IŞİD biçim değiştirdi, yükseliyor

IŞİD biçim değiştirdi, yükseliyor
Örgüt zayıflamadı, biçim değiştirerek yeniden yükseldi. Artık risk büyük ve organize saldırılardan değil; 16-17 yaşındaki gençlerden, internet başında radikalleşen bireylerden, aynı aile içinde filizlenen yapılardan ve gevşek bağlarla birbirine tutunan küçük hücrelerden geliyor.

HALE GÖNÜLTAŞ

IŞİD sahadan silinmedi. Sadece şekil değiştirdi ve bugün çok daha sinsi, çok daha zor yakalanan bir tehdit olarak yeniden yükseliyor. Artık risk büyük ve organize saldırılardan değil; 16-17 yaşındaki gençlerden, internet başında radikalleşen bireylerden, aynı aile içinde filizlenen yapılardan ve gevşek bağlarla birbirine tutunan küçük hücrelerden geliyor.

Uluslararası Radikalleşme Gözlemevi Başkanı Prof. Dr. Hilmi Demir’in hazırladığı rapor, uzun süredir gözden kaçan bu dönüşümü açık biçimde ortaya koyuyor: Tehdit azalmadı, sadece derinleşti. Yeni dönemde risk sınırların ötesinden değil; ekranlardan, mahallelerden ve bazen aynı evin içinden yükseliyor.

Toprak kaybı son değil, yeni başlangıç oldu

Rapora göre IŞİD’in 2019 sonrası yaşadığı kırılma, örgütün sonu değil; yeni bir evreye geçişi oldu. Halifelik iddiasına dayalı merkezi yapı çökerken, yerini küçük hücrelere, yerel ağlara ve bireysel radikalleşmeye dayalı daha esnek bir model aldı. Bu yeni yapı, örgütün doğrudan görünmeden varlığını sürdürmesine imkân tanıyor. Türkiye ise coğrafi konumu, göç hareketleri ve bölgesel gerilimler nedeniyle bu dönüşümün en net hissedildiği ülkelerden biri haline gelmiş durumda.

Büyük saldırılar bitti, “dağınık tehdit” başladı

R2017’deki Reina saldırısının ardından IŞİD’in Türkiye’deki kapasitesi zayıfladı. Ancak bu durum tehdidin ortadan kalktığı anlamına gelmedi. Bugün ortaya çıkan tablo, daha küçük ama daha yaygın ve öngörülemez eylemlere işaret ediyor. Artık tek bir büyük saldırı yerine, farklı yerlerde ve farklı biçimlerde ortaya çıkabilecek çok sayıda risk söz konusu.

Neden artık daha tehlikeli?

Raporda üç kritik dönüşüm öne çıkıyor:

1.Merkezsiz yapı: Örgüt artık tek bir merkezden yönetilmiyor.

2.Küçük ve esnek hücreler: Büyük organizasyonların yerini tespiti zor gruplar aldı.

3.Bireysel radikalleşme: Emir-komuta zinciri yerine bireyleri harekete geçiren bir model öne çıkıyor.

Bu üç unsur, tehdidi daha öngörülemez ve daha zor engellenebilir hale getiriyor.

Gençler ve aileler: Yeni risk alanı

Türkiye’de dikkat çeken en önemli değişimlerden biri saldırgan profilinde yaşanıyor. Saldırganların yaş ortalaması giderek düşüyor. 16-17 yaşındaki gençlerin eylemlere karışması, radikalleşmenin ne kadar hızlandığını gösteriyor. Bazı vakalarda ise süreç bireysel değil; aynı aile, aynı iş yeri ya da aynı mahalle içinde gelişiyor. Bu durum, tehdidi daha da görünmez ve karmaşık hale getiriyor.

İnternet: Yeni cephe

Rapora göre IŞİD’in en güçlü olduğu alan artık sahadan çok dijital dünya. Örgüt propaganda, eleman temini ve yönlendirme faaliyetlerini büyük ölçüde internet üzerinden yürütüyor. Sosyal medya ve kapalı platformlar, özellikle gençler için radikalleşmenin ana kanalı haline gelmiş durumda. En çarpıcı değişimlerden biri ise hız. Radikalleşme süreci artık aylar değil, haftalar içinde tamamlanabiliyor.

“Yalnız aktör” ama aslında yalnız değil

“Yalnız aktör” olarak tanımlanan saldırganlar çoğu zaman tamamen izole değil. Bu kişiler dijital ağlar, ideolojik çevreler ve sosyal ilişkiler üzerinden birbirine bağlanıyor. Yani görünürde yalnızlar ama aslında görünmeyen bir ağın parçası. Bu durum, klasik güvenlik yaklaşımını zorlayan yeni bir tablo ortaya çıkarıyor.

Yeni model: Daha sessiz, daha derin

Prof. Hilmi Demir’e göre IŞİD’in geldiği nokta, 11 Eylül sonrası El Kaide modelini hatırlatıyor. Merkezi yapı zayıflarken ideoloji yayılıyor, küçük ama etkili eylemler teşvik ediliyor. Sonuç olarak tablo net: IŞİD bitmedi. Sadece biçim değiştirdi. Bugün risk; gençlerden, dijital radikalleşmeden, aile içi yapılardan ve küçük hücrelerden geliyor. Tehdit artık sınırların ötesinden değil; ekranlardan, mahallelerden ve bazen aynı evin içinden yükseliyor.

Hale Gönültaş, 1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda stajyer olarak gazeteciliğe başladı. Evrensel, Sabah, Akşam ve Vatan gazetelerinde savunma, diplomasi ve Cumhurbaşkanlığı alanlarında çalıştı. Serbest gazeteci olarak ulusal ve uluslararası haber kuruluşları için Türkiye, Irak, Suriye’den göç/sınır ekonomisi/ güvenliği, radikal cihatçı örgütlenmelere dair dosyalar hazırladı. Haber ve söyleşileri New York Times, Le Monde, France 24, Al Monitor’de yayımlandı. Basın Enstitüsü tarafından haberleri dünyada etki yaratan 20 kadın gazeteci arasında gösterildi. Üç kez Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, çeşitli kereler Çağdaş Gazeteciler Derneği’nce yılın haber ödülü, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü ve Metin Göktepe Ödülü aldı. RSF International 2025’te Paris’te basın özgürlüğüne ilişkin düzenlediği programda dünyanın en cesur 20 kadın gazetecisi arasına gösterildi. 2023 yılı Erbil Tuşalp onur ödülü sahibi.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.