Özel, Financial Times'a yazdı: Erdoğan, kendi sadık muhalefetini yaratmaya çalışıyor
Özgür Özel, "Erdoğan, kendi sadık muhalefetini yaratmaya çalışıyor; seçimlere katılabilecek ama gücünü asla tehdit edemeyecek bir muhalefet. Oy vermenin yaşatıldığı ancak gerçek rekabetin ortadan kalktığı bir siyasi düzen istiyor" dedi.
Kısa Dalga - İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Financial Times gazetesine bir yazı yazdı.
Financial Times, Özgür Özel'in tanıtıldığı bölümde "Yazar, Türkiye’nin ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkanıdır" ifadesini kullandı.
Özgür Özel, yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Liderler Zirvesi'ni "güç gösterisi yapmak için kullanacağını" belirterek, "Bu görüntü, daha derin bir kırılganlığı gizliyor: Türkiye'de demokrasinin giderek daha fazla baskı altına alınması. Hükûmet, ülkenin gerçeklerini dünyadan gizlemeye çalışırken barışçıl protestocuların yanı sıra avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri de gözaltına aldı. Bu Türkiye için kötü olduğu gibi, başta Avrupa olmak üzere NATO müttefiklerimiz için de bir tehlike oluşturuyor" dedi.
Türkiye'nin NATO'nun en büyük orduları arasında yer alması bakımından stratejik öneminin "tartışmasız" olduğunu kaydeden Özel, şöyle devam etti:
"Ancak bu stratejik güç daha karanlık bir gerçeği örtüyor. Türkiye ekonomisi ağır baskı altında. Resmî rakamlar tartışmalı olsa da enflasyon hâlâ yüzde 30'un üzerinde; tüketici güveni zayıf ve milyonlarca insan kendisini on yıl öncesine göre daha yoksul, daha güvensiz ve daha umutsuz hissediyor. Türkiye ayrıca Avrupa'nın en büyük cezaevi nüfusuna sahip. Bu da devletin giderek rızadan ziyade baskıya dayandığının göstergesidir."

"Erdoğan, gerçek bir alternatifle karşılaşınca devletin ve yargının gücünü kullandı"
Erdoğan'ın artık "eskisi kadar popüler olmadığını" vurgulayan Özel, şunları dile getirdi:
"2024 yerel seçimlerinde partisi iktidara geldiğinden bu yana en ağır yenilgisini aldı. Benim 2023'ten bu yana genel başkanlığını yürüttüğüm CHP, ülkenin yerel yönetimlerdeki en güçlü siyasi gücü haline geldi. Biz bunu sıradan insanların sorunlarını merkeze alan bir kampanyayla başardık: Kirasını ödeyemeyen emekliler, geleceğini göremeyen üniversite mezunları, çocuklarına sağlıklı gıda alamayan anne babalar... Hem kendi seçmenlerimize hem de kendilerini terk edilmiş hisseden eski Erdoğan seçmenlerine seslendik. Erdoğan'ın buna verdiği yanıt ise sisteminin özündeki zayıflığı ortaya koydu: Gerçek bir alternatifle karşılaşınca demokratik rekabeti ortadan kaldırmak için devletin ve yargının gücünü kullandı."
Bunun için ilk büyük hedefin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olduğunu belirten Özel, kendisinin CHP Genel Başkanı seçildiği kurultayın da iptal edildiğini anımsattı.
Özel, "Mahkeme kararıyla görevden alındım ve Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybetmiş eski bir genel başkan yeniden göreve getirildi. Erdoğan, kendi sadık muhalefetini yaratmaya çalışıyor; seçimlere katılabilecek ama gücünü asla tehdit edemeyecek bir muhalefet. Oy vermenin yaşatıldığı ancak gerçek rekabetin ortadan kalktığı bir siyasi düzen istiyor. Vatandaşların seçimler yoluyla değişimin mümkün olduğuna inanmasını engelleyen bir rejim, umutsuzluk ve öfke üretir. Bu durum ekonomik kötü yönetim ve derinleşen yoksullukla birleştiğinde toplumsal ve siyasi çalkantı riskini artırır. Böyle bir patlama Türkiye sınırları içinde kalmaz. Avrupa'nın güvenliğini, kritik enerji hatlarını, Orta Doğu'yu ve NATO'nun güney kanadını etkiler" dedi.
"Türkiye'deki demokratlar, demokrasinin dışarıdan ithal edilmesini talep etmiyor"
Özel, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin müttefiklerinin ülkemizin siyasi geleceğini belirlemesi onların görevi değildir. Türkiye'deki demokratlar, demokrasinin dışarıdan ithal edilmesini talep etmiyor. Toplumları dış müdahalelerle yeniden şekillendirme girişimlerinin yarattığı yanılsamaları, beklenmedik sonuçları, hayalleri ve açık başarısızlıkları fazlasıyla gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Vatandaşlarımız defalarca, baskıya ve korkuya rağmen değişimi barışçıl yollarla istediklerini gösterdi. Oy kullandılar, yürüdüler ve onurlarını savundular."
NATO Zirvesi'nde Erdoğan kendisini vazgeçilmez bir lider olarak sunacaktır. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yıkılmasıyla artmaz. Türkiye'nin müttefikleri, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarları açısından doğurduğu riskleri açık bir şekilde görmelidir. Kısa vadeli jeopolitik hesaplar uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmak tarihsel bir hatadır. Bu yaklaşım nadiren istikrar getirir; çoğu zaman ise kaçınılmaz hesaplaşmayı daha da tehlikeli hale getirir."
İmamoğlu: Serbest kalmasına faydası olacaksa Böcek'e ne söyletmek istiyorlarsa imzalatsınlar
İYİ Partili Çömez: NATO Panelleri için 181 milyon lira harcandı
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
