Arif Çetin haberini paylaşan avukata dava: Akıl sağlığı raporu istendi

Arif Çetin haberini paylaşan avukata dava: Akıl sağlığı raporu istendi
Jandarma eski Genel Komutanı ve Ekol TV eski yönetim kurulu üyesi Arif Çetin’in suç örgütü liderleriyle fotoğraflarının ortaya çıkmasına yönelik bir haberi paylaşan avukat Ömer Kavili’ye “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla dava açıldı. Mahkeme, Kavili’nin cezai ehliyetiyle ilgili şüpheye düştüğünü belirterek hastane raporu alınmasına karar verdi.

CANAN COŞKUN

Avukat Ömer Kavili, Arif Çetin’in henüz Jandarma Genel Komutanı olduğu sırada suç örgütü liderleriyle fotoğraflarının çıkmasına ilişkin 10 Mayıs 2021 tarihli bir haberi o günlerde sosyal medya hesabından yeniden paylaşmıştı. Bu yeniden paylaşıma 4,5 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dava açıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, avukat Ömer Kavili’nin Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesinde düzenlenen “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla 2 yıl 4 aya hapsi isteniyor. İddianamede, dava konusu “Sedat Peker’in Yeldana Kaharman açıklamalarıyla gündemde olan Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’in bir başka suç örgütü lideriyle fotoğrafı ortaya çıktı” başlıklı haberle Çetin’in “onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunulduğu” öne sürüldü.

İddianameye göre, savcılık avukat Kavili’nin ifadesinin alınması için 17 Ocak 2022 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat yazıldı. Bu talimata ilişkin 28 Şubat 2022’de kolluk avukat Kavili’ye ulaştı, ancak Kavili avukat olduğunu belirterek ifadesini savcılıkta vermek istediğini söyledi. İddianamede, Kavili’nin başsavcılığa gitmesi için makul sürenin beklendiği, ancak gitmediği öne sürüldü. Bunun üzerine Kavili’nin ifadesinin alınması için 7 Şubat 2025’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeniden talimat yazıldı. Avukat Kavili’nin çağrı kağıdı çıkarılması durumunda ifade vermeye gideceğini söylemesi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14 Temmuz 2025’te çağrı kağıdı çıkarıldı. Avukat Kavili’nin savunması için yeterli sürenin beklendiği ancak herhangi bir savunma vermediği ve savcılığa da başvurmadığı öne sürüldü. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 1 Eylül 2025’te İstanbul Anadolu Başsavcılığı’na tekrar talimat yazdı ve Kavili’nin tüm çağrılara rağmen gelmediğini, soruşturma dosyasını sürüncemede bıraktığını iddia etti. Bu sebeple avukat Kavili hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasını istedi. Avukat Kavili’nin 23 Eylül 2025 tarihli dilekçesinde beyanların suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğunu öne süren savcı, savunmasının 2022 yılından bu yana alınamadığını ve dosyayı sürüncemede bırakmaya çalıştığını iddia etti.

Asker olduğu için yanıt hakkını kullanamamış

Savcı, soruşturma konusu sosyal medya paylaşımına yönelik değerlendirmelerde de bulundu. “Mağdur” sıfatı verilen Arif Çetin’in olay tarihinde Jandarma Genel Komutanı olduğunu hatırlatan savcı, şu yorumu yaptı: “Asker olması sebebiyle ve görevinin niteliği itibarıyla ifade özgürlüğünü hiç kullanamadığı yahut çok sınırlı şekilde kullanabildiği, sosyal mecralarda kendisiyle ilgili yapılan paylaşımlara yanıt vererek ifade özgürlüğünü kullanamadığı...”

Şeref ve onuru rencide olmuş

Savcı, Kavili’nin yeniden paylaştığı haberin Arif Çetin’in suç örgütü liderleriyle bağlantılı olduğu yönünde haksız somut fiil ve olgu isnadı niteliğinde olduğunu öne sürdü. Çetin’in “şeref, onur ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olduğunu” iddia eden savcı, ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını ileri sürdü. Söz konusu eylemin Çetin’in yürüttüğü kamu görevi sebebiyle işlendiğini savundu.

Davanın ilk duruşması 25 Şubat’ta Ankara 61. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avukat Kavili, duruşmada hâkimin kendisine “Suçunuzu biliyorsunuz, savunmanıza başlayınız” demesi ve iddianameyi okumamasıyla ilgili beyanda bulundu. Hâkim, Kavili’nin sözlerini tutanağa şöyle geçirdi: “Sanıktan usule ilişkin talepleri soruldu. Gereksiz, duruşmayı uzatmaya matuf, diğer duruşma dosyalarını geciktirmeye yönelik demagoji sayılabilecek, işin usulüne ve esasına etkili olmayacak şekilde beyanda bulunmaması, talebi ne ise direkt bunlara ilişkin beyanda bulunması gerektiği hatırlatıldı.”

Hâkimi reddetti

Avukat Kavili, sözlerinin devamında duruşma savcısının cübbesini giymeden duruşmaya çıktığını da ekledi. Savcının Arif Çetin’in duruşmaya katılma talebiyle ilgili olumlu görüş vermesi üzerine, Çetin’in nasıl bir şahsi zarara uğradığının belli olmadığını hatırlattı ve savcıdan yeniden mütalaa alınmasını istedi. Avukat Kavili ayrıca reddi hakim talebinde de bulundu.

Mahkemenin kararı

Mahkeme, ara kararında Arif Çetin’in suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya katılmasına karar verdi. Reddi hâkim talebini reddeden hâkim, avukat Kavili’nin cezai ehliyetiyle ilgili şüpheye düştüğünü belirterek tam teşekküllü devlet hastanesine sevk edilerek akıl hastalığının bulunup bulunmadığının tespitinin yapılmasına hükmetti. Avukat Kavili’nin adresinin İstanbul’da olması ve suçlandığı ceza maddesinin ağır cezalık olmadığı için talimatla duruşmaya katılması gerekirken huzurda olması sebebiyle zabıt katibi hakkında da adli ve idari yönden gereğinin yapılması için mahkemenin yazı işleri müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verdi. Hâkim ayrıca duruşmanın görüntü ve ses kaydının çözümünün yapılmasından sonra Kavili’nin savcıya karşı sözlerinin gereği için suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Bir sonraki duruşmanın 1 Temmuz’da görülmesine karar verildi.

Mahkeme: “Zararı gidermeyi kabul edip etmediği tespit edilsin”

Mahkeme, bu duruşmadan bir gün sonra İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat yazısı yolladı. Kavili’nin duruşmaya gelmemesi halinde hakkında zorla getirme kararı verilmesini belirten hâkim, olay nedeniyle herhangi bir kurum ve şahsın uğramış olduğu zararın bulunması halinde bu zararı gidermeyi kabul edip etmediğinin tespit edilmesi talimatı verdi. Avukat Kavili’ye yargılama sonucunda suçlu bulunması halinde kamuya yararlı bir işte çalışmak isteyip istemediğinin de sorulmasını istedi. Mahkeme, Kavili’nin cezai ehliyetinin olup olmadığının devlet hastanesinde yapılması kararını İstanbul’daki mahkemeye de iletti.

Arif Çetin kimdir?

Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı sırasında Jandarma Genel Komutanı olarak atanan Arif Çetin’in suç çetesi iddiasıyla cezaevinde olan kişilerle fotoğrafları bulunuyor. Bu kişiler suç örgütü lideri olmakla suçlanan Selahattin Yılmaz ve tefecilik yapmakla suçlanan ancak tahliye edilen Cihan Ekşioğlu ve cinayeti azmettirmeden müebbet hapis cezası alan ve firari durumdaki Galip Öztürk.

fotoram-io.jpg

Arif Çetin’in ilgi çekici başka bir sıfatı daha bulunuyor: İsmi Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü kara para operasyonuna karışan Ekol TV’nin yönetim kurulu üyeliği. Kanalın 2 Ocak 2025 tarihli genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyesi seçilen emekli Orgeneral Arif Çetin, tam da soruşturmanın ortaya çıktığı gün görevinden alınmıştı.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.