Silah bitti, asıl tartışma şimdi başlıyor: Kimlik, eşitlik ve vatandaşlık

Silah bitti, asıl tartışma şimdi başlıyor: Kimlik, eşitlik ve vatandaşlık
Öcalan’ın son açıklaması, silahların geri dönüşsüz bir şekilde bırakılacağını teyit ederken, yeni dönemde tartışmanın artık Kürt kimliği, yurttaşlık ve demokratik dönüşüm başlıklarında ilerlemesi gerektiği mesajını veriyor.

HALE GÖNÜLTAŞ

Abdullah Öcalan’dan çözüm sürecine ilişkin gelen son metin, sürecin yönünü değiştiren kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. DEM Parti heyetinin İmralı’da yaptığı görüşmenin ardından kamuoyuyla paylaşılan açıklama, yeni dönemin çerçevesini de ortaya koyuyor.

“Kürtlerin devletle olan ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk ve yurttaşlık anlayışı geliştirmeliyiz” ifadesinin yer aldığı açıklama, Ankara’nın uzun süredir vurguladığı “silahların susması” hedefini teyit ederken, tartışmanın ekseninin güvenlikten çıkarılıp doğrudan kimlik, hak ve eşitlik zeminine taşıma amacını taşıyor.

.

Silahlı dönem kapandı, yeni evre başladı

DEM Parti (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) İmralı Heyeti, 27 Mart 2026’da İmralı Adası’nda gerçekleştirilen görüşmenin ardından sabah saatlerinde yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Öcalan’ın sürece ilişkin değerlendirme ve önerilerine yer verildi. Açıklanan metin kamuoyunda tartışılan “Süreç tıkandı mı?” ve “Tıkanma nerede?” sorularına da doğrudan yanıt niteliği taşıması açısından kritik bir açıklama. Öcalan “Silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir” diyerek sürecin devam ettiği mesajını verdi. Öcalan’ın söz konusu mesajı Ankara’nın temel beklentisiyle ortak. Lakin Öcalan devamında silahların bırakılmasının son değil yeni bir başlangıca işaret ettiğine vurgu yapıyor. Öcalan yeni başlangıcı da “Bu süreç Demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş sürecidir” ifadesi ile vurguluyor. Son tahlilde Öcalan çatışmanın bitişinden çok, siyasal müzakerenin derinleşeceği yeni bir evreye, yön değiştirmeye işaret ediyor.

Demokratik Cumhuriyet vurgusu

Tartışmanın yön değiştirmesi “Cumhuriyet ile sorunumuz yoktur” ifadesi ile net ortaya konuyor. Öcalan’ın söz konusu ifadesi devlete açık bir güvence vermesi açısından önemli. Öcalan’ın açıklamasında bu ifadenin hemen ardından gelen “Asıl mesele Cumhuriyetin demokratik olmamasıdır” vurgusu tartışmanın artık yeni bir evreye girmesi arzusunu ifade ediyor. Öcalan açıklamasında, “sorun devletin varlığı değil, Kürtlerin bu devlet içindeki konumu. Mesele güvenlik değil; tanınma ve eşit yurttaşlık” mesajını veriyor.

Kavramlar değişti, talep sadeleşti: Tanınma

Öcalan’ın açıklamada kullandığı “demokratik entegrasyon”, “yurttaşlık” ve “kimlik”

ile “ifade ve örgütlenme özgürlüğü” kavramlarıyla Kürt tarafının talepleri en net haliyle ifade ediliyor. Son tahlilde Öcalan mesajında sürecin devamlılığı açısından “Kürt kimliğinin tanınması ve bunun hukuki güvenceye kavuşturulması” taleplerini sunuyor.

Öcalan: “Zaman daralıyor”

Öcalan açıklamasında ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası Irak ve Suriye’de Kürtlerin güvenliğini tehlikeye sokan gelişmelere dikkat çekerken, Ankara’ya “Süreç için zaman sınırlı” mesajını veriyor. Öcalan bu mesajla Kürt tarafının “sürecin hızlandırılması” yönündeki beklentisini ifade ediyor.

Gözler Meclis’e çevrildi

Öcalan açıklamasında “demokratik entegrasyon”, “yurttaşlık” ve “kimlik” ile “ifade ve örgütlenme özgürlüğü”ne ilişkin başlıklarda yasal düzenleme için TBMM’yi işaret ediyor. Öcalan açıklamasında “Komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların zamana yayılmaksızın kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önemde olduğu belirtilmiştir” ifadesi ile çözümün yalnızca siyasi iradeyle değil, hukuki düzenlemelerle mümkün olacağının altını çiziyor.

Öcalan’ın rolü genişliyor mu?

Metinde yer alan “Fikirlerimin kamuoyuna ulaşması…” ifadesi, süreçte Öcalan’ın rolünün değişebileceğine işaret olarak yorumlanıyor. Öcalan “sürecin yalnızca kapalı müzakerelerle” değil, toplumsal meşruiyet arayışıyla da ilerleyebileceğine vurgu yapıyor.

Süreç bitmedi, yön değiştirdi

Son tahlilde İmralı’dan gelen mesaj, çözüm sürecinin silahların bırakılmasından sonra gireceği yeni evredeki talepleri göstermesi bakımından önem taşıyor. Açıklama ile silahın devreden çıktığı bu yeni aşamada, tartışmanın ana ekseni ise kimlik, haklar ve eşit yurttaşlık olması gerektiği ifade ediliyor.

DEM Parti açıklamasının tam metni

“27 Mart 2026 tarihinde Sayın Abdullah Öcalan ile yürüttüğümüz görüşmeler kapsamında İmralı Adası'nda bir toplantı gerçekleştirdik.

Yapılan görüşmelerde sürecin önemli bir eşiğe geldiği açık biçimde görülmüştür. Bu noktada, çözüm yolunun müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir konu olduğu ortaya konulmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu süreçte üstlendiği tarihi görev ve sorumluluğa işaret edilmiş; Komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların zamana yayılmaksızın kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önemde olduğu belirtilmiştir.

Heyet olarak yaptığımız değerlendirmelerde, tarihsel fırsatların kaçırılmaması ve gerçek çözüm iradesinin hayat bulması için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve demokratik siyasetin güçlendirilmesinin gerekli olduğu ortak bir görüş olarak öne çıkmıştır.

Demokratik toplumun Türkiye'de yaşayan tüm halklar ve inançlar için geleceğin güvencesi olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Bu süreci doğru anlayan ve sorumlulukla yaklaşan herkesin yalnızca bugünü değil ortak geleceği de kazanacağına inanıyoruz.

Sayın Öcalan'ın görüşme süresince değerlendirmeleri özetle şöyledir:

“Çözmeye çalıştığımız bu büyük soruna dar yaklaşılmaması gerekir. Çünkü Ortadoğu üzerinde derin hegemonik planlar var. Suriye'de sancılı durumlarla birlikte belli ölçülerde olumlu gelişmeler yaşanırken, şimdi de Iran savaşı gündemde. İran savaşında üç çizgi ortaya çıkmıştır: Birincisi, ABD-İsrail çizgisidir. İkincisi, İngiltere’nin başını çektiği bazı uluslararası ve bölgesel güçlerin statükoyu korumaya dönük çizgisidir. Üçüncüsü ise geliştirdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile savunduğumuz demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. İran'daki gelişmeler Türkiye'de yürütülen sürecin haklılığını ve önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Biz Anadolu-Mezopotamya eksenli bir çözümü esas alıyoruz. Anadolu-Mezopotamya ilişkisi derin tarihsel köklere sahiptir. Tarihin ilk büyük barış anlaşması Hititler ile Mısırlılar arasındaki Kadeş Antlaşması'ydı. Ortadoğu'daki dört bin yıllık siyasal tarih gösterdi ki Anadolu'nun güvenliği Ortadoğu'dan ve Mezopotamya'dan geçmektedir. Demokratik entegrasyon, Mezopotamya kültürünün demokratik bir varlık olarak katılımını ifade eder.

Bizim Cumhuriyet ile bir sorunumuz yoktur. Asıl mesele Cumhuriyetin demokratik olmamasıdır. Demokrasi Cumhuriyetin güçlenmesini sağlayacak yegane çözümdür.

Toplumların ve ülkelerin tarihsel dönemlerindeki yanlışlıkları, aşırılıkları ve antidemokratizmi dile getirmek, kutsala dokunmak gibi yadırganmamalıdır. Asimilasyoncu yöntemlerin pozitivist bir inançla savunulmasının, ülkeye giydirilmiş dar bir gömlek olduğunu söylemek gerekir.

27 Şubat çağrımda da ifade ettiğim gibi silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir. Yaşadığımız süreç Demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş sürecidir. Arzulanan süreç başarıya ulaştığında Cumhuriyet iki kat güçlenecektir. Demokratik toplum dediğimiz, büyük oranda böyle bir çözümü esas alır. Kürtlerin devletle olan ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk ve yurttaşlık anlayışı geliştirmeliyiz. Devlet de burada yıkıcı faaliyet ya da güvenlik tehdidi gibi bir durum olmadığını görmeli.

Cumhuriyete katılım; kimliğiyle, ifade ve fikir özgürlüğüyle, örgütlenme özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğüyle olmalıdır. Bunlar sadece Kürtler için değil, herkes için geçerli özgürlük alanlarıdır.

Bu noktada, sürece ilişkin fikirlerimin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşmayı önemli görüyorum.

Demokratik entegrasyon çözümü, toplum temelli bir yaklaşımı esas almaktadır. Toplum temelli çözüm ise toplumsal yapıların bütünsel ve kolektif demokratikleşmesini gerektirir.”

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.