YSK, CHP'nin mutlak butlan itirazını reddetti

YSK, CHP'nin mahkeme tarafından verilen 'mutlak butlan' kararı sonrası yaptığı itiraz başvurusunu reddetti.

·

Kısa Dalga - YSK, CHP'nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunu görüşmek üzere saat 17.30’da toplandı. YSK, CHP'nin mahkeme tarafından verilen 'mutlak butlan' kararı sonrası yaptığı itiraz başvurusunu reddetti.

YSK Başkanı Serdar Mutta, CHP’nin, istinaf kararına ilişkin taleplerinin reddine karar verdiklerini belirterek, “Ayrıca, BAM’dan gönderilen mutlak butlan kararının, hukuk mahkemelerinin kararlarının icrası hakkında kurulumuzda görev ve yetki bulunmadığından, yazının işlem yapılmaksızın mahalline iadesine oybirliğiyle karar verilmiştir” dedi.

"Anayasa fiilen lağvedilmiş, rekabetçi demokratik rejim fiilen ortadan kaldırılmıştır"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, karara tepkisini "YSK bugünkü kararıyla normlar hiyerarşisinde İstinaf Mahkemesi’nin altında olduğunu ilan etmiştir. YSK bugün kendini feshetmiş ve tüm seçimler şaibeli hale gelmiştir" sözleriyle ifade etti.

Prof. Dr. Metin Günday da kararı "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36.Hukuk Dairesinin mutlak butlan kararıyla yok sayılan YSK da, hukuken yok hükmünde olan bu kararın yokluğunu saptamaktan kaçınarak kendisini "yok" saymış" sözleriyle değerlendirdi.

Karara tepki gösteren hukukçulardan Tuba Torun, YSK'nın, her ne kadar derece mahkemelerinin kararlarını denetleme yetkisine sahip değilse de butlan kararını veren Bölge Adliye Mahkemesi’nin yetki gaspında bulunduğunu ve kararın yok hükmünde olduğunu tespit etmeli, kongre ve kurultaylar bakımından kendi verdiği kararların geçerli olduğunu belirtmesi gerektiğini kaydetti.

Torun, görev ve yetkisi Anayasa’nın 79. maddesiyle güvence altına alınmış bir kurum olan YSK'nın bu kararla, varlığını, parasal ve sözleşmesel özel hukuk işlerine bakan bir mahkemeye teslim ettiğini belirterek "Kendi işlevini çöpe attı. Halkın seçme/seçilme iradesini denetleyen bağımsız bir Anayasal kurum olmaktan çıkıp özel hukuk mahkemelerinin güdümündeki siyasi bir komisyona dönüştü" ifadelerini kullandı.

Torun, "Bütün bu hukuksuzluklara imza atmış kişiler -hukukun silah olarak kullanıldığını düşünürsek- TCK m.309’da yer alan Anayasa’yı ihlal suçunu işlemektedirler. Nitekim:

“(1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.”

Böylece T.C. Anayasası fiilen lağvedilmiş, rekabetçi demokratik rejim fiilen ortadan kaldırılmıştır" dedi.

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.