Yücel: Şafak baskınıyla başkanların, siyasetçilerin gözaltına alınması rutin haline geldi
CHP'li Deniz Yücel, "Özellikle yerel seçimlerden sonra muhalefet partisine mensup, özellikle de CHP'ye mensup belediyelere yönelik bir şafak baskını operasyonu ile başkanların, siyasetçilerin, bürokratların, belediye emekçilerinin gözaltına alınmasının rutin hâline geldiğini görüyoruz" dedi.
Kısa Dalga - CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Buca Belediyesi'ne yönelik düzenlenen ve gözaltına alınanlar arasında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile önceki dönem Belediye Başkanı Erhan Kılıç'ın da bulunduğu operasyona yönelik açıklama yaptı.
Yücel, İzmir Emniyet Müdürlüğü Yeşilyurt Hizmet Binası önünde yaptığı açıklamada, "Bizim de basından öğrendiğimiz kadarı ile bugün sabaha karşı Buca Belediyesi'ne bir operasyon yapılmış. Buca Belediye Başkanımız Sayın Görkem Duman, bir önceki dönem Belediye Başkanımız Sayın Erhan Kılıç, önceki dönem İlçe Başkanımız Sayın Çağdaş Kaya, çok sayıda bürokrat, bir kısım meclis üyesi, birtakım iş insanlarının gözaltına alındığı bilgisi var. Kimse soruşturulmaktan, yargılanmaktan muaf değildir. Herkes soruşturulabilir, yargılanabilir hakkında bir suçlama, bir iddia var ise ancak insanların sabaha karşı evlerinden bir şafak baskını ile gözaltına alınmaları hukuki değildir" dedi.
"Bunun, CHP'nin Türkiye'nin birinci partisi olmasının karşılığı olarak yapıldığını biliyoruz"
"Biz ne yazık ki özellikle yerel seçimlerden sonra muhalefet partisine mensup, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi'ne mensup belediyelere yönelik bu işin, yani bir şafak baskını ile operasyonu ile başkanların, siyasetçilerin, bürokratların, belediye emekçilerinin gözaltına alınmasının rutin hâline geldiğini görüyoruz" diyen Yücel, şöyle devam etti:
"Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 31 Mart yerel seçimlerindeki seçim başarısına karşılık bir cezalandırma yöntemi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun önce diplomasını iptal ettiler. Yetmedi, ardından yolsuzluk iddiasıyla tutukladılar. Ardından bir terör örgütüne yardımı iddiasıyla bir dosya açıldı. O da yetmedi. Casusluk suçlamasıyla bir soruşturma daha, bir dava daha, tutuklama daha geldi.
İstanbul'a yoğunlaşan bu siyasi süreçlerin İzmir'de ve Türkiye'nin başka illerinde de yaşandığını görüyoruz. Bunun, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel seçimlerde Türkiye'nin birinci partisi olmasının karşılığı olarak bir cezalandırma yöntemi olarak yapıldığını görüyoruz ve biliyoruz. Diliyoruz ki gözaltındaki arkadaşlarımız en kısa zamanda serbest kalırlar, savcılığa çıkarılırlar, adliyeye çıkarılırlar. Bir suçu olan varsa, bir günahı olan varsa onlar da yasalarımızın gerektirdiği, Türk Ceza Kanunu'nun ve yasalarımızın gerektirdiği cezaları neyse çeksinler.
Ancak suçsuz ve günahsız insanlar böyle siyasi süreçlerde... İnsanların burada aileleri geldi. Bir kısmı da sanırım Bozyaka'da. Ne yazık ki bu iş artık Türkiye'de bir rutin hâline geldi. Ne Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ne Türk Ceza Kanunu'nda bu yapılan işlerin bir dayanağı yok. O yüzden hukuki sürecin takipçisi olacağız. Arkadaşlarımızın en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşmalarını diliyoruz ve temenni ediyoruz."
Öte yandan soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişi sayısı 53'e yükseldi.
Kaynak: ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
