Lalapaşa'dan Adalet Bakanlığı'na: Akın Gürlek’in 19 yıllık hikâyesi

Lalapaşa'dan Adalet Bakanlığı'na: Akın Gürlek’in 19 yıllık hikâyesi
Lalapaşa adliyesinden Adalet Bakanlığı’na uzanan 19 yılda Akın Gürlek, Demirtaş, Kaftancıoğlu ve İmamoğlu gibi isimlere yönelik kritik kararlarıyla yargının en kilit ismi oldu. Taşradaki görevinden kabineye uzanan bu yolculuk, yargıdaki dönüşümün ve siyasi davaların merkezindeki bir kariyerin özeti.

CANAN COŞKUN

Adalet Bakanlığı'na atanan İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek baktığı davalar ve yürüttüğü soruşturmalarla sadece yakın dönem hukuk tarihinin değil ama aynı zamanda siyasi tarihin de en önemli figürlerinden biri oldu.

AKP iktidarının başından beri savcılık kurumununu bir dönüşüm geçirdiğini söylemek mümkün. Bütün eleştirilere rağmen "hukuk" dairesinde tartışılan eski tip savcılık kurumu yerine daha çok "Bakanlık" ve "siyaset" dairesine taşınan bir savcı yapısı var artık karşımızda.

Akın Gürlek de savcı ve hakim olarak hızlı yükselen kariyeri ve iktidarla ilişkisi bakımından bu dönemin en çok tartışılan ismi oldu. Gürlek sadece verdiği kararlarla ve yürüttüğü soruşturmalarla değil, bunları eleştiren gazetecilere ve siyasetçilere yönelik dava ve tutuklama kararları ile de öne çıkan bir isimdi.

Kariyerine taşrada bir hakim olarak başlayan Gürlek, basamakları hızla tırmanarak önce Adalet Bakan Yardımcılığına, ardından Başsavcılık makamına, nihayetinde de Adalet Bakanlığı’na ulaştı.

Peki, Gürlek’in hukuk dünyasındaki bu dikkat çekici yükselişi nasıl gerçekleşti? Gelin, kararnameler eşliğinde bu sürece yakından bakalım.

HSK verilerine göre, Akın Gürlek, karşımıza ilk olarak 9 Ekim 2007'de çıkıyor. Resmi Gazete'de yayınlanan atama listesinde Gürlek'in İzmir'de hakim adayıyken Edirne'nin Lalapaşa ilçesine atandığı görülüyor.

19 Haziran 2011 tarihli HSK kararnameye göreyse o tarihte Artvin’in Ardanuç ilçesinde görev yapan Gürlek, Kayseri’nin Bünyan ilçesine atandı.

Nisan 2012’de Bünyan’da görevliyken en iyi terfi derecesi anlamına gelen “mümtazen yükselmeye layık” görüldü.

6 Temmuz 2012 tarihli müstemir yetki kararnamesine göre bu tarihte Burdur’un Gölhisar ilçesine atanmış ve kadastro davalarına bakmakla yetkilendirildi. Nisan 2014’te yine en iyi terfi derecesine layık görülen Gürlek, 11 Haziran 2014 tarihli yaz kararnamesiyle eş durumundan Çerkezköy hâkimliğine atandı. Burada icra davalarına da bakan Gürlek, 5 Haziran 2016 tarihli HSK kararnamesiyle nihayet ses getirecek kararlara imza atacağı İstanbul hâkimliğine atandı.

21 Ekim 2016 tarihli kararnameye göre, İstanbul 4. Ticaret Mahkemesi üyeliğine atanan Gürlek, bir yıl sonra da 2 Kasım 2017 tarihli yetki kararnamesiyle İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği görevi kaldırılarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin ikinci heyetine başkan olarak atandı. Bu kararla ilgili yeniden inceleme talebinde bulundu, talebi yerinde görüldü ve İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ikinci heyetine başkan olarak görevlendirildi.

Demirtaş’ın tahliyesini önleyen karar

Gürlek'in, İstanbul adliyesinde yürüttüğü davalar ve verdiği kararlar Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen “ifade özgürlüğü hakkını” ihlal ettiği gerekçesiyle defalarca kez Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Bu ihlallerden biri Anayasa Mahkemesi kararıyla kayda geçti.

7 Eylül 2018 günü, eski ismiyle Silivri Cezaevi yerleşkesinin içinde bulunan dev mahkeme salonlarından birinde eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder yargılanıyordu. Suçlama “terör örgütü propagandası yapmak”, delil de İstanbul’da 2013’teki Nevruz kutlamasında yaptıkları konuşmaydı. Davaya bakan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Akın Gürlek’ti. Savunma tarafının sunduğu belgeler ve ileri sürdüğü beyanları hükümde dikkate almayan Gürlek başkanlığındaki heyet, oybirliğiyle Demirtaş’ı 4 yıl 8 ay, Önder’i ise 3,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Demirtaş hakkındaki karar beş yılın altında olduğu için o dönemki düzenleme uyarınca yalnızca istinaf mahkemesi tarafından denetlendi ve 4 Aralık 2018’de onandı. Bu karar nedeniyle Demirtaş hükümlü oldu. 2 Aralık 2019’da Ankara’daki Kobane davasından tahliye kararı verildiğinde bu dava sebebiyle hükümlü olduğu için cezaevinden çıkamadı.

AYM: İhlal mahkeme kararından kaynaklanıyor

Gürlek’in mahkum ettiği Sırrı Süreyya Önder de cezaevine girmek durumunda kalmış, haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi Önder’in başvurusunu değerlendirdi ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini içeren kararını 3 Ekim 2019’da açıkladı. Karardan öne çıkan bir tespit şöyleydi:

“Başvurucunun ifade özgürlüğünü ihlal edildiği ve ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmıştır. (…) İlk derece mahkemesinin başvurucunun mahkûmiyetinin zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık geldiğini ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyduğunun kabul edilmesi mümkün olmamıştır. Başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa'nın 26. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

İstanbul’daki kariyeri

Gürlek, İstanbul’a atandıktan sonra gazeteci, avukat, siyasetçi, akademisyen ve öğrencilere ilişkin çok sayıda davada tartışmalı kararlar verdi. Hrant Dink cinayeti davasında ise cinayette sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla yargılanan rütbeli polislere verdiği düşme ve beraat kararları Dink ailesinin itirazları ile karşılaştı. Gürlek’in İstanbul’da 2017 yılında başlayan hâkimlik serüveni boyunca verdiği dikkat çeken kararların kronolojik listesi şöyle:

  • 15 Nisan 2017: Şarkıcı Atilla Taş, gazeteciler Murat Aksoy ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun aralarında bulunduğu 29 gazetecinin yargılandığı davada İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi 21 kişiyi 31 Mart 2017’de tahliye etmişti. Aynı gece İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı başka bir soruşturma açarak tahliye edilen kişiler hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. Atilla Taş ve Murat Aksoy’un aralarında bulunduğu 12 kişi “darbeye teşebbüs ettikleri” iddiasıyla o sırada sulh ceza hâkimi olarak görev yapan Akın Gürlek tarafından tutuklandı.
  • 15 Mayıs 2017: İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği’ndeki görevi sırasında o dönem Cumhuriyet gazetesinin internet sitesinin yayın yönetmeni olan Oğuz Güven’i 52 saniye yayında kalan haber tweeti sebebiyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan tutukladı.
  • 7 Temmuz 2017: Sulh Ceza Hâkimi olarak Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukatların tutuklanmasına yol açan ifadeleri veren itirafçı Berk Ercan’ı tutukladı. Ercan’ın yargılandığı dava İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bu mahkemenin başkanı olarak Ercan’ı tahliye etti.
  • Ocak 2018: Gezi Parkı eylemlerinde polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesiyle yaşamını yitiren 14 yaşındaki Berkin Elvan’ın cenazesine katıldığı için 5 Ocak 2018’de tutuklanan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Berkay Ustabaş’ı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak dokuz ay boyunca tahliye etmeden yargıladı.
  • 7 Eylül 2018: İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’e 2013 Newroz kutlamasında yaptığı konuşmalar nedeniyle hapis cezası verdi. Anayasa Mahkemesi bu cezayı Önder’in ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdi.
  • 17 Eylül 2018: Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosuna üye avukatların İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın ilk duruşmasında sanıklar hakkında tahliye kararı verildi. Kararın üzerinden bir gün geçmeden yakalama kararı çıkarıldı. Heyetin başkanı “raporlu” olduğu için yerine vekâleten İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek getirildi. Gürlek, bir gün önce tahliye eden avukatları tekrar tutukladı. Gürlek, daha sonra bu mahkemeye asaleten başkan oldu.
  • 11 Aralık 2018: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken Prof. Dr. Gençay Gürsoy’a “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı için 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Cezada Gürsoy’un ‘olumsuz gözlemlenen’ hali ve pişmanlık duymaması gerekçeleriyle indirim yapmadı.
  • 12 Aralık 2018: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken gazeteci Ece Sevim Öztürk’e de hazırladığı belgeseli gerekçe göstererek 3 yıl 1 ay hapis cezası verdi.
  • 19 Aralık 2018: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’ya “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı için 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Cezada indirime gidilmedi, erteleme yapılmadı.
  • 20 Mart 2019: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi 18 avukata toplam 159 yıl 1 ay 30 gün hapis cezası verdi.
  • 6 Eylül 2019: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na “terör örgüt propagandası yapmak suçundan 1 yıl, “kamu görevlisine alenen hakaretten 1 yıl 6 ay, “Cumhurbaşkanına hakaret”ten 1 yıl 6 ay, “Türkiye Cumhuriyeti'ni alenen aşağılamak”tan 1 yıl 8 ay, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçundan 2 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Cezalarda erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmadı. İstinafın onadığı hükümle ilgili son sözü Yargıtay söyledi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kaftancıoğlu’nun “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezasını onadı ve Kaftancıoğlu, siyasi yasaklı hale getirildi.
  • 19 Kasım 2019: Gazete Yolculuk eski muhabiri Buse Söğütlü, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Akın Gürlek’in yargılama pratiğine ilişkin attığı tweetler nedeniyle “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla gözaltına alındı, iki gün gözaltında kaldı. Söğütlü, 3 Şubat 2022’de beraat etti.
  • 27 Aralık 2019: Gürlek, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken Sözcü gazetesi davasında Emin Çölaşan, Necati Doğru, Metin Yılmaz, Mustafa Çetin, Yücel Arı, Gökmen Ulu ve Yonca Yücekaleli’ye hapis cezası verdi. Karar, Yargıtay tarafından bozuldu, yeniden yargılamada hepsi beraat etti.
  • 26 Haziran 2020: Agos gazetesi yayın yönetmeni Hrant Dink cinayeti davasında İstanbul Eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanları Engin Dinç ve Ramazan Akyürek, dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Başkanı Ahmet İlhan Güler, istihbaratçı polis şefi Ali Fuat Yılmazer ve dönemin jandarma görevlilerini ve polisleri yargılayan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanlığına Akın Gürlek getirildi.
  • 7 Ekim 2020: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak gazeteci Can Dündar’ı mühimmat yüklü MİT TIR’larıyla ilgili Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan haberi nedeniyle kaçak ilan etti. Ayrıca Dündar’a ait menkul ve gayrimenkullere el konmasına hükmetti.
  • 13 Ekim 2020: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken CHP’li Enis Berberoğlu hakkındaki AYM kararını da uygulamamıştı. AYM kararı gereği ihlalin ortadan kaldırılması için gerekli olan yeniden yargılamaya yer olmadığına hükmetmişti.
  • 23 Aralık 2020: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin davada gazeteci Can Dündar’a ‘casusluk’ suçundan 18 yıl dokuz ay, ‘FETÖ’ye yardım’ suçundan da 8 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Hâkim Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hükümle birlikte tutuklama kararı da verdi.
  • 22 Mart 2021: Gazeteci Barış Terkoğlu’na Odatv’de 14 Ekim 2020’de yayınlanan “Türkiye’nin gündemindeki kararları hep aynı hâkim veriyor” başlıklı yazısından şikâyetçi olması sebebiyle “terörle mücadele görev almış kişileri hedef gösterme” suçundan dava açıldı. Yargılama sonunda 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
  • 26 Mart 2021: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak 2007 yılında öldürülen Agos gazetesi yayın yönetmeni Hrant Dink cinayetinde sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkındaki davayı hükme bağladı. Davanın rütbeli kamu görevlisi sanıklarından Engin Dinç, Celalettin Cerrah, Ahmet İlhan Güler ve Reşat Altay hakkında düşme ve beraat kararı verdi. Kendinden önceki hâkimin MİT’in tanık olarak dinlenmesi kararından geri döndü.
  • 2 Nisan 2021: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak kendisine yönelik ifadelerinden dolayı CHP’nin o dönemki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na 75 bin, CHP’nin o dönemki grup başkanvekili Özgür Özel'e 50 bin liralık tazminat davası açtı.
  • 18 Mart 2022: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) davasında tanık olarak dinlenen İBB yöneticileri Nilüfer Taşkın ve Yavuz Saltık hakkında ‘sosyal yardımlardan sorumlu olmaları’ gerekçesiyle İstanbul başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verdi. Bu ihbar sebebiyle Saltık hakkında dava açıldı, ancak yargılama sonunda beraat etti.
  • 12 Nisan 2022: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıyken bu mahkemede görülecek DİAYDER davasıyla ilgili haber yapan gazeteciler Canan Coşkun ve Barış Pehlivan hakkında şikâyette bulundu ve gazetecilere dava açıldı. Dava beraatle sonuçlandı, mahkeme “Sadece ismin zikredilmesinin bu suçun oluşumu açısından yeterli olmadığı mahkememizce değerlendirilmektedir” dedi. Karar, istinaf mahkemesi tarafından da onandı.
  • 10 Mayıs 2022: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olarak Gezi davasında Osman Kavala'yla birlikte Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın tutuklanmasına yapılan itirazı reddetti. Kararda, sanıkların tutuklanmaları kararında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını kaydetti.
  • 2 Haziran 2022: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atama kararıyla Adalet Bakan Yardımcısı oldu.
  • 21 Şubat 2023: ANKA Haber Ajansı Yazı İşleri Müdürü Mansur Çelik’e 2020 yılında yayımlanan “Türkiye Gündemine Damga Vuran Hâkim” başlıklı haberi gerekçe gösterilerek “terörle mücadele görev almış kişileri hedef gösterme” suçlamasıyla dava açıldı. Haber, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu kararını uygulamayan Akın Gürlek’le ilgiliydi. Yargılama sonunda Çelik’e 6 ay hapis cezası verildi, ceza ertelendi.
  • 14 Temmuz 2023: Gazeteci Ayça Söylemez hakkında 18 Şubat 2020 yılında BirGün gazetesinde yayımlanan Akın Gürlek’in Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukatların davasındaki performansını konu alan “Yetenekli Hâkim Bey” başlıklı yazısı sebebiyle “terörle mücadele görev almış kişileri hedef göstermek” suçundan re’sen dava açıldı. Söylemez, yargılama sonunda beraat etti.
  • 7 Ağustos 2023: Gazeteci Furkan Karabay, 22 Haziran 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve bakan yardımcılıklarına atamaların yapıldığı kararnamenin ardından sosyal medya hesabından paylaşımlar yaptı. Gerçek Gündem’de yayımlanan bir haberin de yer aldığı ve 27 paylaşımdan oluşan zincirde Karabay, Adalet Bakan Yardımcıları Hasan Yılmaz ve Akın Gürlek ile Anayasa Mahkemesi üyesi İrfan Fidan hakkındaki iddiaları hatırlattı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Karabay hakkında “sesli veya görüntülü bir ileti ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla 7 Ağustos 2023 tarihinde iddianame hazırladı. Karabay’ın 22 Haziran 2023 tarihli 27 paylaşımının suçlamaya delil olarak gösterildiği iddianamede Yılmaz, Gürlek ve Fidan “mağdur” olarak yer aldı.
  • 9 Ekim 2024: HSK kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı makamına atandı.
  • 30 Ekim 2024: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruşturma kapsamında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer evine baskın yapılarak gözaltına alındı ve tutuklandı.
  • 9 Kasım 2024: Gazeteci Furkan Karabay, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcı Can Tuncay ve İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in geçmişte yürüttüğü davalar ve soruşturmalarla ilgili tweetleri sebebiyle tutuklandı.
  • 14 Kasım 2024: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bazı etkinliklerde usulsüz harcama yaparak kamu zararına yol açtığı iddialarıyla ilgili resen soruşturma başlattı.
  • 13 Ocak 2025: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat gözaltına alınarak tutuklandı.
  • 20 Ocak 2025: Cem Aydın başkanı olduğu CHP Gençlik Kolları’nın 19 Ocak’ta sosyal medyada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “seyyar giyotin” dediği videoyu paylaşması sebebiyle “kamu görevlisine hakaret” ve “terörle mücadelede görev alanları hedef göstermek” suçlamalarıyla evinden gözaltına alındı. Aydın yurtdışına çıkış yasağı ve haftada üç gün karakola imza vermek koşuluyla serbest bırakıldı.
  • 20 Ocak 2025: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın’la ilgili soruşturmayı eleştirdiği için hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca “tehdit” ve “terörle mücadelede görev alanları hedef göstermek” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.
  • 19 Mart 2025: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda İBB yöneticisi gözaltına alınarak tutuklandı. 19 Mart 2025’te başlayan İBB operasyonları kapsamında Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile İBB iştirak şirketlerinin yöneticileri tutuklandı.

İBB iddianamesinin çıkmasına günler kala İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu defa da gazetecilere yönelik bir operasyon başlattı. İBB soruşturması kapsamında gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak, Soner Yalçın ve Aslı Aydıntaşbaş’ın ifadelerinin alınması için emniyete yazı yazıldı. Aydıntaşbaş dışındaki gazeteciler haklarında gözaltı kararı olmamasına karşın polis zoruyla emniyete götürülerek sorgulandı ve İBB iddianamesine eklendi.

İBB operasyonlarının devamında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “dava arkadaşım” dediği Selahattin Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu kişiler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklandı.

Gürlek’in başında olduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Ekim 2025’ten itibaren iş ve medya dünyasından tanınmış kişileri içeren bir dizi fuhuş ve uyuşturucu operasyonu gerçekleştirdi.

2025’in sonlarına yaklaşırken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek’in Lüksemburg’taki Eti Maden Anonim Şirketi’ne yönetim kurulu üyesi olarak atandığını ve buradan maaş aldığını söyledi. 2025’in yaz aylarında da Gürlek’in lüks bir yatı gezerken görüntüleri ortaya çıkmıştı. Gürlek, Özel’in kendisi hakkındaki ifadeleri ve açıklamaları sebebiyle tazminat davaları açtı.

Akın Gürlek, yargı bağımsızlığı tartışması ile geçen yıllarda Edirne'nin Lalapaşa ilçesinde başladığı ve sürdürdüğü kariyerini Adalet Bakanı olarak sürdürecek. Gürlek'in de selefi Yılmaz Tunç gibi sık sık kameraların karşısına geçerek "Türkiye bir hukuk devletidir, yargı bağımsızdır" açıklamaları yapacağına ise hiç kuşku yok.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.