Mansur Yavaş'tan "soruşturma izni" açıklaması: Soruşturma tamamen hukuksuz
Kısa Dalga - Ankara Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, düzenlediği basın toplantısında İçişleri Bakanlığı tarafından verilen soruşturma izinlerine yönelik açıklamalarda bulundu.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren Yavaş, şunları söyledi:
"Bugün Türkiye'de her sabah kalktığımız zaman 'Acaba bugün hangi muhalefet partisine özellikle hangi CHP'li belediyeye operasyon yapıldı' diye uyanmaya başladık. Tutukluluk istisna olması gerekirken artık esas haline getirildi. 4483 sayılı Memurların Yargılanması Hakkındaki Kanundaki hükümler açıktır. Sayıştay veya Mülkiye Müfettişi gelir, ilgili idareyi inceler, suç varsa savcılığa verir iddianame hazırlanır, deliller toplanır, yargılama yapılır. Oysa seçilmiş insanları tutuklayarak hem onları seçen halkı cezalandırıyorsunuz, hem uzun süre ailelerinden çocuklarından ayrı bırakıyorsunuz. Beraat ettikleri zaman bunu telafi edecek hiçbir maddi ya da manevi değer bulunmamaktadır. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz ki. Ama usule uygun adil bir şekilde herkese uygulanan hukukla yargılanmak istiyoruz, soruşturulmak istiyoruz.
Adana ya da Bursa Belediye Başkanımızda olduğu gibi Ankara İl Başkanımızda olduğu gibi 10-15 yıl önceki soruşturmalar gündeme getirilerek seçilmiş belediye başkanlarımızın, yöneticilerimizin tutuklanması yoluna gidilmekte ve bir başka partiye yönetim teslim edilmektedir. Oysa tahkikat zamanında tamamlansaydı belki bu insanlar aday olmayacaklardı. Bu süre zarfında görevini ihmal eden, soruşturmayı zamanında yapmayan kim varsa onlar hakkında soruşturma açılması gerekiyor. Bekleyip seçimi kazandıktan sonra belediye başkanlarını tutuklarsanız, seçilmiş iradenin tutuklanması anlamına gelecek uygulamalarla ülkeyi zora sokacak işler yaparsınız. Bu uygulamalar artık sona ermelidir."
"Üç dört defa dilekçe vermemize rağmen sonuçlar bize bildirilmiyor"
Yavaş, hakkında açılan soruşturmalara ilişkin, şunları söyledi:
"Müfettişler belediyeye geliyor yani yakın zamana kadar hiçbir şikayetimiz yoktu. Geliyor şikayet konusunu bildiriyor ve incelemelerini yapıyor. Ancak son zamanlarda bu incelemelerin sonucu bize bildirilmiyor. Bekliyoruz, 45 gün içerisinde soruşturma bittikten sonra bize bir şey gelmiyorsa diyoruz ki 'Herhalde temize çıktık.' Oysa raporu elimize alıp, belediye meclisine, bizi itham edenlere biz bunu göstermek istiyoruz. Ayrıca yaptığımız şikayetler var. Şikayet ettiğimiz konularda da sonucu bilmiyoruz.
Biz istiyoruz İçişleri Bakanlığından, bu yaptığımız soruşturmaların sonuçlarını bize bildirin ki Danıştay'a itiraz edelim. Üç dört defa dilekçe vermemize rağmen sonuçlar bize bildirilmiyor. Biz de itiraz hakkımızı kullanmayınca eski döneme ait bütün suçlar zaman aşımına uğruyor. Dolayısıyla bize bunu vermeyen görevliler de suç işliyorlar. Hatta en son soruşturma ile ilgili avukatımız gidip soruşturma evraklarını istediği zaman oradaki hukuk müşavirliğindeki arkadaşların bir kısmı 'Vermiyoruz. Git nereden alırsan al' diyor. Oysa sonuç bize bildirilse biz ilgili yargı yoluna başvurup Danıştay'dan soruşturulmama emrini ortadan kaldırmasını isteyip cezalandırılmasını isteyeceğiz. O da olmuyor.
Herhangi bir konuda belediyeyi incelemeye geliyor. Bakıyor hiçbir şey yok. Raporunu tanzim edip süresinde bakanlığa götürüyor. Soruşturma evrakını veriyoruz. Bakıyoruz müfettiş tekrar geri gelmiş. Diyorlar ki 'Bir şey bulamadın mı? İlla ki senin bir şey bulman lazım. Git tekrar iyi bir incele bakalım ne bulabilirsin?' Ne bulacaksınız ki? Yok. Biz para yemiyoruz. Haram yemiyoruz. Bulamazsınız."

"Melih Gökçek Teftiş Kurulu'yla görüşmekten çekinmiyor"
"Hakkında onlarca şikâyetimizin bulunduğu Melih Gökçek de hem kendi hakkında hem bizimle ilgili soruşturmalarla alakalı müfettişlerle yan yana gelip Teftiş Kurulu'yla görüşmekten çekinmiyor" diyen Yavaş, şöyle devam etti:
"Ne görüşüyorsunuz yargılayacağınız, soruşturduğunuz insanla ve milletvekilimiz ayan beyan Kızılay’ın meydanında 'Ne görüşüyorsunuz' dediği zaman inkâr dahi edilmiyor. Görüyorsunuz ki bazı soruşturmalarda Gökçek ailesi gerek adliye gerek Teftiş Kurulundan çıkmıyor. Şimdi böyle bir durumda yaptığımız şikâyetlerden doğru dürüst sonuç almak mümkün müdür? Bunun adı adalet değil. Herkes kamu yöneticiliği yapıyor. Maaşımızı alıyoruz, halka hizmet etmek için çalışıyoruz. Sonuçta bizi denetleyecek, varsa cezamızı verecek, son sözü söyleyecek insan seçmenlerimizdir. Kalkıp da zorla bir suç ortaya çıkarmak, isnat etmek bunlar doğru davranışlar değildir. Adil değildir, adalete uygun değildir. Böyle olunca bu durum nedeniyle Türkiye'de bir türlü rövanş hukuku sona ermiyor. Ama artık herkesin sonuna kadar güvendiği, herhangi bir soruşturmada ya da yargılama olduğu zaman asla taraflı tutum sergilenmediğinden emin olduğu bir yargılama ve soruşturma düzeninin tesis edilmesi lazım. Bu da görünüyor ki ancak iktidar değişikliğiyle olacak. Yoksa bugün bana yarın sana zihniyetiyle ülkemiz bir türlü bu uygulamalardan kurtulamamaktadır.
İçişleri Bakanlığı'nın hakkımızdaki açıklamasına göre 2019'dan bu yana 49 araştırma, inceleme onayı verilmiştir. 4483 sayılı Kanuna göre 2019'dan bu yana sadece altı iddia konusu ile ilgili soruşturma izni kararı verilmiştir. Bunları paylaşmak istiyorum ki görsünler Mansur Yavaş hangi suçlamalara maruz kalmış. İkisi Danıştay tarafından bozulan ikisi hâlen Danıştay’a itiraz ettiğimiz konuları paylaşmak istiyorum. Ben seçildim. Belediye Meclisi'nde çoğunluğumuz yoktu. Kanunsuz önerge verdiler. Ben bu önerge kanunsuz deyip işleme almadım. Hem savcılığa şikâyet edildim. Hem İçişleri Bakanlığı geldi hemen soruşturma izni verdi. Danıştay Birinci Dairesi bu soruşturma iznini ortadan kaldırdı. İkincisi usulsüz konut satışına engel olmak. Hani Gökçek kendi talimatıyla Meclis'ten karar alıp daha sonra lojman adı altında oradaki daireleri eşinin adına almıştı, biz bunu soruşturma konusu ettik. Mülkiye müfettişi geldi, 'Siz bunu nasıl soruşturuyorsunuz? Bunu niye lojman gibi değerlendirmediniz?' dedi. Aslında olay şöyleydi: 'Mülkiye Müfettişi belediye başkanı görevini yapmıştır' diye raporunu tamamlamasına rağmen Sayın Soylu bu rapor varken bile 'Bunu lojman olarak değerlendirmen gerekir' deyip soruşturma izni verdi. Danıştay bunu kaldırdı. Sonuç itibariyle satışın kanunsuz olduğunu davayı kazanarak belgeledik. Ama hâlâ lojman adı altında oturduğu daireyi boşaltmasına rağmen hâlâ belediyeye teslim etmedi. Bununla ilgili çabalarımız devam ediyor."
"Müfettiş bizimle alay ediyor"
Konser iddialarıyla ilgili müfettiş geldiğini ve raporunu verdiğini anımsatan Yavaş, şöyle konuştu:
"Raporunda Mansur Yavaş'la ilgili hiçbir şey yok. Tekrar savcılığın talebi üzerine bir daha geldi. Bakın onda ne diyor? 'Yapılan denetimler sonucunda usulsüzlük veya kamu zararı tespit edilmediği anlaşılmakla birlikte, Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine…' Yani, madem bir şey yok ki ne soruşturması veriyorsunuz? Dolayısıyla, biz bu karara itiraz ettik. Çünkü, Danıştay Birinci Dairesi'ne Gökçek dönemine ait bütün ihalelerle ilgili yapılan şikâyetlerle ilgili Gökçek’in aktif olarak ihalelere katılmadığı gerekçesiyle, soruşturma izni verilmemesi kararını vermişler. Oysa kendisinin hafriyatın özellikle Osmanlıspor'a verilmesi için, ANFA'ya verilmesi konusunda talimatı olmasına rağmen savcılık, ‘Gökçek'in talimatı görülmemiştir’ diyerek, takipsizlik verdiği gibi birçok kararda imzası oldu. 2,5, 3 milyar belediyeye zarara sokan ihalede, 'Ben, Belediye Başkanı’nın emriyle süre uzatımı verdim' demesine rağmen, hakkında hiçbir işlem yapılmadığını hatırlatmak isterim. Gökçek ailesinin müfettişlerle yaptığı görüşmeleri ve adli soruşturmalara yaptığı müdahaleleri ki bir gün önce tweet atmıştı demek ki böyle bir baskın yapılacağının, operasyon yapılacağının nasılsa haberi olmuş. Bunları da savcılığa şikâyet ettik anında takipsizlik kararı çıktı.
2022 yılında müfettişler geliyorlar ve geriye yönelik 10 yıllık teftiş yapıyorlar. Bu teftişte ön incelemeye alınan imar planı değişikliklerin dört tanesinin 2017 yılına ait olduğunu tespit ediyor müfettişler. Geri kalanı, ‘2019 sonrası’ diyorlar. 2022 yılında 2017 ve öncesinde madem usulsüzlük yapılmış derhal işlem yapmıyorlar. 2026 yılında soruşturmaya geliyor, müfettiş, ‘Merak etmeyin eski dönemi de soruşturuyoruz’ diye bizimle alay ediyor. ‘Neden’ derseniz sekiz yıllık zaman aşımını doldurdu. Yani, eski yönetimi sorgulamadan onun yargılanmasına imkân vermeden, idare yoluyla onları zaman aşımıyla kurtardı. Bu müfettişler hakkında işlem yapılması gerekmez mi? Burada ikili bir uygulamayı görüyoruz ve zaman aşımıyla devlet eliyle, idare eliyle varsa işlenmiş suçlar ortadan kaldırılıyor. ‘Çankırı ve Karabük'e araç veya personel götürüldüğü’ iddiası. Diyor ki ‘sonuç itibarıyla ilgili emir ve talimat verdiğine dair bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte…’ Hani, şüpheden sanık yararlanırdı? Bunlar, zoraki uygulamalar. Bakın Mansur Yavaş kimdir? Mansur Yavaş gelir gelmez, hiçbir fotoğrafının Belediye’ye asılmayacağı konusunda talimat çıkaran, herkesin serbestçe sendikasını seçebileceğini belirten ve hiç kimsenin hiçbir mitinge hiçbir siyasi toplantıya zorla götürülmeyeceğine dair genelge çıkaran Mansur Yavaş'tır. 2019’dan seçimler hariç bugüne kadar hiçbir ekranda ya da hiçbir bilbordda Mansur Yavaş'ın fotoğrafını kimse görmemiştir. 2009 yılında ben belediye başkanı adayı oldum, dilekçe verdim. 'Ben Ankara'da aday oldum, belediyeye gelemiyorum, maaşımı belediyeye tahakkuk ettirin' diye. Yine 2023 döneminde 15 gün izinliydim, üstelik mitingler olduğu günlerde de izinliyim yasal olarak sorumlu değilim. Orada da aynı şekilde maaş almayacağıma paranın belediyeye aktarılmasına dair dilekçe vermiş birisiyim."
"Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin"
"Sayın Bakan ne diyor? 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verildi. Güzel ama şunu hiç duymadık. Soruşturma izni verilen belediye başkanının evinin arandığını basıldığını adliye götürüldüğünü duymadık" diyen Yavaş, şunları ekledi:
"Evrensel hukuk kuralıdır. Mahkeme sonuçlanıp kararı kesinleşinceye kadar herkes suçsuzdur ve bu anayasamızın gereğidir. Şimdi ben suç ihbarında bulunmak istiyorum. Madem çifte standart yok. Gökçek'le ilgili FETÖ dönemine ait onlara verdiği rantlarla ilgili şikâyet yaptık. Bakın Bakanlık her zaman olduğu gibi işleme konulmaması kararını verdi. Biz Danıştay'a gittik itiraz ettik. Öyle imar planları değiştirilmiş ki imara açılmaması gereken yerler imara açılmış ve örgüte para aktarılmış, rant sağlamış dedik. Danıştay da bu kararı bozdu. Bu kararı İçişleri Bakanlığı'nın soruşturmanın işleme konulmaması kararını ortadan kaldırdı. Ne zaman kararı vermiş? 25 Aralık 2025’te. Peki bu mahkeme kararlarının ne zaman uygulanması lazım? En geç bir ayda. Sayın Bakanım önünüze getirmemiş olabilirler. Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Müfettişler gelsin belediyeye, onlara sunacağımız son derece yoğun ve büyük delillerimiz var. Yargılamasının önünü açın. Bir an evvel bu emri vermenizi bekliyoruz. Bugüne kadar bu konuyla ilgili hiçbir müfettiş gelmedi. Danıştay'ın bozma kararı üzerine henüz gelen giden yok.
Biliyoruz ki Sayın Gökçek 23 yıl belediye başkanlığı yapmış. Daha önce de beş yıl belediye başkanlığı var. Yani ömrü boyunca memur. Çoluğu çocuğu hiç çalışmamış. Yani bir tane ticari faaliyeti görmemişiz. Beş kuruş geliri yok. 600 milyon liralık villa yaptığı ortaya çıktı. Hangi parayla yaptı bunu? Ve üstelik bu villayı yapanlar, Ankapark'taki inşaatları yapan firmalar. Batık Ankapark'ın müteahhiti burayı yapıyor. Yani görünen köy kılavuz istemez. Ayrıca delile ihtiyaç var mı? 500 milyona veririm diyor. Beş kuruş gelirin var mı senin? Şimdiye kadar kaç işçi çalıştırdın ne kadar vergi verdin? Maliye Bakanlığını davet ediyorum, bir incelesinler nasıl yapılmış? Geldim bir diğer oğlanınkine. O da hayatı boyunca çalışmamış. Birine televizyon, birine kulüp verilmiş, onunla idare etmişler. Bu da İzmir'de. Eşinin adına 300 milyon liraya burayı sattılar duyduğum kadarıyla. Satışa 300 milyon lira olarak emlakçıya verdiler. Hadi 500'e indik. 500 üstüne 300 daha 800 milyon, bir memur maaşıyla bu paralar kazanılır mı? Bir de televizyonu katın. Televizyon kimin? Her istedikleri gün koştur koştur televizyona çıkacaklar, insanları karalamaya, itibarsızlaştırma için televizyonu oyuncağı gibi kullanacaklar. Bir incelesinler, Beyaz TV nasıl kurulmuş? Bir lastikçi adına kurulmuş, nasıl bunların eline geçmiş? Bunlar çok kolay soruşturmalarla ortaya çıkar işte aşağı yukarı bir buçuk iki milyarlık aldıkları maaşın üstünde yaşantısı olan... Soruşturma başlarsa onlarla ilgili de bize gelen ihbarları kendilerine iletmeye devam edeceğiz."
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.