İran’ın askeri gücü yeterli mi? Türkiye’deki üsler riskte mi? Halk ne yapacak? Savaş bölgeye yayılır mı?
GÜLSEVEN ÖZKAN
İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a yönelik “önleyici saldırı” başlattığını duyurdu. Kısa süre sonra ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın operasyona doğrudan katıldığını açıkladı. “Destansı Öfke” ve “Kükreyen Aslan” adı verilen ortak saldırılarda İran’daki üst düzey hedeflerin vurulduğu belirtilirken, Tahran’da patlamalar yaşandı; İran Devrim Muhafızları misilleme olarak İsrail’e füze ve İHA saldırıları başlattı, bölgedeki ABD üslerini de hedef ilan etti. Hürmüzgan’ın Minab kentinde bir kız ilkokulunun vurulduğu en az 85 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Bölgesel savaş riskinin hızla büyüdüğü bu tabloda İranlı gazeteci Reza Talebi, saldırıların arka planını, Türkiye’ye olası yansımalarını, İran halkının ruh halini, İran’ın askeri kapasitesini ve olası senaryoları Kısa Dalga Medya’ya değerlendirdi.
Talebi, saldırının Cenevre’de yapılan diplomatik görüşmeler rağmen kendileri açısından sürpriz olmadığını belirterek şöyle dedi:
“Tabii ki bekleniyordu. Daha önceki 12 günlük İran-İsrail savaşında da aynı şeyi gördük. Müzakereler sürerken İsrail saldırmıştı. Bu yeni bir şey değil. İran içinde de kaygılar vardı. Yetkililer muhtemelen yine bir saldırı olacak diyordu. Çünkü Cenevre’deki gidişata baktığımızda Amerikalılar bir paket sundu.”

Talebi, ABD’nin sunduğu şartların başında nükleer programın sınırlandırılması geldiğini belirterek, “Fordo, İsfahan, Natanz gibi tesislerin kapatılması isteniyordu. İran’ın sıfır ya da çok düşük zenginleşmeye gitmesi talep ediliyordu. 2015’teki JCPOA anlaşmasında zaten bir gün batımı maddesi vardı. İran o dönemde esneklik göstermişti ama Trump 2018’de anlaşmayı yırttı” dedi.
Balistik füze programının ise kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Talebi, “İran bunu kabul etmiyordu. 1991’de Irak’ın füzeleri sınırlandırıldı, 2003’te işgal edildi. İran bunu tarihsel örnek olarak görüyor. ‘Bunu verirsem teslim olurum’ diyor” ifadelerini kullandı. ABD’nin İsrail’e karşı güvence vermemesinin süreci kırdığını söyleyen Talebi, “Amerikalılar, ‘Biz sizinle anlaşsak bile İsrail’in saldırmayacağına garanti veremeyiz’ dedi. Bu mesele yarım kaldı. Viyana’da devam etmesi planlanan süreç fiilen askıya alındı” diye konuştu.
İran’ın askeri kapasitesi ne durumda?
Askeri kapasiteye ilişkin konuşan Talebi, İran’ın özellikle hava savunmasında ciddi zafiyetler yaşadığını anlattı. Talebi, “12 günlük savaşta S-300’ler, bazı radar sistemleri vuruldu. Onarım yapıldı ama kapasite sınırlı. Rusya ve Çin’in yardım ettiği söyleniyor ama somut, kapsamlı bir destek yok. Çin bazı gemisavar füzeler verdi, o kadar” ifadelerini kullandı.
İran’ın elindeki en önemli caydırıcılığın balistik füzeler olduğunu belirten Talebi, “Her ay 100 civarında balistik füze üretilebilir. Savaş sonrası yaklaşık bin füze üretildiği söyleniyor. Ama uzun süreli bir savaşa bu kapasite yetmez. Günlük 30-70 arası atışla savunma sistemlerini yıpratmayı hedefleyebilirler ama bu sürdürülebilir değil” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimaline de değinen Talebi, bu adımın İran açısından ağır sonuçları olacağını şu sözlerle söyledi:
“Bu İran’ın kendi ayağına basması olur. Çin’in petrolünün yüzde 30’u o hattan geçiyor. İran’ın kendi ihracatı da oradan. 1958 ve 1982 Deniz Hukuku Sözleşmeleri’ne aykırı olur. Amerika’ya daha sert müdahale için zemin hazırlar. Ancak ölüm kalım savaşına girilirse tehdit olarak gündeme gelebilir.”
Türkiye’deki Kürecik ve İncirlik üsleri İran- ABD çatışmasının parçası olur mu?
Türkiye boyutuna ilişkin Talebi, İran’ın İncirlik veya Kürecik’e doğrudan saldırmasını düşük ihtimal gördüğünü, “İran daha önce Türkiye’yle Kürecik konusunda görüşmüştü. Ama burada Türkiye’nin tutumu belirleyici. Türkiye İran’la rekabet eder ama doğrudan savaşa girmek istemez. Böyle bir savaş Türkiye’ye de sıçrayabilir” sözleriyle özetledi.
Göç riskine dikkat çeken Talebi, “İran 90 milyonluk bir ülke. Suriye’den daha büyük bir nüfus. Büyük bir iç karışıklık olursa en potansiyel yön Türkiye’dir. Afganistan, Pakistan seçenek değil. Irak sınırlı, İranlı göçmenlerin en çok geldiği ülke zaten Türkiye” dedi.
İsrail istihbaratı İran'ı nasıl etkileyecek?
İstihbarat boyutuna değinen Talebi, “Önceki saldırılarda içeriden Mossad ağlarıyla nokta atışları yapıldı. Komutanlar seyir halindeyken vuruldu. Bu sefer daha çok dışarıdan füze ve hava operasyonu görüyoruz. Belki İran üst düzeyde bazı açıkları kapattı ama alt kademede hâlâ sızıntılar olabilir" diye konuştu.
İran’da iç savaş çıkar mı?
ABD Başkanı Donald Trump’ın rejim değişikliği çağrılarını “Gayri samimi. Amerika İran halkına aşık olduğu için gelmiyor. Kendi çıkarları için geliyor. Libya’da, Irak’ta, Afganistan’da gördük. Eğer gerçekten rejim değişimini destekleselerdi İranlı muhalefeti organize ederlerdi. Dış müdahale iç savaşı tetikler” sözleriyle eleştiren Talebi, İran halkının iki zor seçenek arasında kaldığını söyledi. Talebi, “Ya dış müdahaleyi destekleyecek ya rejimin yanında duracak. Ortada kalan büyük bir kesim şaşkın. İntikam duygusu olan da var, felaketten korkan da. Halk esnek bir faktör, duruma göre tavır alır” dedi.
Talebi sivil kayıplar konusunda ise şunları söyledi:
"Çocukların ölmesi çok acı. Ama maalesef uluslararası toplum bunu sadece kınama metniyle geçiyor. Hükümet bunu meşruiyet için kullanıyor, İsrail savaş gerekçesi sunuyor. Olan sivillere oluyor.”
İran’da halk ne hissediyor?
Kendi kişisel durumunu da paylaşan Talebi, ailesiyle iletişim kurmakta zorlandığını belirtti. Talebi, “Sabah annemle konuştum, köy evine geçtiklerini söyledi. İnternet kesiliyor. Ben asker kökenliyim, havacıyım. İlk savaşta arkadaşlarımı İsrail saldırılarında kaybettim. İran’daki protestolarda rejim tarafından öldürülen arkadaşlarım oldu. Şimdi yine cenaze sayıyoruz” diye konuştu.
Savaş karşıtı olduğunu vurgulayan Talebi sözlerini şöyle tamamladı:
“Ne Trump’ın yolu ne Hamaney’in yolu çözüm. Halk kendi kaderini kendisi belirlemeli. En büyük tehlike iç savaştır. Kanla kan yıkanmaz. Dayanışma şart. Askeri bölgelerden uzak durmak, birbirine destek olmak şart. Umarım değişim barışla olur, kan dökülmeden olur.”
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.