ÖSYM ve MEB’e dava: Özel okullar diploma notlarını şişiriyor!

GÜLSEVEN ÖZKAN | Şanlıurfa’da yaşayan imam hatip mezunu 20 yaşındaki Abdullah Güner, "özel okullarda diploma notlarının şişirildiği ve bunun üniversite sınavında fırsat eşitliğini bozduğu" iddiasıyla MEB ve ÖSYM’ye dava açtı. YKS yerleştirme puanını etkileyen Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) uygulamasının iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep eden Güner, olumsuz karar çıkması halinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını söyledi.

·

GÜLSEVEN ÖZKAN

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) yerleştirme puanına etki eden Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) 2026 sınav sürecinde yeniden gündeme geldi. Özellikle bazı özel okullar ve kolejlerde diploma notlarının yüksek tutulduğu yönündeki iddialar öğrenciler arasında fırsat eşitliği tartışmalarını beraberinde getiriyor. Diploma notuna bağlı olarak yaklaşık 30 ila 60 puan arasında katkı sağlayan OBP, aynı sınav performansını gösteren öğrenciler arasında puan ve sıralama farklılıklarına neden olabiliyor.

Eğitimciler tarafından dile getirilen eleştirilere göre, aynı netleri yapan adaylar arasında yalnızca diploma notundan kaynaklanan puan farkları oluşabiliyor ve bu durum sıralamaları önemli ölçüde etkileyebiliyor.

“Bu davayı sadece kendim için değil, herkes için açtım”

Sisteme itirazlar sürerken YKS yerleştirme puanına etki eden Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) uygulamasına karşı 20 yaşındaki Abdullah Güner hukuki süreç başlattı. Şanlıurfa Suruç 11 Nisan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden 2024 yılında mezun olan Güner, bu yıl ile birlikte YKS’ye üçüncü kez katıldı. Hukuk fakültesinde eğitim almak isteyen Güner, OBP’nin YKS puanına dahil edilmesine ilişkin mevcut uygulamanın iptali talebiyle Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzerine Şanlıurfa Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvurarak yürütmenin durdurulması, sorumlular hakkında soruşturma açılması, suç duyurunda bulunulması ve adli yardım talebiyle dava açtı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı’nın davalı olarak gösterildiği başvuruda, mevcut OBP sisteminin Anayasa’nın eşitlik ve eğitim hakkı ilkelerine aykırı olduğu öne sürüldü. Dava dilekçesinde farklı okul türleri ve notlandırma sistemleri nedeniyle öğrenciler arasında adil olmayan bir rekabet ortamı oluştuğu iddia edildi.

kargo-urfa-640

Davacı Abdullah Güner, devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin akademik başarılarının özel okullarda verilen yüksek diploma notları karşısında dezavantajlı hale geldiğini savundu. Dilekçede, OBP uygulamasının liyakat esasını zedelediği ve öğrencilerin sınav performanslarını gölgede bıraktığı görüşüne yer verildi.

Başvuruda ayrıca daha önce yapılan çeşitli idari başvuruların sonuçsuz kaldığı belirtildi. Güner, TBMM Dilekçe Komisyonu, Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM’ye yaptığı müracaatlardan somut bir sonuç alamadığını ifade ederek kurumların sorumluluktan kaçındığını ileri sürdü.

Dava kapsamında, OBP’nin YKS puanına etkisini düzenleyen uygulamanın iptali, telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla yürütmenin durdurulması ve ilgili idari işlemlerin yargı denetimine tabi tutulmasıda talep edildi.

“Gerekirse Anayasa Mahkemesi’ne gideceğim”

Kısa Dalga’ya konuşan Güner, “Bazı özel okullarda öğrenciler sınavlara yeterince tabi tutulmadan yüksek notlarla mezun ediliyor. Öğretmenler tarafından deneme sınavlarının cevaplarının verildiği, notların şişirildiği yönünde çok sayıda iddia var. Buna karşılık devlet okulunda okuyan öğrenciler kendi emekleriyle sınavlara giriyor ve çoğu zaman 80-90 puan ortalamalarla mezun oluyor. Sonuçta aynı netleri yapan öğrenciler arasında yalnızca OBP kaynaklı ciddi puan farkları oluşuyor” dedi.

CİMER dahil birçok kuruma başvurduğunu anlatan Güner, “Kanun değişikliği gerektiği yönünde cevaplar aldım. Bunun üzerine tüm idari başvuru yollarını kullanarak dava açma kararı verdim” diye konuştu.

Hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğini vurgulayan Güner, idare mahkemesinden olumsuz bir karar çıkması halinde süreci Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını ifade etti. Amaçlarının yalnızca kendi mağduriyetini gidermek olmadığını belirten Güner, “Bu dava sadece benim davam değil. Bugün ben sınava giriyorum, yarın başka gençler girecek. Eğer bu sistem düzelmezse aynı adaletsizlikleri onlar da yaşamaya devam edecek” dedi.

“Sessiz kalmak insanlığa yakışmaz”

Adalet konusundaki hassasiyetinin kişisel hayatının da önemli bir parçası olduğunu söyleyen Güner, haksızlık karşısında sessiz kalmayı doğru bulmadığını dile getirdi. “Kim olursa olsun sessiz kalmak insanlığa yakışmaz. Toplum sessiz kaldıkça gün gelir sesi olmaz” diyen Güner, üniversite sınavı sürecindeki adaletsizlik iddialarına karşı mücadelesini bu anlayışla sürdürdüğünü kaydetti.

İktidara yakın dernekte görev alıyor

Aynı zamanda ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nde ilçe başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Güner, adaletin önemine değinerek, “Hz. Muhammed’in, ‘Haksızlık yapan kızım Fatıma bile olsa elini keserim’ anlayışındaki adalet duygusunu damarlarımızda aşılanıyor. Ben de meseleye bu perspektiften bakıyorum” ifadelerini kullandı.

Siyasi ve fikri anlamda en çok etkilendiği isimlerden Prof. Dr. Necmettin Erbakan olduğunu belirten Güner, Erbakan’ın ortaya koyduğu mücadele anlayışının kendisine ilham verdiğini belirterek özetle şöyle konuştu:

“Prof. Dr. Necmettin Erbakan benim idolüm. Onun kapitalizme, siyonizme ve emperyalist sisteme karşı verdiği mücadeleyi kendi mücadelem olarak görüyorum. Kimse bu dünyaya boşuna gelmedi. Her insanın kulluktan başka bir boşluğu doldurmak için de bir var oluş sebebi vardır. Ben de gücüm yettiğince haksız gördüğüm konuların üzerine gitmeye çalışıyorum. Adaleti ile nam salmış Hz. Ömer'in adaleti bugün nerede? ‘Murat oğlu Mehmet ayağa kalk’ diyebilen Fatih’in kadısı Hızır Paşa bugün nerede? Bir devleti ayakta tutan temel yapı adalettir."

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.