Almanya’da göçün yeni gerçeği: Wuppertal’da ilk Müslüman mezarlığı kuruluyor

YUNUS ÜLGER | Almanya’da kalıcı hale gelen yeni kuşak göçmenler artık öldükten sonra da yaşadıkları ülkede toprağa verilmek istiyor. Wuppertal’da 10 cami derneğinin girişimiyle kurulacak Müslüman mezarlığı, hem göç toplumunun değişen ihtiyaçlarını hem de birlikte yaşam arayışını görünür kılıyor.

·

YUNUS ÜLGER

Almanya’nın bir göç ülkesi olduğu uzun süre sağ kesimden siyasetçiler tarafından kabul edilmemiş, dolayısıyla görmezden gelinmişti. Toplumsal bir gerçek, siyaset, eğitim, din ve yasalarda ifadesini bulmamıştı. Son yıllarda sağ kesimden siyaset de artık bu gerçeği gördü, bunun sonucu olarak göç olgusu ülkenin birçok alanında ifadesini buluyor, buna göre de yasal düzenlemeler yapılıyor.

Göç olgusunun en sorunlu alanları arasında göçmenlerin büyük bir bölümünü oluşturan Müslümanların dini inançlarının gereğini yerine getirebilmeleri yer alıyor. Almanya’da her kesimden ve ülkelerden Müslümanların camileri var, dolayısıyla ibadetlerini yerini getirebiliyorlar. Bu alanda sorun öldükten sonra başlıyordu. Ölen bir Müslüman nerede toprağa verilecek? Toprağa kefenle verilebilecek mi? Bu iki temel konu epeyce sorun oluyordu. Çünkü artık Almanya’da kalıcı olan yeni kuşak göçmenler, burada toprağa verilmek istiyor. Almanya’da yakın bir zamana kadar kefenle toprağa verilmek yasaktı, tabutla verilmek gerekiyordu. Bu sorun çoğu eyalette çözüme kavuştu.

NRW eyaletinde 2014 yılında kefenle toprağa verilme ve mezarlık kurma izni verildi

Almanya’da dini konularda yetki eyaletlerde bulunuyor, ayrıca dini işler yasal olarak dini cemaat statüsü kazanmış olan dini cemaatlerin yetkisinde, Katolik ve Protestan kiliseleri bu statüye sahip. Bunun sonucu olarak okullarda dini eğitim veriyorlar, kendi mezarlıklarını kuruyorlar. Almanya’da bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ile diğer Türk cami dernekleri bu statüye sahip değil. Dolayısıyla din dersleri ve mezarlık kurma konularında tam yetkili değiller.

Bu alanda son yıllarda çalışmalar artmış bulunuyor. 2014 yılında ülkenin nüfusça en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyalet hükümeti, yasal düzenleme ile kefenle toprağa verilme ile cami derneklerine mezarlık kurma hakkı verdi. Şu anda Almanya’da toprağa verilmek isteyenler için Hıristiyan mezarlıklarında bir bölüm ayrılıyor. Şimdi Wuppertal’da bulunan 10 cami derneği sadece Müslümanların toprağa verileceği bir mezarlık kuruyor. Yaklaşık 10 yıllık bir süreç sonunda Wuppertal Belediyesi, DİTİB, Milli Görüş ile Mısır, Bosna Hersek, Fas ile diğer Müslüman ülkelerden cami derneklerinin mezarlık için kurduğu derneğe Müslüman mezarlığı kurma izni verdi. Mezarlık, Protestan ve Yahudi mezarlıkları ile bir arada bulunuyor, gelecek ilkbaharda hazır olması planlanıyor.

Wuppertal, Friedrich Engels’in doğup büyüdüğü kent

Wuppertal, Almanya’nın herhangi bir kenti değil, Karl Marx ile birlikte bilimsel sosyalizmin kurucusu olan Friedrich Engels’in doğup büyüdüğü kent. Ayrıca NRW eyaletinde neredeyse yarım yüzyıl başbakanlık, bir yıl da Wuppertal Anakent Belediye Başkanlığı yapmış Sosyal Demokrat Partili (SPD) Johannes Rau’nun kenti. Rau, 1999 ile 2004 yılları arasında da Almanya’nın Cumhurbaşkanıydı. Wuppertal, sanayi devriminin ilk yıllarında Avrupa’nın önemli tekstil merkezlerinden biriydi, bilindiği gibi Friedrich Engels’in babası bu tekstil fabrikalarının sahibiydi.

Wuppertal’ın üç dönemdir anakent belediye başkanı olan SPD’li Miriam Scherff, cami derneklerine Müslüman mezarlığı kurma iznini, kentin kültürel çeşitliliğin bir gereği ve göstergesi olarak niteledi. Scherff, Müslüman mezarlığının Protestan ve Yahudi mezarlıkları ile yan yana olmasını da barış içinde birlikte yaşamanın bir simgesi olarak niteledi.

Wuppertal’ın Elberfeld semtinde DİTİB bünyesinde bulunan caminin başkanı Mustafa Temizer, Müslüman mezarlığı kurmanın Alman bürokrasisi için yeni bir alan olduğunu, bu sebeple sürecin 10 yıl kadar sürdüğünü söyledi. Projeyi “gözde bir proje” olarak niteledi, artık yeni kuşakların Almanya’da toprağa verilmek istediğini ifade etti, deneyimlerinin de bu yönde olduğunu belirtti. Mezarlığı derneklerin finanse edeceğini bildiren Temizer, belediyenin çevre düzenlemesi için 200 bin euro katkı sağlayacağını söyledi.

Mezarlığın planlamasını ve yapımını üstlenen inşaat mühendisi Erdem Duman, mezarlığın 20 bin metrekarelik bir alanda kurulacağını, bunun da üç futbol sahasına karşılık geldiğini bildirdi. Maliyetinin bir milyon euro dolayında, kapasitesinin bin kişi olmasının planlandığını ifade eden Duman, mezarlık süresinin ilk aşamada 35 yıl olacağını, yakınlarının istemesi halinde sürenin uzatılabileceğini söyledi. Almanya’da mezar yerleri belli bir süre için ayrılıyor, bu sürenin dolması halinde mezar kaldırılıyor, üzerine başka biri gömülüyor.

wuppertal-cami1
Erdem Duman

Wuppertal, Piyetistlerin de etkin olduğu bir kentti

Almanya’da ilk Müslüman mezarlığının Wuppertal’da kurulması, insanın aklına “Bunun kentin geçmişiyle bir ilgisi olabilir mi?” sorusunu getiriyor. Wuppertal, Protestanlık içinde oluşmuş, Piyetizmin etkin olduğu bir kentti. Friedrich Engels ile aynı adı taşıyan babası koyu bir Piyetistti, çocuklarını öyle yetiştirmişti. Friedrich Engels, gençlik yıllarında dini içerikli şiirler yazmıştı. İlerleyen yıllarda dinden uzaklaşmış, bilindiği gibi Materyalist felsefeye yönelmişti.

17. yüzyılda ortaya çıkan Piyetizm, çalışmayı bir ibadet olarak görür, Tanrı’nın rızasını kazanmak için çalışmayı emreder, ayrıca tutumlu ve mütevazı bir yaşam sürmekten yanadır. Bu bakımdan 13. yüzyılda kurulan ve merkezi Kırşehir olan Ahilik felsefesiyle örtüşür. 16. yüzyılda yine Protestanlık içinde oluşan Kalvinizm de Tanrı’nın rızasını kazanmak için çalışma ve mütevazı yaşam anlayışı bakımlarından Piyetizm ve Ahilik ile örtüşür. İnsan bu durumda, “Piyetizm ile Kalvinizm Ahilik’ten mi etkilendi?” diye soruyor.

Alman toplumbilimci, Max Weber, “Neden kapitalizm Batı Avrupa’da ortada çıktı?” sorusunun yanıtını Kalvinizm’de arar. “Kapitalizmin Ruhu ve Protestan Ahlakı” adlı çalışmasında, Kalvinizmin çalışma, tutumlu ve mütevazı yaşam ilkelerinin, Batı Avrupa’da Kalvinistlerin yaşadıkları yerlerde kısa sürede sermaye birikimi sağladığını, bunun da Kapitalizmin ortaya çıkmasında önemli rol oynadığını savunur.

Peyitizm, insan sevgisini de temel alan bir inançtır. Engels ailesinin evi çok mütevadır, Engels de tekstil işçilerinin çocuklarıyla birlikte oynar, onlarla büyür. Babasının şirketinin Manchester fabrikasında çalışmaya başladığında oradaki işçilerin sefalet içindeki yaşamlarını yerinde görür. Onun sosyalizme yönelmesinde bu deneyimi önemli rol oynadı.

Günümüzde ise Wuppertal, 160 ülkeden göçmenlerin yaşadığı bir kent, şimdiye kadar bu kentte büyük boyutlu bir yabancı düşmanı eylem yaşanmadı. Wuppertal’a 10 – 15 km uzaklıkta olan ve bir zamanlar kaliteli bıçaklarıyla anılan Solingen, 29 Mayıs 1993’te ırkçı bir saldırıya sahne olmuştu. Genç ailesinin evi dört ırkçı genç tarafından ateşe verilmiş, Genç ailesinin beş bireyi yaşamını kaybetmişti. Belki de Wuppertal, hoşgörüsünü Piyetizm ve Friedrich Engels’e borçlu.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.