Bir gün mutlaka “Komünist Osman”!
ÖZGÜR DUYGU DURGUN
Sahnede hiç konuşmasa da varlığıyla devleşen bir adam var. Bu yıl 7.’si düzenlenen İzmir Kitap Fuarı'nda, adına yazılmış kitap vesilesiyle toplanmış kalabalığı sadece tek bir cümleyle selamlıyor: “Arkadaşlar, faşizmi yenmek için güçlerimizi birleştirmeliyiz, bir gün mutlaka!”
Bu cümle, suyu halka ücretsiz vermek başta olmak üzere bir zamanlar yönettiği ilçedeki toplumcu belediyecilik uygulamalarıyla tüm Türkiye'nin tanıdığı “Komünist” Osman Özgüven'in yaşama dair tavrının en yalın özeti gibi.
Kuzey Ege'nin Midilli kıyılarına kuş uçuşu yarım saat uzaklıkta olan Dikili ilçesinde 1984 – 1994 ve 2004 – 2013 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve ezber bozan uygulamalarıyla “Komünist Osman” diye tanımlanan Osman Özgüven'in yaşamöyküsü gazeteci Gökmen Ulu'nun kaleminden kitaplaştırıldı. Özgüven ile arkadaşlarının hikâyesinin anlatıldığı bir belgesele de imza atmış olan Gökmen Ulu, bir Dikili çocuğu olarak Özgüven'in Dikili'de görev yaptığı dönemlere yakından tanık olmuş bir isim. Ulu, kitapta Özgüven'in çocukluk ve gençlik yıllarından başlayarak siyasete uzanan serüvenini, “Belediyeler ticarethane değildir, yurttaş da müşteri değildir” fikrini şiar edinen bir belediye başkanını anlatıyor.
1944 yılında İzmir’in Dikili ilçesinde dünyaya gelen Osman Özgüven, Ege Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği diploması alarak mezun oluyor. 1984 yılında SODEP adayı olarak katıldığı Dikili Belediye Başkanlığı seçimini kazanıyor ve başkanlık görevine başlar başlamaz inşaat malzemeleri dükkanını kapatarak ticari faaliyetlerine son veriyor. Hayatı boyunca mal varlığı edinmeyen Özgüven,1989’da SHP’den girdiği seçimi kazanıyor ve 10 yıl aradan sonra 2004 yılında SHP’den, 2009 yılında ise CHP’den girdiği seçimleri de kazanarak 4 dönem Dikili Belediye Başkanlığı yapıyor. 1996 yılında CHP İzmir İl Başkanlığı görevini üstleniyor.

Özgüven'in halkçı belediyecilik anlayışı bugün hala geçilemedi
Türk ve Yunan halkları arasındaki ilişkilerin kopuk olduğu on yıllardan sonra Ege’deki dostluk kapısını aralayan Özgüven, Abdi İpekçi Barış Ödülü başta olmak üzere birçok uluslararası ödüle layık görülen bir isim. Ancak ülke çapındaki bilinirliğini sağlayan su, eğitim, sağlık gibi hizmetlerde verdiği halkçı belediyecilik örnekleri oluyor.
Suyu ve ekmeği kasaba halkına ücretsiz dağıtan, iç hat ulaşımını bedava yapan, devlet hastanesi olmadığı için sağlık hizmeti alamayan hastaları ücretsiz ambulansla hastanelere taşıyan bir belediye başkanı olan Özgüven'in Dikili'de imza attığı pek çok ilk daha var. Bugünkü şartlarda gerçek dışı gelen pek çok uygulama Özgüven döneminde hayata geçirilebilmiş. Örneğin, bugün pek çok muhalif belediyede işçiler aylarca ücret alamazken, o dönem Dikili Belediyesi işçilerine ülke standartlarının üstünde maaş ve özlük hakları verilmiş. 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda ve 8 Mart'ta belediye çalışanları tatil hakkı elde etmişler. 12 Eylül sonrası, ülkenin bilumum ilçelerinde kiraz güzeli, üzüm kraliçesi yarışmaları düzenlenirken, Dikili'de Emek, Demokrasi ve Barış festivalleri de yapılmış. Bu festivallerde Uğur Mumcu, İlhan Selçuk, Ferhan Şensoy, Genco Erkal, Edip Akbayram, Suavi gibi yasaklı sanatçılar, gazeteciler ve yazarlar davet edilmiş. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yıllar sonra “Sol düşünceyle, sosyal demokrasi kavramıyla ilk kez Dikili'deki festivallerde tanıştım” diye anlattığı; Özel gibi dönemin tanığı olan gençlerde izler bırakan söyleşiler, konserler yapılmış.
Özgüven, belediye başkanı olduğu her dönemde başı hükümetle dertte olmuş. Aliağa'da termik santrale karşı ilk ekolojik direnişi başlattığı ve 70 km'lik insan zincirinin oluşturulmasına liderlik ettiği için mimlenmiş. Suyu bedava verdiği için hakkında “İhaleye fesat karıştırdığı” bahanesiyle davalar açılmış. İşçilere verdiği maaş savcılık soruşturmalarına konu olmuş.
Yıllar sonra, siyanürlü altın madenciliği yapan Koza Madencilik'in Dikili ve Bergama'da yarattığı korkunç tahribatı engellemek istediği için bir FETÖ kumpasıyla görevden alınan Özgüven her defasında dik durmuş. Hakkında açılan tüm davalar birer birer düşmüş. Kısa süren sürgünlüğü bitip de Dikili'ye döndüğünde konvoylarca insan tarafından coşkuyla karşılanması hâlâ dillerde.
Gökmen Ulu: Bu hikaye, özgüven ile aynı yolu yürüyenlerin hikayesi
Gazeteci Gökmen Ulu, kitap için basın arşivlerinde geniş bir araştırma yapmış, 60'ın üzerinde yüz yüze söyleşi, 130'u aşkın isimle telefonla görüşmeler yoluyla Özgüven'in hikâyesine tanıklık eden herkesi dinlemiş.
Bu nedenle “Bu sadece Osman Özgüven'in hikayesi değil onunla aynı yolu yürüyenlerin de hikayesi” diyor ve şöyle ekliyor:
“Kitabın temel amacı, toplumcu belediyecilik uygulamalarıyla hayatımıza etkili dokunuşlar yapan bir rol modelin hayatını ve yerel yönetim sınırlarını aşan fikirlerini ekseninde hatırlamaya, düşünmeye, sorgulamaya ve yeniden umuda tutunmaya bir davet.”
Kitapta, aralarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den İnsan Hakları Derneği eski başkanlarından Akın Birdal'a, Genco Erkal'dan Rutkay Aziz'e kadar kamuoyunun tanıdığı isimler de var; Komünist Osman ile çalışan ya da o dönemde yanında olan aşçı, berber, işçi, sendikacı gibi farklı mesleklerden sokaktan insanlar da... Bu çeşitlilik Özgüven'in hayatı boyunca dokunduğu insan yelpazesine dair önemli ipuçları veriyor.

Kılıçdaroğlu'ndan gelen beklenmeyen darbe
Bir gecekondu mahallesinde büyüyen, ilk gençliğinde devrimci düşünce ile tanışan, sosyal belediyeciliği ülkenin ilerlemesi için tek yol olarak gören ve bunun için dünyadaki önemli örnekleri inceleyen, araştıran Osman Özgüven, uzun ve başarılı bir başkanlık döneminin ardından hayli beklenmedik biçimde aktif siyasetten ayrılıyor.
2014 yerel seçim atmosferinde dönemin CHP Genel Merkez yönetiminden beklemediği bir darbe alan Özgüven'in yaşadıkları kitapta şöyle anlatılıyor:
“CHP'de artık Özgüven'in her daim savunduğu ön seçim uygulaması rafa kaldırılmış, yerine genel merkezin atama yöntemi yerleşmişti. Osman Başkan başkente gitti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile TBMM'deki makam odasında buluştu. Görüşmede Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık da vardı. Özgüven'in fikrini sorduğu Kılıçdaroğlu, 'Şu anda Türkiye genelinde adaylığını kesinleştirdiğimiz iki kişi var, biri Özlem Çerçioğlu, diğeri sensin' dedi. Osman Başkan Dikili'ye döndü ve seçim hazırlıklarına başladı. CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun adayları açıklama günü geldiğinde kamuoyu şoke oldu. Osman Özgüven aday gösterilmedi! Buna herkes gibi kendisi de şaşırmıştı. Yine de metanetle karşıladı. Halkın başkanının, halkın görüşüne değer verilmeyen bir atama yöntemiyle başkanlıktan koparılması üzerine toplumda büyük tepki, kırgınlık ve çalkantılar oluştu. Dönemin CHP Genel Merkez Yönetimi, partiye, ülkeye, dünyaya değerler katan Efsane Başkan Osman Özgüven'e böyle bir finali reva görmüştü.”
Bugün 82. yaşını, “güneşin sofrasında, dostların arasında” sürmeye devam eden Osman Özgüven için söylenebilecek belki de en anlamlı cümle ise kitabın tanıklar bölümünde, Midilli'den dostu Apostolos Komninakas'tan geliyor. Midillili avukat ve eski bir belediye başkanı olan Komninakas şöyle diyor:
“Keşke Türkiye ve Yunanistan'da daha çok Osman olsaydı. Hayatımız, refahımız farklı olurdu. Osman, Türkiye ve Yunanistan'ın çok daha üzerindedir.”
Özgür Duygu Durgun, Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Cumhuriyet ve Radikal gazetelerinde muhabir olarak çalıştı. Basın danışmanlığı ve içerik yönetimi alanlarında İstanbul merkezli çeşitli ajanslarda görev aldı. Serbest muhabirliğe halen İzmir'de devam ediyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.