ÖZEL HABER - İsrail Konsolosluğu önündeki çatışma: IŞİD'in Hamursuz Bayramı'nı hedef gösteren çağrısıyla eylem
HALE GÖNÜLTAŞ
İsrail Konsolosluğu’na yönelik saldırı, küresel cihat çağrılarının yerelde nasıl ete kemiğe büründüğünün çarpıcı bir örneği oldu. Çatışmada militanlardan Yunus Emre Sarban'ın öldüğü öğrenildi. Saldırganlardan Onur Çelik’in uyuşturucu bağlantılı suç kaydı bulunduğu, kardeşi Enes Çelik’in ise sabıka kaydının olmadığı belirtildi.
IŞİD ve El Kaide hedef gösterdi
IŞİD, 3 Nisan’da AL NABA üzerinden yayımladığı afişte Yahudilerin Pesah (Hamursuz Bayramı) ve Paskalya dönemini doğrudan hedef aldı. Yayınlanan mesajda 1–8 Nisan tarihleri açıkça işaret edildi, sinagoglar ve Yahudi hedefler saldırı listesine konuldu. Aynı dönemde El Kaide bağlantılı kanallarda da benzer çağrıların dolaşıma sokulması, İstanbul’da karşılık buldu.
IŞİD bağlantılı bir isim: Yunus Emre Sarban
Saldırıda öldürülen Yunus Emre Sarban, 22 Kasım 1994 Yüreğir doğumlu. Sarban’ın adı, daha önce doğrudan IŞİD’in finansman ağıyla anıldı. 6 Nisan 2021 tarihli ve 2021/1 sayılı karar kapsamında, “IŞİD’e finansman sağlama” gerekçesiyle mal varlığı donduruldu. Bu karar 7 Nisan 2021’de Resmî Gazete’de yayımlandı.
Sarban’ın ayrıca, 2018 yılında Adana’da aile içi cinayete karıştığı gerekçesiyle cezaevine girdiği de öğrenildi. O dönem basına yansıyan haberlere göre babası Ahmet Sarban 18 yıl hapis cezası alırken, Yunus Emre Sarban 3 ay sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sarban neden “makul listeden çıkartıldı?”
31 Ağustos 2024’te yayımlanan yeni kararla, Sarban hakkındaki bu tedbir kaldırıldı. Gerekçe: “makul sebeplerin ortadan kalkması.” Bir başka deyişle; bir dönem IŞİD finans ağı içinde değerlendirilen bir isim, birkaç yıl sonra bu kapsamdan çıkarıldı. Aynı isim, şimdi bir konsolosluk saldırısında öldürülen militan olarak karşımıza çıkıyor.
Acemi ama ideolojik olarak net
Güvenlik kaynaklarının ilk değerlendirmesi: “Saldırganlar acemi.” Kullandıkları silahlar bullpup tipi av tüfekleri. Bu, IŞİD’in klasik saldırı kapasitesinin oldukça altında bir tercih. Örgüt geçmişte AK-47 tipi otomatik silahlar, patlayıcı düzenekler ve intihar yelekleriyle çok daha yüksek etkili eylemler gerçekleştirdi. Ancak bu durum, tehdidin zayıfladığı anlamına gelmiyor. Aksine, daha da dağınık ve öngörülmesi zor bir radikalleşme biçimine işaret ediyor.
Silah değil, zihniyet belirleyici
Av tüfeği kullanımı, sınırlı imkânların göstergesi. Otomatik silah temininin zor olduğu ortamlarda, radikalleşmiş bireyler daha erişilebilir araçlara yöneliyor. Bu tür eylemler, örgütün doğrudan lojistik desteği olmadan da gerçekleşebiliyor. Çünkü belirleyici olan silah değil, ideolojik bağlılık. IŞİD’in son yıllarda benimsediği model tam da bu: Merkezden emir almadan, propaganda ile yönlendirilen, düşük maliyetli ama yüksek sembolik etkili saldırılar.
Yerelde karşılık bulan küresel çağrı
Saldırganların profili, kullandıkları silahlar ve eylem tarzı birlikte değerlendirildiğinde merkezi olarak planlanmış profesyonel bir operasyon olmadığı, küresel bir çağrıdan beslenen, yerelde radikalleşmiş bireylerin eylemi olduğu görüşü öne çıkıyor.
Hamursuz Bayramı’nı hedef alan propaganda, sahada karşılığını buldu.
Haberin yazıldığı saatlerde IŞİD’in AMAQ kanalından saldırıyı üstlendiğine dair bir açıklama yapılmadı. Ancak bu tür saldırılar için resmi sahiplenme artık ikincil önemde. Çünkü örgüt açısından asıl hedef, farklı coğrafyalarda “eyleme hazır” bireylerin varlığını diri tutmak.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.