Yeni Parti’de 54 “hayır”ın perde arkası: “Barışa karşı değiliz” diyen vekiller neden yasayı reddetti?

“Barışa hayır” demediler ama yasaya da “evet” demediler. Yeni Parti’de 54 vekilin “hayır” oyunun gerekçeleri dikkat çekti. Kayıhan Pala, barış tartışmasının Türk ya da Kürt milliyetçiliği üzerinden yürütülmesini doğru bulmadığını belirterek demokratikleşme ve iktidarın samimiyetine ilişkin somut adımlar atılmadığını savundu. Mahmut Tanal “Önce AYM kararlarını uygulayın”, Seyit Torun ise “Barışa hayır demiyorum” dedi. Vekillerin ortak itirazı hukuk, demokrasi ve güven başlıklarında toplandı.

·

Kısa Dalga- TBMM Genel Kurulu’nda kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kabul edildi. Açık oylamada 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oy kullanılırken 31 milletvekili oylamaya katılmadı. Elektronik oylamada 563 oy kaydedildi, pusulaların kontrol edilmesinin ardından mükerrer oyların çıkarılmasıyla nihai sonuç 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser olarak kesinleşti.

Parlamentoda 91 sandalyesi bulunan Yeni Parti’de ise teklif konusunda dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Partinin 35 milletvekili “evet”, 54 milletvekili “hayır” oyu kullandı, 2 milletvekili ise oylamaya katılmadı. Böylece Yeni Parti grubu aynı teklif karşısında farklı oy tercihleriyle Genel Kurul’a yansıdı.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel oylama öncesinde kendisinin ve parti yönetimindeki arkadaşlarının “evet” oyu kullanacağını açıklarken milletvekillerini serbest bıraktı. Özel, vekillerin temsil ettikleri illerdeki yurttaşların hassasiyetlerini, beklentilerini ve kaygılarını dikkate alarak kendi kararlarını vermeleri gerektiğini savundu.

Özgür Özel: “Yeni Parti’ye karşı kurulan tuzağı boşa düşürdük”

Oylama sonrasında partisinin farklı oy tercihlerini nasıl değerlendirdiğini gazeteci Saygı Öztürk’e anlatan Özel, “Yeni Parti'ye karşı kurulan bir tuzağı hep beraber boşa düşürmüş olduk” dedi. Özel’e göre partinin blok halinde “hayır” demesi, Kürt sorununun çözümünde Yeni Parti’den inisiyatif bekleyen ve Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü isteyen Kürt seçmenleri üzebilecekti. Buna karşılık bütün milletvekillerinin “evet” demesi halinde ise yasaya ilişkin endişeleri bulunan kesimlerin rahatsız olacağını belirtti. Bu nedenle Özel, farklı siyasi ve toplumsal hassasiyetlerin aynı anda dikkate alınmasını sağlayacak bir yöntem izlediklerini savundu.

Kapalı toplantıda ne konuşuldu?

Oylama öncesinde Yeni Parti grubunda yapılan kapalı toplantıya ilişkin kulis bilgilerini ise Nefes yazarı Deniz Zeyrek aktardı. Zeyrek’in aktardığına göre, “evet” oyu vermek isteyen milletvekilleri toplantıda başlangıçta sessiz kaldı. Bir milletvekili “hepimiz 'evet' diyelim” önerisini gündeme getirdi. Ancak Özel, milletvekillerinin oy konusunda serbest bırakılması yönünde karar aldı. Zeyrek’in aktardığı kulis bilgisine göre Özel, parti açısından en az 35 “evet” oyunun çıkmasının iyi olacağını söyledi.

Özel: “Vicdanım rahat”

Oylamanın ardından Deniz Zeyrek’e konuşan Özel, 35 “evet” ve 54 “ret” oyunun ortaya çıkmasını partisinin uyguladığı yöntem üzerinden değerlendirdi. Özel, “Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık” diyerek farklı oy tercihlerinin ortaya çıkmasını bir “hibrit model” olarak nitelendirdi. Özel, “Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti, bazıları da grup disiplinine aykırı davranmak zorunda kalıp sıkıntı yaşayacaktı” dedi.

Kendisinin de “evet” oyu kullandığını belirten Özel, “Vicdanen içim rahat. Yıllardır savunduğumuz bir görüşün sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil. Doğru kararı aldığımızı düşünüyorum” görüşünü ifade etti. Özel ayrıca, “Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa en azından tek başına kazanmadı. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur” ifadelerini kullandı.

54 vekil neden yasaya “hayır“ dedi?

Oraya çıkan tablo Yeni Parti yönetiminin teklif konusunda milletvekillerine tek bir oy tercihi dayatmadığını gösterirken, oylamada “hayır” diyen milletvekillerinin açıklamalarında ise birbirinden farklı gerekçeler yer aldı.

Yeni Parti grubunda 54 milletvekilinin “hayır” oyu vermesinin gerekçeleri ise ağırlıklı olarak “hukukun üstünlüğü, AYM ve AİHM kararlarının uygulanması, demokratikleşme, şeffaflık, toplumsal mutabakat, seçmen iradesi ve iktidara duyulan güven” başlıklarında toplandı.

Kayıhan Pala “ İlk önce hukuk üstünlüğü sağlanmalı”

Yenİ Parti Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, çerçeve yasaya neden “hayır” dediğini hem sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla hem de gazeteci İrfan Aktan’a verdiği röportajda ayrıntılı biçimde anlattı.

Pala, X hesabından yaptığı açıklamada teklifin mevcut haliyle toplumsal barışı sağlamaktan uzak olduğunu savundu. Pala’nın itirazlarının başında hukukun üstünlüğü, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması ve yerel yönetimlerde seçmen iradesine saygı geldi. Pala açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Hukukun üstünlüğünün olmadığı, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı, yerel yönetimlerde seçmen iradesinin yok sayıldığı koşullarda ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporunun 7. Bölümünde yer alan hiçbir öneriyi içermeden Meclis gündemine getirilen kanun teklifi, toplumsal barışı sağlamaktan uzak görünüyor.”

Pala ayrıca Bursa’daki parti örgütlerinin de teklifin mevcut haline karşı olduğunu belirterek, “Yeni Parti Bursa il ve ilçe örgütlerinin tamamı da ‘vekalet’ ilişkisi üzerinden, bu haliyle, kanun teklifine karşı çıkıyor” dedi. Pala’nın açıklamasındaki sonuç cümlesi ise teklifin neden reddedilmesi gerektiğine ilişkin yaklaşımı “İlk önce hukukun üstünlüğü sağlanmalı ve seçmenin iradesine gölge düşürülmemeli” şeklinde oldu.

“Benim hayırım İYİ Parti’nin hayırıyla aynı değil”

Pala, gazeteci İrfan Aktan’a yaptığı değerlendirmede ise kendi “hayır” oyunun diğer partilerin ve özellikle İYİ Parti grubunun tutumuyla aynı gerekçeye dayanmadığını özellikle vurguladı.

Aktan’ın, “Sadece siz hayır demediniz, İYİ Parti blok olarak hayır dedi. Sizin hayırınızla onların hayırı arasında ne tür farklar ve benzerlikler var?” sorusuna Pala, “Açıkçası ben bir benzerlik olduğu kanısında değilim diyerek yanıt verdi.

Pala, meselenin yalnızca milliyetçilik ve güvenlik politikaları üzerinden ele alınmasını doğru bulmadığını söyledi. Ona göre barış tartışmasının Türk milliyetçiliği veya Kürt milliyetçiliği eksenine sıkıştırılması doğru değildi.

Pala, kendi “hayır”ının temelinde ise demokratikleşme ve iktidarın samimiyetine ilişkin kaygıların bulunduğunu söyledi.

Pala, teklifin barışa gerçekten katkı sağlaması halinde önemli bir adım olabileceğini de ifade etti. Ancak kendisinin asıl çekincesinin iktidarın bugüne kadar attığı adımlarla ilgili olduğunu belirtti. Pala, iktidarın sürecin gerektirdiği demokratikleşme ve hukuki düzenlemeler konusunda daha önce somut bir adım atmamasının kendisinde rahatsızlık ve endişe yarattığını söyledi. Bu nedenle teklifin hedefinden ziyade, iktidarın bu hedefi gerçekleştirme konusundaki samimiyetine güvenmediği için “hayır” oyu verdiğini anlattı.

Pala, bu nedenle kendi oyunun diğer “hayır” oylarıyla aynı siyasi bağlamda değerlendirilmemesi gerektiğini de belirtti. Aynı şekilde, farklı partilerden verilen “evet” oylarının da otomatik olarak aynı siyasi gerekçeye bağlanamayacağını savundu. Pala, “Dolayısıyla bizim oylarımız sonuçta aynı bir görünse de kesinlikle aynı değil. Aynen Dem Parti'de verilen evet oyuyla MHP'den verilen evet oyunun da aynı bağlam üzerinden değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı gibi” dedi.

Pala ne dedi?

Milletvekili Pala özetle gerekçesini şu sözlerle anlattı:

“Konuya yalnızca milliyetçi sahiplerine bakıp ve şiddet içeren güvenlik politikaları üzerinden bir tercihin sürmesine olanak sağlayacak görüşler ortaya kalmasını çok doğru bulmuyorum. Tersi de geçerli, evet de demiş olsak bu sefer örneğin ‘MHP'li milletvekilleriyle ya da AKP'li milletvekilleriyle aynı bağlam üzerinden mi buna evet diyoruz?’ diye bir tartışma da olacaktı. Bizim hayrımız, daha doğrusu kendi adıma söyleyeyim, benim hayrım çok açıktır. Ben demokratikleşme olmaksızın, bir samimiyetle ilgili adım atılmaksızın bir yola girilmiş olmasını 'bir dakika bunu da atmak zorundasınız' diyecek bir çerçevede bu oyu kullandığımı bir kez daha söylemiş oluyorum. Dolayısıyla bir milliyetçilik üzerinden, herhangi bir milliyetçilik üzerinden ne Türk milliyetçiliği ne Kürt milliyetçiliği üzerinden bir tartışmanın barış söz konusu olduğunda masada yer almasının da doğru olmadığını düşünenlerdenim. Eğer barışa gerçekten katkı sağlayacaksa çok önemli bir adımdır. Çok yüksek oyla kabul edilmiştir. Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama ben iktidarın samimiyetine inanmadığım için ve daha öncesinde bunu samimiyetle uygulayacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme yapılmasına olanak sağlamadan... Bakın bunu bir kez daha söylüyorum. Hiçbir adım atmamış olmasından duyduğum rahatsızlıkla böyle bir oy vermeye karar verdim. Dolayısıyla bizim oylarımız sonuçta aynı bir görünse de kesinlikle aynı değil. Aynen DEM Parti'de verilen evet oyuyla MHP'den verilen evet oyunun da aynı bağlam üzerinden değerlendirilmesinin sanırım mümkün olmayacağı gibi.”

Diğer vekiller ne diyor?

“Hayır” oyu veren milletvekilleri sosyal medya üzerinden oylama öncesi ve sonrasında gerekçelerini açıkladı. Onlardan bazıları şöyle:

Hasan Öztürk: “Yetmez ama evet demek benim için mümkün değil”

Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, teklifin hazırlanma yöntemine ve içeriğine itiraz ederek, “Böyle bir ortamda, kapalı kapılar ardında hazırlanmış, neyin karşılığında neyin vaat edildiğini bilmediğimiz eksik ve yetersiz bir çerçeve yasaya ‘yetmez ama evet’ demek benim için mümkün değildir.

Bizim itirazımız barışa, demokrasiye ya da Terörsüz Türkiye’ye değil; hukuku askıya alanların, muhalefeti susturanların, seçilmişlere kayyum atayanların kapalı kapılar ardında yürüttüğü ve millete hesabı verilmeyen bir sürece. Bu nedenle bugün yapılacak Çerçeve Yasa oylamasında HAYIR diyeceğim” dedi.

Sibel Suiçmez: “Demokratik müzakere sağlanmadı”

Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, teklifin içeriğinin kamuoyundan saklandığını ve yeterli demokratik müzakere yapılmadığını savundu.

Suiçmez, “İçeriği milletimizden saklanarak, yeterli demokratik müzakere ve şeffaflık sağlanmadan milletin temsilcilerinin önüne getirilen bu kanun teklifini kabul etmiyorum. Temsil ettiğim Trabzon halkının iradesine bağlılığımı ortaya koyarak ve yüzümü millete dönerek HAYIR oyu vereceğim” diye konuştu.

Cemal Enginyurt: “ Teröristlere siyaset yolu açılıyor”

İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, itirazının barış ve kardeşlik hedeflerine olmadığını belirterek mevcut siyasi ortamına değinerek, “Barışı istemeyen yok. Kardeşlik hukuku tamam. Lakin demokrasi yok ediliyor. Muhalefete siyaset yok, tutuklamalara devam. Teröristlere siyaset yolu açılıyor. Buna Terörsüz Türkiye denmez. Teröriste plaket verme denir. Hayırda HAYIR var” dedi.

Süreyya Öneş Derici: “Kişisel ilkelerim doğrultusunda karar verdim”

Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici ise kararını kişisel ilkeleri ve kendisine verilen milletvekilliği temsil yetkisi üzerinden açıkladı. Öneş Derici, “Hayatım boyunca ödün vermediğim ve vermeyeceğim kişisel ilkelerim ve milletimizin bana verdiği temsil etme yetkisi doğrultusunda, Çerçeve Yasa oylamasında HAYIR oyu vereceğim” ifadelerini kullandı.

İbrahim Arslan: “Önce Anayasa, önce hukuk”

Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, hedefe hangi hukuk ve siyaset anlayışıyla ulaşılacağının tartışılması gerektiğini ifade etti. Arslan, “Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır. Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır. Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer. Bu gerekçelerle, mevcut haliyle çerçeve yasaya hayır diyorum” sözlerini kullandı.

Cumhur Uzun: “Hukuk ayaklar atına alınıyor”

Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, teklifin kapalı kapılar ardında hazırlandığını savunarak, “Toplumsal bütünleşme ve milli birlik; bir yandan demokrasi, insan hakları ve hukuk ayaklar altına alınırken, diğer yandan belirsizliklerle dolu, kapalı kapılar ardında hazırlanmış bir kanun teklifi üzerinden ele alınamaz. Yurttaşlarımızın ve beni vekil kılan Muğlalı hemşehrilerimin rızasını taşımayan ve yeterince açıklığa kavuşturulmayan hiçbir şeye evet demedim; bundan sonra da demeyeceğim. Çerçeve Yasa Teklifi’ne bu haliyle RET oyu kullanarak HAYIR diyeceğim” şeklinde tepki verdi.

Murat Çan: “Sahada güvensizlik hakim”

Samsun Milletvekili Murat Çan, kararında seçim bölgesindeki seçmenleri dikkate aldığını anlattı. Çan, “Samsun’da hemşehrilerimizle yaptığımız her görüşmede, sahadan yükselen her seste bu teklifin içeriğine dair ciddi kaygılar, güçlü itirazlar ve derin bir güvensizlik hissedildiğini görüyorum.

Milletin iradesini gözetmeyen, içeriği yeterince açık olmayan, demokratik müzakere süreçlerinden kaçırılarak ‘toplumsal bütünleşme’ adı altında sunulan bu düzenlemeye onay vermem mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu kanun teklifine HAYIR oyu kullanacağım” dedi.

Salih Uzun: “Hayırım barışa değil, otoriter kafaya”

İzmir Milletvekili Salih Uzun, teklifin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ve ortaya koyduğu rapora aykırı olduğunu savundu. Uzun, teklifin mevcut otoriter düzenin kalıcılaşmasına ve kökleşmesine hizmet edeceğini düşündüğünü anlattı. Uzun ayrıca, Özgür Özel başta olmak üzere “evet” oyu veren YENİ Partili milletvekillerinin ülkeye demokratik bir kazanım getirme beklentisiyle sürece destek vermelerini takdir ettiğini söyledi. Uzun, “HAYIRIM, BARIŞ VE DEMOKRASİYE DEĞİL, TÜM İYİ NİYETLERİ ÇÜRÜTEN BUGÜNKÜ OTORİTER KAFAYADIR” ifadelerini kullandı.

Şeref Arpacı: “Yasa samimi değil”

Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, demokratikleşme adımları atılmadan ve ülke yargı tartışmalarının içindeyken böyle bir teklifin getirilmesini eleştirdi.

Arpacı, “YENİ Partimizi millet kurmuştur. Partimizin adını millet koymuştur. Partiyi büyüten de güçlendiren de milletimizdir. Ülkemiz yargı kıskacı altına alınmışken, demokratikleşme adımları atılmamışken getirilen yasayı samimi bulmuyorum. Bu gerekçelerle “Çerçeve Yasa”ya HAYIR oyu vereceğimi Denizli halkına ve tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyorum” diye konuştu.

Elvan Işık Gezmiş: “Son günlerde binlerce telefon ve mesaj aldım”

Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş kararında seçim bölgesinden gelen mesajların etkili olduğunu söyledi. Gezmiş, “Değerli hemşehrilerim, Meclis gündemine getirilen çerçeve yasa teklifine ilişkin kararımı; vicdanım ve temsil ettiğim Giresun halkının iradesi doğrultusunda veriyorum. Bizim ihtiyacımız; her vatandaşımızın kendisini eşit, güvende ve özgür hissettiği, hukukun üstünlüğünün tartışmasız biçimde güvence altında olduğu demokratik bir hukuk düzenidir. Milletvekilliği görevim boyunca olduğu gibi bundan sonra da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde vereceğim her kararda Giresun’umun sesi, vicdanı ve iradesini esas alacağım. Son günlerde binlerce telefon ve mesaj aldım. Hemşehrilerimin büyük çoğunluğunun bu yasa teklifine karşı olduğunu gördüm. Bu anlayışla, yüzümü milletimize dönüyor; Çerçeve Yasa’ya "HAYIR" diyorum” ifadelerini kullandı.

Murat Bakan: “PKK'lıların silah bırakmasıyla Türkiye'nin sorunları çözülmez”

İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye’nin sorunlarının demokrasi, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı olmadan çözülemeyeceğini söyledi. Bakan, “Türkiye'nin sorunları demokrasi, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı olmadan çözülmez. Otoriter bir sistemde bir yasayla, PKK'lıların silah bırakmasıyla Türkiye'nin sorunları çözülmez. Kendi vicdani kanaatime göre 'Hayır' oyu vereceğim. Bu bir sadakat veya vatanseverlik yarışı değildir, herkes kendi vicdanına göre karar veriyor” dedi.

Seyit Torun: “Hukuk uygulanmıyor”

Ordu Milletvekili Seyit Torun, “hayır” oyunun barışa karşı olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini anlatarak, “Barışa ‘hayır' demiyorum. Silahların susmasına ‘hayır’ demiyorum. Bu ülkenin çocuklarının bir daha terör nedeniyle ölmemesine, anaların bir daha evlat acısı yaşamamasına elbette ‘hayır’ demiyorum. Ama bugün önümüze getirilen bu çerçeve yasaya hayır oyu vereceğim” dedi. Seçmenlerin süreçten büyük ölçüde dışlandığını savunan Torun, milletvekillerinden birkaç gün içinde kayıtsız şartsız destek beklenmesini doğru bulmadığını söyledi. Seçim bölgesinden gelen hassasiyetleri dikkate alarak “hayır” dediğini belirten Torun, teklifin hazırlanmasına gerçek anlamda müdahale edemeyen milletvekillerinin yalnızca “barışa karşı görünmemek” adına metne destek vermesinin beklenemeyeceğini söyledi. Torun ayrıca kayyum uygulamaları, tutuklu siyasetçiler ve AYM ile AİHM kararlarının uygulanmaması gibi başlıkların toplumsal barış açısından ciddi sorunlar oluşturduğunu savundu Teklifin kapsamlı bir barış yasasından çok belirli kişilere yönelik af sonucu doğuran özel bir ceza ve infaz düzenlemesine benzediğini belirten Torun, barışın bir “al-ver” siyasetine indirgenemeyeceğini söyledi. Torun’un yaklaşımında temel vurgu, demokratikleşmenin belirsiz bir geleceğe bırakılmaması ve hukuk devletinin güçlendirilmesi oldu.

Melih Meriç: “İçeriği miletten saklandı”

Gaziantep Milletvekili Melih Meriç de teklifin hazırlanma sürecine değinerek, “Seçim bölgem Gaziantep başta olmak üzere, ülkemizin dört bir yanından yükselen itirazları, toplumda oluşan kaygıları ve millet iradesinin yok sayılmasına yönelik tepkileri görüyor ve duyuyorum. İçeriği milletimizden saklanan; yeterli demokratik müzakere, toplumsal mutabakat ve şeffaflık sağlanmadan milletin temsilcilerinin önüne “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası” adı altında getirilen bu kanun teklifini kabul etmiyorum. Millet iradesini dışlayan, karar süreçlerini kapalı kapılar ardına taşıyan ve toplumun haklı kaygılarını görmezden gelen hiçbir düzenleme, gerçek anlamda toplumsal bütünleşmeye hizmet edemez. Bu nedenle Meclis gündemine getirilen çerçeve yasa teklifine oyum HAYIR!” ifadelerini kullandı.

Mahmut Tanal: “Önce iktidara da muhalefete de aynı hukuku uygulayın”

Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, barışa ve terörün sona ermesine karşı olmadığını ancak bunun mevcut iktidarın getirdiği her düzenlemeye sorgusuz destek vermek anlamına gelmediğini söyledi. Tanal, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması, kayyum uygulamasının devam etmesi, seçilmiş belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve demokratik siyasetin alanının daraltıldığı yönünde eleştirilerde bulundu. Tanal, mevcut hukuku uygulamayan bir iktidarın yeni hukuk vaadinin neden güven vermesi gerektiğini sorguladı. Çerçeve yasanın gelecekteki siyasi hesapların aracı olmayacağının güvencesinin bulunup bulunmadığını da soran Tanal, kalıcı barışın siyasi hesaplarla değil hukuk, demokrasi, adalet ve toplumsal güvenle kurulabileceğini savundu.

Tanal, “Önce AYM kararlarını uygulayın. Önce AİHM kararlarının gereğini yerine getirin. Önce sandık iradesine saygı gösterin. Önce iktidara da muhalefete de aynı hukuku uygulayın” çağrısında bulundu. Tanal, kendi tutumunu ise “Barışa EVET. Terörün bitmesine EVET. Silahların susmasına EVET. Demokratik çözüme EVET. Ama hukuksuzluğa HAYIR. Çifte standarda HAYIR. Barışın siyasi ve seçim hesaplarına alet edilmesine HAYIR” diyerek özetledi.

Fethi Açıkel: “Yol arkadaşlarımız hapiste tutuluyor”

İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, teklifin AK Parti’nin iktidarda kalma politikalarıyla ilgili olduğunu anlatarak şöyle dedi:

“TBMM’de ‘Çerçeve Yasa’ya #hayır diyeceğim. Çünkü, AKP, milletimizin iradesini ve geleceğini seçim taktiklerine ve iktidarda kalma pazarlıklarına endekslemiştir. Türk demokrasisi, bir azınlık diktasına maruz kalmıştır. AKP, muhalefeti, sivil darbelerle baskılamakta ve CB adayımız Sn. İmamoğlu’nu ve yol arkadaşlarımızı hapiste tutmaktadır. AKP, Türkiye’yi adaletten, huzurdan ve refahtan fersah fersah uzaklaştırmıştır. Milletimizin özlediği barış ve kardeşlik hukuku yerine; AKP’nin iftira, gizli tanık ve rehine siyaseti yerleştirilmiştir. Demokrasimiz ve toplumsal barış, AKP vesayeti altında ezilmektedir. Bu yüzden, AKP’nin iktidarda kalmaya endeksli Çerçeve Yasa’ya #hayır diyorum. Milletimiz büyüktür ve gerçek barışı ve huzuru hep birlikte inşa edecektir. Hayır.”

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.