Tayip Temel’den Deniz Zeyrek’e “ana dil” yanıtı: İki dillilik korkulacak bir şey değil

DEM Partili Tayip Temel, gazeteci Deniz Zeyrek’in TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Türkler ve Kürtlerin birlikteliğine ilişkin açıklamalarını değerlendirirken ana dilde eğitim konusundaki sözlere yanıt verdi. Zeyrek, Kürtlerin ana dilde eğitim hakkının tanınmasının ardından Kürtçenin resmi dil olması talebinin gündeme gelebileceğini söyledi. Temel ise “Kimse Türkçenin hayatımızdan çıkmasını istemiyor” diyerek, iki dilliliğin Türkiye açısından bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

·

Kısa Dalga - Gazeteci Deniz Zeyrek’in Kürtlerin ana dilde eğitim hakkına ilişkin sözleri ile DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel’in bu sözlere verdiği yanıt sosyal medyada tartışma yarattı.

Tartışma, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Türkler ve Kürtlerin “bir ve beraber” yoluna devam edeceğine ilişkin açıklamalarının Zeyrek tarafından değerlendirilmesiyle başladı.

Zeyrek: “Hadi o zaman Anayasa’ya koyun”

Zeyrek, Kürtlerle Türklerin eşitliğinden söz ediliyorsa bunun ana dilde eğitim hakkı açısından da karşılığının olması gerektiğini söyledi. Zeyrek şöyle konuştu:

“Madem Kürtlerle Türkler eşittir, hadi o zaman anayasaya ‘Kürtler ana dilde eğitim alma hakkına sahiptir’ diye bir cümle koyun. Hadi koyun. Biz okullarda nasıl Türkçeyi öğreniyorsak Kürtler de okullarda Kürtçeyi ana dil olarak bir eğitim alanı olarak öğrenebilirler mi mesela? Yarın da diyecekler ki, ‘Hadi o zaman ana dilde eğitim, Kürtçe resmi dillerden biri olsun.’ Ne diyeceksiniz?”

Zeyrek’in sözleri, özellikle konuşmanın son bölümünde ana dilde eğitim hakkından Kürtçenin resmi dil olarak tanınması talebine geçilebileceğini dile getirmesi nedeniyle tartışma konusu oldu.

Tayip Temel’den yanıt

DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel de Zeyrek’in sözlerinin yer aldığı videoyu paylaşarak yanıt verdi.

Temel, Kürtlerin dil hakkına ilişkin taleplerinin Türkçenin ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini vurgulayarak açıklamasına, “Bir Kürt olarak benim cevabım şu: Kimse Türkçenin hayatımızdan çıkmasını istemiyor sözleriyle başladı.

Temel şunları yazdı:

“Bir Kürt olarak benim cevabım şu: Kimse Türkçenin öğrenilmesine, Türkiye’nin ortak iletişim diline veya ortak yurttaşlık hukukuna itiraz etmiyor. Mesele, Kürt çocuğunun kendi anadilini öğrenmesinin neden hâlâ bir tehdit gibi görülmesidir? Türk çocuğu okulda kendi anadilinde eğitim alabiliyorsa, Kürt çocuğunun da Kürtçeyi öğrenmesi, Kürtçe eğitim alabilmesi neden “yarın ne isteyecekler?” korkusuyla karşılanıyor?

Evet, Kürtler ana dilde eğitim de isteyecek. Kürtçenin kamusal ve anayasal güvenceye kavuşmasını da isteyeceğiz. Çünkü eşitlik, “sizi seviyoruz, birlikte yaşayacağız” demek değildir.

Eşitlik; hakların, özgürlüklerin ve kimliklerin hukuk önünde gerçekten eşit olmasıdır. Asıl sorulması gereken “Yarın ne isteyecekler?” değil; “Bugün neden eşit yurttaşlığın gereğini hâlâ yerine getirmiyorsunuz?” sorusudur.

Biz Kürtler bu ülkede kimsenin lütfuyla yaşamıyoruz. Bu ülkenin yurttaşlarıyız. Eşitlik istiyoruz, ayrıcalık değil. Anadilimizi istiyoruz. Başkasının dilini inkâr etmiyoruz. Hak istiyoruz, kimsenin hakkını istemiyoruz. Türkçe’yi ve başka dilleri de elbette en iyi şekilde öğreneceğiz.

Madem Türkler ve Kürtler bir ve beraber yoluna devam edecek, o zaman bu beraberliğin dili de hukuku da eşitliği de gerçek olsun. Birlik, farklılıkların inkârıyla değil, eşitliğin kabulüyle mümkündür.”

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.