Spor, yemek, çizgi film: Selefi dijital yayıncılık çocuklara nasıl ulaşıyor?
HALE GÖNÜLTAŞ | Geçtiğimiz günlerde geçirdiği ani rahatsızlık sonucu yaşamını yitiren merhum Prof. Dr. Hilmi Demir ile TEPAV araştırmacısı Zeynep Yıldız’ın çalışması, Türkiye’de çocuklara yönelik Selefi dijital yayınları ve YouTube’dan WhatsApp’a uzanan iletişim ağını inceliyor. BM’nin son raporu ise Türkiye’de şiddet temelli radikalleşmeyle bağlantılı vakalarda 18 yaşından küçüklerin de gözaltına alındığını, gençlerin düzenlediği tekil failli saldırılarda artış görüldüğünü bildiriyor.
HALE GÖNÜLTAŞ
Bir çizgi film. Adı “Kutunun Sırrı”.
Çocuklar için hazırlanan macerada emanet, güvenilirlik, sorumluluk ve Müslüman kimliği anlatılıyor.
Video, “Bizim Dünyamız” adlı YouTube kanalında yayımlanan “Bizim Çocuklar” animasyon serisinin bir bölümü.
Ancak videonun altındaki açıklama yalnızca çizgi filme ilişkin bilgilerden oluşmuyor.
Tevhid Dersleri, Tevhid Dergisi, Tevhid Gündemi, Tevhid Kitap ve Tevhid Meali bağlantıları sıralanıyor.
Bir de WhatsApp iletişim hattı var.
Bu örnek, merhum Prof. Dr. Hilmi Demir ile TEPAV araştırmacısı Zeynep Yıldız’ın “Klavye, Kürsü ve Aidiyet: Türkiye’nin Dijital Selefi Ekosistemi” başlıklı araştırmasında yer alıyor.
Haziran 2026 tarihli TEPAV ve URAD raporu Türkiye’deki Selefi dijital yayıncılığı inceliyor. Çalışmanın bir bölümü çocuklara ve erken gençlik dönemine yönelik içeriklere ayrılmış.
Spor, yemek, yarışma, çizgi film
Araştırmada incelenen kanallardan biri “Bizim Dünyamız”.
Kanalda çizgi filmlerin yanı sıra eğlence, spor, yarışma, etkinlik ve yemek videoları bulunuyor. Halis Bayancuk, burayı çocuklar ve aileler için “temiz ve helal içerik” üreten bir alan olarak tanımlıyor. Çocuklara yönelik yayınlar çizgi filmlerle sınırlı değil.
“Çocukça Sorular” adlı seride çocukların gündelik hayatta karşılaşabileceği konular ele alınıyor. Ana başlıklar şöyle: Allah’ı kim yarattı?, Babası İslam’ı kabul etmeyen bir çocuk ne yapmalı? Kardeşiyle kavga ettiğinde nasıl davranmalı, Annesinin verdiği işi yapmak istemiyorsa ne yapmalı?, Telefon oyunu oynayabilir mi? Devlet okulunda okumak doğru mu? Kur’an öğrenmekte zorlanıyorsa ne yapmalı?
YouTube’dan WhatsApp’a
YouTube’daki yayınların bağlantısı bu platformla bitmiyor.
Bazı kanalların açıklamalarında internet siteleri, Telegram kanalları, sosyal medya hesapları, ders arşivleri ve iletişim hatları bulunuyor.
“Bizim Çocuklar” da bunlardan biri. “Kutunun Sırrı” YouTube’da yayımlanıyor. Videonun açıklamasında Tevhid Dersleri, Tevhid Dergisi, Tevhid Gündemi, Tevhid Kitap ve Tevhid Meali bağlantıları var. Aynı bölümde bir WhatsApp iletişim hattı da veriliyor. Rapora göre dijital yayınlarla yüz yüze faaliyetler birbirinden kopuk değil. YouTube, Telegram, WhatsApp ve internet sitelerinin yanında dernekler, medreseler, yayınevleri ve ders halkaları bulunuyor.

YouTube için “sanal medrese” tanımı
Demir ve Yıldız, YouTube’un bu yayınlardaki işlevini anlatırken “sanal medrese” tanımını kullanıyor. Akide, fıkıh, hadis ve tefsir derslerinin yanı sıra soru-cevap programları ve ders serileri YouTube’da yayımlanıyor. Yayınlar daha sonra yeniden izlenebilmesi için arşivleniyor. Ancak internet yüz yüze faaliyetin yerini almış değil.
Raporda YouTube’da izlenen bir dersin yüz yüze toplantıya, internet sitesindeki bir metnin WhatsApp görüşmesine, Telegram’daki bir duyurunun ise dernek etkinliğine uzanabildiği anlatılıyor.
Bayancuk ve Aydın Emniyet raporunda da yer aldı
İlk haberde Halis Bayancuk ile İlyas Aydın’ın isimleri saldırı soruşturmasındaki bir şüphelinin ifadesinde karşımıza çıkmıştı. İzmir’de polis merkezine saldıran Eren Bigül, ifadesinde bir dönem Bayancuk’un görüşlerini takip ettiğini, daha sonra Aydın’ın YouTube videolarını izlediğini anlatmıştı. Merhum Hilmi Demir ve Yıldız’ın araştırmasında ise aynı isimler bu kez dijital yayınlarıyla karşımıza çıkıyor. Araştırma, YouTube kanallarını, bu kanallarda yayımlanan içerikleri ve yayınların başka mecralarla kurduğu bağlantıları inceliyor. 10 Ağustos 2026’da yayımlanan Birleşmiş Milletler raporunda da gençlerin çevrim içi radikalleşmesine ilişkin Türkiye’den veriler yer alıyor.
BM raporunda 18 yaş altı uyarısı
BM Güvenlik Konseyi’nin IŞİD, El Kaide ve bağlantılı yapılara ilişkin son izleme raporunda Türkiye’ye ayrı bir bölüm ayrıldı. Analitik Destek ve Yaptırımları İzleme Ekibinin hazırladığı 10 Ağustos 2026 tarihli S/2026/651 sayılı 38’inci rapor, 16 Aralık 2025 ile 9 Haziran 2026 arasındaki dönemi kapsıyor. Metin, BM üyesi devletlerin ilettiği bilgi ve değerlendirmelere dayanıyor. Raporda Türkiye’deki son saldırılar ve güvenlik birimlerince engellenen planlarda, örgütlerden doğrudan talimat almadan radikalleşen gençlerin ağırlık kazandığı bildiriliyor. Bu vakaların önemli bölümünde gençlerin IŞİD ya da El Kaide ile resmî bir bağı bulunmuyor. Örgütlerden doğrudan talimat aldıklarına ilişkin bir bulgu da yok. Türkiye’den aktarılan verilere göre şiddet temelli radikalleşmeyle bağlantılı çok sayıda vakada gözaltına alınanlar 18 yaşından küçük.
Aşırılıkçı içerikler çocukları harekete geçiriyor
Gençlerin düzenlediği tekil failli saldırılarda da artış olduğu belirtiliyor. BM’ye göre gençleri harekete geçiren, örgütlerin doğrudan talimatından çok internette karşılaştıkları propaganda ve aşırılıkçı içerikler. Ana raporun Türkiye’ye ilişkin 72’nci paragrafında şu değerlendirme yer alıyor:
“Türkiye’deki son saldırılar ve engellenen planlar, ağırlıklı olarak IŞİD veya El Kaide ile resmî bir bağı ya da bu örgütlerden doğrudan talimatı bulunmadan bağımsız biçimde radikalleşen gençleri içeriyordu.”
IŞİD yanlısı çevrim içi içeriklerle etkileşime girdikleri için gözaltına alınan gençlerde sosyal yalnızlık, kendini kanıtlama isteği ve suçun doğuracağı sonuçların yeterince farkında olmama gibi ortak özelliklerden söz ediliyor. Bu gençlerin çoğunun gündelik hayatlarında IŞİD destekçileriyle yüz yüze temas kurmadığı, örgüt yanlısı içeriklerle internet üzerinden karşılaştığı belirtiliyor. BM, bu kişilerin büyük bölümünde aşırılıkçı içeriklerin etkisine girmeden önce şiddet içeren bir davranış geçmişi bulunmadığını da kaydediyor.
Örgüte çekme süreci haftalara indi
Türkiye incelemesi, BM raporunun “Gençlerin ve çocukların örgüte alınması ve eyleme yönlendirilmesi” başlıklı ekinde yer alıyor. Üye devletlerin BM’ye ilettiği bilgilere göre bazı vakalarda bir gencin örgüte çekilmesi ve eyleme yönlendirilmesi yalnızca birkaç hafta içinde gerçekleşebiliyor.
BM’ye göre birkaç haftaya kadar inen bu süre, güvenlik birimlerinin genci fark edip müdahale edebilmesi için kalan zamanı da daraltıyor. Raporda terör propagandasının internette hızla çoğaldığı, bu içeriklere ulaşmanın kolaylaştığı ve örgüt mensuplarıyla yüz yüze temas ihtiyacının giderek azaldığı belirtiliyor. Propagandanın yayıldığı alanlar da değişiyor. Bunların arasında sosyal medya sitelerinin yanı sıra çevrim içi oyunlar ve oyunlarla bağlantılı platformlar bulunuyor. İlk temasın ardından iletişim Telegram, WhatsApp, Element, Discord, Threema ve Zangi gibi şifreli uygulamalara ya da karanlık ağa taşınabiliyor.
Rapora göre ideolojik telkin bu kapalı kanallarda devam edebiliyor ve bazı gençlere görev verilebiliyor. El Kaide ile IŞİD’in çevrim içi içerik denetimini aşabilmek için eleman toplama yöntemlerini sürekli değiştirdiği de belirtiliyor.
İki araştırma doğrudan bağ kurmuyor
Son tahlilde, bir çocuğun dinî bir çizgi film izlemesi, dinî konularda soru sorması ya da ailesinin bu yayınlardan birini tercih etmesi radikalleşme göstergesi değil. Demir ve Yıldız’ın araştırması da böyle bir sonuca varmıyor. YouTube’un açık verileri videoları izleyenlerin gerçek yaşlarını göstermiyor. Çocukların bu yayınları nasıl değerlendirdiği, içeriklerden nasıl etkilendiği ya da başka yayınlara yönelip yönelmediği bu verilerden anlaşılamıyor. “Bizim Çocuklar” videosunun açıklamasında yer alan WhatsApp hattının çocuk izleyiciler tarafından kullanılıp kullanılmadığı da bilinmiyor. BM raporu ise Türkiye’deki gençlerin hangi kanalları izlediğini ya da hangi çevrim içi hesaplarla temas kurduğunu açıklamıyor. “Bizim Dünyamız”, “Bizim Çocuklar” veya Demir ve Yıldız’ın araştırmasında incelenen başka bir yayın ile bu vakalar arasında kurulmuş bir bağlantı yok. Açık yayınları izleyen çocukların daha sonra kapalı iletişim kanallarına geçip geçmediği, videoların altında verilen WhatsApp hatlarını kimlerin kullandığı ve çevrim içi içeriğin hangi noktada şiddet düşüncesine dönüştüğü bilinmiyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

