Tuncer Bakırhan: Meclis kapanmadan çerçeve yasa çıkarılmalıdır
Tuncer Bakırhan, "Meclis kapanmadan çerçeve yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden, yeni belirsizlikler yaratılmadan bu adımlar artık atılmalıdır" dedi.
Kısa Dalga - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ateşkes ilan edilmesini değerlendiren Bakırhan, şunları söyledi:
"İran, İsrail ve ABD arasında ciddi bir savaş, çatışma yaşandı ve anlaşmaya varıldı. Öncelikle DEM Parti olarak ölüm ve savaşa son veren bu anlaşmayı olumlu karşılıyoruz. Nerede bir savaş ve çatışma varsa bunun nasıl olursa olsun bir barışla sonuçlanmasını biz parti olarak destekliyoruz. Çünkü biz barıştan yana bir partiyiz. Anlaşmanın kalıcı olmasını ve yapıcı gelişmelerle sürmesini de umut ediyoruz. Bölgesel gerilimlerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda toplumsal barışı inşa etmek her ülkenin öncelikli göredir. Dışarıda silahları susturan bir devlet, içeride de kendi halklarıyla savaş halinde kaldığı sürece gerçek anlamda barışa varmış sayılmaz."
"Bugün muhatap Cumhuriyet Halk Partisi olabilir ama refleks tanıdık"
Devlet aklının toplumu zenginlik yerine bir tehdit olarak kodladığını söyleyen Bakırhan, "Her dönemin dili farklıydı ama refleksi aynıydı. Bu ülkede Kürtler, Aleviler ve sosyalistler hep tehdit sayıldı, Ermeniler, Rumlar, Romanlar, farklı inanç ve kimlikler tehdit sayıldı. Bir dönem muhafazakarlar, başka bir dönem ise milliyetçiler dahi tehdit sayıldı. Devlet aklı, toplumu zenginliğiyle görmek yerine sürekli bir tehdit haritası çizdi. O haritada yurttaş hep şüpheliydi, hak değil güvenlik, çözüm değil bastırma vardı. En çok da demokratik siyaset hakkı tehdit sayıldı" dedi.
Kürt siyasi hareketine ait partilerin sırasıyla kapatıldığını ve HDP'ye yönelik kapatma davasının halen devam ettiğini hatırlatan Bakırhan, "Ama her kapatmanın ardında ne oldu? Halk yeniden sözünü söyledi, halk yeniden örgütlendi, halk yeniden siyaset sahnesine çıktı ve 'buradayız' dedi, demeye devam edecek" diye konuştu.
CHP hakkında verilen yargı kararlarına değinen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik mutlak mutlak kararıyla karşı karşıyayız. Bugün muhatap Cumhuriyet Halk Partisi olabilir ama refleks tanıdıktır. Bu kararı bir partinin iç meselesi olarak hiçbir zaman okumadık. Bu karar, siyasi çoğulculuğa tahammülsüzlüğün bugün yeni bir halkasıdır. Dün bu halkaya Kürtler kayyumla, bugün de ana muhalefet yargı müdahalesiyle dahil edildi. Bu halkaya yarın kimin dahil edileceği belli değil. Biz o gün de söyledik: 'Hukuku sopaya çevirmeyin, bu sopa bir gün herkesi döver'. Bugün yine söylüyoruz: Yargı, siyaseti dizayn etmenin laboratuvarı değildir, mahkeme salonları halkın iradesinin yerine geçirilemez. Hukuk eğilip bükülemez; adalet Kürde, muhalife başka, iktidara başka işleyemez. Biz bu düzene itiraz ediyoruz. Hukukun olmadığı, adaletin olmadığı, hukukun muhalife ve Kürde, Aleviye, Roman'a farklı işlediği bir hukuku kabul etmiyoruz."
"Bu Meclis önümüzdeki günlerde çerçeve yasayı çıkararak tarih yazmalıdır"
Bakırhan, yaklaşık iki yıldır süren sürecin somut ve hukuki bir zemine kavuşması için Meclis'e çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:
"Bunun yolu çerçeve yasadır. Kürt meselesini çatışma zemininden çıkarıp siyaset ve hukuk zeminine taşıyacak bir çerçeve yasa artık ertelenemez. Biz dört temel düzenlemeyi Türkiye'de zorunlu görüyoruz: Kalıcı çözüm için çerçeve yasa, demokratik bütünleşme ilkelerini güvence altına alacak demokratik toplum yasası, yerel demokrasiyi, sivil toplumu ve siyasal katılımı güçlendirecek genişletilmiş yerel demokrasi yasası ve özgür yurttaş yasası. Bu adımlar bir taviz değildir, bunlar eşit yurttaşlığın gereğidir. Kimliklerin ve inançların anayasal güvenceye alınması birlikteliğimizi zayıflatmaz, aksine sağlamlaştırır.
Kürtlerin kazanması Türklerin kaybetmesi değildir. Alevilerin, Romanların kazanması Sünnilerin ve diğer halkların kaybetmesi değildir. İşçinin kazanması ülkenin kaybetmesi değildir. Bir halkın hakkı başka bir halkın kaybı değildir ve böyle okunmamalıdır. Bu nedenle çağrımız açık ve nettir: Meclis kapanmadan çerçeve yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden, yeni belirsizlikler yaratılmadan bu adımlar artık atılmalıdır. Çünkü barış geciktikçe güvensizlik büyüyor. Hukuk geciktikçe umut azalıyor. Demokrasi geciktikçe toplum yoruluyor.
Birinci yüzyılın paslı sarkacını kırmanın zamanı geldi. İkinci yüzyılı yasaklarla, kayyumlarla, hukuk dışı kararlarla, yoksullukla değil, barışla, eşitlikle ve emekle yazalım diyoruz. Bu Meclis önümüzdeki günlerde çerçeve yasayı çıkararak tarih yazmalıdır. İkinci yüzyıla güçlü bir damga vurmalıdır."
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti İmralı Heyeti ile görüştü
İmamoğlu: Kurultay zorla engellenirse, milletin yürüyüşünü hızlandıracak yola hazırız
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
