Özgür Özel: Suriye'de 2 milyon Kürt var, eşitlik talebini niye çok görelim?

Özgür Özel: Suriye'de 2 milyon Kürt var, eşitlik talebini niye çok görelim?
Özgür Özel, "Suriye’deki bütün Kürtleri terörist gören ve neredeyse ‘Atom bombası atıp kurtulalım’ diyen bakış açısı var. Suriye'de 2 milyon Kürt var, eşitlik talebini niye çok görelim?" dedi.

Kısa Dalga - CHP Genel Başkanı Özel, Karar TV'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özel, "Türkiye'nin terör sorunu çözülsün diye de ülkenin ana muhalefet partisi olarak da sorumluluk almış durumdayız. Geçmişteki adımlardan ders almayarak başarmamız imkansız. Geçen sefer de ardından yaşanan büyük acılar bu yüzdendi. O yüzden devlet yönetme ciddiyetindeki insanlar, böyle sorunların çözülmesinin demokratikleşmeyle olacağını görürler" dedi.

Özgür Özel, Suriye'deki gelişmelere ilişkin, şunları söyledi:

"Başta Twitter, sonra Twitter’la yarışır iktidar medyasının bazı köşe yazarları, hepsi demeyeyim ama içlerinde bir yüzde 30 var hakikaten Twitter’daki trollden daha berbat bir dil kullananlar var içlerinde. Düne kadar işte sessiz sedasız veya vardır işte bizimkilerin ‘Bir bildiği vardır’ diye takip ettikleri süreçte bir anda böyle bir Kürt düşmanlığı ve ‘Vay efendim gördünüz mü şöyle oldu.’ Bir kere benim temel itirazım şuna. Suriye’de 2 milyonun üzerinde Kürt yaşıyor, işte SDG’nin içindeki rakamı 100 bin. Bunun yüzde 55 - 60’ı Arap aşiretleri. işte 40 bin, 20 bin tane YPG’nin elemanı var. Bir kere yani Suriye’de sadece YPG’liler yaşıyor diye bir bakış açıları var. Ve Suriye’deki bütün Kürtleri de terörist olarak gören ve neredeyse ‘Atom bombası atalım, bunlardan kurtulalım’ bakış açısı var iktidarın bazı kalemlerinde ve o besleme sosyal medya trollerinde. Bir kere bu o kadar incitici bir şey ki. Ya bir kere tarihsel olarak işte sınırlar nasıl oluşturuldu, Lozan Anlaşması nasıl şartlarda oldu, Sevr ne diyordu, Lozan ne diyordu.? Yani sonuçta Orta Doğu’da o günün şartlarında sınırlar çizildi ve bir kardeş bu tarafta kaldı, bir kardeş bu tarafta kaldı. Bunu görmek lazım."

"Bu ezbere laflara ve sürekli şiddet çağıran dile itiraz ediyorum"

"Cumhuriyet döneminde bir takım göçler oldu, yer değiştirmeler oldu. Gerçekten ben söylerken, oradakiler kardeşim, kendimi Türkiye’deki bir Türk olarak Suriye’deki Türkmenlerin de akrabası olarak görüyorum, Türkiye’deki Kürtlerin akrabasıyım, Türkiye’deki Kürtlerle akrabaysam Suriye’deki Kürtlerle de akrabayım" diyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Çünkü tarih içinde sınırların nereden çizildiğinin, kardeşliğe engel olacak bir tarafı yok. Bayramlarda birbirine, normal zamanlarda gidip gelmelerden falan. Aslında bunu en çok söylemesi gerekenler, bir anda bir nefret söylemi, bir çirkin dile büründüler. Onu dedim. Herkes söylediği söze dikkat etsin. İkincisi, ya düne kadar hani biz Ortadoğu’yu doğru okuyorduk? Türklerle Kürtlerin birlikteliği çok önemliydi. Suriye’nin üniter devlet yapısını koruması, o yapının içinde Kürtlerin, Türkmenlerin, Araplar, Dürzilerin, Alevilerin anayasal haklarının olması. Anayasal güvence altında birlikte üniter bir devlet olarak bulunmaları. Bizim onlarla ilişki içerisinde olmamız ve bir anda Türkiye ve Suriye birlikte kazanacaktı. Ne oldu şimdi?

ozgur-ozel-001.jpg

Ben Suriye demokratik güçleri içinde Kürtlerin 30 - 35 bin olduğunu biliyorum, bunlar 100 bin sanıyormuş. 35 bin olduğunu duyunca birden sevinip ‘O zaman tepeleyelim bunları.’ Son bir Kürt’ü de tepelemeyelim. Ve oradaki demokrasi arayışı, yerel yönetimleri üzerinden demokrasi arayışı ve genel Suriye yapısı içinde temsil edilme, eşit vatandaş olma talebini niye çok görelim? 2 milyon Kürt yaşıyor orada. Benim temel yaklaşımım bu. Ben bu açılım, çözüm meselesinde gerçekten terörün bitmesi, Türkiye’ye de Suriye’ye de demokrasinin gelmesi ve bunun bir de devamında da Suriye’nin de Türkiye’nin kalkınması. Sömürülen, birileri için savaş yaptırılan, bazı uyanıkların iki tarafa da silah sattığı bir süreçten birlikte kalkınan iki ülke olması umuduyla. Yani sonuçta Şam’ın, Halep’in, Suriye’deki o kadim kentlerin yakılmasının, yıkılmasının bana ne faydası var, sana ne faydası var? Orada bir medeniyet yeniden kalkınma noktasında ayağa kalkarsa, bunun hem insanlığa faydası var hem de en çok akrabasına. Yani ‘Komşuda pişer bize de düşer’ diye atasözümüz var. Bu iki taraf için de geçerli. Komşuda felaket olursa sana da felaket gelir. Komşuda güzel bir yemek pişerse Halep’te, neden bu yemek yenmesin Türkiye’de afiyetle. Benim meseleye baktığım bu. Ben Suriye’de de terör olsun istemiyorum, Türkiye’de de terör olsun istemiyorum. Suriye’de de Türkiye’de de terör bahanesiyle toplumların üzerinde baskı olsun istemiyorum. Her iki tarafta da demokrasi olsun istiyorum, kardeşlik olsun istiyorum. Bu ezbere laflara ve sürekli şiddet çağıran dile de itiraz ediyorum."

Namık Tan: Suriye’de artık SDG yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, 21 Ocak'ta sosyal medya hesabından "Suriye’de artık SDG yok" başlığıyla bir açıklama yapmıştı. Tan, şu ifadeleri kullanmıştı:

"SDG'nin 2/3'ünü oluşturan yerel Arap aşiretler gücü ve parayı takip ederek taraf değiştirdi ve 24 saatte SDG bitti. Dolayısıyla bundan sonra Suriye vilayetler haritası kullanmak daha doğru "Rojava" yahut "DAANES" denilen Fırat'ın Doğusu "Suriye Kürdistanı" değildi, hiç olmamıştı. Suriye’de Kürtler Afrin, Kobane ve haritanın "ördek gagası" denilen kuzeydoğu ucundaki Kamışlı, Amude, Derik gibi yerleşim birimlerinde üç ayrı cepte çoğunluk idi. Oysa Irak Kürdistan Bölgesi nüfusunun neredeyse tamamı Kürt ve Irak'ın Kürt nüfusunun neredeyse tamamı da IKB'de yaşıyor.

Ayrıca IKB ülkenin geri kalanından dağlık topografyasıyla ayrışıyor Suriye’de Kürtlerin yaşadığı "cepler" ise Afrin istisnası dışında dümdüz. Afrin Kürtlerin belki bin yıllık yurduyken diğer sınıra bitişik ceplerdeki Kürt nüfus Cumhuriyetin kuruluş döneminde ayaklanmalar sonrasında Türkiye'den göçmüş veya kaçmış aşiretlerin devamı IKB'nin de denize çıkışı yok ancak yeraltı zenginlikleri, başkenti Bağdat'la, komşuları İran ve Türkiye ile geliştirdiği ilişkiler de artık yok olan DAANES'ten taban tabana farklı."

CHP Bitlis İl Başkan Yardımcısı istifa etmişti

CHP Bitlis İl Başkan Yardımcısı Şevin Kızılca, Tan’ın açıklamalarına tepki göstererek CHP’den istifa etmişti.

"Cumhuriyet Halk Partisi’nde yıllarca görev yapmış bir Kürt olarak Namık Tan’ın Rojava açıklamalarını kabul etmiyorum ve açıkça reddediyorum" diyen Kızılca, şunları söylemişti:

"Bu metnin politik meali şudur: Kürt anasını görmesin; gerekirse cihatçı teröristlerle de komşu olunur, yeter ki Kürtlerin sesi duyulmasın. Kürtlerin canlarının, iradelerinin, onurlarının, mallarının ve haysiyetlerinin; HTŞ gibi cihatçı, kafa kesen, çeteci bir düzenin parçası olan kravatlı terörist Colani’ye ve onun temsil ettiği terör düzenine teslim edilmesini meşru gören hiçbir siyaseti kabul etmiyorum. Bu teslimiyeti normalleştiren ve buna sessiz kalan bir CHP politikasını da sonuna kadar reddediyorum. Buradan açık bir çağrıda bulunuyorum: Doğu ve Güneydoğu il başkanlıkları, parti içindeki Kürt sosyal demokrat milletvekilleri ve genel merkez yöneticileri; birlik olun, sesinizi parti içinde yükseltin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin Suriye politikasını açıkça eleştirin.

Kürtlerin katledildiği bir yerde suskunluğu seçen hiçbir yapının parçası olmayacağım. Bu gerekçelerle Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum."

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.