Yeni infaz düzenlemesi geliyor: 50 bin kişiye daha tahliye yolu göründü

Yeni infaz düzenlemesi geliyor: 50 bin kişiye daha tahliye yolu göründü
Yaklaşık 50 bin kişiyi kapsayacak yeni bir infaz düzenlemesi için çalışmaların sürdüğü belirtiliyor. Bu düzenleme ‘çözüm sürecinde' gündeme gelen, muhalefetin hedefindeki cezaevi idare ve gözlem kurullarını da kapsayacak.

Kısa Dalga - 11. Yargı paketiyle yaklaşık 50 bin hükümlüye tahliye yolu açılmasının ardından iktidarın yeni bir ‘düzenleme’ hazırlığında olduğu ortaya çıktı. Türkiye gazetesinin haberine göre; üzerinde çalışılan yeni düzenlemeyle 10 yıl hapis almış hükümlülerden cezasının yarısını çekenlere tahliye yolu açılacak. Düzenlemeden 40-50 bin arası hükümlü yararlanacak. Bu düzenlemenin amacı infazda eşitliğin sağlanması.

Kimler faydalanacak?

Mevcut durumda adli suçlarda mahkumlar cezasının yarısını cezaevinde geçirdikten sonra şartlı salıverilmeden yararlanabiliyor. Terör suçlarında bu süre dörtte üçe, diğer bazı suçlar bakımından ise üçte ikiye kadar çıkıyor. Muhabir Yücel Kayaoğlu’na bilgi veren AKP’li kaynaklar düzenlemenin kapsamıyla ilgili “Kadın, çocuk, anne-baba, kardeş katilleri, taciz ve tecavüzcüler gibi toplum vicdanını rahatsız eden suçlar için ise daha yüksek infaz süresi olması planlanıyor” dedi.

Yarısını yatan çıkabilecek, iyi hale bakılacak

Formül yasalaşırsa, 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlünün, 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra kalan süresini dışarıda geçirebilmesine imkân sağlanacak ve hâlen cezasının yüzde 50’sini çekenlere de tahliye edilmeleri fırsatı getirilecek. Bunun için Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının vereceği iyi hâl değerlendirmeleri etkili olacak Şartlı salıvermeden faydalananların takibine yönelik adım atılacak. Hem kendisine hem de ailesine psikolojik destek, iş ve mesleki eğitim desteği verilecek.

Gözlem kurulları ne olacak?

İnfaz çalışmasında dikkat çeken bir başka başlık da Cezaevi İdare ve Gözlem kurullarında yapılacak düzenleme.

Cezaevi İdare ve Gözlem kurulları cezaevinde kalanların kurallara uyup uymadığını, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediğini, toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığını, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığını değerlendiriyor.

Habere göre, kurullardaki psikolog, pedagog, psikiyatr gibi uzmanların etkinliği artırılacak. Cezaevlerindeki bu kurullar muhalefet tarafından eleştiriliyor.

DEM Parti : Kurullar infazı uzatıyor

Özellikle çözüm süresinde hem DEM Parti hem CHP, bu kurulların objektif davranmadığını ve infazların haksız şekilde uzatıldığını belirterek itirazlarını dile getiriyordu.

DEM Parti geçen ekim ayında özellikle siyasi tutukluların koşullu salıverilme hakkını engellediğini belirterek cezaevlerinde idare ve gözlem kurulu kararlarının araştırılması için Meclis Başkanlığına araştırma önergesi vermişti. Önergenin gerekçesinde şöyle deniliyor:

“Kurul üyeleri, herhangi bir somut delile dayanmayan, önyargılı, öznel ve son derece ideolojik değerlendirmelerle mahpuslar hakkında ‘iyi halli değildir’ kararı vererek infaz sürecini uzatmaktadır. Bu durum, hem hukukun öngörülebilirliği ilkesini hem de cezaların infazı sürecindeki eşitlik ve adalet ilkesini ihlal etmektedir.”

CHP: Keyfi uygulamalar var

CHP ise kamuoyunda ‘çözüm komisyonu’ olarak bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na verdiği raporda “İdare ve gözlem kurullarının kararlarında objektif kriterler söz konusu değildir. Kişisel kanaate ve siyasi görüşlere dayanan bu değerlendirmeler, kanunlarda yer alan suç ve cezalar ile infaza ilişkin kuralların kişiden kişiye farklılık göstermesine neden olmaktadır” demişti.

Raporda şu cümleler dikkat çekiyor: “Özellikle siyasi yargılamalarda ifade özgürlüğü ve eşitlik başta olmak üzere anayasal hak ve ilkeler ihlal edilmekte, kurul kararları “iyi hal yok” gerekçesiyle cezalandırmaya dönüşmektedir. Adil yargılanma hakkını ve hukuk devleti ilkesini ihlal eden bu keyfi uygulamanın önüne geçilmelidir. İdare ve gözlem kurullarının kararlarında objektif kriterler söz konusu değildir. Kişisel kanaate ve siyasi görüşlere dayanan bu değerlendirmeler, kanunlarda yer alan suç ve cezalar ile infaza ilişkin kuralların kişiden kişiye farklılık göstermesine neden olmaktadır.

Bunun yerine, cezaevinde hükümlünün aleyhine sonuç doğuran her türlü idari kurul kararının başvuru beklenmeksizin resen infaz hâkimliği tarafından incelenerek karara bağlanması gerekir. Böylece yargısal bir merciin verdiği kararın idari bir inisiyatifle yok sayılmasının önüne set çekilecektir.”

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.