Çocuk sağlığında büyük tehlike: 650 bin ila 6,3 milyon arasında çocukta yüksek kurşun olabilir

Çocuk sağlığında büyük tehlike: 650 bin ila 6,3 milyon arasında çocukta yüksek kurşun olabilir
BAYETAV raporuna göre, Türkiye’de kandaki kurşun seviyesi risk sınırını aşan çocuk sayısının 650 bin ile 6,3 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Gıda kaplarından oyuncaklara, boyalardan kozmetik ürünlere kadar pek çok ürün tehlike saçıyor. Yoksulluk ve yetersiz beslenme riski artırıyor. Bu tablo IQ düşüklüğü, öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları ve gelişim geriliğine yol açıyor. Çözüm olarak ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu öne çıkıyor.

Kısa Dalga- Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’nın (BAYETAV) yayımladığı ve Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık imzalı “Kurşuna Karşı Bir Öğün” başlıklı rapor çocukların kurşun ve benzeri toksik maddelere maruz kalınmasının Türkiye’de yaygın ve ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koydu.

Raporda, kurşunun çocukların beyin gelişimini, bilişsel becerilerini ve eğitim hayatını olumsuz etkileyen en önemli nörotoksik maddelerden biri olduğu vurgulandı. Kurşun için güvenli bir maruz kalma düzeyinin bulunmadığı belirtilirken, bunun mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesi gerektiğine de dikkat çekildi.

Çocukların toksik maddelere yetişkinlere göre çok daha hassas oldukları, bu maddeleri daha fazla emdikleri, vücutlarından daha geç attıkları ve davranışsal özellikleri nedeniyle daha fazla maruz kaldıkları ifade edildi. Özellikle yere yakın temas, ellerini ağızlarına götürme ve daha hızlı solunum gibi etkenlerin maruziyeti artırdığı kaydedildi.

Raporda, kurşunun vücuda başlıca gıda ve solunum yoluyla girdiği, gebelikte plasenta yoluyla fetüse, doğum sonrasında ise anne sütüyle bebeğe geçebildiği bilgisine yer verildi. Madencilik, metal işleme, akü üretimi, boya, seramik, oyuncak, kozmetik ve çeşitli tüketici ürünlerinin kurşunun yaygın kullanım alanları arasında yer aldığı belirtildi.

Yoksulluk ve beslenme sorunu riski artırıyor

Rapora göre kurşuna maruz kalma seviyesinin toplumda eşit biçimde dağılmadığı görülüyor. Yoksul ve dezavantajlı kesimler, çevresel kirlilik, eski yapı stokları ve yetersiz altyapı nedeniyle daha yüksek risk altında bulunuyor. Gıda güvencesizliği ve yetersiz beslenmenin kurşun emilimini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çekildi. Yetişkinlerde yüzde 3 ila 10 arasında olan emilim oranı çocuklarda yüzde 40-50’ye kadar çıkarken, demir, kalsiyum ve çinko eksikliği durumunda bu oran çok daha yükselebiliyor. Bu durumun çevresel eşitsizliklerin çocukların bedeninde doğrudan hasara dönüşmesine yol açtığı ifade edildi.

Kurşuna maruz kalan çocuklarda IQ düşüşü, dikkat eksikliği, öğrenme ve bellek sorunları, dil gelişiminde yavaşlama ve okul başarısında gerileme gibi sonuçlar doğurduğu, ayrıca dürtüsellik, hiperaktivite ve davranış düzenleme sorunlarına neden olabildiği belirtildi.

oyuncak-640.png

Tüketici ürünlerinde yüksek kurşun oranı yüksek

Raporda yer verilen verilere göre, Türkiye’de tüketici ürünlerinde dikkat çekici düzeylerde kurşun tespit edildi. UNICEF ve Pure Earth’ün 2024 tarihli çalışmasına değinilen raporda uluslararası kabul gören referans düzeylerin üzerinde kurşun saptanan ürünler ve veriler şöyle:

Metal gıda kapları: Yüzde 67’sinde

Seramik gıda kapları: Yüzde 53’ünde

Boyalar: Yüzde 70’inde

Oyuncaklar: Yüzde 29’unda

Plastik gıda kapları: Yüzde 19’unda

Kozmetik ürünlerin tamamında

Baharatlar: Yüzde 25’inde

6.3 milyon çocuk için kritik eşik aşıldı

Türkiye’de çocuklarda kan kurşun düzeyine ilişkin düzenli bir izleme sisteminin bulunmadığına dikkat çekilen raporda, farklı çalışmalara göre 650 bin ile 6,3 milyon çocukta kritik eşiklerin aşıldığının tahmin edildiği belirtildi. Güncel eşik değerin esas alınması halinde risk altındaki çocuk sayısının birkaç milyonu bulabileceği ifade edildi. Raporda ayrıca çocukların kurşunla birlikte pestisitler, PFAS (kalıcı kimyasal maddeler) ve metilcıva (cıva türevi zehirli madde) gibi diğer nörotoksik maddelere de aynı anda maruz kaldığı, bu nedenle toplam etkinin daha ağır olabileceği vurgulandı.

Bakım yükü kadınların üzerinde

Raporda, çocukların toksik maddelere maruz kalmasına karşı mücadelede yükün büyük ölçüde kadınların omzuna bırakıldığına da dikkat çekildi. Sağlıklı beslenme, risklerin azaltılması ve sağlık hizmetlerine erişim gibi süreçlerin çoğunlukla kadınların görünmez emeğiyle yürütüldüğü ifade edildi.

Bülent Şık: “Güvenli bir doz yok”

Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Bülent Şık kurşunun çocuk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Kurşun çocuklarda bilişsel gelişime zarar veren en önemli toksik kimyasal maddedir.”

Şık, maruziyetin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, “Kurşunun zararsız olduğu bir doz yoktur. Dolayısıyla maruziyet ne kadar azaltılırsa o kadar iyidir” dedi.

kursun-640.png

Çocukların daha yüksek risk altında olduğuna işaret eden Şık, “Çocuklar, kurşun başta olmak üzere toksik kimyasallara yetişkinlerden daha hassastır; bu maddeleri daha fazla emer, daha zor etkisizleştirir, daha geç atar ve davranışsal-fizyolojik özellikleri nedeniyle daha fazla maruz kalır” ifadelerini kullandı.

Çocuklarda daha etkili

Yoksulluk ve beslenme sorunlarının etkisini artırdığını belirten Şık, “Yoksulluk ve gıda güvencesizliği kurşun emilimini artırarak zararı derinleştirir. Yetişkinlerde yutulan kurşunun yaklaşık yüzde 3 ila 10’u emilirken, küçük çocuklarda bu oran %40 ila 50’ye kadar çıkar; çocukta gıda güvencesizliği nedeniyle demir, kalsiyum ya da çinko eksikliği varsa emilim yüzde 100’e kadar çıkabilir,” dedi.

Şık, çözüm önerilerine yönelik şöyle konuştu:

“Ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu sağlamak; yetersiz beslenmenin kurşun emilimini artıran biyolojik etkisini kırarak çocukları toksik maddelerden koruyan, eğitimde kalıcılığı ve öğrenme kapasitesini artıran en kapsayıcı kamusal çözümdür.”

Raporda öne çıkan öneriler şöyle:

Çocuklar için düzenli kan kurşun düzeyi izleme programı oluşturulması

Yüksek riskli mahalleler, eski yapı stokları ve sanayi bölgelerinde altyapının gözden geçirilmesi

Ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu programlarının hayata geçirilmesi

saglikli-beslenme-cocuk-640.png

Okullar, kreşler ve kamu binalarında çevresel risklerin azaltılması

Eski su tesisatlarının yenilenmesi

Kurşun içeren boyaların kullanımının tamamen sonlandırılması

Oyuncak, kozmetik, mutfak eşyası ve diğer tüketici ürünlerinin sıkı denetlenmesi

Sağlık, çevre, eğitim ve yerel yönetimler arasında güçlü koordinasyon kurulması

Raporda, çocukların toksik maddelerden korunmasının yalnızca bir sağlık meselesi olmadığı, aynı zamanda eğitimde eşitlik, çocuk hakları ve toplumsal adalet açısından önemli bir konu olduğu vurgulandı.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.