Ankara’da süreç trafiği: Silah bırakma net, reform takvimi sisli
Hale GÖNÜLTAŞ
TBMM’de iktidarın “Terörsüz Türkiye” başlığıyla yürüttüğü sürece ilişkin komisyonun taslak raporu kamuoyuna yansıdı. Ancak Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, asıl pazarlık metinde yazanlardan çok yazılmayan başlıklarda dönüyor. Taslak rapor silah bırakmayı açık biçimde ön koşul olarak ortaya koyuyor. Ancak silah bırakma sonrasında hangi hukuki ve siyasi adımların atılacağına dair takvime bağlanmış somut bir çerçeve bulunmuyor. Kulislerde, “esas müzakere silah bırakmanın kendisi değil, sonrasında verilecek güvenceler” değerlendirmesi yapılıyor.
“Silah bırakma olmadan hiçbir şey masaya gelmez”
İsmini vermek istemeyen bir DEM Parti kurmayı, hükümet kanadının müzakerelerde “Somut ve geri dönüşsüz bir silah bırakma olmadan hukuki düzenleme gündeme gelmez.” Diyerek oldukça net bir çizgi çektiğini söylüyor: Aynı kaynağa göre iktidar kanadı komisyon çalışmaları sırasında da üç başlıkta ısrar sürdü: Fiili ve denetlenebilir silah bırakma, Sınırlı kapsamlı infaz düzenlemesi, Reform başlıklarının zamana yayılması. Taslak raporda “genel af” ifadesinin yer almaması ve özellikle “infaz düzenlemesi” kavramının tercih edilmesi, kulislere göre MHP’nin hassasiyetleri gözetilerek şekillendi. Ankara’da konuşulanlara göre toplu ve otomatik tahliye ihtimali masada değil. Ancak infaz oranları, koşullu salıverme süreleri ve hasta mahkûmlara ilişkin düzenlemeler müzakere başlıkları arasında tutuluyor.
DEM Parti cephesinde endişe: “Belirsizlik sürerse zor”
DEM Parti kaynakları, sürecin yalnızca “silah bırakma şartına bağlanmasının” riskli olduğunu düşünüyor. Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, “eş zamanlı adım” vurgusu öne çıkıyor. Kulislerde dile getirilen “orta yol” formülüne göre tarafların dar bir zeminde buluşabileceği konuşuluyor. Bu çerçevede “Silah bırakmanın kademeli başlaması”, “Aynı dönemde sınırlı bir infaz düzenlemesinin devreye girmesi” ve “Reform başlıklarının aşamalı ele alınması” formülü dillendiriliyor.
Öcalan başlığı: Metinde yok, masada var mı?
Taslakta Abdullah Öcalan’a ilişkin “umut hakkı” düzenlemesinin yer almaması dikkat çekti. DEM partiye göre bu başlık tamamen kapanmadı. Hükümet kanadı ile iletişim kanallarının genişletilmesi ve hukuki statüde kademeli iyileştirme gibi ara formüllerin halen masada ifade ediliyor. Özellikle olası bir infaz düzenlemesinde “yönetici kadronun” kapsamının en hassas ve kırılgan başlık olduğu bu konunun da halen masada olduğu belirtiliyor.
Süreç Meclis’e taşınacak mı?
Sürecin tam anlamıyla Meclis zeminine taşınıp taşınmayacağı belirsizliğini koruyor. Kulislerde, iktidarın reform başlıklarını geniş bir siyasi tartışmaya açmak yerine kontrollü ilerlemeyi tercih ettiği konuşuluyor. Geçmiş yıllarda Kürt meselesine dair hazırlanan raporlara baktığımızda taslak metin siyasi bir dönüşüme evrilmeden iktidar ve muhalefet arasındaki yeni bir müzakere süreç başlıyor. Silahsızlanma, örgütsel tasviye gibi başlıklarda Meclis dışı temaslar yoğunluk kazanıyor. Türkiye’de geçmiş örnekler, bazı komisyon raporları sadece siyasi pozisyon belgesi olarak kalabildiğini, bazılarının ise kademeli reform paketlerine dönüşebildiğini gösterdi. Ankara’da beklenti Meclis dışı temasların yoğunluk kazanması.
Ankara’da hava ne?
Son tahlilde, Ankara’da taraflar masayı devirmek istemiyor. Ancak hükümet ve Kürt kanadı büyük siyasi riski almaktan imtina ediyor. Süreç şimdilik “temkinli ilerleme” aşamasında. Ancak kritik eşik, silah bırakmanın fiilen başlamasıyla olacak. İşte noktada Ankara’da şu soru daha yüksek sesle sorulacak:
”Bu süreç dar kapsamlı bir güvenlik düzenlemesi olarak mı kalacak, yoksa siyasi bir dönüşüme evrilecek mi?”
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.