Muş Varto'da 16 köyü etkileyecek JES projesi Meclis gündeminde: ABD'li şirket yürütüyor
Kısa Dalga - Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı tarafından Varto ilçesine bağlı Çallıdere köyü sınırlarında, “Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında sondaj çalışması” yapılmasına onay verildi.
Yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi, Güzelkent, Küçüktepe, Teknedüzü, Çalıdere, Köprücük ve çevre köyler dahil olmak üzere toplam 16 köyü doğrudan etkileyecek. ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından yürütülen proje kapsamında 10 sondaj kuyusu açılacak. Proje için “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.
Bilim insanları, jeotermal faaliyetlerin özellikle yüksek basınçlı akışkan enjeksiyonu yoluyla sismik hareketliliği tetikleyebileceği, yeraltı sularını kirletebileceği ve tarım alanlarını çoraklaştırabileceği yönünde uyarıyor.
Bölgenin temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı tehdit eden projeye bölge halkı karşı çıkıyor. Vartolular, JES projesine karşı eylemlerini sürdürürken, CHP ve DEM Parti konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Bakan Yumaklı'ya sorular
CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi.
Rızvanoğlu, Bakan Yumaklı'ya şu soruları yöneltti:
"• Çallıdere 104 ada 1 parsel için tahsis amacı değişikliği yapılmadan önce, söz konusu alanda rezerv tespitine yönelik arama faaliyeti mi tamamlanmış, yoksa henüz arama aşamasında mıdır?
• Arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenmeden 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinin (a) bendi kapsamında işlem tesis edilmesi hukuk aykırı değil midir?
• 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinin (a) bendi kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın resmi talebi olmuş mudur ? Komisyon kararı, defterdarlık görüşü ve valilik onayı usulüne uygun alınmış mıdır?
• Bahsedilen proje kapsamında sondaj faaliyeti yürütülmesi için Çallıdere 104/1 numaralı parselin mera vasfının değiştirilmesi zorunlu mudur? Sondaj noktası yalnızca bu parselde mi konumlandırılabilmektedir? Mera niteliği taşımayan alternatif bir alan değerlendirilmiş midir? Zaruret tespitine ilişkin teknik rapor ve komisyon değerlendirmesi var mıdır?
• 4.037,99 Hektar ruhsat alanında 8 hektar ÇED Alanı belirlenmiş olup 10 Adet Jeotermal Kuyu açılması planlanmakta olup, projede ilgili poligonlardan bir kısmı Çallıdere Köyü 104 ada 1 parsel, Teknedüzü Köyü 110 ada 3 parsel, Küçüktepe Köyü 110 ada 15 parsel, Güzelkent Köyü 103 ada 34 parsel ve Güzelkent Köyü 112 ada 2 parsel üzerinde olacaktır.
• Bahsi geçen parseller Mera vasıflı ve Kamu orta mallarından olmasına karşılık,
-Neden sadece Çallıdere 104/1 parseli yönünden bu izin verilmiştir?
-Diğer parseller yönünden de 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında verilen izinler var mıdır?
-Projenin tüm mera parsellerine olan toplam etkisi, sebep olacağı ekolojik yıkım ve ekonomik zarar, toplam mera kaybı komisyon tarafından bir bütün olarak değerlendirilmiş midir?
-Her parselin ayrı ayrı ele alınması, kamu yararı analizinin parçalanması ve komisyonun bütüncül denetim işlevinin fiilen işlevsiz kılınması sonucunu doğurmakta mıdır?
-Toplam etki hesaplanmadan verilen her tek parsel izni, kamu zararının görünmez kılınması için bilinçli bir yöntem midir?
• Sondaj alanlarının tarım arazileriyle çakışması sebebiyle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereğince alınması gereken ‘Tarım Dışı Kullanım İzni’ mevcut mudur?
• Anayasal koruma altındaki ve ‘Kamu Orta Malı’ statüsündeki meraların bir özel şirketin jeotermal faaliyetine açılması ‘kamu yararı’ ilkesiyle nasıl bağdaşmaktadır? Bölge halkının hayvancılık faaliyetlerinin sekteye uğraması Bakanlığınızca hesaplanmış mıdır?
• Mera alanlarının parçalanması ve sondaj kimyasallarının bu alanlara sızma riski, bölgedeki hayvancılık ekonomisini ve hayvansal gıda güvenliğini nasıl etkileyeceği hususları dikkate alınmış mıdır?"

"Başvuru neden iade edilmedi?"
Rızvanoğlu, Bakan Kurum'a da şu soruları yöneltti:
"• Proje tanıtım dosyasının sunulduğu 17.04.2025 tarihinde, ÇED Yönetmeliği Ek-2 Listesi; Madde 39’da yer alan 'Jeotermal kaynağın aranması ve/veya çıkartılması' ibaresi hakkında yürütmeyi durdurma kararı olmasına karşın, başvuru neden iade edilmemiştir?
• Bakanlığınız ve İl Müdürlükleri tarafından 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin yürütmesinin durdurulmasına yönelik Danıştay 6. Dairesi’nin 2022/7584 E. ve 16.02.2023 tarihli yürütmeyi durdurma kararı neden uygulanmamaktadır?
• İl Müdürlüklerine 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği hakkındaki Danıştay 6. Dairesi’nin 2022/7584 E. ve 16.02.2023 tarihli yürütmeyi durdurma kararının uygulanması hakkında bildirim yapılmış mıdır ?
• 25.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. maddesi ile yapılan değişiklik İl Müdürlükleri tarafından neden uygulanmamıştır?
• Danıştay 6. Dairesi’nin 2022/7584 E. ve 16.02.2023 tarihli yürütmeyi durdurma kararı kapsamında, projenin Jeoetermal Arama ya da Çıkarma projesi ya da Arama ve Çıkarma projesi olup olmadığı hususu netleştirilmeden, projenin hukuki niteliği belirlenmeden verilen ÇED Gerekli Değildir kararı, açıkça sakat bir idari işlem değil midir?
• Enerji Üretim Anonim Şirketi uzantılı bir şirket tarafından yapılması planlanan proje faaliyetinin, Jeotermal Enerji Santrali projesi kapsamında değerlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 Listesinin 42. Maddesi gereğince ÇED raporu hazırlanması gerekirken; neden projenin bir bölümü kapsam dışında tutularak, bütünlük ilkesi gözetilmeksizin parçalara ayrılmış ve her bir parça ayrı ayrı değerlendirilerek ÇED yükümlülüğünden kaçınılmıştır?"
"'ÇED Gerekli Değildir' kararı hangi bilimsel kriterlere, raporlara ve verilere dayanıyor?"
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yayınlanması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.

Kontrolsüz biçimde yürütülen jeotermal sondaj faaliyetlerinin yer altı sularına, tarıma, doğaya ve insan sağlığına verdiği geri dönüşü mümkün olmayan zararlar verdiği ve bunların rant politikaları uğruna görmezden gelindiğine dikkat çeken Konukçu, Bakan Kurum'un şu soruları yanıtlamasını istedi:
"- Muş Varto Çallıdere JES projesi için alınan 'ÇED Gerekli Değildir' kararı hangi bilimsel kriterlere, raporlara ve verilere dayanmaktadır? Projenin 16 köyü ve geniş bir tarım havzasını etkileyecek kapsamı dikkate alındığında neden bütüncül bir ÇED süreci işletilmemiştir? Projenin parçalara bölünerek ÇED yükümlülüğünden kaçınılması hukuka uygun mudur?
- Varto’nun aktif fay hatları üzerinde bulunduğu ve geçmişte yıkıcı depremler yaşadığı biliniyorken, jeotermal faaliyetlerin sismik riski artırabileceğine yönelik bilimsel uyarılar dikkate alınmış mıdır? Bu konuda bağımsız risk analizleri yapılmış mıdır?
- Proje kapsamında kaç hektar tarım arazisi, mera alanı, su kaynağı ve hayvancılık faaliyeti olumsuz etkilenecektir? Bölgenin tarımsal üretim kapasitesinin korunmasına yönelik bir planlama var mıdır?
- 16 köyü doğrudan etkileyecek bu projede halkın açık iradesi neden yok sayılmaktadır? Halkın rızası olmadan yürütülen projeler hangi demokratik ilkeye dayandırılmaktadır?
- Ekoloji mücadelesi yürüten yurttaşlara yönelik kolluk müdahaleleri ve şiddet iddiaları hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
- IGNIS firması ile yapılan sözleşmelerin kapsamı nedir? Bu projeden hangi şirketler ve aktörler ekonomik kazanç sağlamaktadır?
- Bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelinin korunması yerine enerji şirketlerine tahsis edilmesi hangi kamu yararı gerekçesiyle açıklanmaktadır?
- JES faaliyetleri sonucu toprağa, havaya ve yeraltı/yerüstü sularına karışan zararlı maddelere ilişkin ölçümler yapılmış mıdır? Yapılmış ise sonuçlar nelerdir?
- JES projeleri için 'Sağlık Etki Değerlendirmesi' raporu zorunluluğunun getirilmesine yönelik bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
- Jeotermal faaliyetlerde kullanılan reenjeksiyon yönteminin sismik hareketliliği tetiklediğine dair bilimsel bulgular doğrultusunda, bu bölgelerde depremsellik izleme ve değerlendirme çalışmaları yapılmakta mıdır?
- Köylülerin ve yerel halkın açık itirazına rağmen sürdürülen bu projenin durdurulması ve sürecin bilimsel, şeffaf ve demokratik esaslara göre yeniden değerlendirilmesi yönünde bir adım atılacak mıdır?"
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.