Kısa Dalga’dan yeni araştırma dosyası: Adalet yoksa, CİMER var
GÜLSEVEN ÖZKAN
Teke çare: Saray’a başvurmak
2006 yılında BİMER ile başlayan "bürokrasiyi denetleme" arzusu 2018’de sistemin Cumhurbaşkanlığı çatısı altında birleşmesiyle bambaşka bir boyuta evrildi. Bugün CİMER sadece bir şikâyet hattı değil, vatandaşın yerel yönetimlerden, alt kademe müdürlüklerden ve hantal yargı mekanizmalarından alamadığı yanıtı "en üst iradeden gelen bir talimatla" çözme çabasının merkez üssü haline gelmiş durumda.
Hukukun evrensel ve kurumsal işleyişine duyulan güvenin zayıflaması bireyleri mahkeme salonlarından ziyade yürütmenin merkezine yönlendiriyor. Bu durum hukuk devletinin yerini yavaş yavaş her şeyin tek bir merkezden çözülmesinin beklendiği bir "dilekçe devleti" modeline bıraktığının en somut sosyolojik göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.
Veriler, bu yönelimin geçici bir heves olmadığını kanıtlıyor. 2023 yılında 7,5 milyon gibi rekor bir seviyeye ulaşan başvuru sayısı 2025 yılı verilerine göre 5,5 milyon seviyesinde seyretmeye devam ediyor. Toplamda 41 milyonu aşan başvuru hacmi devasa bir toplumsal refleksin dijital dışavurumu. 90 bin kişinin çalıştığı CİMER, yüzde 97 cevaplama oranı ve 11 güne düşen ortalama işlem süresi ile devletin en önemli kurumlarından biri haline geldi.
CİMER’e yapılan başvurularda nüfus işlemleri, tüketici hakları, sosyal yardımlar ve sağlık hizmetleri ilk sıralarda yer alıyor.
Eğitimden sağlığa birçok alanda kamu görevlileri, temelsiz ya da kişisel olduğu gerekçesiyle şikâyetlerin iş yükünü artırdığını, “ihbar aracı” olarak kullanıldığını, kurumlarda çekingen bir yönetim anlayışı yarattığını, korkuya neden olduğunu ve çalışma motivasyonunu düşürdüğünü belirtiyor.
Bir doktorun hastanın yüzüne bakmadan konuştuğu iddiası, tıbbi olarak düşüklüğü olumlu kabul edilen bir değer için “CRP vermiyorlar” şikâyeti, gece geç saatte telefonunu açmayan öğretmen, sınavda düşük not veren ya da derste “sert baktığı” öne sürülen eğitimci, bir profesörün konuşmasında “kaynak göstermediği” iddiası, asistan hekimin hastayla konuşurken elinin cebinde olması dahi başvuru konusu olabiliyor.
Hukukçular ve akademisyenler bu durumun adalet algısı ve ifade özgürlüğü üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bu görüşün karşısında ise CİMER’in şeffaflık, denetim ve vatandaş katılımı açısından önemli bir mekanizma olduğu savunuluyor.
Hukukçular ise CİMER’in daha hızlı sonuç alınan bir yol gibi görülmesinin alternatif beklentiler doğurduğunu ve adalet bilincini zayıflattığını ifade ediyor.
Bu araştırma dosyasında, 2018’den bu yana 41 milyon başvurunun yapıldığı CİMER’in yapısını masaya yatırıyoruz. CİMER’in kuruluşu, işleyişi, bütçesi ile hukuk sistemi, bürokrasi ve kamu çalışanları üzerindeki etkilerini araştırdığımız bu dosya CİMER’in rejim dönüşümünde oturduğu yeri anlamaya çalışıyor.
Yarın başlayacağımız bu kapsamlı araştırma dosyasının ilk bölümünde, okul müdürleri, hekimler, akademisyenler ve hukukçularla konuşarak üniversitelerdeki profesörlerden doktorlara, eğitimcilerden yöneticilere kadar CİMER’in uygulamadaki etkisini mercek altına alıyoruz.
İyi okumalar…
Gülseven Özkan İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde burslu eğitim alarak 2011’de mezun oldu. Gazeteciliğe Hürriyet Daily News’ta stajyer olarak başladı. Bahçeşehir Üniversitesi Amerikan Araştırma Merkezi ile Hükümet Liderlik Okulu’nda stajyer olarak çalıştı. 2013’te Hürriyet Gazetesi’nde muhabir olarak göreve başladı ve Kasım 2018’e kadar çalıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde İnsan Hakları Hukuku yüksek lisans eğitimi aldı. Gazeteciliğe, Independent Türkçe ve Medyascope Haber Merkezi’nde devam etti. Global Liderlik Forumu, Çözüm Odaklı Araştırma Gazetecilik Programı gibi eğitimler aldı. Hürriyet Gazetesi’nde 'Düşler Tarlası' başlıklı haberle Çağdaş Gazeteciler Derneği '2017 Röportaj Ödülü'ne layık görüldü. 2025 Avrupa Birliği (AB) Araştırmacı Gazetecilik Jüri Özel Ödülü’nü "Şebekeler 400 bin yerine 150 bin dolara yabancılara sahte evrakla vatandaşlık satıyor” haberiyle aldı. Özellikle kadınlar, çocuklar gibi toplumda yer alan dezavantajlı gruplara yönelik haberlere öncelik veriyor. Ocak 2026’dan beri Kısa Dalga Haber Merkezi’nde muhabir olarak çalışıyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.