CİMER’in çalışma sistemi: 90 bin personeli var, karar alıcılara raporlar hazırlanıyor
GÜLSEVEN ÖZKAN
Vatandaşların şikâyet ve taleplerini iletmek için başvurduğu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) yalnızca bir dilekçe hattı değil; kamu kurumlarını temsilen yaklaşık 90 bin kamu personelini barındıran, 60 bin idari birimden oluşan geniş bir kamu ağı üzerinden işleyen ve yılda milyonlarca başvuruyu analiz ederek karar alıcılara rapor üreten bir veri merkezine dönüştü. 2025 yılında 5,5 milyon başvurunun yapıldığı sistemde, başvurular yalnızca yanıtlanmakla kalmıyor; yaş, cinsiyet, il ve konu başlıklarına göre sınıflandırılarak kamu politikalarının şekillenmesinde kullanılacak raporlara dönüştürülüyor. Karar alıcılara sunulan rapor sayısı ve gerçekleştirme değeri son yıllarda hızla artarken, 2026 için hedef en az 1.000’in üzerinde rapor hazırlanması olarak açıklandı. İletişim Başkanlığı’nın stratejik plan ve performans programlarında yer alan hedefler doğrultusunda CİMER, hükümet politikalarının hem geri bildirim kanalı hem de veri üretim aracı olarak konumlanıyor. Dosyamızın ikinci bölümünde CİMER’in yapısını araştırdık…
CİMER, vatandaşların teşekkür, görüş, öneri, şikâyet ve bilgi edinme başvurularını doğrudan Cumhurbaşkanlığına iletebilmesi amacıyla kuruldu. Sistem,, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı sorumluluğunda yürütülüyor. Daha önce aynı işlevi Başbakanlık bünyesinde yürüten Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ise 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişle birlikte kaldırılarak CİMER’e entegre edildi. 2024 yılı itibarıyla sistemin yaklaşık 90 bin çalışanıyla hizmet verdiği belirtiliyor.
Başvurular nasıl yapılıyor?
CİMER’e başvurular internet üzerinden, e-Devlet aracılığıyla, ALO 150 hattı üzerinden, faks ve mektupla yapılabiliyor. Başvurular isim, soyisim ve kimlik numarası ile alınıyor. CİMER’e, 12 yaşını doldurmuş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başvuruda bulunabiliyor. Ayrıca özel hukuk tüzel kişileri de sistem üzerinden başvuru yapabiliyor. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ise karşılıklılık esası çerçevesinde CİMER’e müracaat edebiliyor. Başvurular kimlik bilgileriyle elektronik ortamda alınıyor ve süreç yine sistem üzerinden takip edilebiliyor. Günde bir defa başvuru hakkı tanınıyor ve en geç 30 gün içinde yanıt verilmesi gerekiyor. Raporlara göre ortalama cevap süresi 11–15 güne kadar geriledi. Başvuruların yüzde 90’ı internet üzerinden yapılıyor.

Başvuru nasıl bir süzgeçten geçiyor?
CİMER’e yapılan eleştirilerden biri başvuruların süzgeçten geçirilmediği şeklinde. Kurumun raporlarında resmi sürece yönelik bilgiler yer alıyor. Buna göre, internet ortamında yapılan başvurularda, başvuru sahibi talebinin doğrudan gönderilmesini istediği kamu kurumunu seçebiliyor. Eğer müracaat konusuyla hangi kurumun ilgileneceği bilinmiyorsa, başvurunun İletişim Başkanlığı’na yönlendirilmesi gerekiyor. Bu durumda başvuru, CİMER personeli tarafından ön değerlendirmeye tabi tutuluyor ve ardından ilgili kamu kurumuna sevk ediliyor. Sevk işleminin ardından başvuru, iletildiği kurum tarafından okunuyor ve konusuna göre kurumun alt birimlerine gönderiliyor. Süreç burada da devam ediyor. Cevap verecek birim, başvuruyu bilgi toplama, derleme, inceleme ve gerektiğinde soruşturma gibi değerlendirme aşamalarından geçiriyor. Hazırlanan cevap metni, yasal süre içerisinde onay merciine sunuluyor. Cevap metni kontrol ve onay aşamalarından geçtikten sonra sistem üzerinden başvuru sahibinin e-posta adresine otomatik olarak gönderiliyor. Böylece başvurunun, ön değerlendirme, sevk, kurum içi inceleme ve onay olmak üzere çok aşamalı bir süzgeçten geçerek sonuçlandırıldığı ifade ediliyor.
Bir yanda “ihbar” eleştirileri diğer yanda “kötüye kullanılan durumlar işleme alınmıyor” duyurusu
CİMER’in ihbar başvuruları kapsamında kullanıldığı, zaman zaman gereksiz ya da somut dayanağı olmayan müracaatların sisteme yüklendiği yönünde eleştiriler de bulunuyor. Uzmanlar, açık ve anlaşılır olmayan ya da içerik bakımından zayıf başvuruların kamu kurumlarında iş yükünü artırdığına, idare üzerinde her başvuruya yanıt verme zorunluluğu nedeniyle baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bazı değerlendirmelerde ise CİMER’in ihbar mekanizması olarak kullanımının, masumiyet karinesi ve adalet sistemi algısı açısından tartışmalara yol açtığı ifade ediliyor.
Ancak CİMER mevzuatında bu bazı durumların kapsam dışı olduğu ifade ediliyor. Buna göre yargı makamlarının ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev alanına giren konular değerlendirme dışı bırakılıyor. Açık ve anlaşılır olmayan başvurular ile özel hukuk ilişkileri kapsamında talep ya da borç içeren müracaatlar da işleme alınmıyor. Somut bilgi ve belge içermeyen, yalnızca tahmine dayalı başvurular ile aynı talebin sık sık tekrarlandığı ve hakkın kötüye kullanıldığı durumlar da kapsam dışında tutuluyor. Başkasının kimlik bilgileri kullanılarak yapılan başvurular, ayırt etme gücü bulunmayan kişilerce yapılan müracaatlar ve herhangi bir kamu kurumunun görev alanına girmeyen konular da değerlendirmeye alınmıyor. Ayrıca özel başvuru usulü gerektiren konular ile internet, telefon, posta ya da şahsen başvuru gibi uygun yollarla yapılmayan ve zorunlu kimlik bilgileri bulunmayan başvurular da CİMER tarafından işleme alınmıyor.
CİMER’in ilkeleri ihlal mi ediliyor?
CİMER’in işleyişine ilişkin kamuoyunda ve sosyal medyada çeşitli eleştiriler dile getiriliyor. Basına yansıyan değerlendirmelerde ve bazı uzman görüşlerinde, özellikle ihbar ve şikâyet başvurularının somut delile dayanmadığı, masumiyet karinesinin yeterince gözetilmediği ve belirsiz ya da gereksiz içeriklerin sistemde yer alabildiği yönünde görüşler öne çıkıyor. Bu durumun hem kamu kurumları üzerinde idari süreçler açısından tartışmalara neden olduğu ifade ediliyor.
CİMER’in resmi metinlerinde ise sistemin temel ilkeleri şu şekilde tanımlanıyor: “CİMER, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile katılımcı yönetim anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla vatandaş odaklı, etkin, süratli, şeffaf bir şekilde ve doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmayı esas kabul eder. Bu ilkeler doğrultusunda CİMER, yapılan başvurular ışığında uygulanan kamu politikalarının toplumdaki yansımalarını takip ederek politikalara katkı sunar.”
Her başvuruya yanıt verilmiyor
CİMER'e yapılan vatandaş başvurularına her zaman olumlu yanıt verilmiyor. Bazı başvurular için "Talep edilen bilgiler özel bir çalışma neticesinde elde edilebilecek nitelikte olduğundan cevap verilememiştir" şeklinde açıklama yanıt veriliyor. Bazı başvurulara idari işlem, hukuki süreç, bilgi gizliliği, kanun dayanağı, veri olmaması gibi gerekçelerle olumlu olarak yanıt verilmiyor.
Gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının sadece yüzde 8’i tam yanıt alabiliyor
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) raporuna göre Türkiye’de medya ve sivil toplumun yaptığı bilgi edinme başvurularının büyük bölümü ya yanıtsız kalıyor ya da çeşitli gerekçelerle reddediliyor. Türkiye’de kamu kurumlarının şeffaflık düzeyi ve bilgiye erişim hakkının fiili durumu, IPI’nin 2024 tarihli “Türkiye’de Bilgi Edinme Hakkının Mevcut Durumu” raporuyla da ortaya konuldu. Medya mensupları ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla hazırlanan verilere göre, IPI Bilgi Edinme Hakkı Platformu’na kaydedilen 100 başvurudan yalnızca 8’ine talep edilen bilgiler eksiksiz şekilde verildi. Yanıt sürelerinin 30 günü aşması ve başvuruların çoğunun “ayrı veya özel çalışma gerektirdiği” ya da “yetki dışında olduğu” gerekçesiyle reddedilmesi, bilgi edinme hakkının uygulamada ciddi sınırlamalarla karşı karşıya olduğunu gösterdi.
Son üç yılda başvuru yapan gazeteci, medya çalışanı ve sivil toplum temsilcilerinin yüzde 72’sinin CİMER üzerinden başvuru yaptığı; yüzde 69’unun ise 1 ila 11 kez arasında bilgi talebinde bulunduğu belirtiliyor. Buna karşın katılımcıların yüzde 64’ü sorularına net yanıt alamadığı için ilgili kuruma itiraz ederken, yüzde 13’ü reddedilen başvurularını yargıya taşımak zorunda kaldı. Bu tablo, bilgi edinme hakkının yalnızca hukuki bir düzenleme olarak var olduğunu, ancak uygulamada bürokratik engeller ve geniş yorumlanan ret gerekçeleri nedeniyle etkin biçimde kullanılamadığını ortaya koyuyor.
60 bin idari birimlik ağ
CİMER kitapçığında yer alan bilgilere göre sistemde kayıtlı yaklaşık 60 bin idari birim bulunuyor. Başvurular ilgili kamu kuruluşuna gönderilerek işleme alınıyor. Başkanlığa gelen tüm başvurular CİMER gelen kutusuna aktarılıyor. Gelen kutusundaki başvurular, yetkili birim amiri tarafından mevcut personel sayısına orantılı şekilde dağıtılıyor. CİMER personeli başvuruları gün içinde okuyarak ilgili kamu kurumuna sevk ediyor. İlgili yönetmeliğe göre değerlendirilemeyecek nitelikte olan başvurular Başkanlık tarafından cevaplanıyor ve işleme alınmama gerekçesi başvuru sahibine bildiriliyor. Kitapçıkta yer alan hükümde, “Yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren ve başvuru içeriğinde herhangi bir somut bilgi ya da belge bulunmayanlar işleme alınmaz” deniliyor.
Öte yandan İletişim Başkanlığı; merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatlarından oluşuyor. Merkez teşkilatında başkanlık Makamı, 2 başkan yardımcılığı, bir özel kalem müdürlüğü, bir hukuk müşavirliği ve 9 daire başkanlığı bulunuyor. Taşra teşkilatı 19 bölge müdürlüğünden, yurtdışı teşkilatı ise 44 iletişim müşavirliği ile 4 iletişim ataşeliğinden oluşuyor.
Yetki uyuşmazlığı ve kamu personeli şikayeti için üst amir süreci
Kurum ve kuruluşlar kendileriyle ilgili olmadığını değerlendirdikleri başvuruları gerekçesiyle birlikte ilgili kuruma yönlendiriyor. Kurumlar arasında yetki uyuşmazlığı çıkması durumunda daire başkanlığının kararı uygulanıyor. Kamu personeli veya yöneticiler hakkında yapılan şikâyetler ise değerlendirilmek üzere bir üst amire iletiliyor.
Kimlik gizlenebiliyor
CİMER’e yapılan şikâyet başvurularında, gerekli görülürse başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri onun lehine gizlenebilebiliyor. Bu durumda bilgiler gizli tutuluyor ve yalnızca hukuka uygun idari inceleme, soruşturma veya yargı talepleri dışında kimlik, iletişim ve kişiyi tanımlayabilecek diğer kişisel verilere erişim engelleniyor. Kitapçığa göre emin olunmadan yapılan veya kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişi tarafından aleyhe hukuki süreç başlatılabiliyor. CİMER’e yapılan bir başvurunun geri alınması veya değerlendirmeye alınmaması talebi, ancak bu başvuruya yönelik işlemler sonuçlanmamış olması şartıyla istenebiliyor.
Kapsam dışında kalan kurumlar var
CİMER sistemi üzerinden başvuru yapılamayan kurum ve kuruluşlar:

- Türkiye Büyük Millet Meclisi
- Mahkemeler
- Sayıştay
- Cumhuriyet Başsavcılıkları
- Kamu Denetçiliği Kurumu
- Yüksek Seçim Kurulu
- Hâkimler ve Savcılar Kurulu
- Dernek ve vakıflar
- Şirketler
- Muhtarlıklar
Başvuru sayıları ve dağılımı
İletişim Başkanlığı’nın duyurusuna göre 2025 yılında CİMER’e 5,5 milyon başvuru yapıldı ve bunların yüzde 96,8’ine yanıt verildi. 2018’den bu yana yapılan başvuru sayısı 41 milyonu aştı.
Yıllara göre başvuru sayısı:
2018: 3 milyon 429 bin 294
2019: 3 milyon 138 bin 233
2020: 5 milyon 890 bin 429
2021: 6 milyon 100 bin
2022: 6 milyon 180 bin
2023: 7 milyon 650 bin
2024: 4 milyon 590 bin
2025: 5 milyon 525 bin
Geçen yıl 5.5 milyon başvuru oldu, en fazla başvuru Adana’dan
Geçtiğimiz yıl başvuruların yüzde 96’sı dijital kanallar aracılığıyla yapıldı ve ortalama işlem süresi 11 güne kadar geriledi. En yoğun yaş aralığı 27–35 oldu. Başvuru sahiplerinin yaklaşık yüzde 57’sini erkekler oluşturdu. En fazla başvuru; nüfus işlemleri, tüketici hakları, sosyal yardımlar ve sağlık hizmetleri alanlarında yapıldı. Nüfusa oranla en çok başvuru gelen iller Adana, Ankara ve Antalya oldu. 2018 İdari Faaliyet Raporu’na göre CİMER personeli tarafından günlük ortalama 10 bin başvuru okundu ve en fazla başvuru sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya ve Konya’dan yapıldı. 2019’da 120 başvurunun 18 yaşından küçükler tarafından yapıldı. Raporda, Başlanlık tarafından kamuoyunda “Yenidoğan Çetesi", "Adnan Oktar suç örgütü", sosyal medya fenomenleri soruşturması, "Fergio House" olarak bilinen yapılara yönelik soruşturmaların CİMER’e yapılan şikayet sonucu ortaya çıktığı belirtildi. Çözüm bulunan sorunlara örnek olarak; Isparta’daki hastanelerde görevli çocuk nöroloji uzmanı bulunmadığı ve hastaların civar illere giderek tedavi olmak zorunda kaldığına ilişkin şikayetlerin CİMER’e iletilmesinin ardından Isparta Şehir Hastanesi kadrosuna çocuk nöroloji uzmanı atanması ve randevu sisteminin açılması gösterildi.
CİMER yalnızca şikâyet hattı mı? Karar alıcılara rapor üreten veri merkezi
CİMER başvuru ekranında; “İstek”, “Teşekkür”, “Şikayet”, “Yönetime Katıl”, “Bilgi Edinme Hakkı”, “Görüş-Öneri” ve “Türkiye Yüzyılı Hayalini Paylaş” kategoriler yer alıyor. Ayrıca belirli tematik başlıklar altında da başvuru yapılabiliyor. “Yönetime Katıl” seçeneği altında “Aile ve Nüfus 10 Yılı”, “Terörsüz Türkiye Süreci”, “Sıfır Atık”, “Gençlerin Gündemi” ve “Sokak Hayvanları” gündem odaklı alanlar bulunuyor. Vatandaşlar bunlardan birini seçtiğinde “Bu bölümden yapılan başvurular yalnızca strateji ve politika belirtmeye yetkili kişilerce paylaşılacaktır” notuyla karşılaşıyor.

2026 Performans Programı’na göre CİMER’e yapılan başvurular yalnızca cevaplandırılmıyor; aynı zamanda analiz edilerek karar alma süreçlerine katkı sunacak şekilde raporlaştırılıyor. Başvurular; yaş, cinsiyet, başvuru yapılan il ve konu başlığı gibi kriterler doğrultusunda sınıflandırılıyor. Yoğun başvuru alan konulara ilişkin detaylı araştırma raporları hazırlanıyor. Raporda şu ifadeler yer alıyor:
“Vatandaşların CİMER’e yapmış oldukları istek, bilgi edinme, şikâyet, görüş/öneri ve ihbar amaçlı başvurular sonucunda elde edilen veriler ölçülmek istenilmektedir. Böylelikle stratejik iletişim metotlarını kullanarak karar alıcı mekanizmalara hızlı, anlaşılır ve karşılaştırma yapılabilir şekilde rapor çalışmaları gönderilmektedir.”
Bu kapsamda toplanan veriler; kamuoyunun önceliklerini, beklentilerini ve eleştirilerini ortaya koyan istatistiksel analizlere dönüştürülüyor ve politika belirleme sürecindeki yetkililere gönderiliyor.
Rapor sayısı arttı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı verilerine göre, CİMER başvurularından üretilerek karar alıcılara sunulan rapor sayısında dikkat çekici bir artış yaşandı. Buna göre 2020 yılında 12 olan rapor sayısı, 2021’de 18’e, 2023’te 90’a yükseldi. 2024 yılında ise bu sayı 1.424’e çıktı. 2026 yılı için belirlenen hedef ise 1.000’in üzerinde rapor hazırlanması olarak açıklandı.

Başkanlığın 2019 Faaliyet Raporu’nda “raporlama ve analiz faaliyetleri” başlığı altında yer alan bilgilere göre, CİMER kapsamında hazırlanan analiz ve raporlama çalışmaları yıl boyunca sürdürüldü. “Karar alıcılara kaynak teşkil edecek diğer rapor, araştırma ve yayınlar” başlığı altında haftalık gündem raporlamaları ile bir adet “Bakanlık ve il başvuru analizi” çalışmasının tamamlandığı belirtildi. Raporda ayrıca, Cumhurbaşkanlığının bazı ofis ve politika kurullarıyla analiz ve raporlamada kullanılmak üzere, kişisel verilerin korunmasına riayet edilerek CİMER verilerinin paylaşıldığı ifade edildi. 2019 yılı içinde tamamlanan toplam rapor sayısının 188 olduğu kaydedildi. Karar alıcılara sunulan rapor sayısı: 2019 için188 rapor hazırlandığı belirtildi Diğer yıllarda rapor sayısı "gerçekleme değeri" başlığı adı altında, 2020'de 12, 2021'de 18, 2022'de 71, 2023'te 90, 2024'te 1.424 ve 2025 ile 2026 için 1.000 olarak ifade edildi.
Karar alıcılara gönderilen raporlar politikaları nasıl etkileyebilir?
Uzmanlar, hazırlanan raporların, mevzuat değişiklikleri, yeni destek programları ve uygulama revizyonlarında dikkate alınabileceğini belirtiliyor. Özellikle belirli alanlarda artan başvuru sayılarının ilgili kurumların gündemini hızlandırabileceğini ve politika önceliklerini etkileyebileceğini ifade ediyorlar.
Öte yandan konuştuğumuz siyaset bilimciler ve konu yönetimi uzmanları, kamuoyunun hassasiyetlerini ortaya koyan bu verilerin dolaylı biçimde siyasi süreçleri de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, toplumda öne çıkan sorun başlıklarının hükümet politikalarını etkileyebileceğini, kamuoyu iletişiminde belirleyici olabileceğini söylüyor. Bu durumun seçim dönemlerinde sorunları daha yakından takip edilmesine olanak sağlayabileceğini, seçmen eğilimlerini anlamaya yönelik analizlerin politika söylemine yansıyabildiğini yani etki edebileceğini ifade ediyor.
“Aile kurumunun korunması” politikasına yönelik öneriler alınıyor
İletişim Başkanlığı’nın duyurusuna göre, 2026–2035 dönemini kapsayan “Aile ve nüfus 10 yılı” programı çerçevesinde aile kurumunun korunmasına ve güçlendirilmesi ile nüfus yapısının desteklenmesine yönelik politikalara yönelik görüş ve öneriler CİMER üzerinden iletilecek. Böylece program kapsamında aile yapısının güçlendirilmesi, doğurganlık oranlarının desteklenmesi ve demografik yapıya ilişkin uzun vadeli politikaların geliştirilmesi hedeflenecek, vatandaşların beklenti ve önerilerinin alınacak. Bu durum uzmanlara göre, CİMER’in yalnızca bireysel şikâyet ve dilekçe hattı olmadığını, aynı zamanda politika üretim süreçlerine veri sağlayan bir araç olarak konumlandığını gösteriyor. Uzmanlar, görüşlerin CİMER üzerinden toplanmasının, verilerin tek merkezde toplanarak analiz edilmesini ve karar alıcılara raporlanmasını mümkün kıldığını ifade ediyor.
Aile yapısının korunmasına yönündeki bu yaklaşım dışında Başkanlığın 2024–2028 Stratejik Planı’nda yer alan iletişim ve kamu politikalarına ilişkin hedeflerler de bunuluyor. Planda, “Devlet/Hükümet faaliyetlerinin kamuoyuna etkin bir şekilde yansıtılmasına yönelik yayınlar çıkarılacak ve organizasyonlar düzenlenecektir” hedefi yer aldı. Ayrıca kara propaganda ile mücadele yürütülmesi, FETÖ’nün küresel bir tehdit olduğunun uluslararası kamuoyuna anlatılması ve 1915 Olayları hakkında bilgilendirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi de öngörüldü. Öte yandan 2023 Faaliyet Raporu’na göre, 6 Şubat depremleri sonrasında CİMER’de “Deprem Acil” butonu saat 08.30’da devreye alındı. Bu başvurular, depremden etkilenen 11 il için oluşturulan CİMER, AFAD ve Kızılay yetkililerinin bulunduğu iletişim grupları üzerinden bölgedeki yetkililere iletildi.

“Çözüm sunulmadığı” eleştirisi yapıldı
Şikayetvar sitesinde yapılan yorumlarda, verilen yanıtların benzer olduğu, geçiştirildiği ve somut çözüm sunmadığı iddiaları yer aldı.Çok sayıda kişi başvurularını iptal edemediklerine dair yorumlarda bulundu. 2024–2028 Stratejik Planı’nda CİMER’in artan tanınırlığına paralel olarak başvuru sayısının yükseldiği belirtilirken, bazı kurumların başvuruları yasal sürede sonuçlandıramadığı ve verilen yanıtlarda ortak bir dilin henüz tam olarak oluşturulamadığı tespitine yer verildi. Planda, sistemin daha etkin işlemesi için denetim ve kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, CİMER’den elde edilen verilerin kamu politikası oluşturma sürecinde kurumlar ve karar alıcılarla daha sistematik biçimde paylaşılmasının bir ihtiyaç olduğu ifade edildi.
İletişim Başkanlığı İç Kontrol Standartları Uyum Eylem Planı’nda ise hassas görevler için yeterli yedekleme yapılması, bu görevlerin mümkün olduğunca tek elde toplanması ve bu görevleri yürüten kişilere yöneticilik dışında ek sorumluluk verilirken dikkatli olunması gerektiği belirtildi.
Gülseven Özkan, İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden burslu eğitim alarak 2011’de mezun oldu. Gazeteciliğe Hürriyet Daily News’ta stajyer olarak başladı. Hürriyet , Independent Kürtçe ve Medyascope'da çalıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde İnsan Hakları Hukuku yüksek lisans eğitimi aldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği 2017 Röportaj Ödülü, 2025 Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Jüri Özel Ödülü sahibidir. Haberlerinde kadınlar, çocuklar gibi toplumda yer alan dezavantajlı gruplara öncelik veriyor. Ocak 2026’dan beri Kısa Dalga'da çalışıyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.