İnsan ticareti suçlamasıyla 18 yıla kadar hapsi istenen IŞİD'li ortadan kayboldu

HALE GÖNÜLTAŞ | IŞİD'li Sabbah Ali Oruç'un Irak'taki köle pazarından satın alarak Türkiye'ye kaçırdığı Ezidi kız çocuğuna ilişkin davada, insan ticareti suçlamasıyla yargılanan sanığın ailesiyle birlikte Türkiye'den ayrıldığı öğrenildi. IŞİD'in öldürülen lideri El Bağdadi'ye yakın isimlerden olduğu belirtilen Oruç hakkında 18 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

·

HALE GÖNÜLTAŞ

Kısa Dalga - Israrlı fikri takip ve avukatların girişimiyle 2023 yılında "insan ticareti" suçlamasıyla tutuksuz yargılanmaya başlanan IŞİD'in Irak yöneticilerinden Sabbah Ali Oruç ve ailesinin Türkiye'den kaçtıkları öğrenildi. Sabbah Ali Oruç, Türkiye'de ilk kez insan ticareti suçlamasıyla yargılanan IŞİD yöneticisiydi. IŞİD'in öldürülen lideri El Bağdadi'ye yakın olduğunu ifadesinde de belirten Oruç, 18 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyordu.

24 Şubat 2021: IŞİD'lilerin evinden kurtarılan Ezidi kız çocuğu

24 Şubat 2021 sabahının ilk ışıklarında Ankara Emniyeti ve MİT, Yenimahalle semtinde bir binanın bodrum katındaki daireye operasyon düzenledi. Anadolu Ajansı, operasyonun ardından abonelerine geçtiği haberde evde bulunanların Irak vatandaşı ve IŞİD yöneticisi olduğunu belirtti. Ancak açıklamada dikkat çeken asıl unsur, polis baskını sırasında evde tutulan 7 yaşındaki Ezidi kız çocuğunun kurtarıldığı bilgisiydi.

İlerleyen saatlerde Ankara Emniyeti, video ve fotoğraflarla hem IŞİD'lilerin hem de Ezidi kız çocuğunun kucağında oyuncakla binadan çıkarıldığı görüntüleri basına servis etti.

Anadolu Ajansı'nın haberinde, "Musul'da DEAŞ içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği belirlenen bir şüphelinin Ankara'ya geldiği tespit edildiği ve İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüklerince takibe alındığı" belirtilerek, "Yapılan çalışmalarda S.O.'nun örgütsel faaliyetlerine devam ettiği ve geçmişte Irak ordusunda subay olduğu bilgilerine ulaşıldı" denildi.

Ganimet olarak çocuk kaçırdılar

Anadolu Ajansı'nın emniyet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, söz konusu IŞİD yöneticisinin Irak'tan gelirken beraberinde 7 yaşındaki Ezidi bir kız çocuğunu da getirdiği belirtildi ve şu ifadelere yer verildi:

"S.O.'nun sözde 'ganimet' olarak Irak'tan kaçırarak getirdiği 7 yaşında Ezidi bir kız çocuğunun da yanında olduğunun anlaşılması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordine kurularak operasyon kararı alındı. Küçük çocuğun zarar görmemesi için hassas şekilde planlanan operasyonda S.O. ve birlikte hareket ettiği bilgilerine ulaşılan N.H.R. yakalandı. Kız çocuğu da kurtarılarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü görevlilerine teslim edildi."

Emniyetin kamuoyuyla paylaştığı haberin ardından gözaltına alınan Sabbah Ali Oruç, N.H.R. ve A.V., Ankara Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldü. Gözaltına alınan şahıslardan N.H.R. ve A.V., ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Sabbah Ali Oruç ise ifadesinin ardından tutuklanarak Sincan F Tipi Cezaevi'ne konuldu.

Örgüt üyeliği ve yöneticiliği suçlaması

Ezidi kız çocuğunu kaçıran IŞİD'lilere ilişkin iddianame 8 Mart 2021 tarihinde kabul edildi. İddianamede her üç IŞİD'li hakkında da "terör örgütü üyesi olmak" ve "örgüt yönetiminde yer almak" suçlamalarına yer verildi.

İddianamede yer alan bilgilere göre Irak vatandaşı S.O., TEM ifadesinde Ezidi kız çocuğunun 2014 yılında ağabeyi Sabbar O. tarafından Irak'taki evlerine getirildiğini anlattı.

Sabbah Ali Oruç ifadesinde, "2014 yılıydı. Abim eve bir kız çocuğu getirdi. Çocuk belki 2, belki de 2 buçuk yaşındaydı. Abim dedi ki; 'Bu çocuk Ezidi. DAEŞ'ten (IŞİD) 500 dolara satın aldım. Artık bu evde büyüyecek.' Çocuğun Irak'taki evimize getirilmesinde benim sorumluluğum yok. Evimize abim Sabbar tarafından getirildi. Çocuğa A. ismini de abim koydu. Fakat abim bombalamada öldü" dedi.

Iraklı S.O. ise terörle mücadeledeki ifadesinde, "Ben Ezidi kadın ve çocuk satış piyasasını bilmem. Ben çocuk kaçırmadım. Ben çocuk satın almadım" savunmasını yaptı.

"Musul askeri sorumlusu Ebu Abdullah'tan emir aldım"

İddianamede yer alan bilgilere göre sanık Sabbah Oruç, IŞİD'e 2014 yılında katıldığını söyledi. Örgütün Musul Askeri Sorumlusu Ebu Abdullah'ın emir ve talimatlarını uyguladığını ifade etti. IŞİD'de maaşlı olarak çalıştığını, görevlerinden birinin de köylerde ribat tutmak ve bilgi toplayarak gelişmeleri örgüt yönetimine bildirmek olduğunu anlattı. Silah kullandığını ve çatışmalarda yer aldığını da açıkladı.

S.O., Irak güvenlik güçlerince 2017 yılının başında IŞİD üyeliği ve faaliyetleri nedeniyle tutuklandı. İfadesine göre Irak hapishanesindeki altı aylık tutukluluğu sırasında işkence gördü. Serbest bırakılmasının ardından "Said Ahmet Muhammed" adına düzenlenen sahte pasaportla Suriye üzerinden Türkiye'ye girdi.

Eşi, öz çocukları, yengesi ve Ezidi kız çocuğunu daha önce Ankara'da yaşayan babasının ikinci eşinin evine gönderdiğini, kendisinin de daha sonra Ankara'ya gelerek ailesinin yanına yerleştiğini anlattı.

Sahte beyanla kimlik

İddianamede yer verilen bilgilere göre IŞİD yöneticisi S.O., 2018 yılında ölen ağabeyinin eşi S.A.H.M. ile Ankara İl Göç İdaresi'ne gitti. Irak'tan kaçırdığı Ezidi kız çocuğu için kimlik başvurusunda bulundu. Çocuğa sahte beyanla ağabeyinin adı kullanılarak A. adına kimlik çıkartıldı.

İddianamede yer alan bilgilere göre A.H.O., Etkin Pişmanlık Yasası'ndan yararlanmak için IŞİD'in Suriye ve Irak'taki üst düzey yöneticilerinin isimlerini verdi. Bu isimler iddianamede de yer aldı.

S.O., 10 Haziran 2021 tarihinde 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde SEGBİS aracılığıyla ifade verdi. Altı ay tutuklu kalan S.O., ilk duruşmada denetimli serbestlik şartıyla tahliye edildi. IŞİD'li daha sonra Ankara Şentepe'de esnaflık yapmaya başladı.

İnsan ticaretinden dava

IŞİD'den kurtarılan Ezidi kız çocuğu, 24 Şubat 2021 tarihinden bu yana devlet koruması altında bulunuyor. Mahkeme tarafından atanan bir avukat çocuğun vasiliğini üstlendi.

Çocuk devlet koruması altındayken ÖHD Ankara, ÇHD Ankara, İHD Ankara, Toplumsal Hukuk ve Demokrasi İçin Hukukçular tarafından sanık hakkında insan ticareti ve insanlığa karşı suçlar kapsamında suç duyurusunda bulunuldu. Savcılık ise insan ticareti suçlamasıyla iddianame düzenledi ve sanığın 18 yıla kadar hapsini talep etti.

Türkiye'de bir ilk

İlk kez bir IŞİD'li insan ticareti suçlamasıyla 25 Ekim 2023 tarihinde yargılanmaya başlandı. Mahkeme duruşmaların gizli görülmesine karar verdi. Bu nedenle davaya ilişkin ayrıntıları bugüne kadar kamuoyuyla paylaşamadık. Halen de dosyada gelinen durumu ayrıntılarıyla aktaramıyoruz.

Yargı, uluslararası hukuk ve çocuğun üstün yararı ilkesi gereği çocuğun birinci derece yakınlarına ulaşabilmek için uluslararası yazışmalarını sürdürüyor. Ancak dosyanın sanığının artık Türkiye'de olmadığı öğrenildi.

Tutuksuz yargılanıyordu, kayıplara karıştı

Şengal'de başlayan ve Ankara'ya uzanan dosya yeni bir soruyla karşı karşıya. Yargı, kayıp bir çocuğun ailesini ararken, onu Türkiye'ye kaçırarak yalan beyanla kendi çocuğu gibi üzerine alan IŞİD'liyi nasıl kaybetti? Yıllardır devam eden yargılama sırasında Türkiye'den ayrıldığı belirlenen Sabbah Ali Hüseyin Oruç'un şu anda hangi ülkede olduğu bilinmiyor.

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.