Dilekçeler, iddialar, tanıklıklar: Ölüme sürüklenen Irmak öğretmenin hikayesi

"Kendimi güvende hissedemiyorum, haksızlığa uğradım" diyerek resmi dilekçelerle yardım istedi, ulaşım ve barınma sorunlarını anlattı. Veliler, "Öğretmenimiz geri gelsin" diye dilekçeler verdi. Kardeşi, "Yaşamak istiyordu" dedi. Meslektaşları ise "Her gün ağlıyor, çözüm arıyordu" sözleriyle son dönemini anlattı. Kısa Dalga, 28 yaşında hayatını kaybeden Irmak Ayşe Koparan'ın hikayesini; ailesi, yakın arkadaşları, meslektaşları, köy muhtarı, eğitimciler ve yetkililerle konuşarak araştırdı.

·

GÜLSEVEN ÖZKAN

Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan 28 yaşındaki sözleşmeli okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan, evinde ölü bulundu. İlk belirlemelere göre olayla ilgili intihar ihtimali üzerinde durulurken kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından ortaya çıkacak. Genç öğretmenin ölümünün ardından göreve başladığı ilk günden itibaren yaşadığı barınma, ulaşım ve çalışma koşullarına ilişkin iddialar gündeme geldi. Kısa Dalga genç öğretmenin yaşadıklarını tüm ayrıntılarıyla araştırdı.

1998 doğumlu olan Irmak Ayşe Koparan, İzmir'deki Ege Üniversitesi'nden mezun oldu. Aslen Manisalı olan Koparan'ın ailesi ise İzmir'in Torbalı ilçesinde yaşıyor. Yakınlarının ve meslektaşlarının anlatımına göre mesleğine büyük bir bağlılık duyan Koparan, öğrencileriyle yakından ilgilenen, kendisini sürekli geliştirmeye çalışan idealist bir öğretmendi.

Koparan, 2025 yılının şubat ayında sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladı. Okul öncesi öğretmeni olarak ilk ataması Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'na yapıldı. Ancak iddialara göre görev yerine gittiğinde ciddi barınma ve güvenlik sorunlarıyla karşılaştı.

630-hamursoganliteoe-ilokulu

Kâğıt üzerinde lojman bulunmasına rağmen söz konusu yapının yaşanabilecek koşullara sahip olmadığı öne sürüldü. Eğitimciler bölgedeki yerleşim alanlarının okula uzak olması, okul çevresinde güvenli bir yaşam alanının bulunmaması ve mevcut lojmanın aynı bölgede görev yapan erkek bir öğretmene tahsis edilmiş olması nedeniyle Koparan'ın burada kalmasının mümkün olmadığını belirtti.

sopanli-tepe-640

Bunun üzerine yapılan görevlendirme talebi sonrası genç öğretmen yine Hamur ilçesinde bulunan Karakazan İlkokulu-Ortaokulu'nda görev yapmaya başladı. Koparan, Soğanlıtepe'de öğretmenlik yapmadı ve yaşanan barınma sorununun ardından doğrudan Karakazan'daki görevine geçti.

karakazan-640

Karakazan İlkokulu'nda görev yaptığı süreçte Irmak Ayşe Koparan'ın okul müdürü Melahat İleri tarafından mobbinge maruz bırakıldığı öne sürüldü. Yakın çevresine de yaşadıklarını anlattığı belirtilen Koparan'ın okul servisinde yaşanan tartışma sırasında hakarete uğradığı ve müdür tarafından tokatlandığı iddia edildi. Olayın ardından müdürün darp raporu aldığı ortaya çıktı. İdari sürecin başlatılması ardından genç öğretmen yeniden Soğanlıtepe İlkokulu'na gönderildi.

“Hakaret etti, tokat attı” iddiası: Tutanak ortaya çıktı

Irmak Koparan’ın ölümünün ardından görev yaptığı Karakazan İlkokulu'nda yaşandığı bir olaya ilişkin hazırlanan tutanak da gündeme geldi. 17 Nisan 2026 tarihli ve Koparan’ın imzasını taşıyan tutanakta okul müdürüyle servis aracında yaşanan tartışmaya ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı.

tutanak

Tutanakta okul öğretmenlerinin bulunduğu servis aracında okul müdürü Melahat İleri ile arasında sözlü tartışma yaşandığını belirten Koparan, müdür tarafından kendisine yönelik hakaret içerikli ifadeler kullanıldığını öne sürdü. Belgede, Koparan’ın beyanına göre müdürün kendisine “Çingene”, “Sende aşağılık psikolojisi var”, “Silvanlı bir insanın ne yaşadığını acaba?”, “Gerizekalı” şeklinde sözler söylediği iddia edildi.

Tutanakta yer alan iddialar bununla da sınırlı kalmadı. Irmak Koparan yaşanan sözlü tartışmanın fiziksel müdahaleye dönüştüğünü öne sürerek, “Yüzüme tokat atılmıştır” ifadesini kullandı. Kendisini korumak ve olay yerinden uzaklaşmak amacıyla geri çekilmeye çalıştığını belirten Koparan, buna rağmen “İkinci kez tokat atılmıştır” ifadelerine tutanakta yer verdi.

Koparan diğer öğretmenlerin araya girmesiyle olayın büyümesinin önlendiğini belirtirken, servis içerisinde yerini değiştirmesine ve aracın arka kısmına geçmesine rağmen hakaret ve aşağılayıcı sözlerin sürdüğünü iddia etti.

Belgede söz konusu olayla ilgili adli makamlara başvurarak ifade verdiğini ve şikayetçi olduğunu da belirten Koparan, tutanağın yaşananların “doğru ve eksiksiz şekilde kayıt altına alınması amacıyla” düzenlendiğini ifade etti.

“Kendimi güvende hissedemiyorum” diyerek görevlendirme talebinde bulundu

Koparan’ın ölümünün ardından ortaya çıkan bir başka belge ise, genç öğretmenin görev yaptığı bölgedeki ulaşım ve barınma koşullarına ilişkin Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yaptığı resmi başvuru oldu. 20 Mayıs 2026 tarihli dilekçede Koparan, yaşadığı zorlukları ayrıntılı şekilde anlatarak ilçe içerisinde başka bir eğitim kurumunda geçici olarak görevlendirilmesini talep etti.

Dilekçesinde, Soğanlıtepe İlkokulu’nda okul öncesi öğretmeni olarak görev yaptığını belirten Koparan, Ağrı merkezde ikamet ettiğini ve görev yaptığı okulun merkeze yaklaşık 48 kilometre uzaklıkta bulunduğunu ifade etti. Günlük gidiş-dönüş mesafesinin yaklaşık 100 kilometreyi bulduğunu kaydeden Koparan, bölgeye toplu taşıma hizmeti verilmediğini ve kendi aracı olmadığı için her gün ticari taksi kullanmak zorunda kaldığını anlattı. Genç öğretmen, dilekçesinde, “17 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Soğanlıtepe İlkokulu’na her gün ticari taksi ile gidiş-geliş yapmak durumunda kalmaktayım” ifadelerine yer verdi.

dilekce

Ulaşım masraflarının ekonomik olarak kendisini zorladığını belirten Koparan, eğitim öğretim yılının sonuna kadar oluşacak taksi giderlerinin maaşını aşacak seviyeye ulaştığını belirterek, “Bu durum ekonomik açıdan ciddi bir yük oluşturmaktadır. Ulaşımın sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır” dedi.

“Mahremiyet açısından erkek öğretmenle aynı lojmanda kalmayı doğru bulmuyorum”

Dilekçede barınma sorununa da dikkat çeken Koparan, okul bünyesinde yalnızca tek kişilik bir lojman bulunduğunu, ancak kullanım koşullarının yeterli olmadığını ifade etti. Lojmanda erkek bir öğretmenin kaldığını belirten genç öğretmen aynı lojmanı kullanmayı uygun bulmadığını dile getirdi.

Koparan dilekçesinde, “Mahremiyet açısından bir kadın ve erkek öğretmenin aynı lojmanda konaklamasını tarafımca uygun görmemekteyim” ifadelerini kullandı. Kendisini güvende hissetmediğini de belirten Koparan, görev yaptığı bölgede tek kadın öğretmen olmasının kaygı yarattığını vurgulayarak, “Köyde ve lojmanda kalma konusunda kendimi yeterince güvende hissedememekteyim” dedi.

Yaşadığı durumun yalnızca kişisel güvenlik açısından değil, mesleki açıdan da olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Koparan, “Bu durum hem kişisel güvenlik kaygısı hem de çalışma verimliliği açısından olumsuzluk oluşturmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Daha önce de görevlendirme talebinde bulunduğunu ancak ilçede uygun norm bulunmadığının kendisine sözlü olarak bildirildiğini aktaran Koparan, mevcut ulaşım ve barınma koşulları dikkate alınarak il içerisinde ulaşım sağlayabileceği başka bir eğitim kurumunda geçici olarak görevlendirilmesini istedi. Genç öğretmen dilekçesini şu sözlerle tamamladı:

“Mevcut ulaşım ve barınma koşulları birlikte değerlendirildiğinde, görevimi daha sağlıklı ve verimli şekilde sürdürebilmem adına il içerisinde ulaşım sağlayabileceğim uygun bir eğitim kurumuna geçici olarak görevlendirilmem hususunda gereğini arz ederim.”

Veliler “gitmesini istemiyoruz” içerikli çok sayıda dilekçe verdi

Öğretmen Koparan’ın Karakazan İlkokulu’nda görevinden ayrılmasının ardından öğrenci velileri ve köy sakinleri Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne peş peşe dilekçeler verdi. Veliler çocuklarının öğretmenlerine alıştığını belirterek genç öğretmenin yeniden görevine dönmesini talep etti.

dilekce

Dilekçelerde, Koparan’ın öğrencilerle yakından ilgilendiği, eğitim süreçlerini titizlikle takip ettiği ve çocuklarla güçlü bir bağ kurduğu ifade edildi. Veliler, öğretmen değişikliğinin öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek özellikle okul öncesi dönemde çocukların alıştıkları öğretmenlerinden ayrılmasının eğitim sürecini zorlaştırdığını vurguladı.

“Çocuklarımız okula gitmek istemiyor, öğretmen geri gelsin”

Bir veli dilekçesinde, “Çocuğumuz sürekli öğretmenini soruyor. Ne zaman geleceğini söylüyoruz ama psikolojisinin bozulmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı. Başka bir veli ise, “Hocamızdan çok memnunuz. Öğretmen-öğrenci ilişkisine önem veren, çocuklarla yakından ilgilenen bir öğretmendi” sözleriyle Koparan’a duydukları güveni dile getirdi. Öğrenci yakınları tarafından verilen bir başka dilekçede ise, “Öğrenciler öğretmenlerini çok seviyor ve özlüyor. Çocuklarımızın eğitimlerine kendi öğretmenleriyle devam etmesini istiyoruz” denildi.

Veliler, genç öğretmenin yalnızca ders veren biri olmadığını, çocukların gelişim süreçleriyle de yakından ilgilendiğini belirtti. Dilekçelerde, “Çocuklarımız okula gitmek istiyor, hocamızın geri gelmesini bekliyor”, “Öğrencilerimizin mağdur olmaması için öğretmenimizin görevine dönmesini talep ediyoruz” ve “Hocamız maddi manevi elinden gelen desteği sağlıyor, çocuklarımız için büyük emek veriyordu” ifadelerine yer verildi.

"Kardeşim yaşamak istiyordu"

Öğretmen Irmak Koparan’nın kardeşi Raziye Türen, ablasının yaşadıklarını ve yaşadığı süreçte karşılaştığı sorunları anlattı. Türen, kardeşinin mesleğine tutkuyla bağlı, hayat dolu ve geleceğe dair planları olan biri olduğunu vurgulayarak, "Kardeşim yaşamak istiyordu" dedi.

ogretmen-irmak-640-2

Üç kız kardeş olduklarını belirten Türen, işçi bir anne ve babanın çocukları olarak büyüdüklerini söyledi. Aile bağlarının çok güçlü olduğunu ifade eden Türen, "Ablam anneme çok düşkündü. Her gün konuşurdu. O gün de annemle havadan sudan sohbet etti. Arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi. Hiçbirimize veda niteliğinde bir konuşması olmadı. Arkasında bir not ya da delil bırakmadı" diye konuştu.

Kardeşinin kitap okumayı çok sevdiğini anlatan Türen, "Kitaplarının altını çizerdi. Resim yapmayı çok severdi. Boyaları hala duruyor. Yeni kitaplar almıştı, sınava hazırlanıyordu. Yönetici olmak istiyordu. Aldığı kitaplara daha çalışmaya bile başlamamıştı" dedi.

“Sorun yaşayan öğrenciler için notlar alıyordu”

Kardeşinin kendisini geliştirmeye büyük önem verdiğini dile getiren Türen, "Rusça kursuna gitti, işaret dili kursuna katıldı. Mesleğinde daha iyi bir öğretmen olmak için sürekli çabalıyordu. Öğrencilerinin durumunu tek tek takip ederdi. Babası olmayan, ekonomik sıkıntı yaşayan çocukları not alır, onlara nasıl destek olabileceğini düşünürdü. Gerçekten idealist bir öğretmendi" ifadelerini kullandı.

Ablasının özel hayatında herhangi bir sorun olmadığını söyleyen Türen, "Evli değildi. Arkadaşlarıyla sorunları yoktu. Ailesine çok bağlıydı. Okullar kapanınca yanımıza geleceğini, birlikte denize gideceğimizi söylüyordu. Geleceğe dair planları vardı" dedi.

“Yetkililer ilgilenmedi”

Okulda yaşadığı sorunların kardeşini derinden etkilediğini belirten Türen, "Sorunlar yaşadığını biliyorduk ama bu kadar yıprandığını, bu kadar içine attığını bilmiyorduk. Okulda yaşadıkları nedeniyle ağlıyordu. Her şeyi kafasına takıyormuş, bunu sonradan daha iyi anladık" diye konuştu.

Kardeşinin maddi zorluklar da yaşadığını anlatan Türen, "Günlük taksi ücretleri bazen 3 bin lirayı buluyordu. 'Param yok, ne yapabilirim?' diyordu. Bu nedenle rapor aldığı zamanlar oluyordu" dedi.

Yaşadığı sorunları çözebilmek için resmi kurumlara başvurduğunu ifade eden Türen, "Kaymakamlığa gitti. İlçe milli eğitim müdürlüğüne başvurdu ancak sonuç alamadı. 'İlgileneceğiz' denilmiş. Hatta ilçe müdürlüğünün, '70 bin lira maaş alıyorsun, 3 bin lira ne olacak?' dediğini öğrendik" ifadelerini kullandı.

Yürütülen süreçte tarafsız davranılmadığını düşündüklerini söyleyen Türen, "Kardeşim, kendisine karşı kullanılan bazı ifadelerin ve tavırların çok ağırına gittiğini anlatıyordu. Bunun kendisini derinden yaraladığını biliyoruz" dedi. Kardeşinin veliler tarafından çok sevildiğini anlatan Türen sözlerine şöyle devam etti:

“Karakazan'da öğrencileriyle güçlü bir bağ kurmuştu. Ancak burada okul yönetimiyle yaşadığı sorunların ardından yeniden Soğanlıtepe'ye gönderilmesine kararı kardeşimi çok yıprattı. Kız kardeşimin anlattığına göre, birlikte çalıştığı bazı öğretmenler de bu karara itiraz etmişti. Hatta Karakazan'daki velilerin onun okulda kalması için Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdiği dilekçelerinin kabul edilmek istenmediğini ve velilere, 'Bunu vermeniz bir şeyi değiştirmez' şeklinde ifadeler kullanıldığını bize anlatmıştı. ‘Ben oraya geri gitmem ama bunu yapmaları beni çok mutlu etti’ diyerek öğrencileri ve velileriyle kurduğu bağın kendisi için ne kadar kıymetli olduğunu dile getirmişti.”

ogretmnen-640

“Üyesi olduğu sendika ilgilenmedi”

Kardeşinin üyesi olduğu Eğitimciler Birliği Sendikası’nın (Eğitim-Bir-Sen) yeterli desteği göremediğini öne süren Türen, "Hastaneye gittiğimiz süreçte ne arayan oldu ne de taziye mesajı gönderen. Bakanlık herhangi bir açıklama yapılmadı. Buna karşılık üyesi olmadığı Eğitim-iş sendikası bize avukat desteği teklif etti ve iletişim halinde oldular" diye konuştu. Raziye Türen, aile olarak tek beklentilerinin sürecin tüm yönleriyle araştırılması olduğunu anlatarak şunları söyledi:

"Bir kişiyi hedef göstermek istemiyoruz. Kız kardeşimi bu noktaya getiren süreçte ihmali olan, kapıları yüzüne kapanan, sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların hesap vermesini istiyoruz. Tek isteğimiz adaletin sağlanması.”

Yakın meslektaşı anlattı: "Her gün ağlıyor, çözüm arıyordu"

Kamu görevlisi olması nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen ve Koparan'ın yakın meslektaşlarından olan bir öğretmen, Irmak öğretmenin son haftalarda yaşadığı süreci anlattı. Meslektaşına göre Koparan yaşadığı olaylar nedeniyle giderek daha fazla yıpranıyor, yaşadığı haksızlık duygusunu çevresiyle sık sık paylaşıyordu.

Yakın meslektaşı, Koparan'ın öğrencileri ve velileri tarafından çok sevildiğini belirterek, "Herkes tarafından sevilen bir insandı. Çok iyi bir öğretmendi” dedi.

Meslektaşı, Koparan'ın ölümünden önceki son günlerde çevresine yaşamına son vereceğine ilişkin herhangi bir izlenim vermediğini de anlattı. "O gün sabah birlikteydik. Akşam saat beş-altıya kadar arkadaş grubuyla beraberdik. Çok neşeliydi. Herkes aynı şeyi söylüyor; 'Ne oldu da Irmak bunu yaptı?' Çünkü son ana kadar bize böyle bir izlenim vermedi" ifadelerini kullandı.

Ancak 17 Nisan'da yaşanan ve tarafların karşılıklı şikayetçi olduğu olayın ardından genç öğretmenin yoğun bir stres yaşadığını öne süren meslektaşı, "Görev yerinin değiştirilmesinden sonra her gün bu konuyu konuşuyorduk. Bana yaşadıklarını anlatıyordu. Her gün ağlıyordu, her gün stresleniyordu. Sürekli çözüm arıyordu. Bütün günü neredeyse bununla geçiyordu" diye konuştu.

“Yalnızca kendisine işlem yapıldığını düşünüyordu”

Koparan'ın yaşanan süreçte haksızlığa uğradığını düşündüğünü söyleyen öğretmen, "Kendisi okuldan uzaklaştırıldı ama okul müdürünün görevine devam etmesine çok içerliyordu. 'Neden sadece ben cezalandırılıyorum?' diye soruyordu. Soruşturma henüz sonuçlanmamışken, kimin haklı kimin haksız olduğu belli değilken yalnızca kendisine yönelik işlem yapıldığını düşünüyordu" dedi.

foto-640-cocuklarfoto-640-cocuklar

Genç öğretmenin yaşadığı sıkıntıları atlatması için kendisine destek olmaya çalıştıklarını belirten meslektaşı, "Sürekli 'Biraz daha dayan, dönemin bitmesine üç hafta kaldı, her şey düzelecek' diyorduk. Ama o hep isyan ediyordu. Artık her konuşmamızın konusu bu olmuştu. Ben bile onun ne kadar bunaldığını hissediyordum" ifadelerini kullandı.

“Beni vermek istemiyorlar”

İddialara göre Koparan, yaşadığı sorunların çözülmesi için birçok kuruma başvurdu. Yakın meslektaşı, "Kaymakamlıkla görüştü, vali yardımcılarına ulaşmaya çalıştı, sendikalarla temas kurdu. Sürekli bir çözüm arıyordu. Ancak aldığı cevaplar onu daha da umutsuzluğa sürüklüyordu" dedi.

Meslektaşı, Koparan'ın yeniden Soğanlıtepe'deki görev yerine gönderilmesinin ardından itiraz sürecine yönelik "'Beni buradan alın' diyerek dilekçeler yazdı. İlçe milli eğitim müdürlüğüne başvurdu, il milli eğitim müdürlüğüyle de görüştü. Oradaki şartların kendisi için uygun olmadığını anlattı" diye konuştu. Öğretmen, Koparan'ın son çare olarak Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gittiğini belirterek şunları söyledi:

"İl milli eğitim müdürlüğünde görüştüğü yetkili, ilçe aracılığıyla il merkezine görevlendirme talebinde bulunabileceğini söylemişti. 'İlçene dilekçe ver, bize göndersinler, burada sana uygun bir yer bulabiliriz' denilmişti. Ancak Irmak, bu sürecin ilerletilmediğini düşünüyordu. 'Beni vermek istemiyorlar' diyordu. Yaşananları adeta bir ceza olarak görüyordu."

Yakın meslektaşı, Koparan'ın son dönemde yaşadığı en büyük duygunun çaresizlik olduğunu öne sürerek, "Sürekli mücadele etti. Her kapıyı çalmaya çalıştı. Ama kendisini dinleyen kimsenin olmadığını düşünüyordu" dedi.

Köyü Muhtarı: “Dün gece köydeki herkes öğretmen için ağlıyordu”

Koparan’ın görev yaptığı Karakazan Köyü Muhtarı Maşallah Şahbal da hem velilerin öğretmenden memnun olduğunu hem de dilekçe sürecine tanıklık ettiğini söyledi

Muhtar, “Biz de ondan çok memnunduk. Çok efendi, çok terbiyeli, çok çalışkan biriydi. Şu anda bizim köyde herkes onun için üzülüyor. Belki dün gece herkes onun için ağlıyordu” dedi.

Muhtarın aktardığına göre veliler öğretmenin köyde kalması için dilekçeleri muhtarın yanında getirdi. Dilekçenin kaymakamlığa sunulmak istendiğini belirten muhtar, “Kaymakam bey henüz gelmemişti. Yardımcısı, dilekçenin ilçe milli eğitim müdürlüğüne bırakılmasını söyledi" diye konuştu.

Öte yandan muhtar, Koparan’ın görev yeri değişikliği nedeniyle yaşadığı üzüntüyü çevresiyle paylaştığını dile getirdi. Muhtar, bu bilgiyi öğretmenin yakın çevresinden duyduğunu belirterek, “Amcamın oğlu bana anlattı. Irmak öğretmenin, ‘İlçe milli eğitim müdürlüğüne ve Karakazan’daki okul yönetimine hakkımı helal etmiyorum’ dediğini aktardı” ifadelerini kullandı.

slokulu-karkazan-640

Eğitim- Sen: ”Irmak öğretmenin en çok zoruna giden şey yalnızca kendisinin görevlendirmesinin iptal edilmesiydi"

Eğitim Sen Ağrı Bölge Temsilcisi İlhan Levent genç öğretmenin en fazla bu karardan etkilendiğini savunarak, "Irmak öğretmenin en çok dert ettiği konu buydu. Kendisi de görevlendirme ile gelmişti, okul müdürü de görevlendirmeydi. 'İkimiz de tartışmanın tarafıyız ama neden sadece benim görevlendirmem iptal ediliyor?' diye düşünüyordu" ifadelerini kullandı. Levent, "Son bir haftada çok kötü durumda olduğunu arkadaşları anlatıyordu. Özellikle okul müdürüyle yaşanan olayın ardından alınan kararları içine sindiremediğini ifade ediyordu" şeklinde konuştu.

Kendisinin de Irmak Koparan ile görüştüğünü aktaran Levent, "Beni aramıştı. Yaşanan olay nedeniyle sözleşmesinin etkilenip etkilenmeyeceğini soruyordu. Hukuk birimimizle görüştüm ve kendisine eğer anlattığı gibi bir durum söz konusuysa iş güvencesi açısından kaygı duymaması gerektiğini söyledim. Haklı olduğunu düşünüyordu ve bu sürecin sonunda ceza almayacağına inanıyordu" dedi.

Koparan'ın mesleğine bağlı bir öğretmen olduğunu vurgulayan Levent, "İşini seviyordu. Yaşamayı seven, hayat dolu bir insandı. Kime sorsanız bunu söyler. Ancak son dönemde yaşananların üst üste gelmesiyle bu yükü taşıyamamış olabileceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Eğitim- İş: “Hiçbir iddia görmezden gelinmeden araştırılsın”

Eğitim-İş Ağrı Şubesi Basın Sekreteri İbrahim Altın, özellikle okul servisinde yaşandığı öne sürülen olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu konuda farklı anlatımlar var. Tanık beyanları, idari soruşturma ve adli süreç sonucunda gerçeğin ortaya çıkması gerekiyor. Bizim talebimiz kimsenin peşinen suçlanmaması ama hiçbir iddianın da görmezden gelinmemesidir" ifadelerini kullandı.

Öğretmenin yeniden Soğanlıtepe'ye gönderilmesine ilişkin kararların da incelenmesi gerektiğini belirten Altın, "Görevlendirme sürecinin nasıl yürütüldüğü, öğretmenin yaptığı başvuruların nasıl değerlendirildiği ve alınan kararların gerekçeleri kamuoyuna açıklanmalı" diye konuştu.

Altın, sendika olarak soruşturmanın sonucunu beklediklerini belirterek, "Eğer ortada ihmal varsa bunun tespit edilmesi ve kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi gerekir" dedi.

İlçe milli eğitim müdürü "asılsız" diyerek konuşmak istemedi

Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş öğretmenin taleplerinin ilçe tarafından dikkate alınmadığına yönelik ifadeler için, “Onlar asılsız, bu konuda gerekli açıklamalar yapılır, müsait değilim” diyerek bilgi vermekten kaçındı.

hamur-ilce-mem-640

Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Kökrek Kısa Dalga'ya konuştu

Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek Kısa Dalga'ya bilgi verdi. Koparan'ın ölümüyle ilgili hem adli hem de idari soruşturmanın sürdüğünü belirterek, sürecin yakından takip edildiğini söyledi.

17 Nisan'da okul servisiyle okula gidildiği sırada Koparan ile okul müdürü arasında bir tartışma yaşandığını anlatan Kökrek, tartışmanın ardından okul müdürünün sağlık kuruluşuna başvurarak darp raporu aldığı ve aynı gün Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne şikayette bulunduğu söyledi. Kökrek, Koparan'ın ise söz konusu olaydan yaklaşık bir hafta sonra karşı şikayette bulunduğunu belirterek, "Okul müdürünün şikayeti aynı gün yapılmış. Vefat eden öğretmenimiz ise daha sonra karşı şikayetçi olmuş. Bunlar resmi kayıtlarda yer alan bilgiler" dedi.

"Bu işlemleri ilçe milli eğitim müdürlüğü yürütüyor"

Koparan'ın görev yeri değişikliği ve barınma koşullarına ilişkin aile ve meslektaşları tarafından dile getirilen iddialara da değinen Kökrek, bu konuların İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yansımadığını söyledi. Kökrek, "Öğretmenin görev yeriyle ilgili taleplerine ilişkin bize ulaşan bir bilgi olmadı. Bu tür işlemler ilçe düzeyinde yürütülüyor. İlçedeki köy okullarıyla ilgili görevlendirme süreçleri kaymakamlık ve ilçe milli eğitim müdürlüğünün yetki alanında" ifadelerini kullandı. Görev yeri değişikliği kararına ilişkin değerlendirmede bulunmaktan kaçınan Kökrek, "Bununla ilgili yorum yapmam doğru olmaz. Oradaki idarenin takdir yetkisi söz konusu. Yaşanan sürece birebir tanıklık edenler ilçede görev yapan kişiler" dedi.

hasan-kokrek-640

Kökrek, öğretmenin ölüm nedenine ilişkin "Bu olayın neden gerçekleştiğini yürütülen adli süreç ortaya çıkaracaktır. Biz de süreci yakından takip ediyoruz. Sonuçların açıklanmasını beklemek gerekiyor. Irmak öğretmen bizim de personelimizdi. Gerçekten çok üzüldük. Gerçeğin ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Okul müdürü gözaltına alınıp serbest bırakıldı

Öte yandan gün boyu cep telefonu kapalı olan ve akşam saatlerinden gözaltına alınan Karakazan İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Melahat İleri serbest bırakıldı.

melehat-640

Yaşanan olayla ilgili Ağrı Valiliği de açıklama yaparak adli ve idari soruşturmanın titizlikle yapıldığını duyurdu.

Milli Eğitim Bakanlığı ise henüz bir açıklama yapmadı.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.