Tanıl Bora'dan Cereyanlar eleştirilerine yanıt: Öğrenme korkusu...Haset, kin, histeri de var
Kısa Dalga - Akademisyen Tanıl Bora'nın İletişim Yayınları'dan çıkan "Cereyanlar" kitabında "Geç Osmanlı Zihniyet Dünyası, Batıcılık, Kemalizm, Milliyetçilik, Türkçülük ve Ülkücülük, Muhafazakârlık, İslâmcılık, Liberalizm, Sol, Feminizm ve Kürt Siyasal Hareketi" tartışılıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Cereyanlar"ın ‘başucu kitabı’ olduğunu söylemişti. Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ekrem İmamoğlu da Silivri'de okuduğu kitaplar arasında "Cereyanlar"ı saymıştı.
Sosyal medyadaki tartışmalar üzerine İletişim Yayınları'ndan yapılan açıklamada, tartışmaların bir iftira ve karalama kampanyasına dönüştüğü belirtilmişti.
"Kitap korkusu, öğrenme korkusunun dijital medya çağındaki yeni tecellisi"
Tanıl Bora, Birikim dergisine yazdığı yazıda, "Hiç kuşku yok, sosyal medya öğrenme korkusunu çoğaltıyor, teşvik ediyor. Hiç kuşku yok, yankı odaları, "kutuplaşma," öğrenme korkusunu çoğaltıyor, teşvik ediyor. Az evvel konuştuğumuz bütün arazları çoğaltıyorlar zira" dedi.
Akademisyenlerin, öğrencilerinin "kitaptan korktuğunu" anlattığına dikkat çeken Bora, şu ifadeleri kullandı:
"Videosunu, link'ini, hiç olmazsa kısa versiyonunu istiyorlar, 'Hocam, sahiden bu kitabı okumamız mı gerek?' diye yalvaran gözlerle bakıyorlarmış. Bu kitap korkusu, öğrenme korkusunun dijital medya çağındaki yeni tecellisi sayılabilir.
Özgür Özel'in, Ekrem İmamoğlu'nun Cereyanlar'ı okuduğu bilgisinin yol açtığı ahlâkî panik ise, eski usul kitap korkusunun bir tecellisi. "Bir kitap okudum hayatım değişti" lâfının gözü kör olmasın! Bir kitabı okumakla, mikrop kapar gibi zehirli fikirlere kapılabileceği korkusu; bir kitabın zararlı ideolojisiyle zihni esir alabileceği korkusu, öğrenme korkusunun en yalın, en cisimleşmiş hali değil mi?
Okuyanın, kitapla temas edenin, öğrenme gayretine girenin, kendi aklına mukayyet olamayacağı, okuduğunu ayrıştıramayacağı, elekten geçiremeyeceği kabulü de saklanıyor bu korkunun arkasında."
"Bu ziyanlığın arkasında haset, kin, nefret, histeri kuvvetlerinin seferber olduğunu bilmiyor değilim"
"Bu ülkede egemen ideoloji, Soğuk Savaş anti-komünizminin güdümüyle onyıllar boyunca 'zararlı cereyanlar'la, 'tehlikeli cereyanlar'la, 'dış cereyanlar'la temas korkusunu yaydı" diyen Bora, şöyle devam etti:
"Bunların, tıpkı bizi üşütüp hasta edecek hava cereyanları gibi (cereyan çarpmasından korumak 'adına' çocukları açık havadan mahrum eden evhamlı ebeveynler gibi), toplumu bozacağını, saptıracağını işledi. Bizzat cereyan kelimesi, dillere bu öğrenme korkusunun alâmeti gibi yerleşti. Cereyanlar'ın adının bir imâsı da budur: o korkuyu mesele etmek, sorgulamaktır. Öğrenme korkusunu aşma gayretidir.
Bu öğrenme korkusu, kültürel hegemonyanın bir veçhesidir. Kültürel hegemonyanın taşıyıcı sütunlarından olan anti-entelektüalizmin bir görünümüdür. İktidarın '...arasında bir fark yoktur... hepsi birdir... ya odur ya şudur' dili, usul usul, öğrenme korkusunu da okşar. Düşünce özgürlüğünün katli, öğrenme korkusu sayesinde daha çok seyirci bulur.
Doğrudur, öğrenme korkusu, karşı karşıya olduğumuz ziyanlık karşısında bir mertebe sayılır; ama yine de bir derttir.
Ahlâkî paniklerin, sosyal medya linçlerinin dinamiğini büsbütün ve tastamam öğrenme korkusuyla açıklamaya kalkmıyorum. Bu ziyanlığın arkasında haset, kin, nefret, histeri kuvvetlerinin seferber olduğunu bilmiyor değilim. 'Sözel'-ideolojik olmaktan öte, duygulanımsal bir dinamik işliyor orada. Duygulanımlar varsa, korkular da vardır. İşte, bu atakların çoğalttığı duygulanımlardan biri de, öğrenme korkusu gibi geliyor bana. Sözle işi olanların dert etmesi gereken bir şey de, budur."
"Bu satırları yazmış birini günlerdir savunanlar var"
Soner Yalçın Odatv'deki yazısında “CHP’nin kurucu iddiası, tarihsel hafızası ve siyasal geleneği elli yıldır sürekli tekrarlanan bu tür ezberci referanslarla hep yeniden inşa edilmek isteniyor” ifadelerine yer vermişti.
Yazar Zülal Kalkandelen, Özgür Özel'in sözlerini alıntılayarak, "Yetmez ama evetçileri okuduğunu tahmin ediyordum" demişti.

Tanıl Bora'nın "Türkan Saylan: Bir İstisna" yazısından bir bölüm paylaşan Kalkandelen, "Bu satırları yazmış birini günlerdir savunanlar var! Utanmadınız, utanmıyorsunuz! Yaydığınız pisliğe karşı mücadele edeceğiz. Bu ülkeye ettiğiniz kötülüklerden aklanamayacaksınız!" ifadelerini kullanmıştı.

Yazar Mine Kırıkkanat da Kalkandelen'in tweetini alıntılayarak, "Bu iğrenç satırları yumurtlayan Tanıl Bora’yı hiç olmadığı, olamayacağı entelektüel yerine koyup; kendisinin bile olmayan, ondan bundan edindiği manipülatif fikirleri ciddiye alanlar var ya… İşte onlar, bezelye beyinli kullanışlı budalalardır" demiş ve CHP'yi etiketlemişti.

Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.