Dijital dünyanın suç kapısı: Bir 'like', bir çocuk
DEMET BİLGE ERKASAP
“… Belki, biz bu konuyu, bu etkileşim alma konusunu idrak edemiyoruz, belki anlayamıyoruz. Ama doğuştan internetle büyüyen bir çocuk için etkileşim almak ciddi manada önemli bir şey hani yegâne sebeplerinden bir tanesi olabilir…”
Türkiye’de ‘suça sürüklenen çocuk’ tartışmaları sürerken TBMM’de çocukların suça sürükleyen nedenlerin tüm boyutlarıyla ele alındığı komisyonun çalışmaları sürüyor. Yukarıdaki cümle de Meclis komisyonunda dinlenen bir emniyet müdürüne ait. Dijital suçları anlatırken çocukların dünyasına anlamak zorunda olduğumuza dair samimi ve önemli bir cümle bu.
Sanal dünyada neler oluyor? Dijitalleşme çağında çocukların elinden bilgisayarlar ya da telefonlar alınabilinir mi? Artık bir “suç mahalli” olarak görülen bu alanda nasıl mücadele edilecek? Komisyonda bugüne kadar emniyet müdürlerinden bu alanda üniversitede ve sahada görev yapmış çok sayıda uzman dinlendi. Kimi tecrübelerini anlattı kimi önerilerini sıraladı. Tutanaklara yansıyan çok önemli bilgiler var. Bunlardan biri de dijital dünyayla suç dünyası arasında düşünülenden daha kısa bir yol olması…
'Sanal kötülük' nedir?

Instagram’dan Discord’a, Telegram’dan dijital oyun platformlarına kadar pek çok mecra var. Çocuklar bu platformlara üye oluyor, yorum yapıyor, gönderi paylaşıyor, emoji kullanıyor. Emniyet müdürünün sözünü ettiği “etkileşim dünyası” tam olarak burada başlıyor.
Yetişkinler için bir “beğeni” yalnızca bir beğeni olabilir. Ancak çocukların dünyasında bu; ün, şöhret, güç ve hatta bir tür koruma anlamına geliyor. Ne kadar etkileşim, o kadar güç.
Bu da“sanal kötülük” olarak nitelendirilen durumu ortaya çıkarıyor. Kuralsızlık içinde, yalnızca etkileşim alma amacıyla yapılan bu paylaşımlar “sanal kötülük” olarak tanımlanıyor. Örneğin, bazı çocuklar, Discord ve Telegram gruplarında cinayet mağdurlarının ailelerine tehdit mesajları atıyor. Ardından bu mesajların ekran görüntülerini alıp paylaşıyor ve beğeni topluyorlar.
İfşa ve kişisel bilgilerin ele geçirilmesindeki amaç da aynı. Ait ekran görüntülerini paylaşmak ve olumlu ya da olumsuz etkileşim almak. En tehlikeli nokta ise şu: Bu dünyada kural yok.
Suçla tanışma
Etkileşim sanal bir güç belki sanal bir koruma yaratırken aynı zamanda bu etkileşim çok tehlikeli bir pencere açıyor: Suç dünyası… Beğeni, yorum ve paylaşım sayısı bir “değer ölçütü” hâline geliyor.
Ne tür suçlardan söz ediyoruz: Siber zorbalık, ele geçirilen kişisel bilgiler, platformlarda baylayan tartışmaların sokakta çatışmaya dönüşmesi, tehdit, şantaj olayları, gizli bilgilerinin sosyal medyada deşifre edilmesi, oyun karakterlerinin çalınması gibi..
Bu aşamalardan sonra suç örgütleri devreye giriyor. Tutanaklara göre suç örgütleri algoritmaları kullanıyor ve kendi içeriklerini çocukların keşfetine düşürmeyi amaçlıyor. Ve bunun için sadece bir like bile yeterli oluyor..
Bir beğeni yetiyor
Çeteler, Instagram ve TikTok gibi platformlarda lüks araçlar, villalar, havuz başı fotoğrafları ve çeşitli silahlarla "güçlü ve zengin" imajı çizerek çocukların ilgisini çekiyor.
Yeni nesil suç örgütleri; kartal, gülen yüz gibi belirli semboller ile mafyatik karakterleri ve şiddet içerikli rap müzikleri kullanıyor.
İlk temas genellikle sosyal medya paylaşımlarına yapılan beğeni veya yorumlarla kuruluyor. Ancak asıl "devşirme" işlemini kapalı alanlarda yapılıyor.
Çocuklar WhatsApp, Telegram veya Discord gibi kapalı gruplara çekiliyor.
Suç örgütleri çocukların cezai sorumluluğu kısıtlı olduğu ya da daha az ceza alacakların bildikleri için iletişim kurdukları çocukları bu kez de sokağa çekiyor. Tetikçi, kurye veya uyuşturucu dağıtıcısı (torbacı) olarak kullanmayı tercih etmektedir. Yani sokak suçları içinde sosyal medya dijital dünya bir köprü oluyor.
Çocukların keşfetine düşmek
Algoritmaların temel çalışma prensibi, bir kullanıcının ilgilendiği içeriğe benzer daha fazla içerik sunmak.
Suç örgütleri de sosyal medyayı sistematik olarak kullanıyor.
Çeteler, yapay zeka desteğiyle çocukların ilgisini çekecek şiddet içeren çok sayıda görsel üretiyor. Amaç çocukların "keşfet" bölümlerinde öne çıkmak.
Bu videolar sistemden kaldırılırsa da kadar geçen sürede, yapay zekâ desteğiyle hızla yeni videolar üretilip paylaşılıyor. Algoritmaların bu içerikleri sürekli "taze" ve "erişilebilir" tutması sağlanıyor.
Villalar, havuz başı fotoğraflar, lüks araçlar ve silahlar paylaşarak "güçlü ve zengin" bir imaj çiziliyor. Çocuklara etkileşim gücünün yanında para kazanma gibi vaatler sunuluyor.
Tüm bu faaliyetler anonim ve sahte hesaplar üzerinden yapılıyor. Kimliklerini gizlemek için VPN kullanıyorlar, internet üzerinden temin edilen ve Türkiye dışı görünen VoIP (internet hattı) numaralarıyla iletişim kuruyorlar....
Dijital oyun yaşı altı düşmüş durumda. 6-15 yaş grubundaki çocukların %74’ü düzenli olarak dijital oyun oynuyor.
Çocuğun alarm verdiği durumlar
Meclis Araştırması Komisyonu tutanaklarına ve uzman görüşlerine ciddi suçlar işlenmeden önce çocukların sergilediği bazı davranışlar çok önemli ipuçları içeriyor. Bu davranışlar "suçun staj aşaması" olarak nitelendirililiyor:
Sık yalan söylemek ve dürüstlükten uzaklaşmak
Otoriteyle sürekli çatışmak. Evde anne-baba, okulda ise öğretmen veya idareyle kronikleşmiş disiplin sorunları yaşamak
Evden veya okuldan kaçmak. Önce birkaç gün okula gitmeyen çocuk, sonra haftalarca gitmiyor sonra da kopuyor. Uzmanlar bahanelerle okula gitmemeyi, güçlü bir alarm olarak görüyor. Hatta devamsızlık için sessiz alarm deniliyor.
Gece geç saatlere kadar dışarıda kalmak: Aile gözetimi dışında, belirsiz çevrelerde on-on üç saat gibi uzun süreler vakit geçirmek.
Empati yoksunluğu. Başkalarına zarar verdiğinde suçluluk hissetmeme, duyarsızlık veya "dünya yıkılsa umurunda olmama" hali.
Düşünmeden hareket etme, riski öngörememe ve ani öfke patlamaları
Suç geçmişi olan veya antisosyal davranışlar sergileyen akranlarla vakit geçirmeye başlamak
Sosyal medyada suç örgütlerini, mafyatik karakterleri veya şiddeti özendiren içerikleri "prestij" kaynağı olarak görüp bunlara sempati duymak
Şiddet İçerikli Oyun Bağımlılığı: Gerçeklikten kaçma ve oyunlardaki şiddeti normalleştirme
Alkol, tütün veya uyuşturucu maddeyi merak etme ve deneme girişimleri.
Aileler ne yapabilir?
Komisyon görüşmelerinde dile getirilen bazı öneriler şöyle:
- Çocuklarınızın arkadaş gruplarını ve sosyal aktivitelerini yakından takip edin .
- Sevgi, şefkat ve denetim eksikliği çocukların suç örgütlerine sığınmasına yol açan en büyük risk faktörlerinden biridir. Aile içi şiddet çocuğun suça eğilimini doğrudan artırıyor.Suçun artık "ekranda başladığı" gerçeğiyle hareket edin, dijital okuryazarlık düzeyinizi artırın.
- Şiddet içerikli (PUBG, Valorant gibi) oyunların çocuklardaki şiddet eğilimini artırdığını unutmayın. ; bu oyunların içeriğini kontrol erin.
- Çocukların internet başında geçirdiği vakit sınırlandırılmalı ve "güvenli internet" filtreleri (beyaz liste/kırmızı liste) aktif olarak kullanın.
- Kimi uzmanlar, çocukların 18 yaşına kadar akıllı telefon yerine sadece iletişim odaklı tuşlu telefonlar kullanmasının riskleri azaltabileceğini tavsiye ediyor.
- Yemek yerken veya televizyon izlerken aynı anda telefon kullanma alışkanlığı varsa bırakmasını sağlayın.
- Bir çocuğun elinden telefon alındığında, onun yerine sosyal, kültürel veya sportif bir alternatif konulması gerek.
Mentörlük ya da koruyucu melekler önerisi
Komisyonda dinlenen uzmanlar ve konunun ilgileri toplumsal hayatta neler yapılması gerektiği konusunda şu önerileri dile getirdi:
- Sosyal medya platformlarının algoritmaları, çocukları şiddet veya suç içerikli videolara yönlendirmeyecek şekilde devlet denetimine tabi tutulması..
- Sosyal medya hesap açılışlarında yüz tanıma ve yaş tahmini teknolojileri kullanılarak çocukların yaşlarına uygun olmayan platformlara erişiminin kısıtlanması..
- Çocukların girdiği siteler ve etkileşimde bulunduğu mecralar üzerinden risk analizi yapan belirleyen sistemler kullanılması da öneriler arasında..
- Her okulda, akademik başarıdan ziyade çocuğun sosyal ve dijital güvenliğine odaklanan, aile ve mahalle ile köprü kuran yetkilendirilmiş sosyal hizmet uzmanlarının görev yapması
- Çocuklara dijital dünyadaki eylemlerinin hukuki sonuçlarını, siber zorbalığı ve etik ikilemleri öğreten mecburi bir dersin olması
- Yüksek risk altındaki çocuklar için mahalle muhtarı, aile ve mentör eşliğinde yürütülen yoğunlaştırılmış psikososyal destek verilmesi…
- Koruyucu melekler modelinin hayata geçirilmesi. Bir çocuğun hayatında ona rehberlik eden tek bir yetişkinin (öğretmen, komşu, akraba) varlığı, riskli çocukları suçtan koruyan en büyük faktörlerden biri olarak görülüyor.
- Çocukla temas eden polis, savcı ve hâkimlerin, baskı kurmadan ve ikincil travma yaratmadan bilgi alabilmesi için bilimsel mülakat teknikleri eğitimi alması
- Suça karışan çocukların adli kontrol hükümleri kapsamında ev internetlerinin kısıtlanması veya sadece güvenli sitelere erişim sağlanması gibi yöntemlerin uygulanabileceği dile getirildi.
- Uluslararası platformların (Discord, Telegram vb.) Türkiye'de yasal muhataplık kurması .
Bir kötü bir iyi uygulama
Bu sorun sadece Türkiye’nin değil dünyanın da gündeminde. Uzmanlar iki uygulamadan söz ediyor:
Kanada’da uygulanan ‘Korkutarak Yola Getirme' (Scared Straight) projesi kapsamında suça karışan çocuklar, caydırıcılık amacıyla yetişkin cezaevlerine götürüldü. Ancak bu projenin çocukları suçtan uzaklaştırmak yerine suç oranlarını artırdığı ve pedagojik açıdan etkisiz kaldığı anlaşıldı.
İzlanda’da uygulanan model ise suç anında hızlı sosyal müdahale odaklı bir yaklaşım. Burada amaç suçun işlenmesi ile sonucun ortaya çıkması arasındaki süreyi kısaltmak. Bu kapsamda sokaklarda polisin görünürlüğü artırılmış ve kameralar etkin olarak kullanılmış. Çocuklara suç işlediği anda otoriteyle karşılayacağı ve hemen yakalanacağı duygusu verilmiş. Bu yöntemin Kanada’da uygulananın aksine verimli olduğu belirtiliyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.