Üç köy, üç proje üç direniş: Toprağı, üretimi, yaşamı yok etmeyin

Üç köy, üç proje üç direniş: Toprağı, üretimi, yaşamı yok etmeyin
Muğla, Iğdır ve Çorum... Bu illerdeki üç köyde yaşayanlar maden ve taş ocağına karşı günlerdir mücadele ediyor. Kimileri armut bahçesini kurtarmak istiyor, kimi Yorgun Baba'yı... 'İnsan eksen insan biter topraklarımızda' diyen köylüler yaşam alanlarını korumakta kararlı: Biz üretiyoruz, biz üretmek istiyoruz. Biz Türkiye köylüsüyüz, çiftçisiyiz. Bizi mağdur etmeyin...

Kısa Dalga - Muğla'da İkizköy, Iğdır'da Sekü ve Çorum'da Karakaya köyünde yaşayanlar ağaçlarını, toprağı, suyu korumak için maden ve taş ocağı projelerine karşı mücadele ediyor.

Akbelen: TBMM'den Temmuz 2025’te geçen düzenlemeyle zeytinlikler madencilik faaliyetlerine açılmıştı. Ocak 2026'da Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Muğla’nın Milas ilçesi Bağdamları, Çakıralan, İkizköy, Çamköy, Karacağaç ve Karacahisar sınırları içerisinde yer alan linyit maden işletme ruhsatlı sahada üretimin sürdürülebilmesi amacıyla Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 679 parsel tarım arazisi, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırıldı. Bu karara itiraz edilirken, köylülere haber vermeden bilirkişi keşfi yapılması tepkilere neden oldu. İkizköy Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık tutuklandı.

'İnsan eksen insan biter bizim topraklarımızda'

Kamulaştırmaya karşı çıkan Milas köylüleri hem AYM hem de Danıştay önünde açıklama yaptı. Nejla Işık özetle şunları söyledi: "Hiçbirimize bilgi verilmeden davacılar olarak avukatlarımıza bizlere bilgi verilmeden karşımızda bir muhatap bulamadık ne yazık ki bu yüzden buradayız. Bu karardan acilen dönülsün diyoruz ve geri dönüşü tahribatı mümkün olmayan şeyler yaşanmadan acele yürütmeyi durdurma verilsin. 7 yıldır, "Limak, İÇTAŞ sana bir karış toprak da yok, bir dal zeytin de yok, bir dal çam da yok" dedik ve bu yüzden yargılanıyoruz ve bu yüzden çok ağır bedeller ödüyoruz. Ekmek gibi, su gibi onurlu bir yaşam mücadelesi veriyoruz.

ekran-resmi-2026-04-08-07-37-28.png

Hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar güzel bir köye sahibiz biz. Ve herkesin parayla satın alıp isteyip de alamayacağı bir köye sahibiz. İnsan eksen insan biter bizim topraklarımızda. Biz üretiyoruz, biz üretmek istiyoruz. Biz Türkiye köylüsüyüz, çiftçisiyiz. Bizi mağdur etmeyin. İkizköy'de çok büyük katliam var onu söyleyeyim. Dinamitler patlıyor. Evlerimizde yarıklar çatlakları oluştu."

Mahkeme kararına rağmen sondaj makinesi geldi

Sekü Köyü: AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Maden’in, Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü'nde yapmak istediği sondaja köylüler karşı çıkıyor. Köylülerin nöbetine ve mahkeme kararına rağmen sondaj makinesi maden sahasına çıkarıldı.

Alagöz Maden’in Tirebolu Sekü ve Görele Karlıbel köylerini kapsayan maden arama faaliyetleri için verilen “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu” kararının, Giresun İdare Mahkemesi tarafından yetki unsuru yönünden hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle iptal edildiği öğrenildi.

ank-2288814d-2c0f-4432-88e9-3f3251f1d58a-1.jpg

Davanın avukatı Sevda Karataş Şahin, “Davamızı kazandık, hukuka aykırılık tescillenmiş oldu. Bu saatten sonra sondaj makinesinin alana gitmesi açıkça hukuka aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Buna rağmen işlem yapılmıyorsa, işlem yapmayanlar hukuksuz davranmakta ve suç işlemektedir” ifadelerini kullandı. Köylülerde biri de "Doğamızı bozacak, çocuklarımızın geleceğini etkileyecek bir işe karşı duruyoruz. Bu yüzden makinenin önündeyiz. Sonuna kadar da burada olacağız. Askerlerimizi seviyoruz ama onları karşımızda değil, arkamızda görmek isterdik” diye konuştu.

'Yorgun Baba var, organik armut bahçesi var... Yeter çektiğimiz acılar'

Karakaya köyü: Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde yapılmak istenen taş ocağına karşı da köylüler mücadele veriyor. Köy sakinleri mart ayında Çorum İdare Mahkemesi önünde basın açıklaması yapmıştı. Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya, süreçle ilgili durumu şöyle aktarmıştı:

"Bilirkişi raporunda köyümüzün gerçekleriyle örtüşmeyen birçok tespit yer almaktadır. Köyümüzün çevresinde meyve üretimi olmadığı iddia edilmektedir. Oysa faaliyet alanına yalnız 250 metre mesafede 21 bin 320 metrekare organik armut bahçesi bulunmaktadır. Söz konusu faaliyet bölgede yapılan tarım ve meyveciliğe doğrudan zarar verecektir. "Proje sahasında Yorgun Baba inanç yeri bulunmaktadır. Başımıza türlü dertler açmayın. Bundan sonra yaşam zor bizim köyde. Yeter çektiğimiz acılar."

ank-a63963c8-8f21-4697-9a5a-96bcb2adc1f6-1.jpg

Köylüler eylemlerine devam ediyor. Dünkü (7 Nisan) eyleme destek veren devam eden eylemine destek veren CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, "Bu kayalıkla bu köyün evinin arası 6-7 metre. Burada dinamitler patlayacak, burada kamyonlar çalışacak ve Ankara yoluna çok yakın burada köylü vatandaşlarımız yaşıyor. Hani diyorlar ya ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ ama siz bu insanlara ‘öl’ diyorsunuz." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu da şunları söyledi: "Proje alanı yaklaşık 35 hektar ve orman parselinin içinde. Yani orman yok edilecek. Patlatmalarla birlikte yer altı suları zarar görecek. Köy susuz kalacak. Ve sizlere yaşam alanı kalmayacak. Ve yetmiyor, bu alanın içinde köylülerin ‘Yorgun Baba’ dediği bir inanç yeri var. Yani bu proje; doğayı yok sayıyor, inancı yok sayıyor, hafızayı yok sayıyor, kültürü, sizi de yok sayıyor. Bu köyde üretim var. Emek var. Tarım var. Hayvancılık var. Yaşam var."

Kaynak:ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.