanda bulunacaklarını belirtti. İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu Başkanı Av. Uğur Can Demirci de duruşmayı gözlemci olarak izledi.

Mahkeme, savcının mütalaasına karşı savunma için süre isteyen Ulu ve avukatlarının talebini kabul etti. Duruşma, 14 Temmuz 2026 saat 11.00’e bırakıldı.

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.