Dezenformasyon Yasası’nın yereldeki yüzü: Soruşturma bitiyor, baskı sürüyor

ALİ SAFA KORKUT | Yaklaşık dört yıldır yürürlükte olan ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen düzenleme, bugüne dek çok sayıda gazeteci hakkında soruşturma açılmasına gerekçe oldu. Yasanın hedefinde olan yerel gazeteciler ise baskıyı küçük kentlerde daha fazla hissettiklerini söylüyor.

·

ALİ SAFA KORKUT

Ekim 2022'de yürürlüğe giren “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" fiili suç olarak Türk Ceza Kanunu'na eklendi. Söz konusu suç kapsamında, “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse” hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası talep edilebiliyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu Üyesi Cüneyt Alan’ın 23 Ekim 2024’te yapılan komisyon toplantısında paylaştığı verilere göre 2022'de 216, 2023'te 2 bin 515, 2024'te ise bin 859 kişi hakkında “halkın yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” soruşturması açıldı.

"Dezenformasyon Yasası" olarak anılan düzenleme, uygulanmaya başladığından bu yana gazeteciler hakkında açılan çok sayıda soruşturmanın da gerekçesi oldu.

Son olarak gazeteci Oya Lale Özan Arslan, geçmişte yaptığı "İktidarın seçim için kaos planı", "15 Temmuz sonrası soyadı değiştirilen bürokratlar gizleniyor mu", "Büyük tehlike! Cemaat tarikat TSK çocukları", "İncirlik'te neler oluyor" ve "Borsa'da rüşvet iddiası" başlıklı YouTube yayınları nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “terör örgütü propagandası yapma” suçlamaları kapsamında 4 Eylül’de tutuklandı.

Yerel basın hedefte: Aynı haber nedeniyle iki kez gözaltına alındı

Ancak soruşturmalara konu olanlar yalnızca Arslan gibi ulusal basında çalışan gazetecilerle sınırlı değil. Farklı kentlerde yerel ve bölgesel gelişmeleri takip eden gazeteciler de bu suçlamanın hedefleri arasında.

Bunlardan biri, İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum.

Yum, ikisi aynı haber kapsamında olmak üzere aynı gün üç kez “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile suçlanıp gözaltına alındı.

19 Eylül’de Iğdır’da yağmurlu havada yapılan Gaziler Günü etkinliğini aynı gün “Valiye şemsiye var, gazilere yok” başlığıyla haberleştiren Yum, Iğdır Valisi Ercan Turan’ın şikayeti üzerine 14 Ekim 2025’te gözaltına alındı. Yum, emniyetteki ifadesinden sonra serbest bırakılsa da birkaç saat sonra aynı haber ve suçlama kapsamında bu kez de jandarmada ifade vermek üzere gözaltına alındı.

Bununla da bitmedi. Yum, aynı gün bu suçlamayla üçüncü defa gözaltına alındı. Suçlama konusu yapılan ise bu kez 29 Eylül 2025’te yayımlanan "Şehitler için yapılan anıtta utandıran ihmal" başlıklı haberdi. Haberde, 8 Eylül 2015’te öldürülen Dilucu Sınır Kapısı’nda görevli 13 asker için 9 Eylül 2025’te anma töreni yapıldığı ancak törende dağıtılan yiyecek ve içeceklerden geriye kalan çöplerin aradan 20 gün geçmesine rağmen temizlenmediği anlatılıyordu.

Hakkında açılan soruşturmaların tümü takipsizlikle sonuçlanan Yum, küçük kentlerde çalıştıkları için soruşturma kaynaklı baskıları doğrudan hissettiklerini söyledi.

“Bir gazeteci üzerinde baskı oluştuğunda bunun ekonomik ve mesleki sonuçları da oluyor. Reklamlar kesiliyor, tiraj ve okunma oranları düşüyor, sosyal medya hesaplarının takip edilmesi ve etkileşimi azalıyor” diyen Yum, suçlamaların kendisini gazetecilik yapmaktan alıkoymadığını söyledi. Gazeteci, “Aksine mesleğe daha sıkı sarıldım çünkü ben sadece gerçekleri yazıyorum. Kişisel hırslarım için değil, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla gazetecilik yapıyorum. Bu yüzden de çekineceğim bir şey yok” dedi.

Kendisini şikayet eden görevlilerle aynı şehirde çalışmaya devam etmenin zor olduğunu kaydeden gazeteci, zaman içinde ise aralarındaki ilişkilerin düzeldiğini kaydetti.

“Küçük şehirlerde baskıyı daha çok hissediyoruz”

Van başta olmak Doğu Anadolu’dan haberler geçen Ruşen Takva da bu suçlamaya maruz kalan bir diğer gazeteci.

Çeşitli sosyal medya paylaşımları nedeniyle Takva hakkında üç farklı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” soruşturması açıldı.

Bu soruşturmalardan ilki, Takva’nın 7 Aralık 2022’de yaptığı “Hakkari MHP İl Başkanının çarşı ortasında bir kişiyi silahla vurdu iddiası sonrası kent merkezi karıştı ve esnaf kepenk kapattı” şeklindeki X paylaşımı nedeniyle 22 Mayıs 2023’te başlatıldı. Davaya dönüşen soruşturma, 6 Eylül 2023’te beraatle sonuçlandı.

whatsapp-image-2026-10-06-at-14-37-11

Takva hakkındaki bir diğer soruşturma da 3 Aralık 2024’te X üzerinden yaptığı “Suriye’deki Kürtleri bombalayıp, Türkiye’deki Kürtler ile barışamazsın” paylaşımı nedeniyle açıldı. Bu soruşturmada da takipsizlik kararı verildi.

Üçüncü soruşturma ise Takva’nın Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan’ın yerine kayyım atanması sonrası belediye binası önünde yaşanan protesto görüntülerine yer verdiği 15 Eylül 2025 tarihli paylaşımları nedeniyle başlatıldı. Soruşturma, 15 Eylül 2025’te takipsizlikle sonuçlandı.

Suçlamaları “ülkede yaşanan hak ihlallerini ve toplumsal gerçekliği görünmez kılmayı hedefleyen politik araçlar” olarak yorumlayan Takva, yerel gazetecilerin “merkezin sunduğu koruyucu zırhlardan ve sosyal imkanlardan tamamen yoksun” olduğunu söyledi. Takva, “Bölgede çalışan gazeteciler, Batı’daki meslektaşlarının deneyimlerini aşan hukuki, siyasi, idari ve sosyal baskıların benzersiz bir birleşimiyle karşı karşıya kalıyor” dedi.

Takva, “hakkında haber yaptığınız kişilerle aynı sokakları paylaştığınız bir kentte gazetecilik yapmak, baskıyı mekân mekân hayatınızda hissetmenize neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Tunceli ve çevre illerdeki gelişmeleri haberleştiren Duygu Kıt da “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile suçlanan bir başka gazeteci.

Erzincan’ın Ergan ilçesinde yapılmak istenen taş ocağına köylülerin tepki gösterdiği hakkında Gazete Duvar’da yayımlanan haberi sonrası Kıt hakkında soruşturma açıldı. Erzincan Valiliği’nin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma takipsizlikle sonuçlanırken, Kıt bu süreçte de konuyla ilgili haber yapmaya devam ettiğini söyledi.

whatsapp-image-2026-10-06-at-14-37-11-1

Soruşturmanın sonraki haberlerindeki haber yazma biçimini etkilemediğini belirten Kıt, “Aksine, haberi daha fazla kaynakla desteklemenin önemini gördüm. Çünkü soruşturmaya konu olan haber sahadaki gözlemlere, bölgede yaşayan halkın itirazları ile tanıklıklarına ve doğrulanan bilgilere dayanıyordu” dedi.

“Yerel idare ve haber kaynaklarıyla özellikle Dersim gibi küçücük bir kentte yaşamanın handikapları var” diyen Kıt, şöyle devam etti:

“Örneğin, haber yaptığınız konu ya da muhataplarla gün içinde sık sık karşılaşabiliyorsunuz. İki yıl önce takip ettiğim bir istismar davasında fail ve yakınları birçok yerden ulaşıp haber yapmaktan vazgeçmemi istemişti. Bu durum birçok yerde yaşanıyor elbette ama küçük şehirlerde çok daha hızlı ulaşılabilir oluşumuz daha sık karşılaştığımız bir baskı biçimi.”

TGS: En az 88 gazeteci hakkında 113 soruşturma açıldı

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) yayımladığı 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu’na göre 2 Mayıs 2026 itibarıyla, geride kalan dört yılda 88 gazeteci hakkında 113 farklı soruşturma açıldı. Bu kapsamda 29 gazeteci gözaltına alındı ve altı gazeteci tutuklandı. Bir gazeteci hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbirine hükmedildi.

Açılan soruşturmaların 49’u takipsizlik kararı ile sonuçlanırken, 29’u ise davaya dönüştü. Davaların 15’inde beraat kararları verildi, 12’sinde ise yargılamaya devam edildi. Bir dosyada ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı istinaf incelemesi sonucunda bozuldu ve beraat kararına hükmedildi. Bir dosyada ise ilk derece mahkemesince 10 ay hapis cezasına hükmedildi. Bu suçlama kaynaklı kesinleşmiş bir hapis cezası ise henüz yok.

Verilere göre bazı gazeteciler, aynı suçlamaya birden fazla kez maruz kaldı.

Adalet Bakanlığı veri tutmuyor

Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden bu yana kaç gazetecinin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak"la suçlandığı, bunlardan kaçının gazetecilik fiiline dayandırıldığı ise bilinmiyor. Zira bugüne kadar hiçbir kamu kurumu buna dair bir veri paylaşmadı.

Bu nedenle, bu sorulara bir yanıt bulmak için Adalet Bakanlığı’na bilgi edinme başvurusu yaptık. Bakanlık, bugüne kadar kaç gazetecinin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile suçlanıp soruşturma ve/veya kovuşturma geçirdiğine yönelik bilgi talebimizi “özel bir çalışma gerektirdiği” ve “buna dair bir veri tutulmadığı” gerekçesiyle yanıtsız bıraktı.

Dolayısıyla şu ana dek kaç gazetecinin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile suçlandığına ilişkin ulaşılabilen veriler şimdilik yalnızca yayımcılar ile basın meslek örgütlerinin yaptığı izleme çalışmalarıyla sınırlı.

Ergin: Caydırıcı etki, soruşturma kapandıktan sonra da sürebiliyor

TGS 2025-2026 Basın Özgürlüğü Raporu’nun yazarlarından avukat Elif Ergin, soruşturmaların yerelde çalışan ve kamu hizmetlerinin işleyişini ele alan gazeteciler üzerinde daha büyük bir etki yapabildiğini söyledi.

Ergin, “çünkü gazeteciler, yerel çapta bu kişilerle çok daha doğrudan ve yüz yüze iletişim halinde oluyorlar. Bu nedenle soruşturmaların yarattığı veya yaratacağı caydırıcı etki, soruşturma kapandıktan ya da gazeteci hakkında beraat kararı verildikten sonra da devam edebiliyor” dedi.

Yereldeki kamu görevlileriyle ilgili haberlerin anayasal güvencelere bağlı kalınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ergin, “ancak bu haberlerin doğrudan ceza soruşturmalarının konusu edilmesi basın ve ifade özgürlüğünün ihlaline yol açıyor. Özellikle TCK 217/A gibi hapis cezası öngören bir suçun soruşturma aracı olarak kullanılması, gazetecinin haber yapma kararını doğrudan etkileyecek bir husus” ifadelerini kullandı.

Bu haber, Uluslararası Basın Enstitüsü'nün (IPI) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü "Türkiye'de Sivil Toplumun Bilgi Edinme Hakkına Erişim ve Veri Aktivizmi Kapasitesinin Güçlendirilmesi" projesi kapsamında düzenlenen mentörlük programı çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik yalnızca yazarın sorumluluğundadır ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği'nin veya Uluslararası Basın Enstitüsü'nün görüşlerini yansıtmamaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.