Rasim Ozan Kütahyalı: Paranın kimden geldiğine bakmadım. Hatalarım oldu ama suç işlemedim
MASAK analizlerine dayanan soruşturmada savcılık, yasa dışı bahis ve siber dolandırıcılık gelirlerinin sanal POS’lar, paravan şirketler, kuyumcular ve kripto ağları üzerinden aklandığını öne sürdü. Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya, hesabına giren 16 milyon lirayı aşkın para hareketi ve şüphelilerle bağlantısı soruldu. Kütahyalı ise “Paranın kimden geldiğine bakmadım” diyerek tüm suçlamaları reddetti.
Kısa Dalga - Adana merkezli 21 ilde “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” suçlamalarıyla yapılan operasyonda gözaltına alınan 161 kişiden 154’ü adliyeye sevk edildi.
Savcılığın iddiasına göre, klasik bir “çıkar amaçlı organize suç örgütü” modeliyle çalışan, yasa dışı bahis, siber dolandırıcılık ve kara para aklama faaliyetlerini bir arada yürüten çok katmanlı bir finans ağına dayanıyor.
Soruşturma kapsamında şüphelilere “Suç örgütü kurmak, yönetmek veya örgüte yardım etmek, yasa dışı bahis ve şans oyunlarına aracılık etmek, para nakline aracılık etmek,bilişim sistemleri üzerinden dolandırıcılık ve suç gelirlerini aklamak” suçlamaları yöneltiliyor.
İddia: Bahis ve dolandırıcılık gelirleri “panel” sistemiyle yönetildi
MASAK analizlerine dayandırılan soruşturma anlatımına göre örgüt, yasa dışı bahis ve kumar siteleri ile sahte internet siteleriyle yapılan “phishing” (oltalama) dolandırıcılıkları ile gelir elde etti.
İddiaya göre vatandaşların banka kartlarından çekilen paralar ile yasa dışı bahis sitelerinden gelen gelirler, “panel” adı verilen dijital yönetim sistemlerinde toplandı. Bu sistemlerin örgütün “kasası” gibi çalıştığı öne sürülüyor.
Dosyada internet sitelerinin para akışını yönetmek ve suç gelirlerini sisteme sokmak için kullanıldığı iddia ediliyor.
Paravan şirketler ve sanal POS ağı
Soruşturmanın merkezindeki iddialardan biri de “paravan şirket” yapılanması.
Savcılık anlatımına göre örgüt, e-pin, oyun parası, dijital ödeme ve teknoloji hizmeti gibi görünürde yasal alanlarda faaliyet gösteren şirketler kurdu. Bu şirketler aracılığıyla elektronik para kuruluşları ve bankalarla ilişkiler kuruldu.
Dosyada Açılım Bilgi Teknolojileri, Atlantik Global, Efixsoft, Kartalsoft, Avensis ve Semerkand gibi şirket isimleri yer alıyor. İddiaya göre bu şirketler yasa dışı para trafiğini gizlemek için kullanıldı.
Savcılık, örgütün özellikle sanal POS sistemlerini yoğun biçimde kullandığını öne sürüyor. Buna göre, yasa dışı bahis sitelerine ödeme yapmak isteyen kullanıcıların işlemleri, komisyon karşılığında temin edilen POS altyapıları üzerinden gerçekleştirildi. Böylece yasa dışı para akışı “normal ticari işlem” görüntüsü altında dolaşıma sokuldu.
“Profesyonel aklama sistemi” iddiası
Belgede örgütün yalnızca para toplamadığı, aynı zamanda çok katmanlı bir kara para aklama mekanizması kurduğu ileri sürülüyor.
İddiaya göre suç gelirleri elektronik para kuruluşları, banka hesapları, döviz büroları, kuyumcular, kripto varlık platformları üzerinden dolaştırılarak kaynağından uzaklaştırıldı.
Soruşturma makamları, bazı banka ve ödeme kuruluşu çalışanlarının da komisyon karşılığında bu sisteme destek verdiğini öne sürüyor. Aynı şekilde kuyumcuların ve döviz bürolarının nakit dönüşüm zincirinde rol aldığı iddia ediliyor.
Örgüt yapısı: Üst kademe, yazılım ekipleri, saha ağı
MASAK analizlerinde örgütün yalnızca finansal değil, operasyonel olarak da organize olduğu anlatılıyor.
İddiaya göre yapıda üst düzey yöneticiler, para transfer ağını yöneten isimler, yazılım ekipleri, yasa dışı bahis ofisleri, POS ve hesap organizasyonunu yapan aracılar, suç gelirlerini taşıyan hesap sahipleri yer aldı.
Soruşturma dosyasında ayrıca örgütün operasyon bilgisi almaya çalıştığı, tutuklanan üyeler için delil karartma girişimlerinde bulunduğu, bilirkişi raporu hazırlatma ve rüşvet gibi yöntemlere başvurduğu, tehdit ve şiddet olaylarına karıştığı iddiaları da bulunuyor.
Rasim Ozan Kütahyalı dosyada nasıl geçiyor?
Soruşturma kapsamında Rasim Ozan Kütahyalı’nın adı, MASAK’ın “suçtan elde edilen paraların aktarıldığı hesaplarla bağlantılı analizlerinde” geçiyor.
Savcılık, Kütahyalı’ya çok sayıda şüpheliyle ilişkisini, para transferlerini ve elektronik para bağlantılarını sordu. Ancak Kütahyalı örgüt üyeliği iddiasını reddetti.
“Ben örgüt üyesi değilim” diyen Kütahyalı, yasa dışı bahis veya suç örgütüyle bağlantısı olmadığını, işlemlerinin kişisel yatırım ve kredi kartı borçlarını çevirmeye yönelik olduğunu savundu.
Kütahyalı'ya 2023-2024 yılları arasında hesabına farklı kişilerden gelen 16 milyon 141 bin lira soruldu.
“Paranın kimden geldiğine bakmadım”
Kütahyalı, hesaplarına gelen para transferleri, kredi kartı işlemleri ve elektronik para kuruluşları üzerinden yürütülen para trafiğine ilişkin suçlamaları reddederek, tüm işlemlerin “yatırım” ve “borç döndürme” amacıyla yapıldığını savundu.
Soruşturma dosyasında Kütahyalı’ya; çok sayıda para transferi, elektronik para kuruluşlarından gelen ödemeler ve üçüncü kişiler üzerinden yürütülen finansal hareketler soruldu. İfade tutanağına göre savcılık, özellikle 2022-2024 yılları arasındaki para hareketleri üzerinde durdu.
Kütahyalı ise ifadesinde, medya dışında kaldığı dönemde ciddi borç yükü altına girdiğini anlattı. 2017-2020 yılları arasında televizyon programlarına çıkamadığını, bu nedenle maddi sıkıntı yaşadığını belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için çeşitli finansal yöntemlere başvurduğunu söyledi.
“PERPA’daki esnaflarla tanıştırıldım”
Kütahyalı’nın fadelerine göre süreç, “bir büyüğünün tavsiyesi” ile başladı. Savunmaya göre Kütahyalı, İstanbul PERPA’daki Mehmet Güneş ve Servet isimli kişilerle burada tanıştı ve kredi kartlarından nakit yaratmak için bu kişiler aracılığıyla POS cihazlarından çekim yaptı; komisyon kesildikten sonra kalan para kendisine teslim edildi.
Kütahyalı hesabına gelen paralar için "Kredi kartımdan para çekilmesi sonucu tarafıma gönderilmiş olduğu bana ait para tutarlarıdır. Bu şekilde kredi kartı borçlarımı döndürüyordum. Buradaki şahısları ve firmaları tanımıyorum bilmiyorum. Kredi kartımın ekstereleri incelendiğinde hepsinin tarihsel olarak açıklamaları olacaktır. Bunlar yine benim kendi paralarımdır. Kredi kartımı döndürmek için yapmış olduğum işlemlerdir" dedi.
Kütahyalı, bunun yasadışı bir faaliyet olmadığını öne sürdü. Avukatları da “Kredi kartıyla çekim yapıp nakit parayla altın alıp dolar alıp ticaret yapmak suç değildir” dedi.
İfadeye göre Kütahyalı, elde ettiği parayı altın, döviz ve çeşitli yatırımlarda kullandı. Dosyada adı geçen Aydın Özyetgin ve oğlu Batuhan Özyetgin ile de bu süreçte finansal ilişki kurduğunu ve bu ilişkinin “yatırım işbirliği” olduğunu savundu.
“Paranın hangi firmadan geldiğini bilmiyordum”
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de elektronik para kuruluşlarından gelen transferler oldu. Kütahyalı savunmasında, hesabına gelen paraların hangi firmalardan geldiğini bilmediğini söyledi.
“Ben sadece bana ödenmesi gereken borcun benim hesabıma gelip gelmemesi ile ilgilendim, paranın bana kimden geldiğine bakmadım” diyen Kütahyalı, Mehmet Güneş ve Servet isimli kişilerin kendi ticari ilişkileri nedeniyle bu transferleri gerçekleştirmiş olabileceğini düşündüğünü anlattı.
“Eşim hamile, çocuklarım akran zorbalığı yaşıyor”
İfadenin dikkat çeken bölümlerinden biri de Kütahyalı’nın ailesine ilişkin sözleriydi. Kütahyalı, hakkında çıkan haberler nedeniyle hamile eşinin ve iki kızının ağır psikolojik baskı altında olduğunu söyledi.
“Eşim hamiledir ve her gün ağlamaktadır. Düşük yapması ihtimalinden korkuyorum. 12 yaşındaki iki kızım da akran zorbalığı yaşamaktadır” diyen Kütahyalı, medyada yer alan haberlerin önemli bölümünün “uydurma” olduğunu öne sürdü.
Kütahyalı, “Hayatta hatalarım ve yanlışlarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim” ifadesini kullandı.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

