Yenidoğan davasında 8. duruşmada ilk oturum: Ölen başhekim, İran’daki ailesine ulaşamayan sanık, Sarı’dan savcıya tepki
İstanbul’da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek ölümlerine neden oldukları iddiasıyla yürütülen ve kamuoyunda “Yenidoğan Çetesi” olarak bilinen davada bugün görülen 8. duruşmanın ilk oturumu sona erdi.
Aralarında doktor ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu 10’u tutuklu 63 sanığın yargılandığı davada mahkeme heyetinin, 7. duruşmada Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan raporlar arasında çelişkiler bulunduğu gerekçesiyle ATK Üst Kurulu’ndan her bir bebek için istediği rapor ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) zararına ilişkin rapor henüz mahkemeye ulaşmadı.
Savcı tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi
Duruşmanın ilk oturumunda savcı tutuklu sanıkların tutukluğunun devamı yönünde mütalaa verdi. Sanık avukatları ise soruşturma ve yargılama sürecinin 2 yıla yakın sürdüğünü ve cezaevinde olan sanıklar yönünden raporların bir an önce gelmesi talebinde bulundu.
Duruşmada önce tutuksuz yargılanan sanıklar savunma yaptı. Ailesinin İran’da olduğunu belirten sanık Dr. Hilda Keykubad İran’daki savaştan dolayı ailesinden kimsenin Türkiye’ye gelemediğini söyledi. Çocuğunun bakıma ihtiyacı olduğunu savunan Keykubad, hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması ve tahliye edilmesi talebinde bulundu.
“Ailem İran’da bombalar altında, telefon bile edemiyorum, ev hapsi istiyorum”
Tutuklu sanıklardan Dr. Rıza Keykubad ağlayarak yaptığı savunmada İran’daki savaşa değindi. 80 yaşındaki annesinin, tüm akrabalarının ve yakınlarının İran’da bombalar altında kaldığını anlatan Keykubad, mahkeme heyetine geçici olarak ev hapsi kararı verilmesi çağrısında bulundu. Ailesine telefon bile edemediğini anlatan Keykubad şunları söyledi:
“Benim suçum nedir? Müebbet hapis alanların koşullarında tek kişilik hücrede kalıyorum. İran’a saldırı oldu. Yakınlarım, eşimin ailesi, akrabalarımız İran da yaşıyor. Hergün üzerine bombalar yağıyor. Ne telefon açabiliyorum ne internet var. Ailem, akrabalarım ne durumda bilmiyorum. Annem 80 yaşında ve hasta, kadınlar, çocuklar var, onlardan haber bile alamıyorum. Ailenin evladıyım ve onlara karşı görevim onların yanlarında olmak. Sırf aileme yardım etmek için ev hapsi talep ediyorum. Ailem için istiyorum. Tekrar cezaevine döneceksem yine dönerim. Onları buraya getirmek zorundayım. Savaş bitene kadar ev hapsi şeklinde adli kontrolle de olsa ailemin yanında olmak istiyorum. Tek isteğim ailemin yanında olayım. Tek talebim bu.”
“İki hafta önce babam öldü, cenazesine gitmeme izin verilmedi”
Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan tutuklu sanıklardan Ali Dirik savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Kaya bebeğin ölümü önlenemez bir ölümdü. Anne karnında zehirlenmiş, ölü doğmuş bir bebekti. Kurtarmak için elimizden geleni yaptık. Anneyi kurtardık. Allah razı olsun dediler. Ancak bebeği kurtaramadık. Zaten kurtulamayacağını söylemiştik. İki hafta önce babam öldü. Cenazesine gitmeme izin verilmedi. Tahliyemi talep ediyorum.”
“Şimdiye kadar 250 binden fazla çocuğu tedavi ettim”
Tutuklu sanıklardan Dr. Zeki Ötünç ise yaptığı savunmada uzun yıllardır doktor olarak çalıştığını anlattı. “Şimdiye kadar 250 binden fazla çocuğu tedavi ettim” diyen Ötünç bu süreçte ölen çocuk sayısının çok az olduğunu dile getirdi. ATK raporuna itiraz eden Ötünç, raporda bebeklere yönelik bazı tedavi süreçlerine ve tanılarına yer verilmediğini dile getirdi. Dr. Ötünç şunları kaydetti:
“ATK raporunda şüphe oluşturacak ifadeler yazılmış. Suçlu gösterilmişim. Adli Tıp’a güvenmiyorum. Ya korkuyorlar ya baskı var. Otopsi de yapılmamış, neye göre karar vermişler. Siz de sormuyorsunuz. Bebek katili olarak anılmak çok zoruma gidiyor. Bundan sonra gelecek ATK raporuna da güvenmiyorum. SGK’nın raporu anlamsız. Kendisi denetliyor, sorun olmadığı tespiti yapılıyor sonra tek belge ile suçlanıyorum. İşim yok, meslekten men edildim ve evim yok. Sadece emekli maaşım var.”
"Arkasında karanlık gölge olan bir dosya hazırlandı"
Çete lideri olduğu iddia edilen sanık Fırat Sarı yaptığı savunmada baroların, sivil toplum kuruluşlarının davaya dahil olması gerektiğini söyledi. Medyanın artık davayı takip etmediğini belirten Sarı, sanıkların tahliyelerine değindi. Sarı, Sağlık Bakanlığı yetkililerin de duruşmayı takip etmesi gerektiğini ve sağlık sistemindeki sorunları görmesi gerektiğini anlattı. Sarı, “23 aydır cezaevindeyim. Yanlış para harcadığım yok, hepsi araştırıldı. Telefonlarım dinlendi, yasal olmayan bir şey yapmadım. Medya bizi bebek katili ilan etti. İlker Gönen ile yaptığım bir tapeye mahkum ettiniz" dedi. Sarı savunmasında özetle şunları söyledi:
"Bügün nezarette başka tutukluluklarla bir aradaydık. Gördük ki, artık insanlar bizi öldürmek istemiyor. Herkes artık bu davanın ilk yansıtıldığı gibi olmadığını görmeye başladı. Dosya nasıl başladı? Savcı Yavuz Engin’in tehdit edilmesiyle başladı. Tehdit sürecinde bizim dosyamızı hazırlıyor. Savcı bizim onu tehdit ettiğimizi düşündü. Öğreniyoruz ki savcıyı tehdit edenleri tanımıyoruz. Bu dosya böyle mi oluşturuldu? Bir grup insan üzerine yıkılmaya çalışılıyor, bir grup insan suç örgütü yapılmaya çalışılıyor. Yavuz Engin sosyal medya fenomeni oldu, 400 bin takipçiye ulaştı. Bu soruşturma üzerinde karanlık gölgelerin dolaştığı bir süreçtir. Arkasında karanlık gölge olan bir dosya hazırlandı.
"Sağlık Bakanlığı sanık olmalı"
Serdarova bebek için denetime gelmişler, bir şey bulmamışlar. Sağlık Bakanlığı bu soruşturmaya müdahilse Sağlık Bakanlığı’nın sanık olarak dahil edilmesi gerekiyor. Takip edildi, birinci bebekte bu olay kapatılırdı. Neden bebeklerin ölmesi beklendi? İhmal varsa Sağlık Bakanlığı da var. Hastaneleri sahipleri nerede? Burada yok. Medisence şirketinin danışmanlık şirketinde danışmanlık hizmeti verdik. Sevkleri usülsüz, protokolsüz yapmadık.
“Neden teknolojinin son noktada olduğu devlet hastanelerinden özele sevk yapıldı?”
Bebekler şehir hastanesinden neden Çorlu Reyap Hastanesi’ne sevk edildi? Halime bebek neden sevk edildi? Teknolojinin son noktasındaki hastaneden neden sevk ettiler? Onlar da gelip yargılanmalı. Neden ben sorumlu tutuluyorum? Karakoç bebek sistem sorunu. Metabolik sağlık sorunları olan bebek neden Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nden sevk edildi? Orada doktor var, imkanlar var.
Yapılacak tek gerçek vardı ve otopsiydi. Savcı Yavuz Engin yapmadı. Sağlık Bakanlığı da yapmadı. Her şüpheli ölüm otopsidir ama yapılmadı. Tek çözüm otopsiydi. Sizin de bunu net sormanız gerekiyor. Otopsi yapılması gerektiği ATK raporunda yazılmalıydı. ATK raporunda Karakoç bebeğin dışındaki ölümlerin nedeni hekimlerin hekimlerin bildirdiği tanılarla yapıldı. Bu raporlar bu kısıtlılıklar altında yazılmış Karanlık güçler ‘Fırat Sarı’yı unutma’ demişler.
“Sağlık Bakanı’nın yerinde olsaydım utanırdım”
Meclis Araştırma Raporu’na Türk Tabipler Birliği eleştiri yaptı. Tabipler Birliği sistemin bir parçası ve bu süreçte bir kenara çekildi. Burada sistem sorunu var. Bir hekimin 3 yerde çalışabilmesini sorgulamanız lazım. Meclis raporu sağlık sisteminden uzak, ‘mış’ gibi yapılmış bir rapor. Sağlık Bakanı’nın yerinde olsam bu rapordan utanırdım. Opera bebek için kaç kez aranmış, neden yer bulunmamış? Tıp merkezi neden arandı? O bebek orada inliyor. 112 sevk ekibinde deneyim yok, oada yeterli ekip görevlisi yok, bu yetersizlik içinde çalışılmış.
Kimsenin bireysel kasti ile ölen bebek yok. Buradaki örgüt değil. Hayatımızı aldınız. Whatsapp’ta hangi yalanımı buldunuz? Sordunuz söyledim, Savcıyla ilgim yok dedim, çıktı ortaya. Hastanede, evimde ilaç ele geçmedi. Biz kötü insanlar değiliz. Burada bebeklerin gerçek ölüm nedeni ortaya çıkacak. Ben buradan beraat almak istiyorum. Her şeyi ortaya çıkaracağım. Ev hapsine çıkarın beni, en azından savunmamı yapayım. Adli kontrol tedbiri ile tahliyemi istiyorum."
Bir doktor öldü, savcı dosyanın ayrılmasını talep etti
Öte yandan duruşmada tutuksuz sanıklardan Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur'un 6 Ocak'ta hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Duruşma savcısı, yaşanan ölüm nedeniyle dosyasının ayrılmasını talep etti.
Duruşmaya yarın saat 10:00’da devam edilecek.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.