10 soruda Tanju Özcan soruşturması: Zincir marketlerin şikâyetiyle başlayan süreçte neler oldu?

10 soruda Tanju Özcan soruşturması: Zincir marketlerin şikâyetiyle başlayan süreçte neler oldu?
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, zincir marketlerin şikâyeti üzerine "irtikap" suçlamasıyla tutuklandı. Müfettiş raporlarının "soruşturma açılmasın" demesine rağmen jandarma baskınıyla başlayan süreçte, reklam anlaşmasını kabul etmeyenlere denetimlerle baskı uygulandığı iddia edildi. İşte 10 soruda dosyanın tüm ayrıntıları.

CANAN COŞKUN

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, 28 Şubat sabah erken saatlerde evinde jandarmaların yaptığı baskınla gözaltına alınarak tutuklandı. Özcan’ın tutuklanmasına A101, BİM ve ŞOK gibi marketlerin Bolu’daki mağaza yetkililerinin şikâyeti dayanak gösterildi. Özcan, suçlamaları reddederek mülkiye müfettişlerinin bu iddiayla ilgili hazırladığı raporun lehine olduğunu hatırlattı.

Tanju Özcan, 28 Şubat gecesi evine yapılan jandarma baskınıyla gözaltına alınarak önce komutanlığa götürüldü. Burada sorgulanan Özcan’ın dosyasına söz konusu market yetkililerinin 2024 yılında yaşandığını iddia ettiği bir reklam anlaşması toplantısı konulmuştu. İçişleri Bakanlığı’nın Eylül 2024’te mülkiye müfettişi görevlendirmesiyle başlayan incelemenin sonunda Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu belediye yetkilileri hakkında soruşturma izni verilmemesi kanaati oluştu. Ancak bu rapor Özcan’ın serbest bırakılmasına yetmediği gibi, avukatı Uğur Poyraz’ın da aktardığı üzere “Bolu’da cezaevi yokmuş gibi” Ankara’daki Sincan Cezaevi’ne konuldu. Özcan’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturma dosyasının ayrıntılarını 10 soruda ele alalım.

1- Tanju Özcan’ın tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen delil ne?

Bolu’da faaliyet gösteren zincir marketlerin yetkilileriyle önce Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın, ardından da Başkan Tanju Özcan’ın Mayıs 2024’te bir görüşme yaptığı, bu görüşmelerde Can ve Özcan’ın marketlerden belediyenin BOLSEV Vakfı’nın iştiraki olan şirketle reklam anlaşması yapmalarını teklif ettiği iddia ediliyor. Bu toplantıda Özcan’ın market yetkililerini anlaşmanın yapılması için mecbur bıraktığı öne sürülüyor. Toplantıda bulunan A101, BİM, ŞOK, Nuhmar ve Bolavantaj marketlerinin yetkililerinin mağdur ve müşteki sıfatıyla verdiği ifadeler delil olarak dosyada yer alıyor. Market yetkililerinden biri mağaza kapalı olduğu sırada çalışanlara ödeme yaptıkları için zarara uğradıklarını söyledi.

2- Mağdur veya müşteki sıfatıyla ifade veren kişilerin iddiası ne?

Mağdur ve müştekilere göre, Özcan toplantıda Bolu Belediyesi olarak BOLSEV isimli bir vakıf kurduklarını, bu vakfa Bolu’da bulunan zincir marketlerin ve yerel marketlerin her ay belli miktarda yardımda bulunması gerektiğini söyledi. Özcan, öğrencilere verilecek bursun ve kimsesizlere yapılacak yardımın bu vakıftan karşılanacağını da belirtti. Bu anlaşma karşılığında belediyeye ait reklam panolarında marketlerin reklamları yer alacaktı. İddiaya göre, belediye bunun için tarife de hazırlamıştı. Buna göre, tarifenin en uygun seçeneği aylık 25 bin TL karşılığında reklam panosunda 1 dakika boyunca gösterilen reklamdı. Bunun dışında 30 bin ve 35 bin TL’lik iki teklif daha olduğu belirtildi. Mağdur ve müştekiler, istenen anlaşma bedelinin yüksek olduğunu söyleyerek itiraz ettiler ve iddiaya göre Özcan, bununla ilgili “Vakfımız için talep ettiğimiz bu parayı seve seve vereceksiniz” dedi. Şikâyetçilerin ifadelerine göre, bu aşamada BİM’in aralarında bulunduğu bazı marketlerle anlaşıldı, bazılarıysa direndi. İddiaya göre, anlaşma sağlamayan marketler hemen hemen her hafta denetime maruz bırakıldı, eksikliği olan marketlere para cezaları kesildi, mühürleme işlemi yapıldı.

İfadesine başvurulan BİM market yetkilisi de reklam anlaşması yapıldığını ancak herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini söyledi. Yerel marketlerin yetkilileri ise kurumsal firmalara baskı yapıldığını duyduklarını, ancak kendilerine herhangi bir baskı olmadığını söyledi.

3- İçişleri Bakanlığı bu iddialardan nasıl haberdar oldu?

İçişleri Bakanlığı, A101 marketlerinin avukatının 9 Ağustos 2024’te verdiği söz konusu iddialarla ilgili dilekçesi ve Bolu yerel basınında çıkan haberler üzerine Bolu Valiliği’nin yazısı aracılığıyla haberdar oldu. Yerel basında çıkan haberlerin yer aldığı Valilik yazısında A101’in 21 mağazasının faaliyetten men edildiği ve mühürlendiği, her şirket için 2 bin TL idari para cezası kesildiği, ortaya çıkan bu durumun “kamu yararını” zedelediği öne sürüldü. Yazıda, belediye ekiplerinin banka şubelerini de denetlediği, bu kapsamda İş Bankası ve Kuveyt Türk Katılım Bankası’nın şubelerinin de mühürlendiği iddia edildi.

4- Banka yetkilileri ne diyor?

İçişleri Bakanlığı’nın ön incelemesi kapsamında Bolu’da bulunan Kuveyt Türk Katılım Bankası şube yetkilisinin de ifadesine başvuruldu. Banka yetkilisi, "zoraki reklam anlaşması yapıldığı ya da zoraki bağış alınmak istendiği” iddiasıyla ilgili bilgi sahibi olmadığını söyledi. Şubede “projeye aykırı yapı olduğu” iddiasıyla belediye ekiplerinin denetim yaptığını, denetim sonuçunda projeye aykırı olan pencerenin mühürlendiğini söyledi. Şubenin mühürlendiğine ilişkin yerel basında çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

İfadesine başvurulan İş Bankası yetkilisi de “zoraki reklam anlaşması” iddiasının gerçeği yansıtmadığını söyledi. O da aynı şekilde söz konusu iddiayla ilgili yerel basında çıkan haberlerin doğru olmadığını aktardı.

5- Tanju Özcan, ön inceleme yapan müfettişlere verdiği ifadede ne dedi?

Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından belediye başkanı Tanju Özcan, başkan yardımcısı, belediye encümen başkanı ve üyeleri ile belediye meclis üyelerinin aralarında bulunduğu dokuz kişi hakkında ön inceleme yapıldı. İnceleme kapsamında Tanju Özcan 29 Ağustos 2024’te yazılı ifade verdi. Dilekçesinde, tüm bu suçlamaları reddeden Özcan idarece yapılan idari iş ve işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu savundu. Makamında gerçekleştiği iddia edilen toplantıyla ilgili öne sürülenlerin de gerçeklikten uzak ve tamamen soyut iddialar olduğunu söyledi. Müfettişlerin ön inceleme raporunda Özcan’ın BOLSEV Vakfı’nın tescil edildiğine ilişkin sosyal medya paylaşımı da yer aldı. Özcan, söz konusu paylaşımında vakıf aracılığıyla 527 öğrenciye burs verildiğini, zincir marketlerin reklam panolarına verdiği reklamlar aracılığıyla bu bursun yaratıldığını söylüyordu. Özcan destek olmayan marketlerden alışveriş yapmamaya da davet ediyordu.

6- Belediye başkan yardımcısı iddialara karşı ne dedi?

Mağdur ve müşteki sıfatlı marketlerin iddiasına göre, belediye başkan yardımcısı Süleyman Can bahsi geçen reklam anlaşması teklifini Tanju Özcan’ın makamında gerçekleşen toplantıdan önce market yetkililerine iletmişti. Soruşturma kapsamında Özcan ile Süleyman Can da tutuklandı. Can da Özcan gibi ön inceleme kapsamında müfettişlere ifade vermişti; Özcan ile aynı şekilde iddiaları reddetmişti.

7- İnceleme raporunun tespitleri neler?

Müfettişler, ön incelemede marketlere denetim sonucunda uygulanan tedbirlerin hukuka aykırı olduğunu, ortaya çıkan durumun kamu yararını zedelediğini belirtti. Raporda, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat Yönetmeliğiyle ilgili teknik personellerin hazırladığı bir başka rapora da yer verildi. Raporda, belediye ekiplerinin denetimleri incelendi. Zincir mağazalarda elektrikli ve elektronik ev aletlerinin, cep telefonu ve aksesuarlarının, bilgisayar ve aksesuar ürünlerinin, konfeksiyon, tuhafiye ve züccaciye ürünlerinin satışına ilişkin yapılan denetimler sonucunda yasal mevzuat kapsamında bu durumun düzeltilmesi için 15 günlük süre verildiği belirtildi. Raporda bu aykırılıkların giderilmediği, bu sebeple encümen kararı doğrultusunda verilen idari para cezalarının mevzuat açısından uygun olduğu aktarıldı. Müfettişlerin tespitlerine göre, Bolu’daki zincir marketlere yapılan denetimler arasında bir farklılık yoktu; hiçbir markete denetim açısından ayrımcılık uygulanmamıştı. Müfettişler, şikâyetçi marketin başvurusunda yer alan iddiaların bilirkişi tespitleri ve bilgisine başvurulan kişilerin ifadeleriyle doğrulanmadığını aktardı. Belediye görevlilerinin takdir yetkisini kötüye kullandığını ortaya koyacak iddia sahibinin iddiasından başkaca dosya kapsamında herhangi bir somut bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, iddiaların sübuta ermediği belirtildi.

Müfettişler, tüm bu tespitlerin sonunda hakkında ön inceleme yapılan kişiler hakkında soruşturma izni verilmemesi yönünde kanaat bildirdi.

8- Tanju Özcan, jandarma ve savcılıktaki ifadelerinde ne dedi?

Tanju Özcan, Bolu Jandarma Komutanlığı ve Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hakkındaki suçlamalara yanıt verdi. Özcan, mülkiye müfettişlerinin kendisi hakkında hazırladığı raporun lehine olduğunu hatırlatarak savunmasına başladı. Tarihini tam hatırlayamamakla birlikte 2024 yılında Bolu’da faaliyet gösteren kurumsal market yetkilileriyle görüştüğünü söyleyen Özcan’ın aktarımına göre, toplantıda yetkililere söz konusu vakfın nihai hedefinin huzur evi yaptırmak ve öğrencilere yardım etmek olduğunu söyledi.

Özcan, hakkındaki soruşturmadan yaklaşık bir ay önce haberdar olduğunu belirterek soruşturmayla ilgili bir iddiada bulundu. Özcan, market sahipleri ifade verirken başsavcının savcının odasına gelerek ifade veren kişiye “Başkan sizden zorla bir şey istedi mi?” diye sorduğunu, istemediği yanıtını alınca “Bazıları böyle demiyor, akıllı olun” diyerek odadan ayrıldığını öne sürdü. Özcan, başsavcıyı Kartalkaya yangını soruşturmasında taraflı olduğu iddiasıyla Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na şikâyet ettiğini, bu sebeple kendisine husumet beslediğini savundu. Özcan, marketlere denetim yoluyla baskı kurulduğu iddiasına karşılık olarak şikâyetçi olan marketlerin bu süreçte yeni şubeler açmaya devam ettiğini söyledi. Özcan, ayrıca Meclis çatısı altında PKK ile ilgili yürütülen sürece ilişkin “yüksek sesli tepki” verdiğinden, korkutulmak ve sindirilmek istendiğini de sözlerine ekledi.

9- Tanju Özcan’ın avukatları ne dedi?

Özcan’ın avukatlarından Uğur Poyraz, iddiaları doğrulayacak bir delil olmadığını belirterek “afaki” beyanlarla Özcan’a iftira atıldığını söyledi. İftiranın en büyük delilinin mülkiye müfettişlerinin soruşturmasına ilişkin rapor olduğunu vurgulayan avukat Poyraz, müvekkilinin gözaltına alınmasına sebep olan kişilerle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını aktardı. Özcan’ın avukatlarından Kübra Özcan ise, suçlama olarak yöneltilen denetimlerin rutin olduğunu belirterek, hiçbir firmaya karşı yapılmış özel bir işlem olmadığı söyledi. Müştekilerin ifadelerinin de birbiriyle çeliştiğine dikkat çeken avukat Özcan, müvekkilinin serbest bırakılmasını talep etti.

10- Hâkimliğin kararı ne oldu?

Tutuklama talebiyle sevk edilen belediye başkanı Tanju Özcan, başkan yardımcısı Süleyman Can ve dönemin belediye meclis üyesi Ali Sarıyıldız’ın hâkimlik sorgusu Bolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yapıldı. Eski meclis üyesi dört ay süreyle ev hapsine alınırken, Özcan ve Can’ın delil karartma şüphesi bulunduğu ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı iddiasıyla “icbar suretiyle irtikap”tan tutuklanmasına karar verildi. Kararda, müfettişlerin inceleme raporuyla çelişen ifadeler de yer aldı. Örneğin, reklam anlaşması imzalayan BİM marketlerinin hiç denetlenmediği, eksiklik bulunmasına rağmen reklam sözleşmesi imzalamayan marketlerin ikinci kez denetlenmediği öne sürüldü. Söz konusu market yetkililerinin beyanının somut delil niteliği taşıdığını iddia eden hâkim, Özcan ve Can’ın “fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Bolu’da faaliyet gösteren marketlerin reklam sözleşmesi imzalaması için görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullandıkları”nı ileri sürdü.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.