Zarar eden üretici kimyasala yöneldi, uzmandan "önlem alın" çağrısı yapıldı

Haziran ayında, Bulgaristan’a gönderilen 10 parti biber sevkiyatında tarım zehri tespit edildi. Araştırmalara göre Türkiye'de pestisit kullanımı dünya ortalamasının neredeyse üç katı. Üreticinin maliyetlerini bile çıkaramadığı için halk sağlığını göz ardı edebildiklerini anlatan ZMO Başkanı Kapıkıran, Pestisit uygulama yetkisi tamamen bağımsız ve maaşını kamudan (Tarım Bakanlığı) alan Ziraat Mühendislerine verilmeli" dedi.

·

Kısa Dalga- Haziran ayında Bulgaristan'a ihraç edilmek istenen 10 parti acı ve tatlı biberde yüksek düzeyde tarım zehri kalıntısı tespit edildi.

Türkiye'den yurt dışına gönderilen biber sevkiyatlarında peş peşe ortaya çıkan yüksek pestisit kalıntıları iç piyasada satışa sunulan biberlerin güvenliğine ilişkin endişeleri de artırdı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Murat Kapıkıran, tarımsal eğitim faaliyetlerinin işlevini yitirmesi nedeniyle üreticilerin yanlış ya da aşırı dozda zirai ilaç kullandığını bunun da halk sağlığını tehdit ettiğini ifade etti. Ekonomik krizin etkisiyle çiftçilerin ürün kaybı yaşamaları halinde maliyetlerini dahi karşılayamayacaklarını düşündüklerini belirten Kapıkıran, bu nedenle zarar etmemek adına toplum sağlığını ikinci plana atarak kimyasal kullanımını artırabildiklerini dile getirdi.

Her çiftçinin bir danışman ziraat mühendisiyle çalışması gerektiğini vurgulayan Kapıkıran, "Ziraat mühendisleri tamamen bağımsız olmalı, maaşlarını Bakanlık üzerinden almalıdır. Tıpkı tıp veya veterinerlikteki gibi; çiftçi ilacı kendi alamamalı, ziraat mühendisi reçete yazmalı, ilacı teslim alıp doğru dozda ve koruyucu ekipmanla bizzat uygulatmalıdır. Bu sistem ziraat mühendislerinin istihdam sorununu da çözer." ifadelerini kullandı.

Sebzede 3 farklı kalıntı

Birgün Gazetesi'nin haberine göre, haziran ayının henüz ilk 24 gününde Avrupa Birliği Gıda Alarm Sistemi'nde Türkiye kaynaklı toplam 10 biber bildirimi yer aldı. Bildirimlerin tamamı Bulgaristan sınırında yapılan kontroller sonucunda yayımlandı. RASFF kayıtlarına göre 23 Haziran'da yayımlanan üç ayrı bildirimde Türkiye'den gönderilen biberlerde, Asetamiprid, Tebufenpyrad, Formetanat kalıntıları tespit edildi. Bildirimlerin tamamı "ciddi risk" kategorisinde değerlendirildi ve ürünlerin Avrupa Birliği pazarına girişine izin verilmedi.

Acı biberlerin yanı sıra tatlı biberlerde de durum farklı değil. 21 Haziran tarihli analizlerde formetanat kalıntısı 0,121 mg/kg olarak tespit edildi. Bu madde için izin verilen üst sınır ise 0,01 mg/kg seviyesindeyken limit yaklaşık 12 kat aşıldı.

22 Haziran'da yayımlanan bildirimlerden biri ise tabloyu daha da çarpıcı hale getirdi. Türkiye'den gönderilen bir biber partisinde aynı anda üç farklı pestisit espit edildi: Asetamiprid, Pymetrozine, Tiyokloprid.

Analiz sonuçlarına göre: Asetamiprid: 0,300 mg/kg (limit 0,09 mg/kg), Pymetrozine: 0,110 mg/kg (limit 0,02 mg/kg), Tiyokloprid: 0,169 mg/kg (limit 0,01 mg/kg) Özellikle tiyokloprid miktarı yasal sınırın yaklaşık 17 katına ulaştı.Yasaklı tarım zehri biberlerde 52 kat fazla.

Ortalamanın 3 katı

2025’te yapılan araştırmalara göre Türkiye’de en çok pestisit kullanılan 10 ilin hektar başına pestisit kullanımı 6,70 kg-lt ve bu oran dünya ortalamasının neredeyse 3 katı. En çok pestisit kullanan iller sırasıyla şunlar: İzmir, Çanakkale, Bursa, Manisa, Mersin, Konya, Adana, Antalya, Malatya ve Aydın.

Sağlık gözden çıktı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Murat Kapıkıran, “Tarım Bakanlığı iç piyasada yılda otuz bin, elli bin ya da yüz bin rutin kontrol yaptığını açıklasa da mevcut yapı değişmediği sürece bu kalıntı sonuçları ortaya çıkmaya devam edecek. Son yirmi iki yılda tarımsal yayın ve eğitim dairelerinin işlevsiz hale getirilmesi, çiftçilerin ilaç kullanımı konusundaki eğitim açığını daha da büyütmüştür” dedi.

Mevcut sorunun, geleneksel tarımdan uzaklaşılmış ve üreticilerin tarlayı denetleyecek, gereken ilaçları reçete olarak verecek ziraat mühendislerinden yoksun olmaları olduğunu söyledi. “Türkiye’deki tarım danışmanları ziraat odalarından maaş aldıkları için (bir nevi patronları olan çiftçileri) bağımsız denetleyememektedir” dedi.

Çözüm olarak İngiltere modelini örnek gösteren Kapıkıran, “Pestisit uygulama yetkisi tamamen bağımsız ve maaşını kamudan (Tarım Bakanlığı) alan Ziraat Mühendislerine verilmeli. Çiftçi ilacı kendi alamaz. Mühendis tarlayı inceler, reçete yazar, ilacı toptancıdan teslim alır, doğru dozu kendi gözetiminde uygulatır ve boş ilaç kutularını toplayarak imha tesisine götürür. Bu sistem kalıntısız gıda sağlarken, ziraat mühendislerinin istihdam sorununu da çözer” diye ekledi.

Pestisitin iki türü olduğunu belirten Kapıkıran, şöyle konuştu: “Yüzeysel pestisitler: bitkinin dış yüzeyinde kalır; bol soğuk suyla yıkama ve kabuk soyma ile %80-90 oranında temizlenebilir. Sistemik pestisitler: bitkinin öz suyuna ve içine nüfuz eder. Yıkama veya kabuk soymakla temizlenmesi imkânsızdır; sağlık riskleri çok daha büyüktür."

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.