Kadim bir isyanın romanı: "Avram’ın Yolculuğu”

Bu roman, tarih meraklılarını, ezoterizm tutkunlarını ve inanç üzerine kafa yoran felsefe çevrelerini aynı ortak noktada buluşturuyor. Sayfaları çevirirken, bugün bizi ‘biz’ yapan inançların ve geleneklerin kökenine dair çok şey bulacaksınız.

·

Kısa Dalga - Kutsal metinlerin epik nefesi, Mezopotamya tabletlerinin bin yıllık tozuyla buluşuyor. Hatice İkinci, yeni romanında okuru alışılagelmiş kronolojilerin ötesine taşıyarak insanlık tarihinin en büyük zihinsel kırılmasını çarpıcı bir edebiyat diline dönüştürüyor.

Mezopotamya’dan Anadolu’ya, oradan da bugünün Filistin topraklarına uzanan kadim bir yolculuk… Hatice İkinci, Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan sıra dışı romanı “Avram’ın Yolculuğu” ile okuru alışılagelmiş dini kronolojinin çok ötesine taşıyor. Roman, tarihsel verilerin gücüyle felsefi derinliği harmanlayarak insanlık tarihini kökten değiştiren bir figürü, Avram’ı odağına alıyor.

Sümer, Asur ve Babil tabletlerine dayanan muazzam bir arkeolojik emeğin üzerinde yükselen bu kitap, bildiğiniz dini kronolojilerden çok farklı. Eser; sarsılmaz sanılan bir düzene karşı bir çocuğun zihninde başlayan şüphe tohumlarının, toplumsal bir devrime nasıl dönüştüğünü anlatıyor. Öyle ki bu devrim, bugün dünya nüfusunun yarısından fazlasının inancını şekillendirmeye devam ediyor.

“Avram’ın Yolculuğu” okuyucuyu doğrudan antik Mezopotamya’nın içine çekerek hem mitolojik hem de tarihsel bir atmosfer kuruyor. Kitabın üslubu da anlattığı dünya kadar zengin bir çeşitlilik sunuyor. Kutsal anlatılarda bilgece ve epik; savaş ve vahşet sahnelerinde bıçak gibi keskin ve realist; sıradan insana dair anlatımlarda ise Mezopotamya halk mizahını yansıtan ironik bir ton hâkim kılınıyor. Gılgamış Destanı’ndan ve antik tabletlerden alınan fragmanlar, kurgunun içinde kusursuzca eritilerek metne yüksek bir otantisite kazandırıyor.

Eserin en çarpıcı yönlerinden biri, Avram, Eyüb, Yunus, Zerdüşt (Sarı Deve Sahibi) ve İlyas gibi insanlık tarihinin dev figürlerini şaşırtıcı bir ustalıkla aynı coğrafyada buluşturması. Zamansal sınırları aşan bu etkileyici kurgu hamlesi, arka plandaki ezoterik macera labirentiyle birleşiyor. Sır Kardeşliği, gizli şifreli tabletler, Antik Mısır’dan Anadolu’ya uzanan istihbarat ağları ve siyasi entrikalar, okurun heyecanını her an zirvede tutuyor.

Eser, gücünü yalnızca mitolojik harcından değil, ayakları yere basan güçlü sosyolojik ve sınıfsal analizlerinden de alıyor. Kitap, milattan önce iki binli yıllarda geçse de bugünün can yakıcı evrensel sorunlarına doğrudan dokunmayı başarıyor. Yazarın dili hem destansı bir havaya sahip hem de oldukça akıcı bir ritim taşıyor. Cümle yapıları ritmik; betimlemeler boğucu olmaktan uzak, aksine hikâyeyi zenginleştiren birer unsur olarak öne çıkıyor. Eser, arka plandaki devasa arkeolojik emeği belli etmeyecek kadar hafif, ancak her cümlede o derinliği hissettirecek kadar yoğun bir anlatım sunuyor.

Bu roman, tarih meraklılarını, ezoterizm tutkunlarını ve inanç üzerine kafa yoran felsefe çevrelerini aynı ortak noktada buluşturuyor. Sayfaları çevirirken, bugün bizi ‘biz’ yapan inançların ve geleneklerin kökenine dair çok şey bulacaksınız.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.