Özgür Özel'den Erdoğan'a: CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin

Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, "CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin. Senin parti üstünde yaptığın hesaplar. Dış mihrakların tercih ettiği birisi varsa o da memleketin başında tutmak için bin türlü plan yapıp bunu da açıktan söyleyen Amerika’dır, Trump’tır. Sen Trump’ın hesabısın, biz milletin hesabıyız" dedi.

·

Kısa Dalga - İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, Gaziantep'te STK temsilcileriyle bir araya geldi.

Özel, partisinde yaşanan süreçten bahsederek, şöyle konuştu:

"Biz kurultay salonuna girdik. Her şey kendi seyrinde akarken böyle yukarıdan, soldan, arkadan üç beş belki 10 gencin bir sloganını duyduk. Sonra hani böyle saman alevi nasıl yayılır birden, bütün salona yayıldı, gün boyu susmadı, oylar kullanılırken dışarıdan aynı sesler geliyordu. ‘Delege, sokağın sesini dinle’ diye bir slogan, on binlerce kişinin bir anda sahiplendiği bir hale geldi. Hani Tayyip Bey de çok merak ediyor ya kurultaya, onu dedi, bunu dedi ya... Sonra içeriden birilerinin bir takım meczupları, yalanları bilmem neleriyle bir tane kanıt olmadan kurultaya laf söylediler ya, o kurultayın nasıl kazanıldığını, sokak sokak, asansör asansör, berber berber, manav manav, taksi taksi, adım adım nasıl kazanıldığını biz hepimiz biliyoruz. Ve o sokağın sesini dinleyen delege, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir kere bir şey yaptı. Bir partinin genel başkanını seçimle değiştirdi. Yok daha önce, örneği yok. Ve o gün işte bizim hikayemiz başladı.

Ne oldu biliyor musunuz? Geçmişlerde 60’lı yaş ortalamalarında, 55’li yaş ortalarında olan Parti Meclisi, 42 yaş ortalamasına geldi, MYK, 44’e geldi. Yarısı kadın, yarısı erkek oldu. O güne kadar partinin yüzde yarım bütçe ayırdığı ölçme değerlendirmeye yüzde 15 pay ayrıldı. Parti ne yapıyorsa, rakipleri nasıl yapıyorsa öyle yapmaya başladı. Salonda söz vermişti ‘Bu partiyi ülkenin en iyi yönetilen kurumlarından biri haline getireceğiz’ diye. Öyle yaptık. Beş ayda gençlere, kadınlara, bilime ve bilimsel çalışma yöntemlerine önem vererek bir büyük hikayeyi başlattık. Ve millet, seçmen partideki değişimi, öz eleştiriye saydı. Dedi ki ‘Bunlar öz eleştirilerini yaptılar, değiştiler ve karşımızda bir değişim görüyoruz, buna şans veriyorum' dedi. İşte o gün biz, 47 yıl sonra ilk kez CHP'yi yeniden birinci parti yaptık. Biz, kurulduğu günden beri AK Parti’yi ilk kez yendik. Tayyip Erdoğan’a ilk kez mağlubiyeti yaşattık. İlk kez onları mağlubiyetle tanıştırdık. Biz, 50 yıl sonra galibiyetle tanışırken onlar 23 yıl sonra mağlubiyetle tanışırken kürsüye çıktık ve ‘Bu seçimin kazananı bizsek kaybedeni yoktur’ dedik. ‘Kimseyi verdiği oya pişman etmeyeceğiz’ dedik. Ve ‘Bu bize verilmiş olan, tüketelim diye bir kredi değildir, tüketici kredisi değildir. Bu bir yatırımcı kredisidir. Seçmen, Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmıştır. Günü gelince bakacaktır. İyi değerlendiriliyorsa yatırımını sürdürecek, arttıracak, kötüyse geri çağıracaklar’ dedik."

"Seçimin göstermelik bir seçime dönüşmesine karşı bir mücadele veriyoruz"

Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Bu yaklaşımımızla ‘Korna basmayın, havai fişek atmayın. Rakiplerinizin önünde davul zurna çalmayın.’ Rahmetli Süleyman Seba’nın kazanan şampiyon Beşiktaş'ına verdiği öğütteki gibi… ‘Yanda da şampiyonluğu sizin kadar hak eden, kahrolan birileri var. Sizin sevinciniz onları üzmesin’ dediğini hatırlatıp ‘Haydi şimdi, yarın iktidar yürüyüşünü başlatmak için galibiyeti, kendi zaferimizi kimsenin üzüntüsüne çevirmeyelim.’ Sonrasında da Türkiye’yi olması gerektiği gibi bir olgunlukta, hizmette yarışarak ve iktidara yürürken neler yapacağını anlatarak bir etkili ana muhalefet partisi ama yarının iktidar partisi olarak konumlandıracak şekilde çalışmaya başladık. Bir yıl olmamıştı, memnuniyet anketlerinde biz yüzde 59 ölçtük, AK Parti bizi yüzde 61 ölçtü. O güne kadar biz siyaseti en olması gerektiği gibi yani sorunları anlatan, çözümleri söyleyen, tematik mitingler yapan; Rize’de çay üreticisi ile burada fıstık üreticisiyle buluşan, atanmayan öğretmenin sorununu dile getiren, Kocaeli’de emekçinin hakkını arayan, Ankara’da emeklinin hakkını arayan tematik mitinglerle polemiksiz ama iktidara yürüyen bir çizgide devam ettik. İşte ne olduysa orada oldu. Dediler ki ‘Bu yürüyüşü durdurun.’

Onun üzerine CHP'mizin belediye başkanlarına, önce 2 milyon diye yola çıkıp 15,5 milyon oyla seçtiğimiz cumhurbaşkanı adayımıza, kurumumuza, partimize, partimizin yönetimine ‘Bundan sonra bu iktidar yürüyüşünü durdurmak için ne yapılacaksa yapın’ diye yetkilendirilmiş birileri ellerindeki yargı gücünü kötüye kullanarak yani darbeyi asker kamuflajıyla değil, savcı cübbeleri ile başlatarak saldırıya başladılar. Ne yaşanıyorsa o günden bugüne; CHP'nin belediyesinde ne yaşanıyorsa, CHP'nin içinde ne yaşanıyorsa bu CHP'nin içiyle ilgili de değildir, belediye başkanıyla ilgili de değildir. Bu bizim içimizdeki bir mesele değildir. Bu mesele milletin iktidarı değiştirme kararıyla bu karara direnenlerin, demokrasi ile gelip otokrasiye yönelenlerin, millete ‘Beni seçersen baş tacısın, beni seçmezsen artık benim seninle işim yok. Senin iradeni milli irade olarak görmüyorum, senin iradeni kirli bir irade olarak görüyorum. Senin tercihini saymıyorum. Beni değil onu seçtiysen ben artık senin demokrasi ile getirdiğin ama götüremeyeceğin bir noktaya geldim’ diyenlerin milletle kavgasıdır.

Biz CHP olarak verdiğimiz mücadeleyi bir partinin mücadelesi olarak değil; bırakın bir partinin iç mücadelesi, bir partinin dışarıya mücadelesi de değil; Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan en önemli şey olan sandığı koruma mücadelesi olarak görüyoruz. Birileri eğer sandığa varma umudunu, sandığa girecek adayı, sandığa gidecek partiyi, sandığa gidecek partinin genel başkanını yargı kararlarıyla değiştirebiliyorsa orada yapılan seçimin göstermelik bir seçime dönüşmesine karşı bir mücadele veriyoruz."

"Sen Trump’ın hesabısın, biz milletin hesabıyız"

"Bizimle uğraşan Erdoğan bugün de döndü ve CHP için diyor ki ‘Efendim içlerinde bir şey var, biz hiçbir yerinde yokuz.’ Yemin ederim neresinde biliyor musunuz? Tam göbeğinde" diyen Özel, şöyle devam etti:

"Senin işin ne? Biz burada yapmışız partimizde kurultayımızda. Ardından ihtiyaç duyulmuş olağanüstü kurultayda geçerli oyların tamamını almışız. Sürekli bizimle uğraşan, davalar açtıran, davaları o adalet celladına yakından takip ettiren ve en sonunda da daha karar açıklanmadan hemen önce ‘İnşallah memleketimiz çok yakında hak ettiği gibi bir muhalefete kavuşacak’ deyip CHP'nin kurultayını iptal ettiren, diyor ki ‘Hiçbir yerinde yokum.’ Bugün de çıkmış ‘İnşallah CHP dış mihraklar tarafından içine sokulanlardan kurtulacak’ diyor. Vallahi CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin. Senin parti üstünde yaptığın hesaplar. ‘Dış mihrakların tercih ettiği yönetici’ dediği memlekete Amerika’nın büyükelçisi geliyor, diyor ki ‘Vallahi Trump, çok akıllı adam’ diyor. ‘Erdoğan’la anlaşacak’ diyor. ‘Onda olmayanı verecek, onda olanların hepsini alacak’ diyor. ‘Onda olanların hepsi’ dediği nadir toprak elementlerini diyor.

Bizim buradaki işte Ordu’nun, Giresun’un yüzde 80’i madenlere açılmış, madenleri maden ruhsatlarını diyor. Altınları diyor, Kaz Dağı’nın altındaki altınları diyor. Diyor ki ‘Erdoğan’dan her şeyi alacak.’ ‘Uçak siparişini’ diyor, 250 tane. Ucuzu varken Amerika’dan pahalıya doğalgaz almayı söylüyor. Her şeyi alacak diyor ‘Ona olmayanı verecek’ diyor. Ne olmayan? Olmayan meşruiyet. Buradan, ‘Dış mihrakların tercih ettiği CHP’deki kişiler’ diyene diyorum ki: Dış mihrakların tercih ettiği birisi varsa o da memleketin başında tutmak için bin türlü plan yapıp bunu da açıktan söyleyen Amerika’dır, Trump’tır. Sen Trump’ın hesabısın, biz milletin hesabıyız."

Kaynak: ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.