10 soruda Zeren Ertaş davası: Beraat eden kamu görevlileri neye suçlanmıştı?

10 soruda Zeren Ertaş davası: Beraat eden kamu görevlileri neye suçlanmıştı?
Üniversite öğrencisi Zeren Ertaş KYK yurdunda öldüğünde tüm ülke ayağa kalkmış, yurt müdürü hemen görevden alınmıştı. Dava sonucunda tüm kamu görevlileri beraat etti. Peki davada neler yaşandı?

TUĞBA TEKEREK

Zeren Ertaş’ın KYK yurdundaki asansörde hayatını kaybetmesiyle ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı davada karar 21 Nisan’da çıktı: Tüm sanıklar için beraat. Karar hem Ertaş ailesi hem de kamuoyunda tepkiyle karşılandı. İşte bu davayı anlamak için sorular ve yanıtları:

1-Dava nasıl başladı?

19 yaşındaki Zeren Ertaş 25 Ekim 2023’te Aydın’da Güzelhisar KYK yurdunda asansörde sıkışarak hayatını kaybetti. O dönemde tüm yurtta protesto gösterileri düzenlenirken Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil pek çok üst düzey siyasetçi Ertaş ailesini aradı, Aydın Valisi “Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

Aslında asansörde bulunan diğer 15 öğrencide herhangi bir fiziksel yaralanma olmamıştı. Ancak Zeren’i hastanelerde ararken fenalaşan iki arkadaşı da dosyaya dahil edildi. Böylece olay “bir kişinin ölümü” değil “bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanması” olarak kayıtlara geçirildi. Sanıklara daha yüksek cezalar istendi ve dava asliye ceza mahkemesi yerine ağır ceza mahkemesinde görüldü. Kamuoyuna etkili bir yargılama olabileceği yönünde kanaat oluştu.

2- Tüm sanıklar aynı davada mı yargılandı?

Hayır, ailenin itirazlarına rağmen kamu görevlilerinin dosyası ayrıldı. Asansör firmalarında çalışanlar ve kamu görevlileri ayrı davalarda yargılandı. Kamu görevlileri için soruşturma izni olaydan 9 ay sonra verildi.

3-Yargılanan kamu görevlileri kimler?

Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenap Fillikçioğlu

Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yurt Hizmetleri Müdürü Ahmet Keskin

Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yatırım İnşaat Şube Müdür Vekili Mustafa Bal

Efeler İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Mithat Yıldırım

KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu Müdürü Esra Çolak

Ailenin avukatı Hakan Arslan soruşturmanın Aydın’daki memurlarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Yurttaki kapasite artışı, asansörlerin kapasitenin üzerinde çalışmasıyla ilgili bakanlık bürokratlarının da kusurları olduğunu ifade etti. Ancak talep kabul edilmedi.

4- Bilirkişi raporları nasıl değişti?

Tepkiler sıcakken soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporunda kamu görevlilerinin çok sayıda hatalı ve eksik eylemine işaret ediliyor, idarenin tali kusurlu olduğu belirtiliyordu. Asansör firmalarındaki çalışanların yargılandığı davada alınan 1 Mayıs 2024 tarihli rapor da benzer şekildeydi.

Ancak kamu görevlilerinin yargılandığı davada alınan son bilirkişi raporu çok farklı çıktı: “kazanın oluşmasında ihmallerinin bulunmadığı” belirtildi.

image2.jpeg

5- Kamu görevlilerine yöneltilen suçlamalar nelerdi?

  • Kapasite artırıldı, altyapı aynı kaldı
    Savcının mütalaasına göre “kapasite artırımı yapıldığı halde yeni risk analizinin yapılmadığı (asansör, su, elektrik tesisatı vb. gibi hususlarda), tadilat projesi yapılarak hayata geçirilmemesi” kamu görevlilerinin hatalı eylemlerden birisi.

İlk bilirkişi raporunda, yurt binasının 584 öğrenci için projelendirildiği, 584 öğrenci için de 2 asansörün yetersiz olduğu, kapasitenin artırıldığı, olay tarihinde yurtta 728 öğrenci olduğu, buna karşın binanın teknik gereksinimlerinin (asansör, su, elektrik tesisatı vb.) yeniden belirlenmediği, tadilat projesi yapılmadığı belirtiliyor.

  • Asansör bakım kayıtları tutulmadı
    Savcı, kamu personeli tarafından “her asansör için düzenlenmesi gereken bakım formu, asansör kayıt defteri gibi defterlerin tutulmadığı, bunların istenmediği”ni belirtti.

İkinci bilirkişi raporunda konuya ilişkin “asansörün kontrol, bakım, onarım faaliyetlerini tam olarak denetlemeyen, asansöre ait kayıt defterini muhafaza etmeyen, asansör bazlı ayrıntılı kayıtları talep etmeyen, asansörden şikâyetlerin ve arızaların gelmesine rağmen sebeplerini sorgulamayan, çözüm araştırmayan, bakım firmasına arızaların kalıcı şekilde giderilmesi için gereken işlemleri yapmaması sebepleriyle yurt idaresinin olayın gerçekleşmesinde tali etken” olduğu belirtiliyor.

6- Savcıya göre ağırlıklı kusur nerede?

Kamu görevlilerinin hatalı eylemleri bununla da sınırlı değildi. Savcı, mütalaasında kazanın oluşmasında kusurun ağırlık kısmının asansör bakım işinin “usulüne uygun piyasa araştırması yapmadan, tecrübe, personel sayısı, ekipman ve donanım yönünden yetersiz bir firmaya” verilmesi olduğunu belirtti.

Asansör bakım işi idare tarafından Kamu İhale Kanunu’ndaki doğrudan temin imkanı kullanılarak, Irmak Asansör adlı firmaya verildi. Bu firma sözleşme yapılmadan yalnızca beş ay önce kurulmuştu. İki ortağı dışında personeli yoktu, ortaklardan birisi Denizli tarafına bakıyordu. Aydın tarafına bakan ortak sık sıkı arızaya çağrılmamak için asansörde fren gibi bazı güvenlik tedbirlerini devre dışı bıraktı.

Savcı “eğer kanunun ruhuna uygun olarak fiilen piyasa araştırması yapılarak bu hizmet en uygun firmaya verilse idi bu firmanın yeterli miktarda personeli de bulunacağından bazı güvenlik tedbirlerini devre dışı bırakma ihtiyacının duyulmayacağının açık olduğu”nu belirtiyor.

Asansör, fren devre dışı bırakıldığı için, kapı açıkken aşağı doğru kaymıştı ve Ertaş bu sırada dışarı çıkmaya çalıştığı için hayatını kaybetmişti.

888.png

7- Beraat kararı neye göre verildi?

Mahkeme heyeti, beraat kararında son bilirkişi raporuna atıfta bulundu. Son bilirkişi raporunda “doğrudan temin usulünün de kamu idarelerinin kullanmaya yetkili olduğu bir mal/hizmet satın alma usulü olduğu belirtildi.” İdare açısından, fiili piyasa araştırması yapıp en uygun firmayı bulmak gibi bir yükümlülükten bahsedilmedi.

Ayrıca asansörle ilgili “tüm teknik eksiklikler/sorunlar (…) görevli memurların tespit edebilecekleri ve giderilmesi için işlem yapabilecekleri ihtisas konuları olmayıp, asansör bakım sözleşmesi yapıldıktan sonra bu hususlar, ilgili bakım firmasının sorumluluğundadır” denildi. Binadaki asansörlerle ilgili tek tek kayıt formu tutulmaması, bunların firmadan talep edilmesi gibi bir sorumluluktan bahsedilmedi.

Bilirkişi raporunda, kapasite artışı sonrasında altyapıya ilişkin tadilat projesi yapılmadığı hususundan da bahsedilmedi.

8 - Asansöre ilişkin problemler nelerdi?
Asansör firmalarındaki çalışanların yargılandığı davadaki gerekçeli karara göre asansörle ilgili her aşamada sorun vardı:

  • Asansörün tasarım ve montajı sırasında, teknik hesaplamalar yanlış yapılmıştı. Frenin üzerine olması gerekenden fazla yük biniyordu, kabin aşırı yükten dolayı kayıyordu.
  • Asansörün piyasaya arzından önce son muayeneyi yapan firma bu hataları tespit edemedi, asansöre sertifika verdi.
  • Bu hatalara rağmen, Zeren’in ölmesi engellenebilirdi. Zira asansörlerde, kapılar açıkken kabinin kontrolsüz şekilde hareketini engelleyen bir UCM (fren) sistemi bulunuyor. Ancak Güzelhisar Kız Yurdu’ndaki asansörde bu sistem, bakım firması Irmak Asansör tarafından devre dışı bırakılmıştı.

9- Asansör firmalarında çalışanlar davasında ne oldu?

İstinaf mahkemesinin 17 Şubat 2026 tarihli duruşmasında, asansördeki fren sistemini devre dışı bırakan Irmak Asansör’ün ortağı Mustafa Büyükyapıcı’ya 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Diğer üç sanığa 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi, bir kişi ise beraat etti. Şu anda tutuklu sanık yok. Büyükyapıcı’ya verilen ceza kesinleşirken dava diğer kararlar yönünden Yargıtay’a taşındı.

10- Bundan sonra ne olacak?

Hakiminde 21 Nisan’daki duruşmada 5 kamu personelini de suçsuz bulmasının ardından Zeren Ertaş’ın annesi Serpil Ertaş adliye önünde, gözyaşları içinde “Nasıl suçlu bulmaz? Asansörü suçsuz buldu, yurt müdürünü suçsuz buldu, kim suçlu, Zeren mi suçlu?” dedi.

Avukat Hakan Arslan, karara itiraz ederek davayı istinafa taşıyacaklarını söyledi.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.