MLSA'dan hakaret davaları raporu: Davaların yüzde 53’ü "Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan

MLSA’nın verilerine göre; izlenen duruşmaların 53’ü “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen TCK 299 kapsamında görüldü. İzlenen duruşmalarda sanıkların yüzde 61'nin gazeteci veya medya mensubu olması dikkat çekti.

·

Kısa Dalga - Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) 2025-2026 dönemine ilişkin dava izleme raporuna göre MLSA, Ocak 2025-Mayıs 2026 arasında hakaret suçlamalarını içeren 120 duruşmayı izledi. Bu duruşmaların 53’ü “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen TCK 299 kapsamında görüldü.

Raporda, izlenen duruşmaların yüzde 44,2’sinin TCK 299, yüzde 34,2’sinin ise kamu görevlisine hakaret suçlamalarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. Hakaret ve iftira suçlamalarının birlikte yöneltildiği dosyalar yüzde 11,7, hakaretle birlikte başka suçlamaların yer aldığı dosyalar ise yüzde 10 olarak kayda geçti.

İzlenen duruşmalarda gazeteci, muhabir veya medya mensubu sanıkların oranı yüzde 61,7 oldu. Siyasetçiler ve parti üyeleri yüzde 9,2 ile ikinci sırada yer alırken, sanatçı ve çizerlerin oranı yüzde 3,3 olarak kaydedildi.

45 duruşmada sosyal medya paylaşımı, 45 duruşmada ise haber içeriği delil olarak gösterildi. Toplantı, gösteri veya basın açıklamaları 26 dosyada; müşteki beyanları 31 dosyada; kolluk fezlekesi, MOBESE kaydı ya da olay tutanakları ise 22 dosyada delil olarak yer aldı. İki dosyada CİMER ihbarı veya yayın kaydı delil kaynağı olarak kullanıldı.

Duruşmaların yüzde 43,3’ünde müşteki doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan

TCK 299 kapsamındaki davalarda müşteki profili de raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İzlenen duruşmaların yüzde 43,3’ünde müşteki doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak kaydedildi. Adli ve güvenlik mensuplarının müşteki olduğu dosyaların oranı yüzde 20, kamu görevlisi, bakan veya yöneticilerin müşteki olduğu dosyaların oranı ise yüzde 10,8 oldu.

Raporda, özellikle yargı ve güvenlik mensuplarını konu alan haberler nedeniyle açılan davaların, gazetecileri caydırmaya yönelik bir baskı unsuru olarak işlediği gözlemlendi. Bu kapsamda izlenen örnek dosyalar arasında, yargı mensuplarının şikâyeti üzerine açılan ve Can Dündar, Barış Terkoğlu, İbrahim Aydın, Uğur Koç ve Yaşar Gökdemir’in yargılandığı davalar yer aldı.

Raporda, Furkan Karabay’ın 2025-2026 döneminde izlenen 120 duruşmanın 15’inde sanık olarak yer aldığı belirtildi. Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın da farklı dosyalar üzerinden tekrar eden duruşmalara konu olduğu kaydedildi. Sedef Kabaş’ın davasının ise 2025 Şubat ve 2026 Şubat aylarında izlenmesi, yargılamaların uzunluğunun başlı başına bir baskı unsuru oluşturduğu değerlendirmesiyle aktarıldı.

Raporda, İsveçli gazeteci Kaj Joakim Medin’in davasına da özel olarak yer verildi. Medin’in 30 Nisan 2025’te TCK 299 kapsamında yargılandığı, dosyada haber içerikleri ve sosyal medya paylaşımlarının delil olarak kullanıldığı belirtildi. MLSA, bu davayı TCK 299’un yabancı uyruklu gazetecileri de kapsayacak şekilde geniş yorumlanmasına örnek olarak değerlendirdi.

32 duruşmanın 12'sinde mahkumiyet kararı

Karar verilmiş 32 duruşmanın sonuçlarına göre 12 dosyada mahkumiyet, 11 dosyada beraat kararı çıktı. Beş dosyada ceza hükmü ile kısmi beraat birlikte görülürken, iki dosyada düşme kararı verildi. Raporda, dokuz dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulandığı ve bunun gazeteciler üzerinde hukuki belirsizlik baskısını sürdürdüğü ifade edildi.

Duruşmaların coğrafi dağılımında İstanbul öne çıktı. İzlenen 120 duruşmanın 82’si İstanbul’da görüldü. Ankara’da 10, Diyarbakır’da 7, diğer illerde ise 21 duruşma takip edildi. Raporda, İstanbul’daki yoğunluğun ulusal medyanın merkezleşmesiyle bağlantılı olduğu, ancak aynı zamanda TCK 299 ve benzeri davaların büyük basın kuruluşlarını ne ölçüde kapsadığını da gösterdiği belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.