Özgür Özel: "Demokratikleşme adımlarının mutlaka atılması gerektiğini düşünüyoruz”
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çerçeve yasaya verdikleri “evet” oyunu savunarak, “Demokratikleşme adımlarının mutlaka atılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Ortadoğu için, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’la aynı eksende konumlandırılmasını eleştirdi.
Kısa Dalga- Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çerçeve yasaya yönelik konuştu. Özel, PKK’nin silah bırakmasına yönelik düzenlemeye ilkesel olarak “evet” dediklerini, buna karşılık demokratikleşme adımlarının da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin 91 milletvekilinin farklı hassasiyetlerle oy kullandığını belirten Özel, bu durumdan rahatsız olmadığını ifade etti.
Cumhuriyet Gazetesi'ne konuşan Özel, demokratikleşmenin yalnızca etnik ve mezhepsel başlıklarla sınırlı olmadığını, ekonomik ve sosyal eşitliğin de bu kapsamda ele alınması gerektiğini savundu.
Özel, “Bir terör örgütü silah bırakıyor. Bundan sonra çatışma olmayacak gözüküyor” dedi. Sürecin güvenlik, demokrasi ve kalkınma boyutlarına dikkat çeken Özel, “Demokratikleşme adımlarının mutlaka atılması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Terör nedeniyle 2 trilyon lira harcandığını söyleyen Özel, 35 milletvekilinin “evet”, 54 milletvekilinin “hayır” oyu verdiğini belirtti.
"Demokratikleşme adımlarının mutlaka atılması gerektiğini düşünüyoruz"
Özel özetle, "Partimizin tutumu ilkesel bir tutum. Yıllardır bu meselenin Meclis’te çözülmesini istiyoruz. Bir terör örgütü silah bırakıyor. Bundan sonra çatışma olmayacak gözüküyor. Bu sürecin en büyük karşıtı olan MHP başlangıcı ifade etti. Ülkeyi yönetmeye talip olan bizler PKK’nin silah bırakmasına nasıl 'Hayır' diyeceğiz. O yüzden bu konuda ilkesel olarak 'Evet' demek durumundayız. Bu ihtimalin karşısında yer alınmaz, tarihsel olarak. Elbette eleştirilere hak veriyoruz. Terörün bitmesine herkes “evet” deniyor. Ama bu süreç samimi mi? “Hayır” diyorlar. Biz ülkeyi yönetme kararlılığında olanlar olarak duygularla değil, ilkelerle davranmak zorundayız. Bu meselenin bir güvenlik bir demokratik bir de kalkınma boyutu var. İşin kalkınma meselesi açısından da önemli bir nokta. Demokratikleşme adımlarının mutlaka atılması gerektiğini düşünüyoruz. Esas olarak da bu durumun bir kalkınma fırsatı yaratacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Özel, milletvekillerinin farklı görüşlere sahip olmasının doğal olduğunu belirterek, “Herkes kendi temsil ettiği yerlerin hassasiyetine göre hareket etsin” dedi. Terörün sona ermesi ve silahların bırakılması konusunda “doğru bir iştir, buna ‘evet’ demek lazım” ifadelerini kullanan Özel, demokratikleşme adımlarının da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Özel, “Terörün bitmesi, silahsızlanma konusunda ‘evet’ oyu verdik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz” dedi.
Demokratikleşme yönündeki soruya yönelik Özel, komisyona sundukları rapora vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
"Komisyona verdiğimiz rapor çerçevesinde anlıyoruz. Kendi programımızda ana dilin hak olduğu zaten var. Ama bu işin bir anayasa değişikliğine evrilmemesi gerektiğini başından beri söylüyoruz. İlk başta tüm siyasi partiler de bu açıklamayı yaptı. Eşit yurttaşlık meselesini sadece etnik ve mezhepsel değil; bir ekonomik eşitlik, fırsat eşitliği ve bugün ortaya çıkmış eşitsizlilere sert ve anlamlı müdahalelerin yapılması açısından anlıyorum. Esas vergi vermesi gerekenler verginin yüzde 11’ini veriyor. Mesela buna müdahale edilmeli. Büyük servet sahiplerinin miraslarında yoksulların payının olduğunu düşünen bir şekilde anlıyorum. Aynı şekilde Kürt’ün de Alevinin de kendini bu devlete ait hissetiği bir eşit yurttaşlık anlıyorum. Eşit yurttaşlık meselesinin etnik ve mezhepsel boyutunun dışında hem ekonomik hem de sosyolojik boyutunun tartışılması en çok Kürt gençlerini de bu devlete bağlayacak bir mesele olarak görüyorum. Eşit yurttaşlığın üniter devletin teminatı olacağını düşünüyorum. Kimseyi geride bırakmayan bir devlet anlayışı."
Özel, Öcalan’ın “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” sözlerine ilişkin, İmralı heyetinin kendisini görüşmeden haberdar etmediğini söyledi. Özel, demokrasiye ilişkin tutumunu ise “Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm” sözleriyle ifade etti.
Özel, Etimesgut ve Menderes Belediyesi'nde yaşananlar aradından CHP yönetimin tavrına yönelik şu ifadeleri kullandı:
"Orada kalan arkadaşların Cumhur İttifakı’na sellektör yaptıklarını görüyoruz. Ama onların varlığı Cumhur İttifakı’nın beklentisini karşılamadı. CHP’yi karpuz gibi ortadan ikiye ayırmak istiyorlardı. Ama söylediğimiz gibi onlarda karpuzun sapı kaldı. Belediyelerde olan bir suçüstü hali. Neyin ne olduğu görülüyor. Bu kadar güçlü bir toplumsal destek almışken, zorla elimizden alınan partinin atanmış yönetiminin tutumunu analiz etmeyi çok istemiyorum."
Özel, Mekke Anlaşması’nın hem iç hem dış politika açısından önemli olduğunu belirterek, anlaşmayı "bölge yapılanması" olarak değerlendirdi. Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşarak Ortadoğu’nun bir parçası olarak konumlandırıldığını savunan Özel, Suriye ve bölgedeki gelişmelere de dikkat çekti. “Türkiye’yi Pakistan ve Suudi Arabistan ile bir takım yaptılar” diyen Özel, anlaşmanın Meclis’i dışlayan bir anlayışla hazırlanmasına karşı çıkarak Türkiye’nin güvenliği açısından riskler taşıdığını söyledi.
Özel, anlaşmanın önemine değinerek, Batı’nın Türkiye ile ilişkilerinde demokratik zemini gözetmesi gerektiğini söyledi. “Demokratik olmayan komşuyla bir istikrar, sürdürülebilir bir istikrar olmaz” diyen Özel, Türkiye’nin bölgesel yapılanmalar içinde konumlandırılmasına ve Meclis’i dışlayan anlaşmalara karşı çıktı. Özel, “Böyle bir anlaşmanın Meclis’ten geçmeden yürürlülüğe girmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.


