Etikette 2 bin, kasada 350 TL: İndirim mi, pazarlama hilesi mi?
DİCLE BAŞTÜRK | Ev tekstili ve züccaciye sektöründe faaliyet yürüten iki zincir mağazanın devasa indirimleri, 'fırsat' mı yoksa 'pazarlama hilesi' mi? Uzmanlar uyarıyor: "Bir ürünün indirimli fiyatı belirlenirken geriye dönük en düşük fiyat değil, yalnızca son 10 gün içindeki en düşük fiyat referans alınmalı."
DİCLE BAŞTÜRK
Mağaza camlarında devasa ‘yüzde 80 İndirim’ afişleri, kasada ek yüzde 20 indirim ve ‘6 al 1 öde’ kampanyaları… Bu görüntüleri, ev tekstili ve züccaciye ürünleri satan bilindik iki zincir mağazada yılın her günü görmek mümkün.
Bir çift çay bardağının etiketinde ilk fiyatın 899 TL, indirimli fiyatın ise 180 TL olduğu yazıyor. Deniz kızı biblosu, 13 bin 999 TL’den sözde kampanya ile 2 bin 800 TL’ye düşmüş. Ancak fiyat değişim tarihi 2,5 ay öncesine ait. Yani mevzuata göre 10 gün öncenin satış etiket bilgisi yok. Seramik abajurun etiketindeki 29 bin 999 TL’nin üzerine çarpı atılmış, ‘kampanyalı’ fiyat 6 bin liraymış! İçinde iki adet espresso bardağı olan kutunun üzerinde fiyatın 2 bin 199 yerine 440 TL olduğu yazılı. Kasaya gittiğinizde fiyatın yüzde 20 ‘ek indirimle’ 352 lira olduğu belirtiliyor.
"Bu indirimler hep var"
Satış danışmanına, “İndirim ne zaman başladı, ne kadar sürecek?” diye sorduğumuzda, “Bu indirimler hep var. Bu üründe iki gün öncesine kadar ek yüzde 20 indirim daha vardı. Anneler Günü geliyor, yine o indirim yapılır, bence bekleyin o zaman alın” yanıtını alıyoruz. Ancak, etiket fiyatı 29 bin 999 TL olan bir abajurun 6 bin TL’ye, 2 bin 199 TL’lik bardağın ise kasada 352 TL’ye düşmesi, ‘Bu ürünlerin gerçek fiyatı ne?’ sorusunu beraberinde getiriyor.
Peki bazı perakende zincirlerinde yılın her günü yapılan bu devasa indirimler nasıl mümkün oluyor? Etiket fiyatları gerçek mi, yoksa şişirilmiş mi? Tüketici ‘indirim var’ algısıyla yanıltılıyor mu?

"Etikette bir önceki fiyat, 10 gün öncenin olmalı"
Tüketici hakları dernekleri, bu mağazalardaki astronomik ‘indirim’ oranlarının, pazarlama hilesinden ibaret olduğunu söylüyor.
Konuya ilişkin sorularımızı yanıtlayan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, durumun bir ‘pazarlama politikasına’ dönüştüğünü vurgulayarak, tüketiciyi yanıltan yapay indirim uygulamalarına karşı Ticaret Bakanlığı’nın Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne dikkat çekti.
Bu yönetmeliğe göre, bir ürünün indirimli fiyatı belirlenirken geriye dönük 30 günlük en düşük fiyat değil, yalnızca son 10 gün içindeki en düşük fiyat referans alınmalı. Buradaki amaç özellikle dijital platformlar ve zincir mağazalarda sıkça karşılaşılan önce fiyat artırıp sonra indirim yapma şeklindeki hileli uygulamaların önüne geçilmesi. Bülent Deniz, buradan yola çıkarak tüketici açısından önemli olan noktanın, “Son 10 gün içerisinde fiyat gerçekten bu mu?” sorusunun yanıtı olduğunu ifade etti.
"Şişirilmiş fiyatları tüketici kanıksadı"
Tüketici Birliği Federasyonu Market Endeksi Çalışma Grubu Başkanı Bingül Ceviz ise astronomik indirim kampanyalarındaki fiyatların aslında şişirilmiş etiket fiyatı olduğunu ama sanki indirim varmış gibi algı yaratılmaya çalışıldığını vurguladı.
Bu mağazaların fiyat oyunlarıyla algı yapmaya çalışsalar da artık tüketicinin gözündeki yerlerinin belli olduğunu söyleyen Ceviz “Tüketicinin zihnine yerleştirmeye çalıştıkları algı operasyonunun içerisine kendilerini mahkum etmiş durumdalar” dedi.
Yüksek indirim olduğunu göstermenin söz konusu mağazalar için bir fiyat politikası haline geldiğini belirten Ceviz, denetimde bir problem olmadığı görüşünde:
“Kampanya adı altında yapılan indirimlere bakanlığın bir müdahalesi söz konusu olamaz. Yönetmeliklere veya tüketicinin korunmasıyla ilgili 6502 sayılı kanuna baktığımız zaman, ‘şu kadar indirim yapamaz’ gibi bir oran yok. Belki bu konuda kıstaslar olsa bu firmalar da bu kadar anormal zikzaklar çizmeyecekler fiyatları arasında.”
Ticaret Bakanlığı sessiz
Ticaret Bakanlığı’na, sahada yaygınlaştığı gözlemlenen bu tür ‘indirim’ kampanyası uygulamalarının mevzuata uygunluğu, denetim süreçleri ve olası yeni düzenlemelere ilişkin sorular yönelttik. Ancak Bakanlık herhangi bir açıklamada bulunmadı.
Sürekli indirim stratejilerinin yaygınlaştığı perakende sektöründe, tüketicinin gerçek fiyatı ayırt etmesi giderek daha zor hale geliyor. Bu noktada tüketici için asıl soru artık “Ne kadar indirim var?” değil, “Gerçek fiyat ne?” haline geliyor.
Dicle Baştürk, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi’nde Gazetecilik Öğretmenliği alanında master yaptı. Mesleğe 2008 yılında Taraf gazetesinde muhabir olarak başladı. Uzun yıllar yargı muhabiri olarak çalıştı. İMC TV’de program editörlüğü yaptı. Türkiye’de İktidar dergisinde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptıktan sonra mesleğe freelance gazeteci olarak devam ediyor.
Kaynak: ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
