Özgür Özel: “Akın Gürlek’in malvarlığı 452 milyon lira”

Özgür Özel:  “Akın Gürlek’in malvarlığı 452 milyon lira”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği malvarlığını açıkladı. Özel’in iddiasına göre Gürlek’in toplam 452 milyon TL değerinde malvarlığı bulunuyor. Özel, Gürlek’in elindeki 12 mülkünün 325,5 milyon lira, alıp sattığı dört konutunun ise 126,5 milyon lira değerinde olduğunu söyledi. Adalet Bakanı Gürlek ise, "Bu iftiralar karşısında başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum" ifadelerini kullandı.

Kısa Dalga: CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Davası'nın 6. gününde CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği toplantıda "Küçük turpun büyük marifetleri" sözleriyle İstanbul Başsavcısı iken geçen haftalarda Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'in mal varlığını açıkladı. Özel, Akın Gürlek'in mal varlığını şimdiye kadar çoktan açıklaması gerektiğini belirterek tapu kayıtlarını paylaştı. Özel, Gürlek'in konutlarının ve sattığı mülklerin toplam değerinin 452 milyon lira olduğunu iddia etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı konuşmada Türkiye’de geçmiş darbelerin bugün farklı biçimlerde sürdüğünü savunarak yargı üzerinden yeni bir baskı mekanizması oluşturulduğunu ileri sürdü. Özel, Kasım 2023 sonrası sürece dikkat çekerek, seçim yenilgisinin ardından partinin öz eleştiri yaptığını, değişim sürecine girdiğini ve bunun toplumda karşılık bulduğunu ifade etti. Seçmenin partiye yeniden “kredi verdiğini” belirten Özel, bu sürecin kısa sürede seçim başarısına dönüştüğünü söyledi. Konuşmasında iktidarın ilk kez seçim kaybettiğini vurgulayan Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 47 yıl sonra yeniden birinci parti konumuna yükseldiğini dile getirdi. TRT’nin yayın politikalarını da eleştiren Özel, seçim sürecinde iktidara ağırlık verildiğini ancak sonuçların kamuoyundaki gerçek desteği ortaya koyduğunu ifade etti

“Rekabet edecek güç kalmadı”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreci durduramayacağını kendisinin de gördüğünü savundu. “Bu gidişi engelleyemezsin” sözlerini hatırlatan Özel, Erdoğan’ın siyasi rekabetle kazanamayacağını anladığını ve bu nedenle devlet gücüne yaslandığını öne sürdü. Özel, “Ne kendinde ne partisinde bu mücadeleyi sürdürecek enerji var” ifadelerini kullanarak Meclis grubunun da bağımsız hareket edemediğini iddia etti.

“Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı”

Özel, Erdoğan’ın yargı üzerinden siyasete müdahale ettiğini öne sürerek, “AK Parti yargı kollarını kurdu ve göreve getirdi” dedi. Bu süreçte geçmişte kullanılan isimlere benzer profillerin tercih edildiğini savunan Özel, “Bunun için ona yıllar önce bu ülkenin askerlerine, aydınlarına, siyasetçilerine karşı kullandığı Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı. Onu bulmakta zorlanmadı” ifadelerini kullandı. Yargıdaki görevlendirmeleri de eleştiren Özel, “Siyasi bir makamdan alıp İstanbul’a cumhuriyet başsavcısı yaptı” dedi. Yargıya olan güvenin zaten zayıf olduğunu belirten Özel, “Yani FETÖ borsaları falan vardı ve bu konuda birileri ‘FETÖ borsası var’ diyor, birileri de ‘Aman Allah’ım bakalım olmasın’ diyordu” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

akin-gurlek-son-640.png

“Darbe planını adım adım işlettiler”

Özel, yargıdaki yapılanmanın “çeteleşmeye” dönüştüğünü savunarak “AK Parti bütün varlığını ve ikmalini bir çeteye teslim etti. AK Parti Yargı Kolları, Ak Toroslar çetesine dönüştü” dedi. 90’lı yılların faili meçhul cinayetlerinin simgesi olan beyaz Toroslara atıf yapan Özel, “Muhaliflere bunu gösterecek cesareti buldular” ifadelerini kullandı. Sürecin planlı ilerlediğini öne süren Özel, “Verilen siyasi talimatlara uygun olarak bir darbe planını adım adım işletti” diyerek, önce Esenyurt Belediye Başkanı’nın görevden alındığını, ardından Beşiktaş operasyonlarının geldiğini ve 19 Mart 2025’te “sivil darbe” yaşandığını iddia etti. Özel özetle şöyle konuştu:

“Devletin 35 yıl önce ilanla davet ettiği, 31 yıl önce de diploma verdiği bir öğrenci Cumhurbaşkanlığına aday olacak diye o diplomayı iptal etmek için devletin kendisini, mührünü, belgesini, imzasını inkar ettiler. O öğrenciyle bir örneğin ülkenin en prestijli vakıf üniversitesindeki işletme anabilim dalı başkanını diplomasını iptal edip lise mezunu yapmayı dahi göze aldılar.

Yüz binlerce kişiye uygulanan prosedürü bir kişiye uygulandı diye durdurmak istediler. Üniversiteye dünya kadar yazı yazdılar. Yapmayınca tehdit ettiler, dekanları istifa ettirdiler ve işi diploma vermek olan fakülteye bu işi yaptıramayınca duvar boyatmak, ring seferi planlamak olan üniversitenin yönetim kuruluna bir iftar sofra saatinde diplomayı iptal ettirdiler.

Aynı saatlerde bir yandan terör soruşturması yürüyordu ve o iftarın ertesi sabah sahurunda bir dosya terörden, bir savcı terörden, bir başkası rüşvetten, bir başkası ihaleye fesattan harekete geçip tesadüfen kendi kendilerine bir büyük operasyona giriştiler. Bir gece önce diploma iptali yapan üniversitenin yönetim kuruluyla onun ipini elinde tutanlarla Terör Mahkemesini ya da Yolsuzluk Mahkemesi’nin iplerini elinde tutanlar aynı oynatıcılardı. O yüzden son derece senkronize. Son derece birbiriyle mütenasip zaman akışı uyumlu ama hukuka, vicdana, insafa aykırı bir düzen oturtulmuştu, tutturulmuştu.”

Bu darbenin bildirisi TRT’de okundu”

Özel, yürütülen soruşturmaların gizlilik gerekçesiyle kamuoyuna sızdırıldığını ve algı operasyonu yapıldığını öne sürerek, “Her darbenin bir bildirisi olur. Bu darbenin bildirisi de TRT’de okundu” dedi. “560 milyarlık yolsuzluk” iddiasının ortaya atıldığını ancak sonrasında bunun arkasında durulamadığını belirten Özel, “O gün algı yaratmak için bu yalanı attılar” ifadelerini kullandı.

“Akın Gürlek bu sürecin görevlendirilmiş kişisidir”

Operasyonların yürütücüsü olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i işaret eden Özel, “Akın Gürlek tesadüflerin değil, görevlendirilmişliğin, görevi yerine getirmenin kişisidir” dedi. Gürlek’in geçmiş görev yerlerinden ve kariyer sürecinden örnekler veren Özel şöyle dedi:

“Bu operasyonların yürütücüsü başsavcı 2005'te Marmara hukuktan mezun olmuş. Önce İzmir sonra Edirne'de aday hakimlik yapmış. 2011'de yükselmeye layık görülüp Kayseri'ye hakim olmuş. 2014'te Burdur, sonra Tekirdağ'a atanmış. 2016'da da İstanbul'da hakim olarak göreve başlamıştı. Akın Gürlek tesadüflerin değil Kuklalarının ipini elinde tutanların hiç şaşırmayacağı bir birlikte yürüyüşlerin bir görevlendirilmişliğin, görevi yerine getirmenin kişisidir. Tekirdağ'da görev yaptığı dönemde o günlerde hiçbirimizin adını bilmediği 10 yıl sonra duyacağımız bir bilirkişiyle çok samimi oldu. Adı satılmış, büyük cana yakın.

O dönemde DSP'li, DYP'li belediye başkanlarına operasyonlar, şantajlar, görevden almalar, tehditler işinin bilir kişisi Meğersem oralarda pilot uygulama yapıyor. Akın Bey'le birlikte antrenman yapıyor. Birlikte çalışıyorlarmış.

Yolları Akın Gürlek İstanbul'a gelince kesişti Tekirdağlı bilirkişi. Bilirkişileri mahkemeler sivil toplumlardan talep ederler. Meslek örgütlerinden talep ederler. Kamu kurumlarından talep ederler. İsimler verilir. Sırayla ya da kurayla belirlenir. Satılmış Büyük Cana yakın İstanbul'a yerleşti. 8.000 bilir kişi arasında yerini aldı. Akın Gürlek ne zaman bilir kişi istese kuradan Satılmış Büyükcanayakın çıktı. 8.000'de bir ihtimal 15 kez üst üste hayata geçti mesela. 15 kez bir bilirkişi kurası çekildi ve Satılmış Büyükcanayakın çıktı.”

“Türkiye'de aranıp bulunamayan hakimin ve başsavcının performansı”

Bir yerde Cumhuriyet Başsavcısı olmak. Örneğin ağır ceza reisliği, 1. sınıf hakimliği atanmak şartları var. Bu şartlardan en önemlisi daha önce verdiği kararların bozulmaması. Bilhassa Anayasa Mahkemesi ya da AİHM tarafından hak ihlali kararı verilmemesi.

Aldığı kararlar bozulanlar hak kararı verenler 1. sınıfa ayrılamazlar. Ayrıldı. 3 yılda bir bu kriterlerle yeniden bakmak lazım. Bakın şimdi Türkiye'de aranıp bulunamayan hakimin ve başsavcının performansı. Selahattin Demirtaş'a 4 yıl 8 ay ceza veren ki bu süreçte Selahattin Demirtaş'ın uğradığı haksızlığı Devlet Sayın Devlet Bahçeli de ifade ediyor. Komisyon çalışmaları da bir yere geldi.

“Nerede bir AYM kararına direniliyorsa arkasında Akın Gürlek var”

Verdiği ceza önce Anayasa Mahkemesi sonra AİHM tarafından bozuldu. Sırrı Süreyya Önder'e 3,5 yıl ceza verdi. AYM'den bozuldu. O sayede serbest kaldı. Sırrı Süreyya Başkandan Allah rahmet eylesin. Bana anlattı. "Bu Akın'ı benden iyi tanımazsın baktım, Nevruz'da mektup okumaktan bana 3,5 yılı geçirmek üzere”. ‘Gittim kürsüye’ dedi. ‘Baktı’ dedi. Ne oldu? ‘Bana buradan ceza verme, dedim Başka şeyden iki katını ver. Niye? Bir daha Nevruz'da mektup okutacak adam bulamaz bu devlet. Yapma bunu devlete, yapma bunu millete dedim" dedi.’ Başını önüne eğdi, cezayı verdi geçti’ dedi.

Ceza Anayasa Mahkemesi'nden bozuldu. Sırrı Süreyya Önder'in yattığı hapsi doğruydu haklıydı diyen kimse kalmadığı gibi Sırrı Süreyya Önder tekrar benzer bir göreve rahmetli davet edildi. Ama onu hapiste tutan kararı Akın Gürlek verdi. AYM bozdu. Selçuk Kozağlı ve 20 avukatın tahliye edilmesine karşı Savcılık itiraz edince itirazı kabul eden mahkeme bu mahkemeydi.

Sözcü Gazetesi yazar ve yöneticilerine hapis cezaları veren Yargıtay'ın bozduğu kararı veren kişi Akın Gürlek'ti. İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu'na 9 yıl 8 ay ceza veren Yargıtay'ın kısmen bozduğu bu kararların hepsinin altında imza vardı. Milletvekilimiz Enis Berberoğlu'na 25 yıl ceza veren oydu. Anayasa Mahkemesi iki kez bozdu. Halen daha da nerede bir Anayasa Mahkemesi kararına direniliyorsa arkasında Akın Gürlek var. Hiçbirini ne Deniz Baykal ne Kemal Kılıçdaroğlu ne Özgür Özel atamadı o Anayasa Mahkemesi üyelerinin. Tamamı AK Parti döneminde Sayın Gül ve Sayın Erdoğan tarafından atlanmış üyelerin 15'te 15 hak ihlali dediği bir kararı düşünün.

“Adalet, hukuk, milletin huzuru, refahı kimsenin umurunda değildi”

Adalet Bakan Yardımcılığı geçici bir dinlenme bir ödüllendirme, daha sonrası için cesaretlendirme yeriydi. Bir imzayla alıyorlar. Bir imzayla koyuyorlar gerisin geriye. 2 Ekim 2024 günü bu şartlar altında İstanbul'a Başsavcı olarak atandı.

Tek beklenti Ekrem İmamoğlu'nun Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünün önünü kesecek operasyonlar yapmasıydı. Adalet, hukuk, milletin huzuru, refahı kimsenin umurunda değildi. Kurulan paralel yargıya da tek vaadi ödüllendirileceksiniz.

2024/11/20/ekrem-imamoglu-4.jpg

"Nasıl sana sahip çıktım. Bakan yardımcısı yaptım. Buradan sonra da hepiniz ödüllendirileceksiniz" oldu. Sabahın köründe koçbaşıyla kapı kırmalar. Belediye başkanlarını davetle değil kollarında polisle, jandarmayla suç örgütlerini dizer gibi yukarıya drone koyup aşağıdan yukarıya kollarında ikişer jandarmayla çıkarıp klip çektirerek haysiyetleriyle oynamalar... ‘Anayasada yazmasa da bu yetkiyi ben kullanırım’ diyecek küstahlıklar.

“Bir tane savunan yok "

Akla hayale gelmeyecek bütün hukuksuzluklar. Ailelere dokunuldu, eşlere evlatlara dokunuldu. Meclis Başkanımız bunları anlatınca efendim bunlar olabilir mi deyince ‘ört ki ölem’ diyor bana. Cumhurbaşkanı yardımcımız da bir cami açılışında anlatıyorum. Bir tane savunan yok.

“Sistem kurdular”

Gidiyor Düzce'de 28 kişilik koğuşa 42. olarak yerde yatıyor. Müşterek tuvaleti temizlik var. Yeni geldi diye o görevi hep onu veriyorlar. Sonra ses sistem bağlanıyor. "Çok seviyormuşun sana filtre kahve yapayım mı? Gel hadi imza at" diyor. Fatih Keleş'e dört kere getiriyorlar. Avukatım nerede? Sohbete çağırdık. Başsavcı orada. Ne işin var senin orada? 3 savcı orada. Ne işin var hepiniz burada? Bir savcı bir avukat lazım bana. Sohbete çağırdık. Kasa nerede? Kasa yok. Para nerede? Öyle bir şey yok. Bunlara demişler ki kişi kendinden bilir işi. Havuz yapmışlardır.

Bir havuz vardır. Albayraklar zamanında İBB'de sistem derlermiş adına. Ben ömrümde duymadım sistem diye bir şey. Sonradan bir öğrendim ki İBB Tayyip Bey'deyken Albayraklar pano reklam panosu işinde bir sistem kurmuşlar. Parayı vermeyen para payı alamazmış. O para da o zamanlar "cihat için alınınca rüşvete sayılmaz" da derlermiş işleri rahatlasın diye. İktidara yürüyüş parasıymış. İddianamenin özü bu.

Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları bir sistem kurdular. Önce İBB'yi sonra partiyi sonra ülkeyi ele geçirip yönetime gelmek istiyorlardı. Kaynak için sistem kurdular. Tayyip Bey'in kişi kendinden bilir işi ya da Binali'nin işi diye tarif ettiği işi gidin bulun.

“Para karşılığı serbestlik teklif etti”

Yener Toruner adlı İBB davasından tutuklu daha önce İBB'den ihale almış bir şirketin mali işlerini yapan, bankadan parasını çeken ödemesini yapan kişi tutuklu. Bu kişiye bu kişinin oğluna bir avukat gidiyor. Avukat diyor ki baban bu iddianameyi, bu itirafnameyi imzalayacak. Çünkü para bulamıyorlar. Paralar verdim. Şu kadar da para vereceksiniz baban hafta ve perşembe serbest kalacak. Çocuk kendi bu laflara inanamıyor. Ailesiyle birlikte bunları dinliyor. O sırada inansın diye savcıyla da telefonda konuşturuluyor. Ben de savcının telefonda dedikleri kaydı, kuydu, cartı, curtu hepsini topluyorum. HSK'ya götürüyorum ve diyorum ki bir tutuklunun ailesine itiraf, iftira artı para karşılığı serbestlik teklif etti bu avukat.

O gece yapılan operasyon o avukatın konuştuğu kişiyle ben söylemiyorum. Konuştuğu kişiyi Artvin'de yayla evinde jandarma arıyor. Çocuk ertesi gün Artvin'de teslim oluyor. İstanbul'a getiriliyor. Bu sırada adını verdiğim avukat yani bakın ben Mehmet Yıldırım diyorum. Savcı Mehmet Yıldırım'ın konuştuğu kişiyi kendi biliyor. Bundan büyük kanıt var mı? Ben demiş miyim Yener Toruner'in oğluyla konuştu. Ben Mehmet Yıldırım bir tutuklunun oğluna şunu teklif etmiş diyorum. Artvin'de onu gözaltına almaya gidiyor. Sonra iş sıkıya gelince çocuk çatır çatır ifadesini verince Mehmet Yıldırım telefonunu kapatıyor. Arkadaşından ödünç araba alıyor. Antalya Kepez'de tesadüfü jandarma taramasına yakalanıyor. Başkasının arabası, telefon, kimlikler kayıp. Yunanistan'a kaçmak üzere giderken. Bu Mehmet Yıldırım geldi ev hapsi verdiler. Şu anda ev hapsi kaldırıldı arkadaşlar. Tutuklamalarda gerekçe ne? Kaçma şüphesi değil mi? Yunanistan'a kişi kaçarken yakalandığını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı söyledi. O gün tansiyon vardı. Kaçıyordu yakaladık. Ev hapsi yaptılar, evden de dışarı saldılar.

Murat Kapki, Mücahit birinci, AK Parti yöneticisi, geçmiş dönem MKYK üyesi falan. Murat Kapki'ye gidiyor. "2 milyon dolar verirsen seni buradan çıkaracağız." diyor. Bu konuda Murat Kapki beyan veriyor.

Kamera var, kamerada uzattığı kağıt var, ifade elimizde var. Mücahit birinci AK Parti tarafından ihraç ediliyor, avukatlık kanunu gereği davet ediliyor.

Gidiyor, ifade veriyor, şimdi de dolaşıyor. Ben Mücahit Birinci'ye bir şey de demiyorum şu anda. Mücahit Birinci yargılanır, cezası varsa olur. Peki, birisine para teklif eden, "Ver bana bu parayı, seni serbest bıraktıracağım." diyen, daha önce de birçok itirafçının avukatlığını yapmış olan birisinin konuştuğu savcının bir merak uyandırmaması nedir? Bir soruşturma açılmaması nedir? Şu anda Mücahit Bey de geziyor, Mehmet Yıldırım da geziyor. Savcılar da nerede onlar? Ya terfi aldılar, ya bakan yardımcısı falan oldular.

“Tanık oyuncuysa bu mesele senaryo değil mi?”

Gizli tanık buluyorlar. Adını Meşe koyuyorlar. Meşe'nin sorularıyla Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız tutuklanıyor, iddianame çıkıyor, Meşe yok. Nerede Meşe? Meşe delirmiş. E ne yaptınız? Meşe'nin ifadeleri düştüğüne göre tutukluluk düştü. Yok.

Tanık oyuncuysa bu mesele senaryo değil mi? Ama buna da sustular. Bunu da HSK'nın önünde toplam 5 başvuru var. Biri boş bekledi, sonuçlanmadı. Dört tanesine "Soruşturduk, suç bulamadık." dese canım yanmayacak. Hakimler var namuslu, şerefli, dürüst, Allah'tan korkan, talimatla iş yapmaktan korkan hakimler var.

“Hakimler sürüldü”

Bunlardan örneğin Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü davası vardı. Tam 1000 gün olmuştu. Savcı mütalaa verse iş bitecek, suç yok. Savcıya diyor ki "Ver mütalaanı." Beş kez üçer arayla kaçtı, kaçtı, kaçtı. En son hakim dedi ki "Mütalaanı ver." "Veremem, hazır değilim." 1000 gün olmuş. O zaman mütalaanı niye vermediğini söyle. Diyemem, hazır değilim. O zaman karar dedi, Ekrem İmamoğlu'nun beraatine. Ekrem İmamoğlu'nun beraatine karar veren hakimin yolculuğunu 3 numarada, şu 3 numarada Diyarbakır'a sürülürken göreceksiniz arkadaşlar. Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü davasının hakimi 3 numaradır. Diplomada sahtecilik davasına bakan hakim Ekrem Başkan'ın tutuklu avukatına SEGBİS'te savunma yaptırdı diye Kahramanmaraş'a sürülmüştür.

Bir numaralı hakimdir. İstanbul'dan Kahramanmaraş'a gidişini göreceksiniz arkadaşlar. Ekrem Başkana ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla yargılandığı davada beraat kararı veren hakim 2 numarayla Kahramanmaraş'a sürülen ikinci hakimdir arkadaşlar. Ahmak davasına bakan hakim direnince Samsun'a sürülmüş. Ahmak davasının istinaf aşamasında bakan heyetin başkanı ve üyeleri de daha karar verilmeden önce başka mahkemelere İstanbul içinde sürülmüştür. Samsun'a giden hakimi 4 numarada göreceksiniz arkadaşlar. Akın Gülle'ye hakaret davasında beraat isteyen hakimi İstanbul İş Mahkemesi'ne tayin ettirdiler. 5 numarada göreceksiniz arkadaşlar. İstanbul'un üstünde İş Mahkemesi'ne tayin edilen, bilirkişi davasında bakan İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde kararı 2'ye 1 verirken şerh koyan hakimi 10. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdiler arkadaşlar.

Ağır cezadan asliye cezaya. İstanbul Mali Şube Müdürü talimatları yerine getirmeyince tenzili rütbeyle cezalandırılıp İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nden Başakşehir'e ilçe emniyet müdürü olarak sürüldü. İlçe emniyet müdürü olarak sürülen arkadaşımızın 6 numarada, 6 numarada İBB soruşturmasında ilçe emniyet müdürlüğüne düşülen hakim olarak göreceksiniz. Buradaki dosyadaki 8 kişide Akın Gürlek'in istediği gibi karar vermeyen ya da kararı verilen karara şerh koyan, Sabahın köründe ki şu zulmü yap deyince de "Öyle değil telefonla çağırırım falan gibi" sözler söyleyen kişilerin düştüğü durum ortada arkadaşlar. Talimata uyanlar gönderildiler. Talimata uymayanlar ise ödüllendirildiler.

akin-gurlek-640.png

“Bu kadar hukuksuzluğu yapan kişi Adalet Bakanı oldu”

Bu kadar hukuksuzluğu yapan kişi Adalet Bakanı oldu. Ertesi gün AK Parti İl Başkanları toplantısında "Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim." dedi arkadaşlar. İstanbul'daki yardımcısı Can Tuncay bakan yardımcısı oldu. Diğer yardımcısı Burak Ceyhan bakan yardımcısı oldu. Ekrem Başkanı tutuklayan hakim Songül Özdemir Aydoğdu'nun eşi Abdullah Aydoğdu bakan yardımcısı oldu. Ayrıca Mehmet Murat Çalık ve İBB Kumpas davalarında tutuklama kararları veren Berna Tutka, Akın Gürlek'in devir teslim törenine geldi.

AK Partili Adalet Bakanı AK Partili yeni Adalet Bakanı'na devir teslim yapıyor. Siyasi bir görev. Bu arkadaş Ekrem İmamoğlu'nu tutuklayan hakimin eşi Abdullah Aydoğdu o an itibarıyla İstanbul'da bir mahkeme de görevli 7. İdare Mahkemesinin başkanı.

7. İdare Dairesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu tutuklayan mahkemenin hakiminin eşi devir teslime gelmiş. Siyasi devir teslim töreninde. Peki bu hanımefendi Mehmet Murat Çalık'ın anasını ağlatan, deyim yerindeyse 4 dörtlük madden ve manen onunla bir bütün Türkiye'yi ağlatan Berna Tutkan. Kendisi hakim ve halen hakim arkadaşlar. Salonun diğer tarafında duranlar da o gün İstanbul'daki Cumhuriyet Başsavcıları ama sonradan bakan yardımcısı olacaklar. Bu çeteye her birinize görev hazır. Bakın bir 4. bakan yardımcısı var ilintisiz. Ne geçmişte görev yapıyor ne o anda hakim. O da 2019 öncesi İBB'de avukat olarak çalışan, AK Parti teşkilatlarında görev yapan Sedat Ayyıldız...

41 tane ağır ceza var. Türkiye'de doğal hakim ilkesi var. Tesadüfen birine düşmesi lazım. %2.1 ihtimal nasıl tutuyor arkadaşlar? Savcı belli, düşeceği mahkeme belli. Mahkemenin hakimi Akın Bey'in hem hemşehrisi, hem geçmişte bütün kararları birlikte verdiği yardımcısı. Ama o mahkemede bir hakim var, ikide yardımcı var. O zaman bu mahkemeye 3 kişi daha yolluyorlar. İki yardımcı yerine iki yardımcı geliyor. Bunlar 1 yıl 10 aylık hakimler. Akın Bey'in hemşehrisiyle bir heyet oluyor. Bu heyetin tek görevi İBB'ye bakmak oluyor. Öbür riskli iki hakime ise münasip bir başkan veriliyor. 40'daki diğerlerine bakacak. Yani kurayla düştüğü yetmezmiş gibi düştüğü yeri yaksın diye riskli olabilecek iki üye yerine de yeni iki üye geliyor. 1 yıl 10 aylık kuyruklu AKP'lilerden. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde üye olmak için geçmiş gelenekler gelince 20 yıldan aşağıya kıdem kabul etmez diyor işi bilen herkes. Kürsünün toplam kıdeminin 75 yılı bulması beklenir. Kürsüde 10 yıl 8 ay kıdem var arkadaşlar.

“Lüks villanın tadilatına 62 milyon TL harcandı”

Zekeriya Öz'e lüks Mercedes verenler bu savcıya da seçim kampanyasında 40 gün bir iş adamı araba vermiş Avcılar'a diye Avcılar Belediye Başkanı içeride tutanlar Akın Gürlek'e görevi boyunca bir iş adamından tahsisli İBB'den aracı verdiler. 540 gün boyunca lüks araca bindi. Boğaza nazır lüks bir villa verdiler. Şerefli namuslu savcılar hakimler mütevazi, mütevazi lojmanlarda kalırken ya da kirada dururken sadece o lüks villanın tadilatına 62 milyon TL harcandı bugünkü kurla.

kapak-akin-gurkek-2-son.png

Gürlek'in yat aldığı iddiası

62 milyon TL. 87 yıllık maaşıyla alamayacağı yatı alacı gözüyle gezdi. Pazarlık etti. Lüksemburg'da, Lüksemburg'da o yatın bir eşi var şimdi limanda demirli. Türkiye'den alınmadı. Hollanda'dan alındı Lüksemburg'da bir limanda demirli. Biz Cumhuriyet Hak Partili olarak soruşturmalarda yapılan haksızlık, hukuksuzlara yapılan tehditleri, İBB borsası haksız kazanç hepsinin delili var, ispatı var dedikçe HSYK'dan bir mürakıp gelip sormadı. 5 dosya yolladık kapağını açan olmadı. Peki bugün ne oldu arkadaşlar? O HSK'nın başkanı Akın Gürlek oldu. Şimdi bunların hesabını sorması gereken yerin başı Adalet Bakanı olduğu için Akın Gürlek oldu.

Akın Gürlek'in mal varlığı

Bu ID numarasını Türkiye'deki herhangi bir tapu dairesinden herhangi bir belediyeden, herhangi ilgili yerden sorgulama imkanı olan bir yerden girdiğinizde karşınıza taşınmazlarla ilgili alım satımın nüfus kağıdı. Hangi ada, hangi parsel nedir? Ne kadar aldı? Ne yapıldı? Nerede duruyor? Tüm bu hukuksuzlukları yapan, kanunu çiğneyen, haksız kazançlar elde eden bu kişinin bir de taşınmaz serveti var. Kendisine söyledim. Mal varlığını açıkla, yoksa ben açıklarım dedim. Verdiğim süre doldu, hala mal beyanı ortada yok. O yüzden iş başa düştü.

Akın Bey, bugüne kadar 230 ay, yani 19 yıl devletten maaş aldı. Aldığı en yüksek maaştan hesapladığınızda bile 19 yıl boyunca aldığı maaşın toplamı 45 milyon lira ediyor. Yani 19 yıl yemese içmese tüm parası 45 milyon lira. Ama mal varlığı öyle mi? Bugün sadece taşınmazlarını söyleyeceğim.

1 Haziran 2012’den, 8 Eylül 2025 tarihine kadar olan taşınmaz alım satım bilgilerini, örnek görsel tasarımlarıyla açıklıyorum.

TAPU 1:

İstanbul Kartal Esentepe’yle perdeyi açıyoruz. Avrupa Konutları projesinden konutun ortalama değeri 26 milyon 250 bin lira. Akın Gürlek burayı çok sevmiş ki aynı siteden bir daire daha almış.

TAPU 2:

Emsal konutların ortalama değeri 26 milyon 250 bin lira. 2 konutunun ortalama değeri 52 milyon 500 bin lira. Yani Akın Gürlek, 19 yıl boyunca aldığı maaşları hiç harcamasa, üstüne 7,5 milyon lira kredi çekerek bu iki daireyi alabiliyor. Ama bununla bitmiyor.

TAPU 3:

İstanbul Beykoz, Çavuşbaşı Mesa Orman’da villa. Ortalama değeri 85 milyon lira. Bitti mi? Hayır.

TAPU 4:

Avcılar Ispartakule Bizim Evler Projesi. Ortalama fiyatı 15,5 milyon lira. 648 ada 5 parsel.

TAPU 5:

Tuzla Merkez’deki emsali konutların ortalama değeri 10 milyon lira. 7579 ada 1 parsel. Marine City 2. etap.

TAPU 6:

Ankara Çankaya’da, Park Joven Sitesi’nde ev almış. 360 derece Ankara manzaralı. Ortalama değeri 35,5 milyon lira. 360 derece Ankara manzaralı diye satılıyor.

TAPU 7:

Çankaya Lodumlu - Beytepe Mahallesi, VIP Tower Beytepe Projesi'nde daire. 28.958 ada 1 parsel. Ortalama konut değeri 25 milyon lira.

TAPU 8:

Çankaya Lodumlu - Beytepe’de, Mahall Ankara’dan almış. Ortalama değeri 17,5 milyon lira.

TAPU 9:

Çankaya Lodumlu - Beytepe’de, Mira Rezidans’ta bir daire, ortalama değeri 23 milyon lira. İstanbul’da 5, Ankara’da 4 taşınmaz mülk yeterli mi? Hayır.

TAPU 10:

İzmir Konak, Halkapınar’da Mahall Bomonti İzmir’den 1 daire almış. Emsal daire değeri 27 milyon lira.

TAPU 11:

Aynı projeden bir daire daha almış. Ortalama değeri 27 milyon lira. İzmir’deki 2 daire fiyatı toplamda 54 milyon lira. Üç büyük kentte toplam 11 taşınmaz tapusu yeterli mi? Hayır.

TAPU 12:

Büyük kentte 11 taşınmaz tapusu yetmezmiş gibi deniz gören bir arsa var. Çanakkale Gelibolu’daki 500 metrekare arsayı almış. "Emsalsiz boğaz manzaralı” diye satılıyor. Arsanın tahmini değeri 7,5 milyon lira.

tapur-akin-640.png

“Bir de al-sat yaptığı mülkler var”

Toplam 12 mülk, bakan olmadan üzerine kayıtlı taşınmazlardı. Bir de al-sat yaptığı mülkler var. Satılan mülkler:

MÜLK 1:

Esenyurt Çınar’daki N Live Residence projesinden konutu al-sat yapmış. Burada ortalama konut değeri 7 milyon 750 bin lira.

MÜLK 2:

Küçükçekmece Halkalı, Tema İstanbul Projesi. Ortalama konut değeri 43,5 milyon lira.

MÜLK 3:

Üsküdar Altunizade’deki Acıbadem Konutlarında daire satmış. Ortalama konut değeri 47,5 milyon lira.

MÜLK 4:

Ankara Çankaya’da, Lodumlu - Beytepe’de Bey Terrace Sitesi’ndeki dairesini satmış. Ortalama değeri 27 milyon 750 bin lira.

Kayıtlara geçmeyen ama sözleşmesine kadar düzenlenen ama biz açıkladıktan sonra vazgeçilen bir iş var. Değeri 95,5 milyon lira. Emlak Konut GYO’ya ait Senfoni Etiler projesinde yaklaşık 95,5 milyon liralık bedelli bir taşınmaz için ön protokol yapmış. Senfoni Etiler boğaz manzaralı, muhteşem bir yer. Satış fiyatı 95, 5 milyon. Ad soyad Akın Gürlek, TC numarası ve bütün her şey bununla ilgili satış sözleşmesi ele geçip bununla ilgili işlem yapıldığı anda bu satın almayı durdurdular. Ancak suç duyurumuzun ardından bu alımdan vazgeçmiş.

"Taşınmazların değeri 452 milyon lira"

11 konut ve 1 arsanın güncel toplam emsallerine göre ortalama değeri 325 milyon 500 bin lira. Alıp satılan 4 konutun işlem tutarı 126 milyon 500 bin lira. Yani mevcut taşınmazlarının ortalama değeri ve satılan mülklerinin toplam ortalama işlem hacmi 452 milyon lira. Bir hakimin, 1. Derece Hakim maaşı alsa bile bu kadar serveti edinmesi için tam 190 yıl, yemeden içmeden çalışması gerekiyor. Ama marifetli Akın Bey bunları 19 yılda yapmış.

Muhtaç sorular. Aileden emekli babadan kalan bir miras yok. Bir memur maaşıyla yalnızca taşınmaz olarak bu servet nasıl yapıldı? Satışlardan elde edilen gelirler nerede? Elde edilen ödemeler nereden çekildi? Kime verildi? Mesa'daki ev gibi senet karşılığı alınan konutlar var. Bu senetler nerede düzenlendi? Evler kimin aracılığıyla bulundu? Senet verildi. O senedin parası nereden ödendi? Kanuna göre bakan bir ay içinde mal bildiriminde bulunacaktı. Şu anda mal bildirimi devlete geçen hafta perşembe verilmesi gereken mal bildiriminde bunların hangileri var? Şimdi ben bu sorduğumuz sorulara cevap olacak şeyleri söyleyeyim. Birincisi burada Akın Bey'in eşinin üzerindeki herhangi bir tapu kaydından bahsetmedik. Aileyle eşle uğraşma meselesini konusunu bu konudaki hassasiyetimizi biliyorsunuz. Mehmet Türkoğlu diye bir isim, Osman Dündar Çiftçi diye bir isim, Hayrettin Koç diye bir isim. Bu alışverişlerin tamamının aracıları çantacıları evrak düzenleyenleri, vekalet alanları, alanları satanları. Bu kişiler eğer bu devlette bununla ilgili bir şey yapabilecek biri varsa bu kişilerin üzerindeki taşınmazlar.

Adalet Bakanı: “Yasal süreç başlatıyorum”

İddialara yönelik Adalet Bakanı Akın Gürlek şunları söyledi::

"Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur.

20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devletime hizmet ediyorum. Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı, ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara sunmaktayız. Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Kendisinin bu yaklaşımı ne yazık ki yeni de değildir. Daha önce de kamuoyuna yüksek perdeden sunduğu iddiaların yalan olduğu defalarca ortaya çıkmıştır.

Yargı görevim süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğüm mücadele nedeniyle şahsımı bu şekilde sorumsuzca hedef göstermesi, sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır. Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir. Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum."

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.