Ankara Üniversitesi’nde bilimsel desteğe yeni fren: TÜBİTAK cezası başvuruyu engelleyecek

GÜLSEVEN ÖZKAN Ankara Üniversitesi, Uluslararası Bilimsel Etkinlik Destekleri’ne ilişkin kriterlerlerde yeni düzenleme yaptı. Düzenlemeyle TÜBİTAK projesi nedeniyle yaptırım veya ceza alan akademisyenlerin yaptırım sürdüğü sürece desteğe başvurması engellenecek. Eğitim-Sen temsilcileri, "Muğlak ifadelerle iş bırakma gibi sendikal faaliyetler de dahil tüm ses yükseltmelerin önüne geçilmeye çalışılıyor. ‘Bilimsel verilmesi gereken destekler' koz olarak kullanılıyor" diyerek tepki gösterdi.

·

GÜLSEVEN ÖZKAN

Ankara Üniversitesi Yönetim Kurulu, 7 Eylül 2026 tarihli toplantısında Uluslararası Bilimsel Etkinlik Destek (UBED) İlkeleri’nde değişiklik yaptı. Kararda, destek verilebilecek çalışma ve etkinlikler ile değerlendirme kriterlerine ilişkin düzenlemelerin oy birliğiyle kabul edildiği belirtildi.

Düzenlemeyle, bir önceki takvim yılında veya içinde bulunulan yılda patent tescili yaptırmış olmak da destek verilebilecek çalışmalar arasına alındı. Birden fazla Ankara Üniversitesi öğretim elemanının ortak hak sahibi olduğu patentlerde ise desteğin hak sahipleri arasında eşit olarak kullanılabileceği ya da diğer hak sahiplerinin yazılı feragatıyla tek bir hak sahibi tarafından kullanılabileceği belirtildi.

Patent desteği için uluslararası patente 60 bin TL, ulusal patente ise 35 bin TL destek öngörüldü.

Soruşturma ve cezalar değerlendirmeye girecek

Kararın dikkat çeken bölümü ise destek başvurularının değerlendirilmesine ilişkin yeni düzenleme oldu. Kararda ilgili maddede yeni düzenleme yapıldığı ifade edildi.

Üniversite, mevcut düzenlemede yer alan bazı gerekçeleri hatırlattı. Bunlar arasında bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı etkinliklerin yanı sıra kamu hizmetiyle bağdaşmayacak faaliyet ve söylemleri, şiddet eylemlerini, cinsel dokunulmazlığa karşı eylemleri, yüz kızartıcı ve utanç verici fiilleri, herhangi bir terör yapılanmasına ya da üniversite içerisinde hizmetin aksamasına neden olabilecek gerekçeler hatırlatıldı. Düzenlemede "huzurun bozulmasına yol açabilecek eylem veya söylemler, destek ve yardımcı eylemler" ifadesi de yer aldı.

Bu eylemler ve diğer disiplin suçları nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen veya ceza alanların durumunun, destek başvurularının değerlendirilmesi sırasında göz önünde bulundurulabileceği hatırlatıldı.

TÜBİTAK yaptırımında başvuruya doğrudan engel

Kararla TÜBİTAK projeleri bakımından daha kesin bir hüküm getirildi. Kararda, TÜBİTAK tarafından yürütücüsü olduğu proje nedeniyle hakkında yaptırım veya ceza uygulandığı bildirilen öğretim elemanının, söz konusu yaptırım veya cezanın devam ettiği süre içinde UBED’e başvuramayacağı belirtildi.

Üniversite, bu süre içerisinde yapılan başvuruların değerlendirmeye alınmayacağını da açıkça karara bağladı.

Kararda mevzuat değişikliğine değinilerek 5 maddede yapılan düzenlemeye şöyle yer verildi:

"Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği'ne aykırı etkinlikler, kamu hizmeti sıfatı ile bağdaşmayacak faaliyetler, söylemler, şiddet eylemleri, cinsel dokunulmazlığa karşı eylemler, yüz kızartıcı ve utanç verici fiiller, herhangi bir terör yapılanmasına ya da üniversite içerisinde hizmetin aksamasına, huzurun bozulmasına yol açabilecek eylemler veya söylemler, destek veya yardımcı etkinlikler ve diğer disiplin suçlarından dolayı haklarında soruşturma yürütülmekte olanlar veya ceza alanların durumu değerlendirme aşamalarında göz önünde bulundurulabilir.

TÜBİTAK tarafından yürütücüsü olduğu proje nedeniyle hakkında yaptırım veya ceza uygulandığı bildirilen öğretim elemanı, söz konusu yaptırım veya cezanın devam ettiği süre içerisinde UBED'e başvuruda bulunamaz. Bu süre içerisinde yapılan başvurular değerlendirmeye alınmaz."

Eğitim-Sen: İş bırakan, ses yükselten akademisyen için tehdit, sınırları muğlak

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ( Eğitim- Sen) 5 No'lu Şube Başkanı Eylem Ergüven karara tepki gösterdi. Uygulamanın akademisyenler üzerinde baskıya neden olacağını, sendikal faaliyetleri ve akademik özgürlüğü olumsuz etkileyeceğini savundu. Kararda yer alan gerekçelerin mutlak ifadelere dayandığını dile getiren Ergüven şu ifadeleri kullandı:

“Ankara üniversitesi aldığı bu hukuksuz kararla ucu ve sınırı belli olmayan muğlak ifadelerle iş bırakma, boykot gibi sendikal faaliyetler de dahil entelektüel sorumluluklar kapsamındaki tüm ses yükseltmelerin önüne geçmeye çalışıyor. Bunun için de hukuksuz bir şekilde ‘bilimsel vermesi gereken destekleri’ koz olarak kullanıyor. Üniversite yönetimi iç denetim raporlarıyla da belgelenmiş yolsuzluklara soruşturma açmama yolunu tercih ederken aydın sorumluluğu gereği ülkesinde olup biten haksızlıklara göz yummayan tüm üniversite bileşenlerine de soruşturma açmakta bir beis görmüyor.”

Üniversite uygulama yönelik resmi olarak bilgi vermedi

Karara yönelik üniversiteye ulaştık. Konuya yönelik basına bilgi vermek için yetkili olmadığını belirten bir yönetici, kararın TÜBİTAK için yeni olduğunu savunurken rektörlükten bilgi alınması gerektiğini dile getirdi. Ancak rektörlük tarafından talebimize yönelik resmi açıklama ile henüz yanıt verilmedi.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.