MEB’in “Ramazan genelgesi” tartışması büyüyor: Laiklik Meclisi’nden 1 Mart çağrısı, okullardaki uygulamalar soruşturma konusu

MEB’in “Ramazan genelgesi” tartışması büyüyor: Laiklik Meclisi’nden 1 Mart çağrısı, okullardaki uygulamalar soruşturma konusu
MEB’in Ramazan ayına ilişkin genelgesiyle başlayan tartışmalar, muhalefetin suç duyuruları, 168 imzacıya açılan dava, “selefi yemini” görüntüleri ve bir velinin gözaltına alınmasıyla yeni bir boyut kazandı. Laiklik Meclisi 1 Mart’ta Ankara’da “Laiklik Günü” etkinliği düzenleyeceğini açıkladı.

Kısa Dalga: Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 81 ile gönderdiği “Ramazan Genelgesi” kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Genelgede okullarda Ramazan ayı boyunca düzenlenecek etkinliklere yer verilmesi üzerine başlayan tartışmalar; siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin suç duyuruları, iktidarın 168 imzacı hakkında açtığı dava, bazı okullarda ortaya çıkan uygulamalar ve bir velinin gözaltına alınmasıyla daha da derinleşti. Laiklik Meclisi ise sürecin laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunarak 1 Mart’ta Ankara’da “Laiklik Günü” etkinliği düzenleyeceğini duyurdu.

Bakanlığın 81 ile gönderdiği “Ramazan Genelgesi” ile başlayan tartışmalar siyasi ve toplumsal tepkilerle birlikte büyüyerek sürüyor. Genelgede Ramazan ayı boyunca okullarda düzenlenecek faaliyetlere ilişkin çerçeve çizilirken kamuoyunda laiklik ve eğitim politikaları ekseninde geniş bir polemik yaşanıyor.

MEB’in yazısında Ramazan ayı süresince okullarda sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesi öngörüldü. Bu kapsamda ilkokullarda “Ramazan şenlikleri”, ortaokul ve liselerde “İftarda konuşalım” başlıklı programlar ile velilerin katılımıyla “gönüllü iftar sofraları” planlandı. Metinde etkinliklerin “gönüllülük esasına” dayanacağı ve “mahremiyet” hassasiyetinin gözetileceği vurgulandı. Ayrıca bazı okullarda öğrencilere “Ramazan çetelesi” dağıtıldığı, bu çizelgede “oruç, namaz, sadaka, teravih” gibi başlıkların yer aldığı ifade edildi.

Genelge hukuki boyut kazandı

Genelgeye yönelik tepkiler kısa sürede siyasal ve hukuki boyut kazandı. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Laiklik Meclisi, SOL Parti ve Türkiye Komünist Hareketi (TKH), Bakan Yusuf Tekin hakkında “görevi kötüye kullanarak, Anayasa’yı ihlal ve halkın bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmekten” ayrı ayrı suç duyurusunda bulundular.

SOL Parti öncülüğünde, aralarında akademisyenler, hukukçular, sanatçılar, gazeteciler ve çeşitli sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu 168 kişinin imzasıyla kamuoyuna açıklanan " Laikliği Savunuyoruz" başlıklı bildiri Ramazan ayına ilişkin eğitim kurumlarında yapılan uygulamalara tepki olarak yayımlandı. Bildiride Anayasa'da yer alan laiklik ilkesine vurgu yapılarak kamu kurumlarının tüm inançlara eşit mesafede durması gerektiği belirtildi. Metinde özellikle eğitim alanında dini içerikli uygulamaların zorunlu ya da yönlendirici biçimde sunulmasının anayasal ilkelere aykırı olduğu savunuldu.

Bakan Tekin imzacılara dava açtı

168 kişinin imzasıyla kamuoyuna açılan “Laikliği Savunuyoruz” bildirisi de iktidarın hedefi oldu. Bakan Tekin, AKP grup toplantısında bildiriye ilişkin dava açtığını duyurdu. Tekin’in 168 imzacı hakkında TCK kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “devletin kurumlarını aşağılama” ve “kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret” suçlamalarıyla dava açtığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da MEB’in “Ramazan Genelgesi”ni savunarak imzacılara yönelik, “Bunların derdi laiklik değil. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor” ifadelerini kullandı.

1 Mart'a çağrı yapıldı

Laiklik Meclisi ise 23 Şubat 2026 tarihli açıklamasında 1924’ün 3 Mart’ını “Laiklik Günü” ilan ettiklerini hatırlattı. Açıklamada, “Cumhuriyet ve laikliğin güvencesi olan Devrim Kanunları’nın 102. yılına yaklaşırken, Anayasa’yı yine yok sayarak laikliğe saldırılarını arttırmaktadır” denildi. “Laik Cumhuriyet yok sayılarak yeni bir tarih yazımı yapılmaktadır” ifadelerine yer verilen açıklamada “Bu tablo karşısında laikliği savunmak hem Anayasal hem de Cumhuriyet’in yurttaşlara verdiği devrimci bir görevdir” değerlendirmesi yapıldı. Meclis 1 Mart’ta Ankara’da düzenlenecek “Laiklik Günü” etkinliği için yurttaşlara katılım çağrısında bulundu.

Okullarda tartışmalı görüntüler

Genelge tartışmaları sürerken okullardaki bazı uygulamalar da gündeme geldi. İstanbul Arnavutköy’de bulunan Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu’nda erkek öğrencilere, IŞİD ve El Kaide bağlantısı iddialarıyla gündeme gelen Halis Bayancuk’un (Ebu Hanzala) liderliğini yaptığı “Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin toplantılarında okutulan Selefi anlayışlı metin “Muvahhiddin Andı”nın okutulduğu ortaya çıktı. Görüntülerin söz konusu grubun sosyal medya hesaplarından paylaşıldığı belirtildi.

Grubun bu uygulamayı “örnek olay” olarak nitelendirdiği ve sosyal medya üzerinden 0-12 yaş arası çocuklara yönelik başlattığı, paylaşımlarda Muvahhidin Andı’nın okunduğu gösterimlere yer verildiği aktarıldı.

Soruşturma başlatıldı

Kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü soruşturma başlattı. Yapılan açıklamada, “Konuya ilişkin yapılan ilk incelemede, söz konusu videonun okul idaresinin bilgisi dahilinde çekildiği ve okulun sosyal medya hesabında paylaşıldığı, daha sonra kamuoyunda oluşan hassasiyet üzerine ilgili paylaşımın kaldırıldığı tespit edilmiştir. Sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla inceleme ve soruşturma başlatılmış olup müdürlüğümüzce müfettiş görevlendirilmiştir. Yürütülen inceleme ve soruşturma süreçleri sonucunda ortaya çıkacak tespitler doğrultusunda gerekli idari işlemler mevzuat çerçevesinde tesis edilecektir” ifadeleri kullanıldı.

Çocuklara okutulan and neyi içeriyor?

IŞİD bağlantısı iddiasıyla daha önce birçok kez gözaltına alınan ve tutuklanan, 2021’de El Kaide davasında “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme” suçundan 12 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılan ve iki yıl sonra tahliye olan Halis Bayancuk’un liderliğini yaptığı “Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin kullandığı and metninde şu ifadeler yer alıyor:

“Rabbimiz Allah, - Önderimiz Muhammed (sav), - Gündemimiz Vahiy, - Davetimiz Tevhid ve Sünnet, - Mücadelemiz Şirk, Bidat ve Masiyetedir. - Korkumuz Günahlarımız, - Ümidimiz İlahi Rahmettir. - Dileğimiz; Sıddık, Şehit ve Salihlerden Olmaktır.”

Okul ziline tepki gösteren veli gözaltına alındı

Benzer bir tartışma Kocaeli’nde yaşandı. Derince Çenesuyu Ortaokulu’nda teneffüs zilinin “Kabe’de hacılar” ilahisiyle değiştirilmesine tepki gösteren veli Soner Akbal İstanbul’da gözaltına alındı. Akbal’ın aile ziyareti sırasında gözaltına alınırken Kocaeli Emniyeti’ne ifadeye çağrıldığı ortaya çıktı.

Gözaltı kararını CHP Grup Başkanvekili Murat Emir sosyal medya hesabından duyurdu. Emir, Akbal’ın kaçma şüphesi bulunmadığını ve ifadeye çağrılmış olmasına rağmen gözaltına alınmasını eleştirdi.

Emir paylaşımında, “Kocaeli Derince Çenesuyu Ortaokulu’nda teneffüs zilinin 'Kabe’de hacılar' ilahisiyle değiştirilmesine, '12 İmamlar orucunda da o zaman deyiş çalsınlar. Burası Kabe mi?' diyerek tepki gösteren veli Soner Akbal azılı bir suçlu gibi İstanbul’da kayınvalidesinin evinde gözaltına alındı! Bu neyin kini, bu neyin acelesi? Bu vatandaşa zaten yarın Kocaeli Emniyet’e gel ifadeni ver denilmiş. Kaçak değil, suçlu değil! Sizin derdiniz hukuk değil, sizin derdiniz yanlışınızı yüzünüze vuran, sessiz kalmayan her sese “şafak vakti” operasyonuyla gözdağı vermek! Konuyu takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Teneffüs zilinin ilahi ile değiştirilmesine tepki gösteren Akbal Savcılık ifadesinin alınması ardından serbest bırakıldı.

Tevhid ve Sünnet Cemaati lideri Halis Bayancuk kimdir?

Hakkında hazırlanan iddianamelerde IŞİD’in Türkiye emiri olarak anılan Ebu Hanzala" kod adlı Halis Bayancuk, Türkiye’de radikal örgüt yapılanmalarıyla ilgili davalarda adı öne çıkan isimlerden biri olarak biliniyor.

Bayancuk, 2021 yılında El Kaide davasında “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme” suçlamasıyla 12 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırıldı ve yaklaşık iki yıl sonra tahliye edildi. Güvenlik birimlerinin IŞİD bağlantısı iddiaları kapsamında da çeşitli soruşturmalarda adının geçtiği biliniyor.

Bayancuk’un liderliğini yaptığı belirtilen “Tevhid ve Sünnet Cemaati” de güvenlik soruşturmalarına konu oldu. 8 Eylül 2025’te İzmir’in Balçova ilçesinde üç polisin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında cemaat lideri olduğu belirtilen Halis Bayancuk ile cemaat yöneticilerinden Haris Karadağ gözaltına alındı. Şüpheliler daha sonra serbest bırakıldı.

Babası Hacı Bayancuk’un davası

Halis Bayancuk’un babası olan ve “Hafız” kod adıyla bilinen Hacı Bayancuk ise terör örgütü Hizbullah’ın lider kadrosunda yer aldığı gerekçesiyle yargılanmıştı. Hacı Bayancuk, 11 kişinin kaçırılıp işkence edilerek “domuz bağı” yöntemiyle öldürülmesi ve toplu mezarlara gömülmesi talimatını verdiği suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından onanmış, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine karar kaldırılmıştı. Yargılamanın yenilenmesi sürecinde tahliye edilen Hacı Bayancuk hakkında uygulanan adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı da kaldırıldı.

Bayancuk’un yeniden yargılama kararını veren Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak hacca gitmek istediği, ancak yurt dışına çıkış yasağının buna engel olduğunu belirttiği gündeme yansımıştı. Mahkeme heyeti 14 Mayıs’ta sanık hakkındaki adli kontrol kararının ve yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasına oy birliğiyle karar verdi.

Hacı Bayancuk’un, IŞİD’in “Türkiye Emiri” olarak anılan ve “Ebu Hanzala” kod adıyla bilinen Halis Bayancuk’un babası olduğu kamuoyuna yansımıştı.

Toplu mezar iddiaları

Hacı Bayancuk’un, örgüt içi “ajanlık” suçlamasıyla Yasin Özalp, Hatip Pirizade, Musa Bakışkan, Yılmaz Gökçe, Haydar Kaya ve Aziz Başak’ın kaçırılıp öldürülmesi talimatını verdiği öne sürülmüştü. Söz konusu kişilerin işkenceli sorgulamanın ardından öldürüldüğü ve Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Pempeviran Mezrası’ndaki bir dere yatağında bulunan toplu mezara gömüldükleri belirtilmişti.

Halis Bayancuk ve babası Hacı Bayancuk hakkındaki yargı süreçleri ve güvenlik soruşturmaları kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.